#10 #TYT #Türkçe #DilinTarihiGelişimi
Türk Dilinin Tarihi Gelişimi 9
Türkiye Türkçesi dediğimiz ve günümüze kadar gelen dil döneminin alt yapısını Türki-i Basit akımına bağlamak aslında mümkündür. Ancak Özellikle Tanzimat sanatçılarının dil konusunda yaptığı çalışmalar Türkiye Türkçesi dönemine geçişi hızlandırmıştır.
Şinasi'nin Sözlük çalışması, Şemsettin Sami'nin Kamus- Türki adlı sözlüğü, Ahmet Vefik Paşa'nın Lehçe-i Osmani adlı sözlüğü dil alanında çok önemli çalışmalardır.
Enver Paşa tarafından başlatılan ve Arap alfabesinin Türk seslerine uygulama çalışması ve bunun sonucu olarak ortaya çıkan Enveriye Alfabesini de unutmamak gerekir. Bu çalışma da dilimizin kullanımı ve öğrenimi adına atılmış önemli bir adımdır. Bu adım I. Dünya Savaşı'nın başlaması ve başka çeşitli nedenlerle kısa zaman sürmüştür.
Türk Dilinin Tarihi Gelişimi 9
Türkiye Türkçesi dediğimiz ve günümüze kadar gelen dil döneminin alt yapısını Türki-i Basit akımına bağlamak aslında mümkündür. Ancak Özellikle Tanzimat sanatçılarının dil konusunda yaptığı çalışmalar Türkiye Türkçesi dönemine geçişi hızlandırmıştır.
Şinasi'nin Sözlük çalışması, Şemsettin Sami'nin Kamus- Türki adlı sözlüğü, Ahmet Vefik Paşa'nın Lehçe-i Osmani adlı sözlüğü dil alanında çok önemli çalışmalardır.
Enver Paşa tarafından başlatılan ve Arap alfabesinin Türk seslerine uygulama çalışması ve bunun sonucu olarak ortaya çıkan Enveriye Alfabesini de unutmamak gerekir. Bu çalışma da dilimizin kullanımı ve öğrenimi adına atılmış önemli bir adımdır. Bu adım I. Dünya Savaşı'nın başlaması ve başka çeşitli nedenlerle kısa zaman sürmüştür.
#10 #TYT #Türkçe #DilinTarihiGelişimi
Türk Dilinin Tarihi Gelişimi 10
Tüm bu gelişmeler 1911 yılında Selanik'te çıkarılan Genç Kalemler dergisinde yayınlanan "Yeni Lisan" makalesiyle farklı bir boyut kazanır ve bu makaledeki çağrıyla dilde sadeleşme hareketi hızlanır. Bu makale aynı zamanda Türkiye Türkçesinin de başlangıcı kabul edilir.
Neydi bu dergide bu kadar etkileyen fikirler hemen onu da söyleyelim:
*Dilimize Arapça ve Farsçadan giren tüm yabancı kelimeler Türkçesi varsa kullanılmamalıdır.
*Yazı dili olarak İstanbul ağzı kabul edilmeli, böylece konuşma ve yazı dili arasındaki farklılık en aza indirgenmeli.
*Bu ilkelerden yola çıkılarak yeni ve milli bir edebiyat oluşturulmalıdır.
Bu dönem içinde dil alanındaki en büyük kapsamlı hareket de 1928 yılında gerçekleştirilen Harf devrimidir. Bu sayede dilin öğrenimi kolaylaşmıştır. Ayrıca Türk Dil Kurumu'nun kuruluşu da dil alanındaki çalışmaları bilimsel bir yolla izleme konusunda önemli adımlar olmuştur.
Türk Dilinin Tarihi Gelişimi 10
Tüm bu gelişmeler 1911 yılında Selanik'te çıkarılan Genç Kalemler dergisinde yayınlanan "Yeni Lisan" makalesiyle farklı bir boyut kazanır ve bu makaledeki çağrıyla dilde sadeleşme hareketi hızlanır. Bu makale aynı zamanda Türkiye Türkçesinin de başlangıcı kabul edilir.
Neydi bu dergide bu kadar etkileyen fikirler hemen onu da söyleyelim:
*Dilimize Arapça ve Farsçadan giren tüm yabancı kelimeler Türkçesi varsa kullanılmamalıdır.
*Yazı dili olarak İstanbul ağzı kabul edilmeli, böylece konuşma ve yazı dili arasındaki farklılık en aza indirgenmeli.
*Bu ilkelerden yola çıkılarak yeni ve milli bir edebiyat oluşturulmalıdır.
Bu dönem içinde dil alanındaki en büyük kapsamlı hareket de 1928 yılında gerçekleştirilen Harf devrimidir. Bu sayede dilin öğrenimi kolaylaşmıştır. Ayrıca Türk Dil Kurumu'nun kuruluşu da dil alanındaki çalışmaları bilimsel bir yolla izleme konusunda önemli adımlar olmuştur.
#11 #Türkçe #TYT #CümleÖgeleri
Cümlenin Öğeleri 1
Cümleler bir duyguyu, düşünceyi, olayı anlatan ve aralarında anlam bağı bulunan sözcük ya da sözcükler topluluğu olarak adlandırılır. Burada hiç şüphesiz dikkat edilecek nokta da bu anlam bağının kuruluşudur. Kelimeler ve kelime grupları arasındaki bağlantı çoğunlukla ekler yoluyla oluşturulur ve bu kelime ve gruplar cümlede bu ekleri alarak göreve gelirler.
yaz- fiili tek başına soyut bir anlam taşımaktadır. Ancak onu yüklem olarak kullanmak istediğimizde görevli çekim eklerini yanına getirerek bunu yapabiliriz. Bunun için de bunu şu şekilde formüle edebiliriz:
"yüklem = fiil - kip - şahıs" (yaz- ı-yor -um)
Görüldüğü gibi cümlenin oluşumu mantığı sağlam bir şekilde anlaşıldığı zaman cümle tahlilleri de oldukça kolaylaşacaktır.
Cümlenin Öğeleri 1
Cümleler bir duyguyu, düşünceyi, olayı anlatan ve aralarında anlam bağı bulunan sözcük ya da sözcükler topluluğu olarak adlandırılır. Burada hiç şüphesiz dikkat edilecek nokta da bu anlam bağının kuruluşudur. Kelimeler ve kelime grupları arasındaki bağlantı çoğunlukla ekler yoluyla oluşturulur ve bu kelime ve gruplar cümlede bu ekleri alarak göreve gelirler.
yaz- fiili tek başına soyut bir anlam taşımaktadır. Ancak onu yüklem olarak kullanmak istediğimizde görevli çekim eklerini yanına getirerek bunu yapabiliriz. Bunun için de bunu şu şekilde formüle edebiliriz:
"yüklem = fiil - kip - şahıs" (yaz- ı-yor -um)
Görüldüğü gibi cümlenin oluşumu mantığı sağlam bir şekilde anlaşıldığı zaman cümle tahlilleri de oldukça kolaylaşacaktır.
#11 #Türkçe #TYT #CümleÖgeleri
Cümlenin Öğeleri 2
Cümle Öğelerine başlamadan önce bu tahlillerde bilmemiz gereken birkaç özelliğe değinelim:
Cümlenin en temel öğesi yüklemdir. Bir cümlede yüklem görevi görecek bir kelime ya da kelime grubu yoksa oradan cümleden değil, bir kelime grubundan bahsediyoruz demektir.
Cümlede diğer tüm öğeler yükleme sorulan sorular yardımıyla bulunur. Buradan da anlaşılacağı üzere özne ve yüklem dışındaki tüm öğelere yardımcı öğe sayılmaktadır.
Cümlenin Öğeleri 2
Cümle Öğelerine başlamadan önce bu tahlillerde bilmemiz gereken birkaç özelliğe değinelim:
Cümlenin en temel öğesi yüklemdir. Bir cümlede yüklem görevi görecek bir kelime ya da kelime grubu yoksa oradan cümleden değil, bir kelime grubundan bahsediyoruz demektir.
Cümlede diğer tüm öğeler yükleme sorulan sorular yardımıyla bulunur. Buradan da anlaşılacağı üzere özne ve yüklem dışındaki tüm öğelere yardımcı öğe sayılmaktadır.
#11 #Türkçe #TYT #CümleÖgeleri
Cümlenin Öğeleri 3
Cümle tahlilinde dikkat edilecek bir diğer husus da kelime gruplarıdır. Türkçenin özellikleri dolayısıyla oldukça uzun yapıya sahip kelime grupları oluşturulabilir. Bu kelime grupları bir bütün halinde görevli oldukları anlamı karşılar. BU nedenle cümle tahlilinde kelime gruplarını birbirinden ayırmadan tahlil etmemiz gerekir.
Cümlelerin oluşumunda sadece yapısal unsurlar bulunmaz, bazen bunları birbirine bağladığımız kelimeler (bağlaçlar), duygularımızı ifade ettiğimiz sesler, sözler (ünlemler); bazen de söylediklerimizi açıklamak için kullandığımız yardımcı ifadeler(ara söz ve ara cümleler) de bulunur. Bu durumda cümle tahlilinde bu unsurları tahlil dışında kabul etmemiz gerekir.
Cümle tahlilinde bir başka kafa karışıklığına sebep olan konu da soru sözlerinin cümle tahlilinde nasıl kullanılacağıdır. Soru sözleri hangi varlığı, nesneyi; hangi görevi içeriyorsa o öğe olarak değerlendirilmelidir.
Cümlenin Öğeleri 3
Cümle tahlilinde dikkat edilecek bir diğer husus da kelime gruplarıdır. Türkçenin özellikleri dolayısıyla oldukça uzun yapıya sahip kelime grupları oluşturulabilir. Bu kelime grupları bir bütün halinde görevli oldukları anlamı karşılar. BU nedenle cümle tahlilinde kelime gruplarını birbirinden ayırmadan tahlil etmemiz gerekir.
Cümlelerin oluşumunda sadece yapısal unsurlar bulunmaz, bazen bunları birbirine bağladığımız kelimeler (bağlaçlar), duygularımızı ifade ettiğimiz sesler, sözler (ünlemler); bazen de söylediklerimizi açıklamak için kullandığımız yardımcı ifadeler(ara söz ve ara cümleler) de bulunur. Bu durumda cümle tahlilinde bu unsurları tahlil dışında kabul etmemiz gerekir.
Cümle tahlilinde bir başka kafa karışıklığına sebep olan konu da soru sözlerinin cümle tahlilinde nasıl kullanılacağıdır. Soru sözleri hangi varlığı, nesneyi; hangi görevi içeriyorsa o öğe olarak değerlendirilmelidir.
#9 #TYT #Türkçe #İletişimNedir
İLETİŞİM VE ÖĞELERİ
İletişimi şöyle tanımlayabiliriz: İnsanlar arasında anlaşmayı sağlayacak temeli bilinmeyen zamanlarda atılmış her türlü yöntemler birliğidir. Burada önemli olan insanlar arasında anlaşmayı sağlamaktır. Bunun için seçilen yöntemler değişebilir: yazılı, sözlü, renkli, işarete dayalı ya da jest ve mimikleri içeren yöntemler olabilir.
İletişimde ana unsurlar şunlardır: Gönderici, alıcı, mesaj, kanal, dönüt ve bağlam.
Şimdi kısaca inceleyelim.
Gönderici: İletişimin başlangıç noktasıdır. Gerçek bir kişi olabileceği gibi bağlama göre bir ses, görüntü, ışık kaynağı ve benzeri olabilir.
Alıcı: İletişimde mesajın ulaşacağı kişidir. Göndericinin içeriği değişse de alıcı çoğunlukla kişidir.
İLETİŞİM VE ÖĞELERİ
İletişimi şöyle tanımlayabiliriz: İnsanlar arasında anlaşmayı sağlayacak temeli bilinmeyen zamanlarda atılmış her türlü yöntemler birliğidir. Burada önemli olan insanlar arasında anlaşmayı sağlamaktır. Bunun için seçilen yöntemler değişebilir: yazılı, sözlü, renkli, işarete dayalı ya da jest ve mimikleri içeren yöntemler olabilir.
İletişimde ana unsurlar şunlardır: Gönderici, alıcı, mesaj, kanal, dönüt ve bağlam.
Şimdi kısaca inceleyelim.
Gönderici: İletişimin başlangıç noktasıdır. Gerçek bir kişi olabileceği gibi bağlama göre bir ses, görüntü, ışık kaynağı ve benzeri olabilir.
Alıcı: İletişimde mesajın ulaşacağı kişidir. Göndericinin içeriği değişse de alıcı çoğunlukla kişidir.
#9 #TYT #Türkçe #İletişimNedir
İLETİŞİM VE ÖĞELERİ 2
Mesaj(İleti): Alıcının alması gereken bildirim, haber, duygu, düşünce ve benzeri tüm içeriklerdir.
Kanal: İletinin göndericiden alıcıya ulaşmasını sağlayan yoldur. Burada önemli olan kanalın (iletim yolunun) gönderici ve alıcı tarafından bilinmesidir. Yazılı, sözlü olabilir; renklere, işaretlere, jest ve mimiklere dayalı olabilir.
Dönüt: Gönderici tarafından alıcıya gönderilen mesajın yerine ulaştığını gösteren karşılıktır. Bu söz, yazı, davranış ve benzeri olabilir. Önemli olan mesajın alıcı tarafından anlaşıldığının ispatlanmasıdır. Dönüt olmadığı sürece İletişim tamamlanmış sayılmaz.
İLETİŞİM VE ÖĞELERİ 2
Mesaj(İleti): Alıcının alması gereken bildirim, haber, duygu, düşünce ve benzeri tüm içeriklerdir.
Kanal: İletinin göndericiden alıcıya ulaşmasını sağlayan yoldur. Burada önemli olan kanalın (iletim yolunun) gönderici ve alıcı tarafından bilinmesidir. Yazılı, sözlü olabilir; renklere, işaretlere, jest ve mimiklere dayalı olabilir.
Dönüt: Gönderici tarafından alıcıya gönderilen mesajın yerine ulaştığını gösteren karşılıktır. Bu söz, yazı, davranış ve benzeri olabilir. Önemli olan mesajın alıcı tarafından anlaşıldığının ispatlanmasıdır. Dönüt olmadığı sürece İletişim tamamlanmış sayılmaz.
#9Sınıf #TYT #Türkçe #İletişimNedir
İLETİŞİM VE ÖĞELERİ 3
Bağlam: İletişimin önemli unsurlarından biridir. İletişimin başından itibaren içinde bulunulan mekan, zaman ve durum özelliklerini kapsar. Sesli bir ortamda bulunan insanların yazılı ya da jest ve mimik hareketleriyle iletişim kurmaları buna güzel bir örnektir.
Bağlamından koparılmış bir iletişim doğru değerlendirilemez. O şartlar ve özellikler iletişimin doğru kurulmasını sağlar.
İLETİŞİM VE ÖĞELERİ 3
Bağlam: İletişimin önemli unsurlarından biridir. İletişimin başından itibaren içinde bulunulan mekan, zaman ve durum özelliklerini kapsar. Sesli bir ortamda bulunan insanların yazılı ya da jest ve mimik hareketleriyle iletişim kurmaları buna güzel bir örnektir.
Bağlamından koparılmış bir iletişim doğru değerlendirilemez. O şartlar ve özellikler iletişimin doğru kurulmasını sağlar.
Aşağıdakilerden hangisinde diğerlerinden farklı bir sebeple büyük ünlü uyumuna uymayan bir kelime vardır?
Final Results
9%
Elmalar bu hafta içinde toplanacak.
22%
Bir de kardeşim bu anlattıklarınızı dinlesin.
26%
Meslektaşım size gereken yanıtı vermiş.
26%
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım.
17%
Bu işi herkes annesinin karnında öğrenmiyor!
#9Sınıf #TYT #Türkçe #İletişim #Dil
DİLİN KULLANIMINDAN DOĞAN TÜRLERİ 1
Lehçe: Dilin yazıyla takip edilemeyen bir döneminde çeşitli sebeplerle ana Türkçeden ayrılmış kollarına denir. Ana dilden çok uzun zaman önce kopması sonucu dilde büyük değişiklikler mevcuttur ancak ana dil ile bağlantı devam etmektedir. Lehçelerde sadece coğrafi konum farklılıkları değil kültürel farklılıklar da görülür.
Türkçenin iki ayrı lehçesi bulunmaktadır: Çuvaşça ve Yakutça.
Şive: Ana dilden yazılı dönem içerisinde ayrılan dil kollarına denir. Yazılı dönemde ayrıldığı için değişimleri gözlemlenmektedir.
Türkçenin günümüzdeki şiveleri şöyle: Türkiye Türkçesi, Azeri Türkçesi, Gagavuz Türkçesi, Türkmen Türkçesi, Tatar Türkçesi, Başkırt Türkçesi, Nogay Türkçesi, Karakalpak Türkçesi, Kazak Türkçesi, Kırgız Türkçesi, Tacik Türkçesi, Özbek Türkçesi, Uygur Türkçesi, Karapapak Türkçesi, Karaçay/Balkar Türkçesi, Terekeme Türkçesi ve devamı...
DİLİN KULLANIMINDAN DOĞAN TÜRLERİ 1
Lehçe: Dilin yazıyla takip edilemeyen bir döneminde çeşitli sebeplerle ana Türkçeden ayrılmış kollarına denir. Ana dilden çok uzun zaman önce kopması sonucu dilde büyük değişiklikler mevcuttur ancak ana dil ile bağlantı devam etmektedir. Lehçelerde sadece coğrafi konum farklılıkları değil kültürel farklılıklar da görülür.
Türkçenin iki ayrı lehçesi bulunmaktadır: Çuvaşça ve Yakutça.
Şive: Ana dilden yazılı dönem içerisinde ayrılan dil kollarına denir. Yazılı dönemde ayrıldığı için değişimleri gözlemlenmektedir.
Türkçenin günümüzdeki şiveleri şöyle: Türkiye Türkçesi, Azeri Türkçesi, Gagavuz Türkçesi, Türkmen Türkçesi, Tatar Türkçesi, Başkırt Türkçesi, Nogay Türkçesi, Karakalpak Türkçesi, Kazak Türkçesi, Kırgız Türkçesi, Tacik Türkçesi, Özbek Türkçesi, Uygur Türkçesi, Karapapak Türkçesi, Karaçay/Balkar Türkçesi, Terekeme Türkçesi ve devamı...
#9Sınıf #TYT #Türkçe #İletişim #Dil
DİLİN KULLANIMINDAN DOĞAN TÜRLERİ 2
Ağız: Bir şive içerisinde coğrafi konumu ve farklı sebeplerle kelimeler ve söylenişleri bakımından farklılıklarin olduğu küçük kollara ağız denir. Türkiye Türkçesinde bölgeler içinde bu tip ağız farklılıkları görülür. Ege ağzı, Karadeniz ağzı, Kastamonu ağzı, Antep ağzı gibi kendine özgü özellikler gösteren ağızlar mevcuttur.
DİLİN KULLANIMINDAN DOĞAN TÜRLERİ 2
Ağız: Bir şive içerisinde coğrafi konumu ve farklı sebeplerle kelimeler ve söylenişleri bakımından farklılıklarin olduğu küçük kollara ağız denir. Türkiye Türkçesinde bölgeler içinde bu tip ağız farklılıkları görülür. Ege ağzı, Karadeniz ağzı, Kastamonu ağzı, Antep ağzı gibi kendine özgü özellikler gösteren ağızlar mevcuttur.
Aşağıdakilerden hangisinde bir anlatım bozukluğu yoktur?
Final Results
22%
Akşam üzeri loş ışıkta giysinin renginin ayırdına varamadım.
22%
Büyük devlet olmanın ilk kuralı çevrendeki devletlerle iyi geçinmek, gerektiğinde yardım etmektir.
26%
Bu kitabı mutlaka okumalısın, diğerlerine sonra da bakarsın.
9%
Bu sezon takımın tüm maçlarına gittim ama beğenmedim.
22%
Herkes bunun bir hata olduğunu söylüyor ama doğrusunu göstermiyor.
#9Sınıf #TYT #Türkçe #İletişim #Dil
DİLİN KULLANIMINDAN DOĞAN TÜRLERİ 3
Yazı Dili: Bir şive içerisinde yer alan ağızlardan birinin zamanla ortak kültür dili haline gelmesi durumudur. Bu dil aynı zamanda resmi tüm yazışmalarda da kullanılır. Yazi Dili Standart dil olarak da adlandırılır.
Konuşma Dili:Günlük yaşantımızda kullandığımız dile verilen addır. Konuşma dilinde yazı dilindeki kurallara çoğu zaman dikkat edilmez. Ayrıca seslerin doğru çıkıp çıkmadığına da genellikle dikkat edilmez.
DİLİN KULLANIMINDAN DOĞAN TÜRLERİ 3
Yazı Dili: Bir şive içerisinde yer alan ağızlardan birinin zamanla ortak kültür dili haline gelmesi durumudur. Bu dil aynı zamanda resmi tüm yazışmalarda da kullanılır. Yazi Dili Standart dil olarak da adlandırılır.
Konuşma Dili:Günlük yaşantımızda kullandığımız dile verilen addır. Konuşma dilinde yazı dilindeki kurallara çoğu zaman dikkat edilmez. Ayrıca seslerin doğru çıkıp çıkmadığına da genellikle dikkat edilmez.
#9Sınıf #TYT #Türkçe #İletişim #Dil
DİLİN KULLANIMINDAN DOĞAN TÜRLERİ 4
Jargon: Bir meslek içinde kullanılan ve meslek erbabının bildiği terimlerden oluşan dile jargon diyoruz. Sözgelimi ajur, şalümoyla, gısbit, gursun kelimeleri bizlere bir anlam ifade etmezken kuyumculuk sektöründe sıkça kullanılan ve işin jargonunun kelimeleridir.
Argo: Toplumun kullandığı günlük dilden ayrı oluştuurlmuş ve çoğu zaman sokak insanlarının aralarında anlaşmak için kullandığı kaba dildir. Bugün büyük çoğunluğumuz manita, mangiz,madara, haybeci gibi argo kelimeleri bilsek de zamkinos etmek, kıtipiyoz, kaşalot gibi duyduğumuzda bize bir anlam ifade etmese de bu insanlara anlamlı gelen söz ve söz gruplarını örnek verebiliriz.
DİLİN KULLANIMINDAN DOĞAN TÜRLERİ 4
Jargon: Bir meslek içinde kullanılan ve meslek erbabının bildiği terimlerden oluşan dile jargon diyoruz. Sözgelimi ajur, şalümoyla, gısbit, gursun kelimeleri bizlere bir anlam ifade etmezken kuyumculuk sektöründe sıkça kullanılan ve işin jargonunun kelimeleridir.
Argo: Toplumun kullandığı günlük dilden ayrı oluştuurlmuş ve çoğu zaman sokak insanlarının aralarında anlaşmak için kullandığı kaba dildir. Bugün büyük çoğunluğumuz manita, mangiz,madara, haybeci gibi argo kelimeleri bilsek de zamkinos etmek, kıtipiyoz, kaşalot gibi duyduğumuzda bize bir anlam ifade etmese de bu insanlara anlamlı gelen söz ve söz gruplarını örnek verebiliriz.
Aşağıdaki nazım şekilllerinden hangisi farklı bir edebi gelenekle oluşturulmuştur?
Final Results
12%
Koşma
46%
Kıta
15%
Mani
23%
Türkü
4%
Semai
#9 #AYT #Edebiyat #Hikaye
Hikaye 1
Hikaye Nedir?
Klasik tanımı doğrultusunda hikaye yaşanmış ya da yaşanması mümkün olayların kişiler, zaman ve yer unsurları belirtilerek düz yazı şeklinde oluşturulmuş kısa edebi metinlerdir.
İçerisinde bilimkurgu, fantastik ya da olağanüstü olaylar, kişiler de yer alsa hikaye özünde insanı anlatır.
Hikaye roman türüyle benzerlik gösterir ancak hikaye yazmak romana göre daha zordur. Romana göre daha kısıtlı olay örgüsü, kişiler, zaman ve mekan unsurlarıyla tema ve konuyu okuyucuya ulaştırmak gerekmektedir.
Hikayenin özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:
1. Birbiriyle bağlantılı olay parçalarının bir olayı oluşturacak şekilde sıralanmasıyla oluşur. Uzun, karışık olaylar tercih edilmez.
2. Kişi kadrosu oldukça sınırlıdır. Kişilerin ayrıntıları işlenmez.
3. Zaman unsuru belirli ancak sınırlı ve ayrıntılara girilmeden işlenir.
4. Mekan unsuru belirli ancak sınırlı ve ayrıntılara girilmeden işlenir.
Hikaye 1
Hikaye Nedir?
Klasik tanımı doğrultusunda hikaye yaşanmış ya da yaşanması mümkün olayların kişiler, zaman ve yer unsurları belirtilerek düz yazı şeklinde oluşturulmuş kısa edebi metinlerdir.
İçerisinde bilimkurgu, fantastik ya da olağanüstü olaylar, kişiler de yer alsa hikaye özünde insanı anlatır.
Hikaye roman türüyle benzerlik gösterir ancak hikaye yazmak romana göre daha zordur. Romana göre daha kısıtlı olay örgüsü, kişiler, zaman ve mekan unsurlarıyla tema ve konuyu okuyucuya ulaştırmak gerekmektedir.
Hikayenin özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:
1. Birbiriyle bağlantılı olay parçalarının bir olayı oluşturacak şekilde sıralanmasıyla oluşur. Uzun, karışık olaylar tercih edilmez.
2. Kişi kadrosu oldukça sınırlıdır. Kişilerin ayrıntıları işlenmez.
3. Zaman unsuru belirli ancak sınırlı ve ayrıntılara girilmeden işlenir.
4. Mekan unsuru belirli ancak sınırlı ve ayrıntılara girilmeden işlenir.
#9.Sınıf #AYT #Edebiyat #Hikaye
Hikaye 2
Olay Örgüsü:
Olay Örgüsünü "Kişiler arasında gelişen ve kişisel farkları nedeniyle çatışma yaşanması sonucu ortaya çıkan eylemler bütünüdür." şeklinde tanımlayabiliriz. İleride de göreceğimiz üzere bazı hikayelerde çatışma tamamen psikolojik de olabilir. Olay örgüsünü metinde anlatılan olayların özeti olarak da düşünebiliriz.
Olay örgüleri her ne kadar gerçeklerden yola çıksa da tamamen hayal ürünü(kurmaca - fiction)dür.
Olay örgülerinde temel amaç temada belirlenen ana duyguyu okuyucuya en güzel en estetik biçimde ulaştırmaktır.
Hikayede her ne kadar bilimkurgu, fantastik öğeler yer alsa da özünde insan ve insana dair duygu ve düşünceler vardır.
Hikaye 2
Olay Örgüsü:
Olay Örgüsünü "Kişiler arasında gelişen ve kişisel farkları nedeniyle çatışma yaşanması sonucu ortaya çıkan eylemler bütünüdür." şeklinde tanımlayabiliriz. İleride de göreceğimiz üzere bazı hikayelerde çatışma tamamen psikolojik de olabilir. Olay örgüsünü metinde anlatılan olayların özeti olarak da düşünebiliriz.
Olay örgüleri her ne kadar gerçeklerden yola çıksa da tamamen hayal ürünü(kurmaca - fiction)dür.
Olay örgülerinde temel amaç temada belirlenen ana duyguyu okuyucuya en güzel en estetik biçimde ulaştırmaktır.
Hikayede her ne kadar bilimkurgu, fantastik öğeler yer alsa da özünde insan ve insana dair duygu ve düşünceler vardır.
Aşağıdaki seçeneklerden hangisi Tanzimat döneminde karşılaşmayacağımız bir nazım şeklidir?
Final Results
0%
Murabba
0%
Kaside
0%
Gazel
0%
Serbest Müstezat
0%
Şarkı
#9.Sınıf #AYT #Edebiyat #Hikaye
Hikaye 3
Hikaye Planı: Klasik hikayecilik ya da olay hikayeciliği dediğimiz ve ilk oluşan hikayelerde aşağıdaki gibi bir planlama olduğu görülür.
Serim:
Kahramanları tanıdığımız bölümdür. Anlatıcı kahramanların ne kadar tanımamız gerekiyorsa o özelliklerini bu bölümde verir.
Düğüm:
Çatışma kavramının olay örgüsünü değiştirmeye başladığı alan burasıdır. Ana kahramanı etkileyen bir olay gerçekleşir. Bu durum ya da sorun eserin tamamını etkiler. Kahramanın karşısına zıt bir kahraman daha getirilir çoğunlukla.
Çözüm:
Olay örgüsü temaya uygun bir biçimde sona erdirilir. Kahraman çoğunlukla olayın sonunda değişir, gelişir.
Durum hikayelerinde olaylardan çok olayların getirdiği ruhsal değişimler ön plana çıkar.
Ben merkezli hikayecilik ya da bireyi konu alan hikayelerde bu durum derin psikolojik tahlillere ve bireysel bunalımlara dönüşür.
Hikaye 3
Hikaye Planı: Klasik hikayecilik ya da olay hikayeciliği dediğimiz ve ilk oluşan hikayelerde aşağıdaki gibi bir planlama olduğu görülür.
Serim:
Kahramanları tanıdığımız bölümdür. Anlatıcı kahramanların ne kadar tanımamız gerekiyorsa o özelliklerini bu bölümde verir.
Düğüm:
Çatışma kavramının olay örgüsünü değiştirmeye başladığı alan burasıdır. Ana kahramanı etkileyen bir olay gerçekleşir. Bu durum ya da sorun eserin tamamını etkiler. Kahramanın karşısına zıt bir kahraman daha getirilir çoğunlukla.
Çözüm:
Olay örgüsü temaya uygun bir biçimde sona erdirilir. Kahraman çoğunlukla olayın sonunda değişir, gelişir.
Durum hikayelerinde olaylardan çok olayların getirdiği ruhsal değişimler ön plana çıkar.
Ben merkezli hikayecilik ya da bireyi konu alan hikayelerde bu durum derin psikolojik tahlillere ve bireysel bunalımlara dönüşür.