#9.Sınıf #Türkçe #TYT #İsimler
4. Hal Ekleri: Temel görevi getirildikleri isimleri cümlede belirli bir göreve getirmek olsa da bazen iki ismin arasında analmsal bir bağ da oluştururlar.
Yalın halle birlikte beş durum eki bulunur: Yalın hal, Belirtme(yükleme) hali (-i), Yönelme (-a/-e) hali, Bulunma (-da / -de) hali, Ayrılma (-dan / -den) hali.
Yalın hal ve Belirtme hali ekleri cümlede nesne görevine getirir. Yönelme, Bulunma ve Ayrılma hali ekleri cümlede Dolaylı Tümleç görevine getirir.
5. Eşitlik eki (-ca / -ce, -ça / -çe): Eşitlik, benzerlik anlamları katarlar ve geldikleri isimleri cümlede zarf tümleci görevine getirirler.
6. Vasıta eki (-n / -la): Araç ve birliktelik anlamı katar ve cümlede eklendiği ismi zarf tümleci haline getirir. (yaz-ı-n, kış-ı-n, yaya-n vb.) Kalıplaşmış bir ek haline dönüşmüştür.
7. Küçültme (-cik / -cak / -ceğiz) eki: Bir varlığın küçüklük hali için kullanılır. bunun yanında sevgi, acıma, küçümseme anlamları da katar. Bunlar dışında eşitlik ekleri de bu anlamlarda kullanılabilir.
4. Hal Ekleri: Temel görevi getirildikleri isimleri cümlede belirli bir göreve getirmek olsa da bazen iki ismin arasında analmsal bir bağ da oluştururlar.
Yalın halle birlikte beş durum eki bulunur: Yalın hal, Belirtme(yükleme) hali (-i), Yönelme (-a/-e) hali, Bulunma (-da / -de) hali, Ayrılma (-dan / -den) hali.
Yalın hal ve Belirtme hali ekleri cümlede nesne görevine getirir. Yönelme, Bulunma ve Ayrılma hali ekleri cümlede Dolaylı Tümleç görevine getirir.
5. Eşitlik eki (-ca / -ce, -ça / -çe): Eşitlik, benzerlik anlamları katarlar ve geldikleri isimleri cümlede zarf tümleci görevine getirirler.
6. Vasıta eki (-n / -la): Araç ve birliktelik anlamı katar ve cümlede eklendiği ismi zarf tümleci haline getirir. (yaz-ı-n, kış-ı-n, yaya-n vb.) Kalıplaşmış bir ek haline dönüşmüştür.
7. Küçültme (-cik / -cak / -ceğiz) eki: Bir varlığın küçüklük hali için kullanılır. bunun yanında sevgi, acıma, küçümseme anlamları da katar. Bunlar dışında eşitlik ekleri de bu anlamlarda kullanılabilir.
#9.Sınıf #Türkçe #TYT #İsimler
Yapısına Göre İsimler
1. Basit İsimler: İçerisinde anlamını değiştirerek farklı bir anlama gelmesine neden olan eklerin bulunmadığı yani kök halindeki isimlerdir.
Not: Çekim ekleri kelimelerin yapısal özelliklerini değiştirmez. Köke getirilen çekim eki o ismin yapısını değiştirmez. (Ağaç, yaprak, son, ender, baş vb.)
2. Türemiş İsimler: İsimlere eklenerek onların yeni bir anlam kazanmasını sağlayan yapım eki almış isimlerdir. İki farklı kelime türünden de yeni isim türetilebilir (İsimden İsim ya da Fiilden İsim türetilebilir.) İn-i-l-ti, baş-kan, öğret-men, ver-i, ol-gun, seç-men, et-ki, iyi-lik, tuz-lu, tat-sız vb.
3. Birleşik İsimler: Çoğunlukla iki kelimenin bir araya gelerek oluşturdukları yeni isme Birleşik isimler diyoruz. farklı yollarla oluşturulmuş birleşik isimler vardır: Cuma- ertesi > Cumartesi / Kahve- altı > Kahvaltı / Kül+bastı> külbastı / ak+ciğer > akciğer vb.
Yapısına Göre İsimler
1. Basit İsimler: İçerisinde anlamını değiştirerek farklı bir anlama gelmesine neden olan eklerin bulunmadığı yani kök halindeki isimlerdir.
Not: Çekim ekleri kelimelerin yapısal özelliklerini değiştirmez. Köke getirilen çekim eki o ismin yapısını değiştirmez. (Ağaç, yaprak, son, ender, baş vb.)
2. Türemiş İsimler: İsimlere eklenerek onların yeni bir anlam kazanmasını sağlayan yapım eki almış isimlerdir. İki farklı kelime türünden de yeni isim türetilebilir (İsimden İsim ya da Fiilden İsim türetilebilir.) İn-i-l-ti, baş-kan, öğret-men, ver-i, ol-gun, seç-men, et-ki, iyi-lik, tuz-lu, tat-sız vb.
3. Birleşik İsimler: Çoğunlukla iki kelimenin bir araya gelerek oluşturdukları yeni isme Birleşik isimler diyoruz. farklı yollarla oluşturulmuş birleşik isimler vardır: Cuma- ertesi > Cumartesi / Kahve- altı > Kahvaltı / Kül+bastı> külbastı / ak+ciğer > akciğer vb.
#9.Sınıf #Türkçe #TYT #İsimler
İsim Tamlamaları
İki ya da daha fazla sayıda ismin kendi anlamlarını kaybetmeden birbirleriyle oluşturdukları ekli anlam bağına İsim tamlaması diyoruz. İsim tamlamalarında iki önemli unsur vardır: Tamlayan (ilk) Tamlanan (son). Bu unsurların her ikisi ya da en az biri mutlaka ek alır. Bu ekler Tamlayan için İlgi hali eki (-ın / -nın), tamlanan için iyelik III. şahıs ekidir.( -i / -si)
İsim tamlamaları ek alma durumlarına göre ve kelime sayılarına göre isimlendirilir.
1. Belirtili İsim Tamlamaları: Hem tamlayan hem de tamlanan ek alır. komşu-nun kedi-si / sevgi-nin dil-i / Elif-in başarı-sı
2. Belirtisiz İsim Tamlamaları:Sadece tamlananın ek aldığı isim tamlamalarıdır. Sınıf- başkan-ı / araba- ilan-ı / elma- sirke-si
3. Zincirleme İsim Tamlamaları: tamlayanı ya da tamlananı veya hem tamlayan hem de tamlananı başka bir isim tamlamasından oluşan isim tamlamalarıdır. oda kapı-sı-nın kilit-i / babam-ın araba- ilan-ı / müdür oda-sı-nın kapı kol-u vb.
4. Karma Tamlamalar: Zincirleme tamlamalar gibi oluşur ancak tamlayan ya da tamlanan veya her ikisinin sıfat tamlamasından oluştuğu tamlamalardır. Aralık-ın son gün-ü / iyi insanlar-ın dua-sı / küçük dünya-nın büyük insanlar-ı vb.
İsim Tamlamaları
İki ya da daha fazla sayıda ismin kendi anlamlarını kaybetmeden birbirleriyle oluşturdukları ekli anlam bağına İsim tamlaması diyoruz. İsim tamlamalarında iki önemli unsur vardır: Tamlayan (ilk) Tamlanan (son). Bu unsurların her ikisi ya da en az biri mutlaka ek alır. Bu ekler Tamlayan için İlgi hali eki (-ın / -nın), tamlanan için iyelik III. şahıs ekidir.( -i / -si)
İsim tamlamaları ek alma durumlarına göre ve kelime sayılarına göre isimlendirilir.
1. Belirtili İsim Tamlamaları: Hem tamlayan hem de tamlanan ek alır. komşu-nun kedi-si / sevgi-nin dil-i / Elif-in başarı-sı
2. Belirtisiz İsim Tamlamaları:Sadece tamlananın ek aldığı isim tamlamalarıdır. Sınıf- başkan-ı / araba- ilan-ı / elma- sirke-si
3. Zincirleme İsim Tamlamaları: tamlayanı ya da tamlananı veya hem tamlayan hem de tamlananı başka bir isim tamlamasından oluşan isim tamlamalarıdır. oda kapı-sı-nın kilit-i / babam-ın araba- ilan-ı / müdür oda-sı-nın kapı kol-u vb.
4. Karma Tamlamalar: Zincirleme tamlamalar gibi oluşur ancak tamlayan ya da tamlanan veya her ikisinin sıfat tamlamasından oluştuğu tamlamalardır. Aralık-ın son gün-ü / iyi insanlar-ın dua-sı / küçük dünya-nın büyük insanlar-ı vb.
#10.Sınıf #Edebiyat #AYT #EdebiyatınDönemleri
Türk Edebiyatının Dönemlere Ayrılması
Türk edebiyatı sözlü edebiyat bakımından oldukça eskilere dayansa da yazılı edebiyat ürünleri olarak sözlü kültürden daha yeni örneklere sahiptir. Edebiyat tarihçileri Türk edebiyatını bu uzun süreler içinde incelenebilmesi için kendi içinde benzerlikler gösteren dönemlere ayırmışlardır. Bu dönemler:
İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı, İslami Dönem Türk Edebiyatı, Batı Etkisinde Gelişen Türk Edebiyatı.
Bu dönemlerin ayrılmasında iki önemli ölçüt söz konusudur: Din ve kültürel değişim... Bu ölçütlerin seçimi toplumun tümünü etkilemesi nedeniyle belirlenmiştir.
Buna göre İslamiyet öncesi Türk edebiyatı Karahanlı Sultanı Satuk Buğra Han'ın devlet dini olarak kabul ettiği 947 yılına kadar devam etmektedir(X.yy.). İslami Dönem de bu tarih itibariyle başladığı varsayılır. Batı Etkisinde Gelişen Türk Edebiyatı ise ilk özel gazetemiz olan Tercüman-ı Ahval'in yayınlanması ile başlamaktadır(1860).
Türk Edebiyatının Dönemlere Ayrılması
Türk edebiyatı sözlü edebiyat bakımından oldukça eskilere dayansa da yazılı edebiyat ürünleri olarak sözlü kültürden daha yeni örneklere sahiptir. Edebiyat tarihçileri Türk edebiyatını bu uzun süreler içinde incelenebilmesi için kendi içinde benzerlikler gösteren dönemlere ayırmışlardır. Bu dönemler:
İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı, İslami Dönem Türk Edebiyatı, Batı Etkisinde Gelişen Türk Edebiyatı.
Bu dönemlerin ayrılmasında iki önemli ölçüt söz konusudur: Din ve kültürel değişim... Bu ölçütlerin seçimi toplumun tümünü etkilemesi nedeniyle belirlenmiştir.
Buna göre İslamiyet öncesi Türk edebiyatı Karahanlı Sultanı Satuk Buğra Han'ın devlet dini olarak kabul ettiği 947 yılına kadar devam etmektedir(X.yy.). İslami Dönem de bu tarih itibariyle başladığı varsayılır. Batı Etkisinde Gelişen Türk Edebiyatı ise ilk özel gazetemiz olan Tercüman-ı Ahval'in yayınlanması ile başlamaktadır(1860).
#9.Sınıf #Türkçe #TYT #İsimler
İsimlerle Oluşturulan Diğer Kelime Grupları
Unvan Grubu
Kişi isimlerine getirilen lakap, akrabalık ya da belirli bir görev, kademe, ünvan vb. unsurları ile birlikte oluşmuş kelime grubudur.
Kemal dayı, Orhan Gazi, Prens Sabahattin, Profesör Doktor Muharrem Ergin vb.
Sayı Grubu
Sayıların isimleriyle oluşturulan gruplardır.Sayının aldığı her değer onun ismini oluşturduğundan ticari evraklar dışında ayrı yazılır.
bin üç yüz altmış beş / on üç milyon yedi yüz kırk iki bin yüz elli sekiz vb.
İsimlerle Oluşturulan Diğer Kelime Grupları
Unvan Grubu
Kişi isimlerine getirilen lakap, akrabalık ya da belirli bir görev, kademe, ünvan vb. unsurları ile birlikte oluşmuş kelime grubudur.
Kemal dayı, Orhan Gazi, Prens Sabahattin, Profesör Doktor Muharrem Ergin vb.
Sayı Grubu
Sayıların isimleriyle oluşturulan gruplardır.Sayının aldığı her değer onun ismini oluşturduğundan ticari evraklar dışında ayrı yazılır.
bin üç yüz altmış beş / on üç milyon yedi yüz kırk iki bin yüz elli sekiz vb.
#10.Sınıf #Edebiyat #AYT #EdebiyatınDönemleri
Türk Edebiyatının Dönemlere Ayrılması - 2
İslamiyet öncesi Türk edebiyatı iki farklı koldan ilerlemektedir: Sözlü ve yazılı dönem.
Sözlü dönem ürünlerinin büyük bir kısmı elimize geçmese de bir kısmı bazı eserler vasıtasıyla günümüze ulaşmıştır. Bu eserlerin en önemlisi İslamiyet'e geçiş dönemi eserlerinden olan ve Kaşgarlı Mahmut tarafından yazılan "Divanü Lügati't-Türk'tür.
Yazılı dönemi de kendi içinde iki farklı döneme ayrılmaktadır ki burada da din en önemli ölçüttür. Bunlar: Göktürk dönemi ve Uygur dönemi Türk edebiyatı.
Göktürk dönemi Türk edebiyatının en önemli ürünleri Türk edebiyatının da ilk yazılı eserleri sayılan Orhun Abideleridir.
Uygur dönemi Türk edebiyatı ise Maniheizm'i kabul eden Uygurların çoğunlukla dini metinlerinden oluşmaktadır. Bu dönemin önemli eserleri arasında Irk Bitig, Altun Yaruk, Sekiz Yükmek'i sayabiliriz.
Türk Edebiyatının Dönemlere Ayrılması - 2
İslamiyet öncesi Türk edebiyatı iki farklı koldan ilerlemektedir: Sözlü ve yazılı dönem.
Sözlü dönem ürünlerinin büyük bir kısmı elimize geçmese de bir kısmı bazı eserler vasıtasıyla günümüze ulaşmıştır. Bu eserlerin en önemlisi İslamiyet'e geçiş dönemi eserlerinden olan ve Kaşgarlı Mahmut tarafından yazılan "Divanü Lügati't-Türk'tür.
Yazılı dönemi de kendi içinde iki farklı döneme ayrılmaktadır ki burada da din en önemli ölçüttür. Bunlar: Göktürk dönemi ve Uygur dönemi Türk edebiyatı.
Göktürk dönemi Türk edebiyatının en önemli ürünleri Türk edebiyatının da ilk yazılı eserleri sayılan Orhun Abideleridir.
Uygur dönemi Türk edebiyatı ise Maniheizm'i kabul eden Uygurların çoğunlukla dini metinlerinden oluşmaktadır. Bu dönemin önemli eserleri arasında Irk Bitig, Altun Yaruk, Sekiz Yükmek'i sayabiliriz.
#9.Sınıf #Türkçe #TYT #İsimler
İsimlerle Oluşturulan Diğer Kelime Grupları 2
İsnat Grubu
Tamlayanı iyelik III. tekil şahıs eki alırken tamlanan ek almaz.
El-i açık / göz-ü tok / ağız-ı açık / bağır-ı yanık / göz-ü yaşlı
Yükleme Grupları
Tamlayan ismin belirtme hali ekini alır, tamlanan ise ek almaz.
sırr-ı ifşa / devlet-i koruma vb.
Yönelme Grubu
Tamlayan yönelme hali eki alır, tamlanan ek almaz.
Dil-e kolay / iç-e dönük / can-a yakın / keyif-i-n-e düşkün vb.
İsimlerle Oluşturulan Diğer Kelime Grupları 2
İsnat Grubu
Tamlayanı iyelik III. tekil şahıs eki alırken tamlanan ek almaz.
El-i açık / göz-ü tok / ağız-ı açık / bağır-ı yanık / göz-ü yaşlı
Yükleme Grupları
Tamlayan ismin belirtme hali ekini alır, tamlanan ise ek almaz.
sırr-ı ifşa / devlet-i koruma vb.
Yönelme Grubu
Tamlayan yönelme hali eki alır, tamlanan ek almaz.
Dil-e kolay / iç-e dönük / can-a yakın / keyif-i-n-e düşkün vb.
#10.Sınıf #Edebiyat #AYT #EdebiyatınDönemleri
Türk Edebiyatının Dönemlere Ayrılması - 3
İslami Dönem Türk Edebiyatı
İslamiyet'in kabulü ile birlikte Arap ve Fars edebiyatlarının etkisi edebiyatımız üzerinde gittikçe artar. X-XIII. yy. arasında geçen bir geçiş döneminden sonra 14. yy. itibariyle birlikte bu etki ile edebiyatımızda iki farklı gelenek ortaya çıkar. Bunlardan ilki İslamiyet öncesi Türk edebiyatının devamı da sayabileceğimiz Halk edebiyatıdır. Diğeri ise daha çok okuma yazma bilen ve Arapça ile Farsçaya hakim olanların oluşturduğu klasik Türk edebiyatı ya da en bildiğimiz ismiyle Divan edebiyatıdır.
Halk Edebiyatı
İslamiyet öncesi Türk edebiyatının özelliklerinin devam ettiği (hece ölçüsü, dörtlük nazım birimi, sade ve anlaşılır bir dil ve büyük bir çoğunlukla doğaçlama olarak usta - çırak ilişkisiyle günümüze kadar ulaşmıştır.) edebiyat geleneğidir. Kendi içinde üç farklı koldan ilerler: Anonim Halk Edebiyatı / Aşık Tarzı Halk Edebiyatı / Dini Tasavvufi Halk Edebiyatı.
Divan Edebiyatı
XIV. yy. başlarında oluşmaya başlayan divan edebiyatının en büyük kaynağı İslamiyet ve İslamiyetle gelişen kültürel kaynaklardır(İslami bilimler, tasavvuf, İran mitolojisi, Menkıbeler vb). Nazım ve nesir olmak üzere iki koldan gelişen Divan edebiyatında Arap ve Fars edebiyatında kullanılan nazım şekilleri, aruz ölçüsü, süslü anlatım, mazmunlar gibi özellikler edebiyatın geneline yayılmıştır.
Türk Edebiyatının Dönemlere Ayrılması - 3
İslami Dönem Türk Edebiyatı
İslamiyet'in kabulü ile birlikte Arap ve Fars edebiyatlarının etkisi edebiyatımız üzerinde gittikçe artar. X-XIII. yy. arasında geçen bir geçiş döneminden sonra 14. yy. itibariyle birlikte bu etki ile edebiyatımızda iki farklı gelenek ortaya çıkar. Bunlardan ilki İslamiyet öncesi Türk edebiyatının devamı da sayabileceğimiz Halk edebiyatıdır. Diğeri ise daha çok okuma yazma bilen ve Arapça ile Farsçaya hakim olanların oluşturduğu klasik Türk edebiyatı ya da en bildiğimiz ismiyle Divan edebiyatıdır.
Halk Edebiyatı
İslamiyet öncesi Türk edebiyatının özelliklerinin devam ettiği (hece ölçüsü, dörtlük nazım birimi, sade ve anlaşılır bir dil ve büyük bir çoğunlukla doğaçlama olarak usta - çırak ilişkisiyle günümüze kadar ulaşmıştır.) edebiyat geleneğidir. Kendi içinde üç farklı koldan ilerler: Anonim Halk Edebiyatı / Aşık Tarzı Halk Edebiyatı / Dini Tasavvufi Halk Edebiyatı.
Divan Edebiyatı
XIV. yy. başlarında oluşmaya başlayan divan edebiyatının en büyük kaynağı İslamiyet ve İslamiyetle gelişen kültürel kaynaklardır(İslami bilimler, tasavvuf, İran mitolojisi, Menkıbeler vb). Nazım ve nesir olmak üzere iki koldan gelişen Divan edebiyatında Arap ve Fars edebiyatında kullanılan nazım şekilleri, aruz ölçüsü, süslü anlatım, mazmunlar gibi özellikler edebiyatın geneline yayılmıştır.
#9 #Türkçe #TYT #İsimler
İsimlerle Oluşturulan Diğer Kelime Grupları 3
Bulunma Grubu:
Tamlayan bulunma hali eki alır, tamlanan el almaz.
sahan-da yumurta / hafta-da bir / beş-te iki / işi-n-de usta vb.
Ayrılma Grubu
Tamlayan ayrılma hali ekini alır, tamlanan ek almaz.
iç-ten pazarlıklı / bir-i-n-den gizli / göz-den ırak / bal-dan tatlı
İsimlerle Oluşturulan Diğer Kelime Grupları 3
Bulunma Grubu:
Tamlayan bulunma hali eki alır, tamlanan el almaz.
sahan-da yumurta / hafta-da bir / beş-te iki / işi-n-de usta vb.
Ayrılma Grubu
Tamlayan ayrılma hali ekini alır, tamlanan ek almaz.
iç-ten pazarlıklı / bir-i-n-den gizli / göz-den ırak / bal-dan tatlı
#10 #Edebiyat #AYT #EdebiyatınDönemleri
Türk Edebiyatının Dönemlere Ayrılması - 4
Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı
Osmanlı'nın yaşadığı bir takım sorunlar ve duraklama ile başlayan ve çöküşe giden süreç içinde Batı ile olan ilişkilerinin artması sonucu Batı kültürü ve medeniyeti ile tanışır. Bunlarla birlikte Arap ve Fars edebiyatlarına karşı olan ilgi yerini Batı, özellikle de Fransız edebiyatına doğru yönelir. Osmanlı'da değişim ve gelişim 1839'da Tanzimat, 1856'da Islahat Fermanlarıyla artan kültürel yöneliş ilk özel gazetemiz olan Tercüman-ı Ahval'in yayınlanmaya başlaması ile daha da hızlanır. Buradan itibaren günümüze kadar süregelen bir dönem de başlamış olur. Temelde aynı edebiyat iklimi olsa da
kendi içinde birliktelik gösteren dönemler yaşanır. Bu dönemleri şöyle sıralayabiliriz:
Tanzimat Dönemi(1. Dönem (1860-1876) 2. Dönem(1876-1896)
Servet-i Fünun Dönemi(1896-1901)
Fecr-i Ati Dönemi (1910-1912)
Milli Edebiyat Dönemi (1911-1923)
Cumhuriyet Dönemi (1923- Günümüz)
Türk Edebiyatının Dönemlere Ayrılması - 4
Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı
Osmanlı'nın yaşadığı bir takım sorunlar ve duraklama ile başlayan ve çöküşe giden süreç içinde Batı ile olan ilişkilerinin artması sonucu Batı kültürü ve medeniyeti ile tanışır. Bunlarla birlikte Arap ve Fars edebiyatlarına karşı olan ilgi yerini Batı, özellikle de Fransız edebiyatına doğru yönelir. Osmanlı'da değişim ve gelişim 1839'da Tanzimat, 1856'da Islahat Fermanlarıyla artan kültürel yöneliş ilk özel gazetemiz olan Tercüman-ı Ahval'in yayınlanmaya başlaması ile daha da hızlanır. Buradan itibaren günümüze kadar süregelen bir dönem de başlamış olur. Temelde aynı edebiyat iklimi olsa da
kendi içinde birliktelik gösteren dönemler yaşanır. Bu dönemleri şöyle sıralayabiliriz:
Tanzimat Dönemi(1. Dönem (1860-1876) 2. Dönem(1876-1896)
Servet-i Fünun Dönemi(1896-1901)
Fecr-i Ati Dönemi (1910-1912)
Milli Edebiyat Dönemi (1911-1923)
Cumhuriyet Dönemi (1923- Günümüz)
#11 #Edebiyat #AYT #EdebiAkımlar
Klasisizm
* 17. yy.da Fransa'da ortaya çıkmıştır.
* Aklı ve sağduyu bu akımın en önemli ilkeleri arasındadır.
* Eski Yunan ve Latin edebiyatlarından etkilenmiştir.
* Seçkin kişilere hitap eder.
* Dil sanatlı, elit bir özellik gösterir. Dil ve üslupta kusursuzluk önemsenir.
* Sanat için sanat görüşü hakimdir.
* Konudan çok konunun işlenişi ön plana çıkar.
TEMSİLCİLERİ
Batı Edebiyatında:
Moliere, Cornille, Racine, La Fontaine, Fenelon...
Türk Edebiyatında:
Şinasi, Ahmet Vefik Paşa...
Klasisizm
* 17. yy.da Fransa'da ortaya çıkmıştır.
* Aklı ve sağduyu bu akımın en önemli ilkeleri arasındadır.
* Eski Yunan ve Latin edebiyatlarından etkilenmiştir.
* Seçkin kişilere hitap eder.
* Dil sanatlı, elit bir özellik gösterir. Dil ve üslupta kusursuzluk önemsenir.
* Sanat için sanat görüşü hakimdir.
* Konudan çok konunun işlenişi ön plana çıkar.
TEMSİLCİLERİ
Batı Edebiyatında:
Moliere, Cornille, Racine, La Fontaine, Fenelon...
Türk Edebiyatında:
Şinasi, Ahmet Vefik Paşa...
#11 #Edebiyat #AYT #EdebiAkımlar
Romantizm
* Klasisizm'e tepki olarak 18. yy.da Fransa'da doğdu.
* Klasisizmin salt aklına karşılık duygular ve doğa ön plana çıkar.
* Hristiyanlık, tarih ve günün olayları temel konulardır.
* Sanat toplum içindir görüşü hakimdir.
* Dil sade ve lirik bir özellik gösterir.
* Gözlem ve tasvirler (doğa) ön plana çıkar.
* Romanlarda kişiler tek yönlüdür. Ya siyah ya beyaz, gri bulunmaz.
Temsilcileri
Dünya Edebiyatında:
J.J. Rousseau, Voltaire, Shakespeare, Lord Byron, Victor Hugo, Lamartine, Alexander Dumas Pere, Alexander Puşkin, Schiller, Goethe...
Türk Edebiyatında:
Namık Kemal, Ahmet Mithat Efendi, Abdülhak Hamit Tarhan, Recaizade Mahmut Ekrem(Şiirleri),
Romantizm
* Klasisizm'e tepki olarak 18. yy.da Fransa'da doğdu.
* Klasisizmin salt aklına karşılık duygular ve doğa ön plana çıkar.
* Hristiyanlık, tarih ve günün olayları temel konulardır.
* Sanat toplum içindir görüşü hakimdir.
* Dil sade ve lirik bir özellik gösterir.
* Gözlem ve tasvirler (doğa) ön plana çıkar.
* Romanlarda kişiler tek yönlüdür. Ya siyah ya beyaz, gri bulunmaz.
Temsilcileri
Dünya Edebiyatında:
J.J. Rousseau, Voltaire, Shakespeare, Lord Byron, Victor Hugo, Lamartine, Alexander Dumas Pere, Alexander Puşkin, Schiller, Goethe...
Türk Edebiyatında:
Namık Kemal, Ahmet Mithat Efendi, Abdülhak Hamit Tarhan, Recaizade Mahmut Ekrem(Şiirleri),
#11 #Edebiyat #AYT #EdebiAkımlar
Realizm
* 19. yy.da Fransa'da ortaya çıkan bir akımdır.
* Romantizm'e tepki olarak ortaya çıkmıştır.
* Hikaye ve Roman alanında etkilidir.
* Onlar için roman "Sokağa tutulmuş bir aynadır."
* Duygu ve hayalden çok gerçeklere, kişilerin ruhsal yapısına yönelir.
* "Kişiyi oluşturan çevresidir." düşüncesi nedeniyle sosyal çevre (kişiler ve mekan) tasvirleri ayrıntılıdır.
* Sanat için sanat görüşü hakimdir.
* Sanatlı bir dil yapısı hakimdir.
Temsilcileri
Dünya Edebiyatında:
Stendhal, Gustav Flaubert, Balzac, Anton Çehov, Charles Dickenson, Ernest Hemingway, İvan Turgenyev, Maksim Gorki, Fiyodor Mihayloviç Dostoyevski, Lev Nikolay Tolstoy...
Türk Edebiyatında:
Recaizade Mahmut Ekrem (roman), Samipaşazade Sezai, Halit Ziya Uşaklıgil, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Refik Halit Karay, Ömer Seyfettin, Halide Edip Adıvar, Reşat Nuri Güntekin, Ahmet Hamdi Tanpınar(Romanları)
Realizm
* 19. yy.da Fransa'da ortaya çıkan bir akımdır.
* Romantizm'e tepki olarak ortaya çıkmıştır.
* Hikaye ve Roman alanında etkilidir.
* Onlar için roman "Sokağa tutulmuş bir aynadır."
* Duygu ve hayalden çok gerçeklere, kişilerin ruhsal yapısına yönelir.
* "Kişiyi oluşturan çevresidir." düşüncesi nedeniyle sosyal çevre (kişiler ve mekan) tasvirleri ayrıntılıdır.
* Sanat için sanat görüşü hakimdir.
* Sanatlı bir dil yapısı hakimdir.
Temsilcileri
Dünya Edebiyatında:
Stendhal, Gustav Flaubert, Balzac, Anton Çehov, Charles Dickenson, Ernest Hemingway, İvan Turgenyev, Maksim Gorki, Fiyodor Mihayloviç Dostoyevski, Lev Nikolay Tolstoy...
Türk Edebiyatında:
Recaizade Mahmut Ekrem (roman), Samipaşazade Sezai, Halit Ziya Uşaklıgil, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Refik Halit Karay, Ömer Seyfettin, Halide Edip Adıvar, Reşat Nuri Güntekin, Ahmet Hamdi Tanpınar(Romanları)
#11 #Edebiyat #AYT #EdebiAkımlar
Parnasizm
* Realizm'in şiire yansımış halidir.
* Adı Fransa'da çıkarılan bir dergiden gelir.(Modern Parnas)
* Sanat sanat içindir görüşünü savunurlar.
* Şiirin hem anlam hem biçimsel özellikleri açısından mükemmelliğe ulaşmaya çalışırlar.
* Ahenk şiirin vazgeçilmez parçasıdır. Bunun için kelimeler ve sıralanışı özenle seçilir.
* Nesneler dış görünüşlerine göre anlatılmıştır.
Temsilcileri:
Dünya Edebiyatında:
Theophille Gautier, Jose Maria Heredia, Leconte de Lisle, Theodore Banville, Francois Coppee
Türk Edebiyatında:
Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin(Türk edebiyatına tanıtan), Yahya Kemal Beyatlı, Mehmet Akif Ersoy
Parnasizm
* Realizm'in şiire yansımış halidir.
* Adı Fransa'da çıkarılan bir dergiden gelir.(Modern Parnas)
* Sanat sanat içindir görüşünü savunurlar.
* Şiirin hem anlam hem biçimsel özellikleri açısından mükemmelliğe ulaşmaya çalışırlar.
* Ahenk şiirin vazgeçilmez parçasıdır. Bunun için kelimeler ve sıralanışı özenle seçilir.
* Nesneler dış görünüşlerine göre anlatılmıştır.
Temsilcileri:
Dünya Edebiyatında:
Theophille Gautier, Jose Maria Heredia, Leconte de Lisle, Theodore Banville, Francois Coppee
Türk Edebiyatında:
Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin(Türk edebiyatına tanıtan), Yahya Kemal Beyatlı, Mehmet Akif Ersoy
#11 #Edebiyat #AYT #EdebiAkımlar
Naturalizm
* 19. yy.ın ikinci yarısında, Fransa'da, Realizme karşı gerçeği tam olarak yansıtamadığı eleştirisiyle ortaya çıkmıştır.
* Sosyoloji'nin kurucusu August Comte'dan etkilenmişlerdir.
* Determinizmden eserlerde yararlanırlar. Dünyayı bir laboratuvar olarak görürler.
* Kalıtım (soya çekim, ırsiyet) kişileri işlerken başvurdukları önemli bir yol olmuştur.
*Eserlerde gözlem ve tasvirler büyük bir yer tutar.
Temsilcileri:
Dünya Edebiyatında:
Emile Zola, Alphonse Daudet, Goncourt Kardeşler, Guy De Mauppassant.
Türk Edebiyatında:
Hüseyin Rahmi Gürpınar, Nabizade Nazım
Naturalizm
* 19. yy.ın ikinci yarısında, Fransa'da, Realizme karşı gerçeği tam olarak yansıtamadığı eleştirisiyle ortaya çıkmıştır.
* Sosyoloji'nin kurucusu August Comte'dan etkilenmişlerdir.
* Determinizmden eserlerde yararlanırlar. Dünyayı bir laboratuvar olarak görürler.
* Kalıtım (soya çekim, ırsiyet) kişileri işlerken başvurdukları önemli bir yol olmuştur.
*Eserlerde gözlem ve tasvirler büyük bir yer tutar.
Temsilcileri:
Dünya Edebiyatında:
Emile Zola, Alphonse Daudet, Goncourt Kardeşler, Guy De Mauppassant.
Türk Edebiyatında:
Hüseyin Rahmi Gürpınar, Nabizade Nazım
#11 #Edebiyat #AYT #EdebiAkımlar
Sembolizm
* Şiirde ve manzum tiyatrolarda karşımıza çıkan bir akımdır. 19. yy.da Fransa'da ortaya çıkmıştır.
* "Şiir anlaşılmak için değil hissedilmek için yazılır." görüşünü savunurlar.
* Şiirde ahenge(musiki) önem vermişler, ahengi anlama tercih etmişlerdir. Bu nedenle eserlerinde anlam kapalılığı hatta bazen anlamsızlığa varan bir kapalılık görülür.
* Beş duyu organımızın bizi yanılttığını savunurlar. Bu nedenle şair hissettiklerini sembollerle anlatır.
* Şiirlerinde Gün doğumu ya da gün batımı gibi eşyanın net görünmediği zamanlar sıkça işlenir.
Temsilcileri:
Dünya Edebiyatında:
Charles Baudelaire, Arthur Rimbaud, Mallerme, Paul Verlaine, Paul Valery, Edgar Allan Poe
Türk Edebiyatında:
Cenap Şahabettin(edebiyatımıza tanıtan kişi), Ahmet Haşim, Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Muhip Dıranas, Necip Fazıl Kısakürek.
Sembolizm
* Şiirde ve manzum tiyatrolarda karşımıza çıkan bir akımdır. 19. yy.da Fransa'da ortaya çıkmıştır.
* "Şiir anlaşılmak için değil hissedilmek için yazılır." görüşünü savunurlar.
* Şiirde ahenge(musiki) önem vermişler, ahengi anlama tercih etmişlerdir. Bu nedenle eserlerinde anlam kapalılığı hatta bazen anlamsızlığa varan bir kapalılık görülür.
* Beş duyu organımızın bizi yanılttığını savunurlar. Bu nedenle şair hissettiklerini sembollerle anlatır.
* Şiirlerinde Gün doğumu ya da gün batımı gibi eşyanın net görünmediği zamanlar sıkça işlenir.
Temsilcileri:
Dünya Edebiyatında:
Charles Baudelaire, Arthur Rimbaud, Mallerme, Paul Verlaine, Paul Valery, Edgar Allan Poe
Türk Edebiyatında:
Cenap Şahabettin(edebiyatımıza tanıtan kişi), Ahmet Haşim, Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Muhip Dıranas, Necip Fazıl Kısakürek.
#11 #Edebiyat #AYT #EdebiAkımlar
Empresyonizm
* 19. yy.da Fransa'da ortaya çıkmıştır ve tüm sanat dallarını etkilemiştir.
* Sembolizme çok benzer. Aralarındaki en önemli fark Sembolistler şiirlerinde anlatmak istediklerini semboller yardımıyla anlatırken Empresyonistler sembol kullanmadan gerçekleştirmişlerdir.
* Hayal ve soyut betimlemelere yer vermişlerdir.
Temsilcileri:,
Dünya Edebiyatında:
Rainer Maria Rilke, Arthur Rimbaud, James Joyce.
Türk Edebiyatında:
Ahmet Hamdi Tanpınar, Ahmet Muhip Dıranas, Cenap Şahabettin
Empresyonizm
* 19. yy.da Fransa'da ortaya çıkmıştır ve tüm sanat dallarını etkilemiştir.
* Sembolizme çok benzer. Aralarındaki en önemli fark Sembolistler şiirlerinde anlatmak istediklerini semboller yardımıyla anlatırken Empresyonistler sembol kullanmadan gerçekleştirmişlerdir.
* Hayal ve soyut betimlemelere yer vermişlerdir.
Temsilcileri:,
Dünya Edebiyatında:
Rainer Maria Rilke, Arthur Rimbaud, James Joyce.
Türk Edebiyatında:
Ahmet Hamdi Tanpınar, Ahmet Muhip Dıranas, Cenap Şahabettin
#11 #Edebiyat #AYT #EdebiAkımlar
Sürrealizm
* 20.yy.da oluşan bir akımdır.
* Şiir dışında da resim gibi sanatlarda da etkisi görülür.
* Sigmund Freud'un Psikanaliz kuramından yola çıkan bir akımdır.
* Tüm sanat akımlarına ve kurallarına karşıdırlar.
* Aklı ve mantığı önemsemeyip içgüdüler ve bilinçaltına yönelen bir akımdır.
* Eserlerinde mizah unsuruna önem verirler.
* Rüya temasının sıkça işlendiği görülür.
* Çocukluk dönemine özlem eserlerde sıkça işlenir.
*Dilde sade ancak imajlarla desteklenmiştir.
Temsilcileri:
Dünya Edebiyatında:
Andre Breton,Paul Eluard, Louis Aragon, Philippe Soupault
Türk Edebiyatında:
Orhan Veli Kanık, Melih Cevdet Anday, Oktay Rıfat Horozcu, İlhan Berk, Cemal Süreya, Turgut Uyar, Ece Ayhan.
Sürrealizm
* 20.yy.da oluşan bir akımdır.
* Şiir dışında da resim gibi sanatlarda da etkisi görülür.
* Sigmund Freud'un Psikanaliz kuramından yola çıkan bir akımdır.
* Tüm sanat akımlarına ve kurallarına karşıdırlar.
* Aklı ve mantığı önemsemeyip içgüdüler ve bilinçaltına yönelen bir akımdır.
* Eserlerinde mizah unsuruna önem verirler.
* Rüya temasının sıkça işlendiği görülür.
* Çocukluk dönemine özlem eserlerde sıkça işlenir.
*Dilde sade ancak imajlarla desteklenmiştir.
Temsilcileri:
Dünya Edebiyatında:
Andre Breton,Paul Eluard, Louis Aragon, Philippe Soupault
Türk Edebiyatında:
Orhan Veli Kanık, Melih Cevdet Anday, Oktay Rıfat Horozcu, İlhan Berk, Cemal Süreya, Turgut Uyar, Ece Ayhan.
#9 #AYT #Edebiyat #EdebiyatNedir
Edebiyat, duygu ve düşünceleri insanlarda estetik duygular oluşturacak şekilde söz ve yazıyla ifade etme sanatına denir. Edebiyat malzemesi dil olan bir sanat dalıdır. Güzel sanatlar içinde Fonetik Sanatlar olarak adlandırılan ve edebiyat ile müziğin yer aldığı kolun bir üyesidir.
Edebiyat kavramı edebiyatımızda bugünkü anlamıyla Tanzimat döneminden bu yana kullanılmaktadır. Daha öncesinde ise bu terimi karşılamak için "şiir" ve "inşa" kavramları kullanılırdı.
Köken olarak Arapçadan gelen bu terimin farklı şekillerde kullanıldığı görülse de en temel kullanımı yukarıda anlatıldığı gibidir.
Edebiyat, duygu ve düşünceleri insanlarda estetik duygular oluşturacak şekilde söz ve yazıyla ifade etme sanatına denir. Edebiyat malzemesi dil olan bir sanat dalıdır. Güzel sanatlar içinde Fonetik Sanatlar olarak adlandırılan ve edebiyat ile müziğin yer aldığı kolun bir üyesidir.
Edebiyat kavramı edebiyatımızda bugünkü anlamıyla Tanzimat döneminden bu yana kullanılmaktadır. Daha öncesinde ise bu terimi karşılamak için "şiir" ve "inşa" kavramları kullanılırdı.
Köken olarak Arapçadan gelen bu terimin farklı şekillerde kullanıldığı görülse de en temel kullanımı yukarıda anlatıldığı gibidir.
#9 #AYT #Edebiyat #EdebiyatNedir
Sanat Nedir?
Sanat insanların hissettiklerini çeşitli malzemelerle (Renk, çizgi, ses, söz, beden dili, çamur, mermer vb.) karşısındakine etkili ve hoşluk duygusu uyandıracak biçimde ifade etmesidir.
Sanatçıyı birbirinden ayıran en önemli unsur üsluptur. Üslubu kısaca elindeki malzemeyi en iyi şekilde ve kendi hissettiklerine uygun olarak kullanmak olarak açıklayabiliriz. Örnekle açıklayalım: Auguste Rodin "Düşünen Adam" heykelini oluştururken sıradan bir mermeri duygularını ifade edecek ve gören kişilerde de farklı duygular uyandıracak şekilde oluşturmuştur. Başkası mermere baktığında sıradan bir taş görürken Rodin o taşa kendi yorumunu katarak yeni bir anlam yüklemiştir.
Zanaat kavramı da önemli kavramlardandır. Zanaatı da herhangi bir yönünden faydalanmak için ortaya konan ürün olarak kısaca tanımlayabiliriz. Yukarıdaki örnekten yola çıkarak ayrımı şu şekilde yapabiliriz: Aynı mermerden mutfak tezgahı yapan kişi "zanaatkar", onu Düşünen Adam'a çeviren Rodin "sanatkar"dır.
Güzel sanatlar üç kola ayrılır: Plastik (Görsel) Sanatlar (Resim, Heykel, Mimari, Hat vb.), Fonetik (İşitsel) Sanatlar(Edebiyat ve Müzik), Ritmik (Dramatik) Sanatlar (Tiyatro, Sinema, Bale,Opera, Dans)
Sanat Nedir?
Sanat insanların hissettiklerini çeşitli malzemelerle (Renk, çizgi, ses, söz, beden dili, çamur, mermer vb.) karşısındakine etkili ve hoşluk duygusu uyandıracak biçimde ifade etmesidir.
Sanatçıyı birbirinden ayıran en önemli unsur üsluptur. Üslubu kısaca elindeki malzemeyi en iyi şekilde ve kendi hissettiklerine uygun olarak kullanmak olarak açıklayabiliriz. Örnekle açıklayalım: Auguste Rodin "Düşünen Adam" heykelini oluştururken sıradan bir mermeri duygularını ifade edecek ve gören kişilerde de farklı duygular uyandıracak şekilde oluşturmuştur. Başkası mermere baktığında sıradan bir taş görürken Rodin o taşa kendi yorumunu katarak yeni bir anlam yüklemiştir.
Zanaat kavramı da önemli kavramlardandır. Zanaatı da herhangi bir yönünden faydalanmak için ortaya konan ürün olarak kısaca tanımlayabiliriz. Yukarıdaki örnekten yola çıkarak ayrımı şu şekilde yapabiliriz: Aynı mermerden mutfak tezgahı yapan kişi "zanaatkar", onu Düşünen Adam'a çeviren Rodin "sanatkar"dır.
Güzel sanatlar üç kola ayrılır: Plastik (Görsel) Sanatlar (Resim, Heykel, Mimari, Hat vb.), Fonetik (İşitsel) Sanatlar(Edebiyat ve Müzik), Ritmik (Dramatik) Sanatlar (Tiyatro, Sinema, Bale,Opera, Dans)
#9 #AYT #Edebiyat #EdebiyatNedir
Edebi Eser Nedir?
İnsana ait tüm duygu ve düşünceleri, okuyucuda hoşluk duygusu oluşturacak şekilde estetik bir biçimde yansıtan dil ürünlerine edebi eser denmektedir.
Edebi eserlerin anlatımında okuyucuyu etkileyen bir yön bulunmalıdır. Bu etkileyicilik estetik ölçüler yoluyla desteklenerek bir sanat anlayışına uygun olarak kaleme alınmalıdır. Zaman bir edebi eser için önemli bir kriterdir. Bir eser farklı zaman süreleri içinde okuyucu bulabiliyorsa edebi bir nitelik taşıyor demektir.
Edebi eserlerde konu insandır. Her ne kadar içerisinde fantastik olaylar ve diğer canlılar hatta cansızlardan bahsedilse de tüm bu konuların çıkış noktası insandır.
Edebi Eser Nedir?
İnsana ait tüm duygu ve düşünceleri, okuyucuda hoşluk duygusu oluşturacak şekilde estetik bir biçimde yansıtan dil ürünlerine edebi eser denmektedir.
Edebi eserlerin anlatımında okuyucuyu etkileyen bir yön bulunmalıdır. Bu etkileyicilik estetik ölçüler yoluyla desteklenerek bir sanat anlayışına uygun olarak kaleme alınmalıdır. Zaman bir edebi eser için önemli bir kriterdir. Bir eser farklı zaman süreleri içinde okuyucu bulabiliyorsa edebi bir nitelik taşıyor demektir.
Edebi eserlerde konu insandır. Her ne kadar içerisinde fantastik olaylar ve diğer canlılar hatta cansızlardan bahsedilse de tüm bu konuların çıkış noktası insandır.