Zinakar cinler için bir uygulama yapmak rahatsizlik yaşayan danışmanlar şunu yapabilir siyah misk orijinal olma şartı olmak zorunda siyaha miskle zeytin yağını karıştırın ve zina gelen cinler rahim bölgesinde olduğu için iki karışımı o bölge sürün ve bunu bir hafta yapın biznillah faydasını göreceksiniz şifa Alllahtan
❤2
Ruhsal çöküşün en geniş kapılarından biri, insanın ruhsal (manevi) bir tutulma yaşadığında ya da yorgunluğun pençesine düştüğünde kalbini "durma" fikrine teslim etmesidir. Hayatın çalkantıları dengesini bozduğunda ya da geçmişin hüzünlerini hatırladığında, kendisine denge sağlayan o sakin uğraşlarını ve rutinlerini sürdürmek yerine, gününün içini boşaltır. İç dünyasını yorucu düşüncelerin istilasına ve üst üste biriken hüzünlere ardına kadar açar.
İşte burada şeytan, hayal bile edemeyeceği bir gedik bulur, o boşluğu zihnin kasvetiyle doldurur ve zamanın genişliğine her taraftan evhamlar eker. Böylece acı katlanır, dertler yoğunlaşır. Sıkıntıların çoğalması kendi şiddetinden değil, insanın dikenlerin ortasındayken ruhunu ayakta tutan şeyleri ihmal etmesindendir. Zira tek başına atılan adımlarla da olsa ışığa yürümeye devam etmek, ruhu güven yörüngesinde tutar, onu uyuşuk bir hüzün tuzağına düşmekten korur. Çünkü o tuzakta zaman ağırlaşır, insanın bakışları uzun uzun boşluğa takılır ve iç dünyası giderek karanlığa gömülür.
İşte burada şeytan, hayal bile edemeyeceği bir gedik bulur, o boşluğu zihnin kasvetiyle doldurur ve zamanın genişliğine her taraftan evhamlar eker. Böylece acı katlanır, dertler yoğunlaşır. Sıkıntıların çoğalması kendi şiddetinden değil, insanın dikenlerin ortasındayken ruhunu ayakta tutan şeyleri ihmal etmesindendir. Zira tek başına atılan adımlarla da olsa ışığa yürümeye devam etmek, ruhu güven yörüngesinde tutar, onu uyuşuk bir hüzün tuzağına düşmekten korur. Çünkü o tuzakta zaman ağırlaşır, insanın bakışları uzun uzun boşluğa takılır ve iç dünyası giderek karanlığa gömülür.
❤2
AFFETMEK
Kitabımıza affetme çalışmasıyla başlamak istedik. Çünkü birçok fiziksel ve ruh- sal rahatsızlığın altında affedemediğimiz insanların olduğunu fark ettik. Affetmek birçok kişi tarafından, bize zarar veren kişiyi suçsuz bulmak olarak algılanır. Oysa affetmek, bir uzlaşma, o kişiyle yeniden bir ilişki içine girmek değildir. Sadece o kişinin bize yüklediği ağırlıktan kurtulmak, o yükleri daha fazla taşımamaktır.
Bir kişiyi affetmemek, onun yüklediği olumsuzlukların, yüklediği negatiflikle- rin bizimle birlikte taşınmasına neden olur. Olayları; yaşanılan olumsuz durumdan ders çıkarmak, tekrar aynı durumla karşılaşmamak için bir kazanç olarak görmek gerekir. Suçlu olduğunu düşündüğümüz kişiyi affetmek, bir bakıma kendimizi öz- gürleştirir. Affetmediğimiz her konu, bizim geçmişe takılı kalıp, anı yaşayamama- mıza neden olur.
Affetmek hem fiziksel hem de duygusal açıdan çok faydalıdır. Yapılan araştır- malar, affetmenin insan sağlığı üzerindeki etkilerini ortaya koymuştur. Kızgın ve nefret dolu insanlar, gergin ve mutsuzken; affetmeyi bilen insanlar tam tersine mutlu ve huzurludur. Affeden insanların kalp atışları daha yavaş ve düzenlidir, stres seviyeleri daha düşüktür, bağışıklık sistemleri daha güçlüdür.
Affetmenin önündeki en büyük engel çoğunlukla, affetmeyi bir yenilgi olarak görmektir. Başkalarını affedemeyen bireyler, kendilerini de affetmekte zorlanırlar. Sürekli kendilerini suçlarlar, kızarlar. Kendileriyle barışık değillerdir. Kendimize karşı ne kadar yumuşak ve affedici olabilirsek, başkalarını da affetmemiz o kadar kolay olur. Affettiğimiz zaman özgürleşen kişi suçlu bulduğumuz kişi değil, biz oluruz.
Şimdi aşağıdaki affetme demosunu yaparak, kendinizi özgürleştirebilirsiniz. (Bu ilk uygulamamızda EFT vuruşlarına gerek yoktur.)
Affetme Demosu
_____
Dik bir şekilde oturun ve yanınıza bir yastık alın.
Gözlerinizi kapatın.
Sanki uzun bir yolculuğa çıkıyormuşsunuz gibi önce iç dünyanızda, sonra da beden dünyanızda bir hazırlık yapın.
Uzun, çok uzun bir yolculuğa hazırlanır gibi, gözleriniz kapalı ve ruhunuzun derinliklerine doğru yapacağınız yolculuğa hazırlanıyorsunuz.
Zaman su gibi akıp gidecek. Ve siz geri döndüğünüzde; zihninizin, düşünceleri- nizin, duygularınızın arasına sıkışmış bütün olumsuzlukların, kaygıların ve endişele- rin yok olup gittiğine şahit olacaksınız. Bu şahitliğiniz apaçık bir şekilde olacağı gibi, gizli ve farkında olmadan da gerçekleşebilir.
Siz bunların hepsine ruhunuzla ve düşüncelerinizle hazırlanırken, önce bede- ninizi hazırlayalım.
Şimdi göz kapaklarınızın çevresindeki bütün kaslarınızı gevşetin. Gözünüzün çevresindeki kaslar o kadar çok gevşesin ki artık onları kullanma ihtiyacı duymaya- cağınız kadar çok gevşemiş olsun.
Belli bir aşamaya geldiğinizde, artık gözlerinizi açmak isteseniz bile açamadığı- nızı görecek, ama açabileceğinizi bileceksiniz.
Ağır olduklarını fark edin. Sonra başınızın üzerindeki kasları gevşetin; yanakla- rınız, alnınız, burnunuz, dudaklarınız ve başınızın arkasındaki bütün kasları tek tek serbest bırakın. Öyle ki boynunuza geldiğinizde, başınızı dik tutan bütün kasların
gevşemiş olduğunu fark edin.
Derin ve rahat bir duyguyla, bütün kaslarınızın gevşediğini hissedin. Sonra omuzlarınızı, kollarınızı, karnınızı, göğsünüzü, sırtınızı, bacaklarınızı ve ayaklarınızı; İstisnasız bütün kaslarınızı gevşetin.
O kadar çok gevşetin ki, bir süre sonra sanki koltukla bütünleşmişsiniz, siz kol- tuğa dönüşmüşünüz, koltuk size; ya da boş bir çuval gibi koltuğun üstünde yatıyor- muşsunuz gibi düşünün.
Şimdi sizinle o bahsettiğimiz uzun ve derin yolculuğa çıkalım.
Bu yolculuğu uzak bir memlekette, çok uzak bir memlekette yapıyormuş gibi hissederken hemen dibinizdeki, kanınızın içinde yapmanızı istiyorum.
Kırmızı ve sıcak kanınızın içinde ilerliyorsunuz. O güzel sıcaklık bedeninizi sarıyor.
Zihninize, duygularınızın ve düşüncelerinizin olduğu merkeze gidin.
Zihninizin en ışıklı noktasında durun. Burası sizin her şeyi çözeceğiniz yer. Her şeyi anlayacağınız yer. Her şeyle yüzleşeceğiniz yer.
Kitabımıza affetme çalışmasıyla başlamak istedik. Çünkü birçok fiziksel ve ruh- sal rahatsızlığın altında affedemediğimiz insanların olduğunu fark ettik. Affetmek birçok kişi tarafından, bize zarar veren kişiyi suçsuz bulmak olarak algılanır. Oysa affetmek, bir uzlaşma, o kişiyle yeniden bir ilişki içine girmek değildir. Sadece o kişinin bize yüklediği ağırlıktan kurtulmak, o yükleri daha fazla taşımamaktır.
Bir kişiyi affetmemek, onun yüklediği olumsuzlukların, yüklediği negatiflikle- rin bizimle birlikte taşınmasına neden olur. Olayları; yaşanılan olumsuz durumdan ders çıkarmak, tekrar aynı durumla karşılaşmamak için bir kazanç olarak görmek gerekir. Suçlu olduğunu düşündüğümüz kişiyi affetmek, bir bakıma kendimizi öz- gürleştirir. Affetmediğimiz her konu, bizim geçmişe takılı kalıp, anı yaşayamama- mıza neden olur.
Affetmek hem fiziksel hem de duygusal açıdan çok faydalıdır. Yapılan araştır- malar, affetmenin insan sağlığı üzerindeki etkilerini ortaya koymuştur. Kızgın ve nefret dolu insanlar, gergin ve mutsuzken; affetmeyi bilen insanlar tam tersine mutlu ve huzurludur. Affeden insanların kalp atışları daha yavaş ve düzenlidir, stres seviyeleri daha düşüktür, bağışıklık sistemleri daha güçlüdür.
Affetmenin önündeki en büyük engel çoğunlukla, affetmeyi bir yenilgi olarak görmektir. Başkalarını affedemeyen bireyler, kendilerini de affetmekte zorlanırlar. Sürekli kendilerini suçlarlar, kızarlar. Kendileriyle barışık değillerdir. Kendimize karşı ne kadar yumuşak ve affedici olabilirsek, başkalarını da affetmemiz o kadar kolay olur. Affettiğimiz zaman özgürleşen kişi suçlu bulduğumuz kişi değil, biz oluruz.
Şimdi aşağıdaki affetme demosunu yaparak, kendinizi özgürleştirebilirsiniz. (Bu ilk uygulamamızda EFT vuruşlarına gerek yoktur.)
Affetme Demosu
_____
Dik bir şekilde oturun ve yanınıza bir yastık alın.
Gözlerinizi kapatın.
Sanki uzun bir yolculuğa çıkıyormuşsunuz gibi önce iç dünyanızda, sonra da beden dünyanızda bir hazırlık yapın.
Uzun, çok uzun bir yolculuğa hazırlanır gibi, gözleriniz kapalı ve ruhunuzun derinliklerine doğru yapacağınız yolculuğa hazırlanıyorsunuz.
Zaman su gibi akıp gidecek. Ve siz geri döndüğünüzde; zihninizin, düşünceleri- nizin, duygularınızın arasına sıkışmış bütün olumsuzlukların, kaygıların ve endişele- rin yok olup gittiğine şahit olacaksınız. Bu şahitliğiniz apaçık bir şekilde olacağı gibi, gizli ve farkında olmadan da gerçekleşebilir.
Siz bunların hepsine ruhunuzla ve düşüncelerinizle hazırlanırken, önce bede- ninizi hazırlayalım.
Şimdi göz kapaklarınızın çevresindeki bütün kaslarınızı gevşetin. Gözünüzün çevresindeki kaslar o kadar çok gevşesin ki artık onları kullanma ihtiyacı duymaya- cağınız kadar çok gevşemiş olsun.
Belli bir aşamaya geldiğinizde, artık gözlerinizi açmak isteseniz bile açamadığı- nızı görecek, ama açabileceğinizi bileceksiniz.
Ağır olduklarını fark edin. Sonra başınızın üzerindeki kasları gevşetin; yanakla- rınız, alnınız, burnunuz, dudaklarınız ve başınızın arkasındaki bütün kasları tek tek serbest bırakın. Öyle ki boynunuza geldiğinizde, başınızı dik tutan bütün kasların
gevşemiş olduğunu fark edin.
Derin ve rahat bir duyguyla, bütün kaslarınızın gevşediğini hissedin. Sonra omuzlarınızı, kollarınızı, karnınızı, göğsünüzü, sırtınızı, bacaklarınızı ve ayaklarınızı; İstisnasız bütün kaslarınızı gevşetin.
O kadar çok gevşetin ki, bir süre sonra sanki koltukla bütünleşmişsiniz, siz kol- tuğa dönüşmüşünüz, koltuk size; ya da boş bir çuval gibi koltuğun üstünde yatıyor- muşsunuz gibi düşünün.
Şimdi sizinle o bahsettiğimiz uzun ve derin yolculuğa çıkalım.
Bu yolculuğu uzak bir memlekette, çok uzak bir memlekette yapıyormuş gibi hissederken hemen dibinizdeki, kanınızın içinde yapmanızı istiyorum.
Kırmızı ve sıcak kanınızın içinde ilerliyorsunuz. O güzel sıcaklık bedeninizi sarıyor.
Zihninize, duygularınızın ve düşüncelerinizin olduğu merkeze gidin.
Zihninizin en ışıklı noktasında durun. Burası sizin her şeyi çözeceğiniz yer. Her şeyi anlayacağınız yer. Her şeyle yüzleşeceğiniz yer.
Burası sizin merkeziniz, burası sizin dünyanız, burası sizin evreniniz.
Burası sizsiniz ve siz buradasınız.
Şimdi karşınıza boş bir sandalye getirdiğinizi ve o sandalyenin üzerine affet- mek istediğiniz birini oturttuğunuzu görün.
Bu hayatta seçimler yaptınız. Birçok seçim... İrili-ufaklı, doğru-yanlış birçok seçim...
Bazen zor olanı seçtiniz. Yapıp yapamayacağınızı, başarıp başaramayacağınızı bilemediniz ama zor olanı seçtiniz. Elbette ki sonunda büyük faydalar, büyük ödül- ler bekliyordunuz.
Bazen de kolay olanı seçtiniz. Kaçtınız. Size zarar vereceğini bile bile, her şey ortadayken, her şey açıkken, kolay olanı tercih ettiniz.
Bazen de siz hiç seçim yapmadınız. Bir seçimin içerisinde dünyaya geldiniz. Sizin adınıza birileri çoktan seçim yapmışlar. Belki acıların, belki çelişkilerin, belki çatışmaların ortasına düştünüz. Ve en acısı da bunu, karşınızdaki sandalyeye oturt- tuğunuz kişi yaptı.
En çok acıyı da o verdi size. Hiç yaşamak istemediğiniz, keşke bunların hiçbirisi olmasaydı, keşke bunların hiçbirini yaşamasaydım dediğiniz olaylar yaşadınız.
Acılar çektiniz. Ve tüm bu acılar, tüm bu çektikleriniz sizin planladığınız hayatla da hiç örtüşmüyor. Hiç ama hiç örtüşmüyor!
Ne güzel hayaller kurmuştunuz.
Ne güzel bir yaşam yaşamayı dilemiştiniz.
Ne güzel beklentileriniz vardı ama olmadı, olmuyor. Ne yaparsan yap olmuyor. Çektiğiniz acılar, çektiğiniz ıstıraplar, yaşadıklarınız sanki kurtulamadığınız bir kafe- sin içeresinde debelenip duruyormuş gibi hissettiriyor.
Beni incittin!
Şimdi size en çok acı veren o kişinin gözlerinin içine bakın ve söyleyin:
Beni kırdın! Benim acılar çekmeme neden oldun.
Beni belki küçük bir kız (erkek) çocuğu iken incittin. (Ne zaman olduysa onu söyleyin.)
Bana zarar verdin.
Benim kendimi kötü hissetmeme neden oldun.
Kendimi çok ama çok incinmiş hissediyorum. En aciz, en zavallı, en sıradan, en korumasız zamanımda beni incittin. Ne yapacağımı ne söyleyeceğimi, nasıl davra- nacağımı bilmediğim bir zaman diliminde...
Duygularıma, kimliğime, kişiliğime zarar verdin.
Sana çok güveniyordum.
Senin hayatımdaki varlığın, bambaşka şeyler ifade ediyordu. Sana o kadar farklı umutlar, o kadar farklı duygular bağlamıştım ki, bir gün hepsinin hayal olaca- ğını, yok olacağını, kağıttan bir ev gibi buruşup yok olacağını düşünmemiştim bile.
Sen benim kahramanımdın. Sen benim her şeyimdin. Yaşamımdaki en önemli anlam sendin.
Şu anda sanık kürsüsüne seni oturttum ve seninle hesaplaşıyorum. Bana ver- diğin acıları sindirmeye çalışıyorum, seni affetmeye çalışıyorum.
Seni hâlâ nasıl affedeceğimi bilmiyorum. Ama seni affetmek istiyorum çünkü hayatımda daha fazla yer tutmanı istemiyorum.
Bana daha fazla acı vermeni istemiyorum. Çünkü özgürleşmek istiyorum, çün- kü mutlu olmak istiyorum.
Senin yaptıklarından dolayı hâlâ acı duyuyorum.
Bana yaptıklarından dolayı senden nefret ediyorum. (Ne yaptıysa onu yüzüne söyleyin.) Beni terk ettin, beni önemsemedin, beni görmezden geldin, bana saygı duymadın... Daha da önemlisi beni sevmedin! Diğer insanlar sevilirken ben, senin gözlerinin içinde sevgi parçacıklarını aradım.
Senden bütün istediğim bana........... davranmandı.
Beni incitmene daha fazla izin vermeyeceğim, bana acı çektirmene daha fazla izin vermeyeceğim. (Önünüzdeki yastığa vurmak istiyorsanız vurabilirsiniz.)
Bana ne yaptığını görüyor musun? Yapmak istediğin bu muydu? Bunu mu arzu ediyordun? Beni bu hale mi getirmek istiyordun? Neler yaptın, neler oldu hayatım- da farkında mısın? Gerçekten farkında mısın?
Seni hiç affetmek istemiyorum ama biliyorum ki, bunun bana hiçbir faydası
yok.
Biliyorum ki bazen insanlar birbirlerini incitirler.
Bazen insanlar birbirlerine acı verirler. Neden biliyor musun?
Bu yolculuğu uzak bir memlekette, çok uzak bir memlekette yapıyormuş gibi
hissederken hemen dibinizdeki, kanınızın içinde yapmanızı istiyorum. Kırmızı ve sıcak kanınızın içinde ilerliyorsunuz. O güzel sıcaklık bedeninizi sarıyor.
Zihninize, duygularınızın ve düşüncelerinizin olduğu merkeze gidin.
Burası sizsiniz ve siz buradasınız.
Şimdi karşınıza boş bir sandalye getirdiğinizi ve o sandalyenin üzerine affet- mek istediğiniz birini oturttuğunuzu görün.
Bu hayatta seçimler yaptınız. Birçok seçim... İrili-ufaklı, doğru-yanlış birçok seçim...
Bazen zor olanı seçtiniz. Yapıp yapamayacağınızı, başarıp başaramayacağınızı bilemediniz ama zor olanı seçtiniz. Elbette ki sonunda büyük faydalar, büyük ödül- ler bekliyordunuz.
Bazen de kolay olanı seçtiniz. Kaçtınız. Size zarar vereceğini bile bile, her şey ortadayken, her şey açıkken, kolay olanı tercih ettiniz.
Bazen de siz hiç seçim yapmadınız. Bir seçimin içerisinde dünyaya geldiniz. Sizin adınıza birileri çoktan seçim yapmışlar. Belki acıların, belki çelişkilerin, belki çatışmaların ortasına düştünüz. Ve en acısı da bunu, karşınızdaki sandalyeye oturt- tuğunuz kişi yaptı.
En çok acıyı da o verdi size. Hiç yaşamak istemediğiniz, keşke bunların hiçbirisi olmasaydı, keşke bunların hiçbirini yaşamasaydım dediğiniz olaylar yaşadınız.
Acılar çektiniz. Ve tüm bu acılar, tüm bu çektikleriniz sizin planladığınız hayatla da hiç örtüşmüyor. Hiç ama hiç örtüşmüyor!
Ne güzel hayaller kurmuştunuz.
Ne güzel bir yaşam yaşamayı dilemiştiniz.
Ne güzel beklentileriniz vardı ama olmadı, olmuyor. Ne yaparsan yap olmuyor. Çektiğiniz acılar, çektiğiniz ıstıraplar, yaşadıklarınız sanki kurtulamadığınız bir kafe- sin içeresinde debelenip duruyormuş gibi hissettiriyor.
Beni incittin!
Şimdi size en çok acı veren o kişinin gözlerinin içine bakın ve söyleyin:
Beni kırdın! Benim acılar çekmeme neden oldun.
Beni belki küçük bir kız (erkek) çocuğu iken incittin. (Ne zaman olduysa onu söyleyin.)
Bana zarar verdin.
Benim kendimi kötü hissetmeme neden oldun.
Kendimi çok ama çok incinmiş hissediyorum. En aciz, en zavallı, en sıradan, en korumasız zamanımda beni incittin. Ne yapacağımı ne söyleyeceğimi, nasıl davra- nacağımı bilmediğim bir zaman diliminde...
Duygularıma, kimliğime, kişiliğime zarar verdin.
Sana çok güveniyordum.
Senin hayatımdaki varlığın, bambaşka şeyler ifade ediyordu. Sana o kadar farklı umutlar, o kadar farklı duygular bağlamıştım ki, bir gün hepsinin hayal olaca- ğını, yok olacağını, kağıttan bir ev gibi buruşup yok olacağını düşünmemiştim bile.
Sen benim kahramanımdın. Sen benim her şeyimdin. Yaşamımdaki en önemli anlam sendin.
Şu anda sanık kürsüsüne seni oturttum ve seninle hesaplaşıyorum. Bana ver- diğin acıları sindirmeye çalışıyorum, seni affetmeye çalışıyorum.
Seni hâlâ nasıl affedeceğimi bilmiyorum. Ama seni affetmek istiyorum çünkü hayatımda daha fazla yer tutmanı istemiyorum.
Bana daha fazla acı vermeni istemiyorum. Çünkü özgürleşmek istiyorum, çün- kü mutlu olmak istiyorum.
Senin yaptıklarından dolayı hâlâ acı duyuyorum.
Bana yaptıklarından dolayı senden nefret ediyorum. (Ne yaptıysa onu yüzüne söyleyin.) Beni terk ettin, beni önemsemedin, beni görmezden geldin, bana saygı duymadın... Daha da önemlisi beni sevmedin! Diğer insanlar sevilirken ben, senin gözlerinin içinde sevgi parçacıklarını aradım.
Senden bütün istediğim bana........... davranmandı.
Beni incitmene daha fazla izin vermeyeceğim, bana acı çektirmene daha fazla izin vermeyeceğim. (Önünüzdeki yastığa vurmak istiyorsanız vurabilirsiniz.)
Bana ne yaptığını görüyor musun? Yapmak istediğin bu muydu? Bunu mu arzu ediyordun? Beni bu hale mi getirmek istiyordun? Neler yaptın, neler oldu hayatım- da farkında mısın? Gerçekten farkında mısın?
Seni hiç affetmek istemiyorum ama biliyorum ki, bunun bana hiçbir faydası
yok.
Biliyorum ki bazen insanlar birbirlerini incitirler.
Bazen insanlar birbirlerine acı verirler. Neden biliyor musun?
Bu yolculuğu uzak bir memlekette, çok uzak bir memlekette yapıyormuş gibi
hissederken hemen dibinizdeki, kanınızın içinde yapmanızı istiyorum. Kırmızı ve sıcak kanınızın içinde ilerliyorsunuz. O güzel sıcaklık bedeninizi sarıyor.
Zihninize, duygularınızın ve düşüncelerinizin olduğu merkeze gidin.
Zihninizin en ışıklı noktasında durun. Burası sizin her şeyi çözeceğiniz yer. Her şeyi anlayacağınız yer. Her şeyle yüzleşeceğiniz yer.
Burası sizin merkeziniz, burası sizin dünyanız, burası sizin evreniniz.
Burası sizsiniz ve siz buradasınız.
Şimdi karşınıza boş bir sandalye getirdiğinizi ve o sandalyenin üzerine affet- mek istediğiniz birini oturttuğunuzu görün.
Bu hayatta seçimler yaptınız. Birçok seçim... İrili-ufaklı, doğru-yanlış birçok seçim...
Bazen zor olanı seçtiniz. Yapıp yapamayacağınızı, başarıp başaramayacağınızı bilemediniz ama zor olanı seçtiniz. Elbette ki sonunda büyük faydalar, büyük ödül- ler bekliyordunuz.
Bazen de kolay olanı seçtiniz. Kaçtınız. Size zarar vereceğini bile bile, her şey ortadayken, her şey açıkken, kolay olanı tercih ettiniz.
Bazen de siz hiç seçim yapmadınız. Bir seçimin içerisinde dünyaya geldiniz. Sizin adınıza birileri çoktan seçim yapmışlar. Belki acıların, belki çelişkilerin, belki çatışmaların ortasına düştünüz. Ve en acısı da bunu, karşınızdaki sandalyeye oturt- tuğunuz kişi yaptı.
En çok acıyı da o verdi size. Hiç yaşamak istemediğiniz, keşke bunların hiçbirisi olmasaydı, keşke bunların hiçbirini yaşamasaydım dediğiniz olaylar yaşadınız.
Acılar çektiniz. Ve tüm bu acılar, tüm bu çektikleriniz sizin planladığınız hayatla da hiç örtüşmüyor. Hiç ama hiç örtüşmüyor!
Ne güzel hayaller kurmuştunuz.
Ne güzel bir yaşam yaşamayı dilemiştiniz.
Ne güzel beklentileriniz vardı ama olmadı, olmuyor. Ne yaparsan yap olmuyor. Çektiğiniz acılar, çektiğiniz ıstıraplar, yaşadıklarınız sanki kurtulamadığınız bir kafe- sin içeresinde debelenip duruyormuş gibi hissettiriyor.
Şimdi size en çok acı veren o kişinin gözlerinin içine bakın ve söyleyin:
Beni incittin!
Beni kırdın! Benim acılar çekmeme neden oldun.
Beni belki küçük bir kız (erkek) çocuğu iken incittin. (Ne zaman olduysa onu söyleyin.)
Bana zarar verdin.
Benim kendimi kötü hissetmeme neden oldun.
Kendimi çok ama çok incinmiş hissediyorum. En aciz, en zavallı, en sıradan, en korumasız zamanımda beni incittin. Ne yapacağımı ne söyleyeceğimi, nasıl davra- nacağımı bilmediğim bir zaman diliminde...
Duygularıma, kimliğime, kişiliğime zarar verdin.
Sana çok güveniyordum.
Senin hayatımdaki varlığın, bambaşka şeyler ifade ediyordu. Sana o kadar farklı umutlar, o kadar farklı duygular bağlamıştım ki, bir gün hepsinin hayal olaca- ğını, yok olacağını, kağıttan bir ev gibi buruşup yok olacağını düşünmemiştim bile.
Sen benim kahramanımdın. Sen benim her şeyimdin. Yaşamımdaki en önemli
anlam sendin.
Şu anda sanık kürsüsüne seni oturttum ve seninle hesaplaşıyorum. Bana ver- diğin acıları sindirmeye çalışıyorum, seni affetmeye çalışıyorum.
Seni hâlâ nasıl affedeceğimi bilmiyorum. Ama seni affetmek istiyorum çünkü hayatımda daha fazla yer tutmanı istemiyorum.
Bana daha fazla acı vermeni istemiyorum. Çünkü özgürleşmek istiyorum, çün- kü mutlu olmak istiyorum.
Senin yaptıklarından dolayı hâlâ acı duyuyorum.
Bana yaptıklarından dolayı senden nefret ediyorum. (Ne yaptıysa onu yüzüne söyleyin.) Beni terk ettin, beni önemsemedin, beni görmezden geldin, bana saygı duymadın... Daha da önemlisi beni sevmedin! Diğer insanlar sevilirken ben, senin gözlerinin içinde sevgi parçacıklarını aradım.
Senden bütün istediğim bana davranmandı..
Beni incitmene daha fazla izin vermeyeceğim, bana acı çektirmene daha fazla izin vermeyeceğim. (Önünüzdeki yastığa vurmak istiyorsanız vurabilirsiniz.)
Bana ne yaptığını görüyor musun? Yapmak istediğin bu muydu? Bunu mu arzu
ediyordun? Beni bu hale mi getirmek istiyordun? Neler yaptın, neler oldu hayatım- da farkında mısın? Gerçekten farkında mısın?
Seni hiç affetmek istemiyorum ama biliyorum ki, bunun bana hiçbir faydası yok.
Biliyorum ki bazen insanlar birbirlerini incitirler.
Bazen insanlar birbirlerine acı verirler. Neden biliyor musun?
Çünkü onlar da acı çektiler.
Çünkü onlarda incindiler.
Çünkü onlar da aradıklarını bulamadılar.
Çünkü onlar da yetersizdiler.
Çünkü onlar da çaresizdiler.
Çünkü onlar da ne yapacaklarını bilmiyorlardı.
Burası sizin merkeziniz, burası sizin dünyanız, burası sizin evreniniz.
Burası sizsiniz ve siz buradasınız.
Şimdi karşınıza boş bir sandalye getirdiğinizi ve o sandalyenin üzerine affet- mek istediğiniz birini oturttuğunuzu görün.
Bu hayatta seçimler yaptınız. Birçok seçim... İrili-ufaklı, doğru-yanlış birçok seçim...
Bazen zor olanı seçtiniz. Yapıp yapamayacağınızı, başarıp başaramayacağınızı bilemediniz ama zor olanı seçtiniz. Elbette ki sonunda büyük faydalar, büyük ödül- ler bekliyordunuz.
Bazen de kolay olanı seçtiniz. Kaçtınız. Size zarar vereceğini bile bile, her şey ortadayken, her şey açıkken, kolay olanı tercih ettiniz.
Bazen de siz hiç seçim yapmadınız. Bir seçimin içerisinde dünyaya geldiniz. Sizin adınıza birileri çoktan seçim yapmışlar. Belki acıların, belki çelişkilerin, belki çatışmaların ortasına düştünüz. Ve en acısı da bunu, karşınızdaki sandalyeye oturt- tuğunuz kişi yaptı.
En çok acıyı da o verdi size. Hiç yaşamak istemediğiniz, keşke bunların hiçbirisi olmasaydı, keşke bunların hiçbirini yaşamasaydım dediğiniz olaylar yaşadınız.
Acılar çektiniz. Ve tüm bu acılar, tüm bu çektikleriniz sizin planladığınız hayatla da hiç örtüşmüyor. Hiç ama hiç örtüşmüyor!
Ne güzel hayaller kurmuştunuz.
Ne güzel bir yaşam yaşamayı dilemiştiniz.
Ne güzel beklentileriniz vardı ama olmadı, olmuyor. Ne yaparsan yap olmuyor. Çektiğiniz acılar, çektiğiniz ıstıraplar, yaşadıklarınız sanki kurtulamadığınız bir kafe- sin içeresinde debelenip duruyormuş gibi hissettiriyor.
Şimdi size en çok acı veren o kişinin gözlerinin içine bakın ve söyleyin:
Beni incittin!
Beni kırdın! Benim acılar çekmeme neden oldun.
Beni belki küçük bir kız (erkek) çocuğu iken incittin. (Ne zaman olduysa onu söyleyin.)
Bana zarar verdin.
Benim kendimi kötü hissetmeme neden oldun.
Kendimi çok ama çok incinmiş hissediyorum. En aciz, en zavallı, en sıradan, en korumasız zamanımda beni incittin. Ne yapacağımı ne söyleyeceğimi, nasıl davra- nacağımı bilmediğim bir zaman diliminde...
Duygularıma, kimliğime, kişiliğime zarar verdin.
Sana çok güveniyordum.
Senin hayatımdaki varlığın, bambaşka şeyler ifade ediyordu. Sana o kadar farklı umutlar, o kadar farklı duygular bağlamıştım ki, bir gün hepsinin hayal olaca- ğını, yok olacağını, kağıttan bir ev gibi buruşup yok olacağını düşünmemiştim bile.
Sen benim kahramanımdın. Sen benim her şeyimdin. Yaşamımdaki en önemli
anlam sendin.
Şu anda sanık kürsüsüne seni oturttum ve seninle hesaplaşıyorum. Bana ver- diğin acıları sindirmeye çalışıyorum, seni affetmeye çalışıyorum.
Seni hâlâ nasıl affedeceğimi bilmiyorum. Ama seni affetmek istiyorum çünkü hayatımda daha fazla yer tutmanı istemiyorum.
Bana daha fazla acı vermeni istemiyorum. Çünkü özgürleşmek istiyorum, çün- kü mutlu olmak istiyorum.
Senin yaptıklarından dolayı hâlâ acı duyuyorum.
Bana yaptıklarından dolayı senden nefret ediyorum. (Ne yaptıysa onu yüzüne söyleyin.) Beni terk ettin, beni önemsemedin, beni görmezden geldin, bana saygı duymadın... Daha da önemlisi beni sevmedin! Diğer insanlar sevilirken ben, senin gözlerinin içinde sevgi parçacıklarını aradım.
Senden bütün istediğim bana davranmandı..
Beni incitmene daha fazla izin vermeyeceğim, bana acı çektirmene daha fazla izin vermeyeceğim. (Önünüzdeki yastığa vurmak istiyorsanız vurabilirsiniz.)
Bana ne yaptığını görüyor musun? Yapmak istediğin bu muydu? Bunu mu arzu
ediyordun? Beni bu hale mi getirmek istiyordun? Neler yaptın, neler oldu hayatım- da farkında mısın? Gerçekten farkında mısın?
Seni hiç affetmek istemiyorum ama biliyorum ki, bunun bana hiçbir faydası yok.
Biliyorum ki bazen insanlar birbirlerini incitirler.
Bazen insanlar birbirlerine acı verirler. Neden biliyor musun?
Çünkü onlar da acı çektiler.
Çünkü onlarda incindiler.
Çünkü onlar da aradıklarını bulamadılar.
Çünkü onlar da yetersizdiler.
Çünkü onlar da çaresizdiler.
Çünkü onlar da ne yapacaklarını bilmiyorlardı.
Neden biliyor musun? Çünkü onlar da kabul edilmek istediler ama kabul edil- mediler, sevilmek istediler ama sevemediler, sevmek istediler ama sevilmediler. Onlar da tıpkı senin gibi bilmiyorlardı.
Bütün yükünüzü boşaltın ve onu affettiğinizi söyleyin:
Seni affediyorum. Çünkü sen de benim gibi sevilmek istedin. Seni artık anlıyo- rum ve seni affediyorum.
Çünkü sen de benim gibi kabul edilmek istedin fakat çoğu zaman kabul edil- medin. Sen de benim gibi şefkate ihtiyaç duydun. Birilerinin sana sarılmasını, seni kucaklamasını, senin üstünde bir örtü olmasını istedin ama kimse bunu sana yap- madı. Bu yüzden sen de neyi nasıl yapacağını öğrenemedin.
Seni affediyorum, çünkü sen de tıpkı benim gibi insansın. Yanlışlar yaptın, yan- lışlar yaparak büyümeye çalıştın. Yanlışlar yaparak doğruyu öğreniyorsun. Seçim- ler yaptın ve seçimlerin çoğu zaman yanlıştı.
Tıpkı benim gibi sen de zayıfsın, çaresizsin.
Artık kendime acı vermekten vazgeçiyorum. Kendimi kurban gibi görmekten vazgeçiyorum.
Seni affederek kendimi özgürleştiriyorum.
Seni affederek hayatı seçiyorum.
Seni affederek mutluluğu seçiyorum.
Seni affederek kurtuluşu seçiyorum. Artık sen de ben de özgürüz.
(Karşınızdaki kişi arkasını dönüp gidebilir. Ayaklarınıza da kapanabilir ya da eriyip yok olup gidebilir.)
İçinizde, göğsünüzde, başınızda, bacaklarınızda, kollarınızda büyük bir hafif- leme, rahatlama, inanılmaz hoş bir duygu, hafif bir esinti, güzel bir kuş sesi ya da müzik duyabilirsiniz. Bunların birkaçı ya da hepsi olabilir ama içinizden, sırtınızdan büyük bir yük kalkmış gibi hissedebilirsiniz.
Buna rağmen sırtınızda kocaman bir çuval var. Bu çuvalın içerisinde affetmedi- ğiniz ve yıllarca sırtınızda taşıdığınız diğer insanlar var.
Kimi tanıdığınız, kimi unuttuğunuz ama içten içe kin duymaya devam ettiğiniz, sizi zehirlediğinin farkında dahi olmadığınız...
Bir çuval; kocaman bir çuval... Gülle gibi ağır, kurşun gibi ağır, aba gibi ağır bir
çuval... Şimdi zihninizin o ışıklı noktasından, o çuvalı kaldırıp bir derenin içine atın ve
çuvalın arkasından bakın.
Nasıl hafiflediğinize, nasıl özgürleştiğinize, nasıl rahatladığınıza bakın.
İşte böyle.
Sırtınızdan attığınız bu yükler sayesinde; hayata yeniden doğmuş gibi, sıfırdan başlamış gibi, önünüzdeki güzel hayatı nasıl huzurlu yaşayacağınızı düşünün.
Yaşayacağınız yeni hayatın, sırtınızdaki yüklerden kurtulduğunuz hayatın, nasıl bir hayat olduğunu hayal edin.
En küçük ayrıntılarına kadar görün... Çiçeklerin kokusu, insanlar, doğa, taşlar, evler, ağaçlar, işler her şey sanki yeniden tasarlanmış gibi.
Tüm bakışınız, algılamanız, tepkileriniz sanki yeniden başlatılmış gibi. Format atılmış bir bilgisayar gibi.
Küçük bir çocuğun neşesi, mutluluğu doluyor içinize.
Hep bir şeyler engel olmuştu.
O çocukluğunuzdaki mutluluğunuzu, çocukluğunuzdaki sevincinizi ya da daha genç yaşlardaki o enerjinizi geri getirdi bir şeyler... Ne olduğunu bilmediğiniz, adını
koyamadığınız bir şey...
Şimdi derin bir nefes alıp verin; içinizdeki o derin huzuru, o derin mutluluğu ve güven duygusunu hissedin. Ve onu bedeninize yapıştırın.
Sürekli orada duracak şekilde dizayn edin.
Her olumsuzlukla karşılaştığınızda, onun büyüdüğünü, onun mutluluğunu her yeri kapladığını ve bütün olumsuzlukları yok ettiğini fark edin.
Şimdiye geri gelin.
Sesimin olduğu zamana.
Ve bu zamanda, şimdide sizi mutlu eden her şeyin, zihninizde canlı ve güzel durmasını sağlayarak; şimdiye kadar akıttığınız bütün gözyaşlarına ve sizde oluşan tüm olumsuzluklara son veriyorum.
Şimdiye geri gelin ve istediğiniz zaman gözlerinizi açıp rahatlayın.
Şifa olsun.
Bütün yükünüzü boşaltın ve onu affettiğinizi söyleyin:
Seni affediyorum. Çünkü sen de benim gibi sevilmek istedin. Seni artık anlıyo- rum ve seni affediyorum.
Çünkü sen de benim gibi kabul edilmek istedin fakat çoğu zaman kabul edil- medin. Sen de benim gibi şefkate ihtiyaç duydun. Birilerinin sana sarılmasını, seni kucaklamasını, senin üstünde bir örtü olmasını istedin ama kimse bunu sana yap- madı. Bu yüzden sen de neyi nasıl yapacağını öğrenemedin.
Seni affediyorum, çünkü sen de tıpkı benim gibi insansın. Yanlışlar yaptın, yan- lışlar yaparak büyümeye çalıştın. Yanlışlar yaparak doğruyu öğreniyorsun. Seçim- ler yaptın ve seçimlerin çoğu zaman yanlıştı.
Tıpkı benim gibi sen de zayıfsın, çaresizsin.
Artık kendime acı vermekten vazgeçiyorum. Kendimi kurban gibi görmekten vazgeçiyorum.
Seni affederek kendimi özgürleştiriyorum.
Seni affederek hayatı seçiyorum.
Seni affederek mutluluğu seçiyorum.
Seni affederek kurtuluşu seçiyorum. Artık sen de ben de özgürüz.
(Karşınızdaki kişi arkasını dönüp gidebilir. Ayaklarınıza da kapanabilir ya da eriyip yok olup gidebilir.)
İçinizde, göğsünüzde, başınızda, bacaklarınızda, kollarınızda büyük bir hafif- leme, rahatlama, inanılmaz hoş bir duygu, hafif bir esinti, güzel bir kuş sesi ya da müzik duyabilirsiniz. Bunların birkaçı ya da hepsi olabilir ama içinizden, sırtınızdan büyük bir yük kalkmış gibi hissedebilirsiniz.
Buna rağmen sırtınızda kocaman bir çuval var. Bu çuvalın içerisinde affetmedi- ğiniz ve yıllarca sırtınızda taşıdığınız diğer insanlar var.
Kimi tanıdığınız, kimi unuttuğunuz ama içten içe kin duymaya devam ettiğiniz, sizi zehirlediğinin farkında dahi olmadığınız...
Bir çuval; kocaman bir çuval... Gülle gibi ağır, kurşun gibi ağır, aba gibi ağır bir
çuval... Şimdi zihninizin o ışıklı noktasından, o çuvalı kaldırıp bir derenin içine atın ve
çuvalın arkasından bakın.
Nasıl hafiflediğinize, nasıl özgürleştiğinize, nasıl rahatladığınıza bakın.
İşte böyle.
Sırtınızdan attığınız bu yükler sayesinde; hayata yeniden doğmuş gibi, sıfırdan başlamış gibi, önünüzdeki güzel hayatı nasıl huzurlu yaşayacağınızı düşünün.
Yaşayacağınız yeni hayatın, sırtınızdaki yüklerden kurtulduğunuz hayatın, nasıl bir hayat olduğunu hayal edin.
En küçük ayrıntılarına kadar görün... Çiçeklerin kokusu, insanlar, doğa, taşlar, evler, ağaçlar, işler her şey sanki yeniden tasarlanmış gibi.
Tüm bakışınız, algılamanız, tepkileriniz sanki yeniden başlatılmış gibi. Format atılmış bir bilgisayar gibi.
Küçük bir çocuğun neşesi, mutluluğu doluyor içinize.
Hep bir şeyler engel olmuştu.
O çocukluğunuzdaki mutluluğunuzu, çocukluğunuzdaki sevincinizi ya da daha genç yaşlardaki o enerjinizi geri getirdi bir şeyler... Ne olduğunu bilmediğiniz, adını
koyamadığınız bir şey...
Şimdi derin bir nefes alıp verin; içinizdeki o derin huzuru, o derin mutluluğu ve güven duygusunu hissedin. Ve onu bedeninize yapıştırın.
Sürekli orada duracak şekilde dizayn edin.
Her olumsuzlukla karşılaştığınızda, onun büyüdüğünü, onun mutluluğunu her yeri kapladığını ve bütün olumsuzlukları yok ettiğini fark edin.
Şimdiye geri gelin.
Sesimin olduğu zamana.
Ve bu zamanda, şimdide sizi mutlu eden her şeyin, zihninizde canlı ve güzel durmasını sağlayarak; şimdiye kadar akıttığınız bütün gözyaşlarına ve sizde oluşan tüm olumsuzluklara son veriyorum.
Şimdiye geri gelin ve istediğiniz zaman gözlerinizi açıp rahatlayın.
Şifa olsun.
❤2
#المس_العاشق #خلطة_الرومي (هذا كلام العلماء) مع أننا نسمع من ينكر مسمى المس العاشق ومن ينكر العلاج بخلطة الرومي وبعض الاعشاب ولو عرف المنكر أصل الحكم الشرعي لما أنكر
https://youtu.be/s0PYWiAEnvo
https://www.facebook.com/share/v/1DUoDTee7p/
https://www.instagram.com/p/DJIWXhpuSlj/
https://t.me/ruqyaalhibshi/756
https://x.com/alroqyaacademy/status/1918095146178232800
https://youtu.be/s0PYWiAEnvo
https://www.facebook.com/share/v/1DUoDTee7p/
https://www.instagram.com/p/DJIWXhpuSlj/
https://t.me/ruqyaalhibshi/756
https://x.com/alroqyaacademy/status/1918095146178232800
YouTube
#المس_العاشق #خلطة_الرومي (هذا كلام العلماء)
نسمع من ينكر مسمى المس العاشق ومن ينكر العلاج بخلطة الرومي وبعض الاعشاب ولو عرف المنكر أصل الحكم الشرعي لما أنكر
"Er-Rûmî" Karışımının faydaları ve Âşık Cin Musallatı
💬Soru: Birkaç ay önce evlenen bir genç, evlendikten sonra eşinde âşık cin musallatı bulunduğunu öğrendi. Kadının velisi (babası veya sorumlusu), bu durumu damattan gizlemişti. Damat durumu öğrenip onunla yüzleşince, veli şunu itiraf etti:
"Evet, kızım yaklaşık beş yıldır bu rahatsızlığa sahip. Onu rukye ile tedavi ettirmeye çalışıyorduk fakat bir sonuç alamadık."
Bu durumda kocanın boşanma hakkı var mıdır, yoksa sabredip sevabını Allah'tan mı beklemelidir?
🎙Cevap: Biz deriz ki:
"Allah seni hayırla mükâfatlandırsın. Eğer böyle zayıf ve çaresiz bir kadına yardımcı olursan, bunun sevabını alırsın. Allah da sana bunun karşılığını yazar.
Bu sebeple sabret ve sevabını Allah'tan bekle.
Allah seni bereketlendirsin.
Sen ilim talebesisin. Ona kendin rukye oku; onu başkasına götürme. Sabah akşam üzerine Kur'an oku.
O da Muavvizeteyn'i (Felak ve Nâs sûrelerini) ve bunların dışında rukyede okunan, bilinen ayetleri okumaya devam etsin.
İşte bizim tavsiyemiz budur. Biz sana özellikle tavsiye ediyoruz ki sabret ve sevabını Allah'tan bekle.
Şayet bu musallat sebebiyle eşin çocuk sahibi olamıyorsa, Allah sana ikinci bir evlilik kapısı açabilir.
Bunu söylerken şunu da biliyoruz ki, eşin tedavi sebeplerine sarılma konusunda çok istekli görünmüyor.
Bununla birlikte, eğer onun üzerinde söz sahibiysen ve onu yönlendirebiliyorsan, ona Kur'an oku. Muhtemeldir ki onu bundan alıkoyan şey, musallat olan cin veya şeytandır.
Ona şu hususları tavsiye et:
Farz ibadetleri muhafaza etmek, Sabah ve akşam zikirlerine devam etmek, Kur'an okumayı sürdürmek.
Sana da diyoruz ki:
Allah seni bereketlendirsin. Önünde büyük sevaplar kazanabileceğin bir fırsat vardır. Eşinin yanında ol, ona sahip çık, onu koru ve üzerine Kur'an oku. Umulur ki Allah, onu senin için hayırlı ve bereketli kılar.
Âşık cin musallatı hakkında soru soran kardeşimize şunu tavsiye ediyoruz: Denenmiş ve faydalı olduğu söylenen bir karışım vardır. Araştırırsa buna 'Er-Rûmî Karışımı' denildiğini görecektir.
Bu karışım aktarlar tarafından satılmaktadır. İnşallah bunda bir sakınca yoktur. İçerisinde bazı tuzlar, öğütülmüş bitkiler ve çeşitli yapraklar bulunmaktadır.
Bunlardan biri de nim (neem) yaprağıdır.
Her hâlükârda bu, 'Ey Allah'ın kulları! Tedavi olunuz.' hadisinin kapsamına giren bir tedavi sebebi olarak kullanılabilir."
💬Soru: Birkaç ay önce evlenen bir genç, evlendikten sonra eşinde âşık cin musallatı bulunduğunu öğrendi. Kadının velisi (babası veya sorumlusu), bu durumu damattan gizlemişti. Damat durumu öğrenip onunla yüzleşince, veli şunu itiraf etti:
"Evet, kızım yaklaşık beş yıldır bu rahatsızlığa sahip. Onu rukye ile tedavi ettirmeye çalışıyorduk fakat bir sonuç alamadık."
Bu durumda kocanın boşanma hakkı var mıdır, yoksa sabredip sevabını Allah'tan mı beklemelidir?
🎙Cevap: Biz deriz ki:
"Allah seni hayırla mükâfatlandırsın. Eğer böyle zayıf ve çaresiz bir kadına yardımcı olursan, bunun sevabını alırsın. Allah da sana bunun karşılığını yazar.
Bu sebeple sabret ve sevabını Allah'tan bekle.
Allah seni bereketlendirsin.
Sen ilim talebesisin. Ona kendin rukye oku; onu başkasına götürme. Sabah akşam üzerine Kur'an oku.
O da Muavvizeteyn'i (Felak ve Nâs sûrelerini) ve bunların dışında rukyede okunan, bilinen ayetleri okumaya devam etsin.
İşte bizim tavsiyemiz budur. Biz sana özellikle tavsiye ediyoruz ki sabret ve sevabını Allah'tan bekle.
Şayet bu musallat sebebiyle eşin çocuk sahibi olamıyorsa, Allah sana ikinci bir evlilik kapısı açabilir.
Bunu söylerken şunu da biliyoruz ki, eşin tedavi sebeplerine sarılma konusunda çok istekli görünmüyor.
Bununla birlikte, eğer onun üzerinde söz sahibiysen ve onu yönlendirebiliyorsan, ona Kur'an oku. Muhtemeldir ki onu bundan alıkoyan şey, musallat olan cin veya şeytandır.
Ona şu hususları tavsiye et:
Farz ibadetleri muhafaza etmek, Sabah ve akşam zikirlerine devam etmek, Kur'an okumayı sürdürmek.
Sana da diyoruz ki:
Allah seni bereketlendirsin. Önünde büyük sevaplar kazanabileceğin bir fırsat vardır. Eşinin yanında ol, ona sahip çık, onu koru ve üzerine Kur'an oku. Umulur ki Allah, onu senin için hayırlı ve bereketli kılar.
Âşık cin musallatı hakkında soru soran kardeşimize şunu tavsiye ediyoruz: Denenmiş ve faydalı olduğu söylenen bir karışım vardır. Araştırırsa buna 'Er-Rûmî Karışımı' denildiğini görecektir.
Bu karışım aktarlar tarafından satılmaktadır. İnşallah bunda bir sakınca yoktur. İçerisinde bazı tuzlar, öğütülmüş bitkiler ve çeşitli yapraklar bulunmaktadır.
Bunlardan biri de nim (neem) yaprağıdır.
Her hâlükârda bu, 'Ey Allah'ın kulları! Tedavi olunuz.' hadisinin kapsamına giren bir tedavi sebebi olarak kullanılabilir."
❤2
Forwarded from الشيخ خالد الحبشي قناة الرقية الشرعية
Media is too big
VIEW IN TELEGRAM
جواز ذكر قصص الجان بضوابط جوازها مالم يتعلق بها حكم
İlk öncelikle cok zor zamanlardan geçtim ve bu zor zamanlarımda Allahin bana muammer hocamı denk getirmesiyle oldu. İlk başta güzelce hocama ve hocamda diğer hocalar gibi asla ama asla başından savmadi aynı zamanda psikoterapist olduğunu öğrendim yaşadığım travmalar kaynaklı moralim bozuktu ve Allah Muammer hocamdan razi olsun hem rukye hemde psikoterapi yaparak beni bütün travmalarimla yüzleştirip kabullenmemi sağladı çok pamuk kalpli bir insan onun bana yaptığı hem rukye olsun hemde psikoterapi olsun ben çok mutlu bir insan oldum. ALLAH iyiki böyle bir insanla karşılaştırmış beni Hem büyü vs alanında hemde travmalarimiz kaynaklı yaşadıklarımızda çözüm olabilecek nadide insanlardan Muammer hocam çok merhametli insanlara olan yaklaşımı tavrı çok nazik ve içten Allah ondan binlerce kez razı olsun eğer bir sorununuz olursa mutlaka Muammer hocama danışmanizi şiddetle tavsiye ederim. Şahane bir insan ve işini Allah rızası için yapan nadir insanlardan bir cok kişiye çözüm olmuş Allahin izniyle banada Rabbim böyle bir insana denk getirdi ve şifamı buldum hakkı ödenmez Muammer hocamın iyiki Muammer hocamı tanımışım iyiki Rabbim çıkarmış karşıma
❤2
Forwarded from الشيخ خالد الحبشي قناة الرقية الشرعية
Media is too big
VIEW IN TELEGRAM
#قصة_بن_باز_والجن_البوذي قصص الجان ووقائعهم تقبل من الثقات الصادقين وليس من الكذابين
https://youtu.be/9zPVQP_4IgM
https://www.facebook.com/share/v/1BMEdmoRkH/
https://t.me/ruqyaalhibshi/1034
https://x.com/alroqyaacademy/status/2081433981061374202
https://youtu.be/9zPVQP_4IgM
https://www.facebook.com/share/v/1BMEdmoRkH/
https://t.me/ruqyaalhibshi/1034
https://x.com/alroqyaacademy/status/2081433981061374202
SÜREKLİ 'KARARSIZ' OLMAK NORMAL Mİ?
'Kararsızlık' bir insanın hayatını zorlaştıran ve ayrıca verdiği sözlerden caymasına neden olan bir sorundur.
İslam dini bir mümini iradesi güçlü, güvenilir ve kararlı bir şahsiyet olmaya teşvik eder. Elbette insan bazen tereddüt yaşar, düşünmek için zamana ihtiyaç duyar.
Ancak kararsızlığı sürekli bir alışkanlık hâline getirmek, verilen sözlerden dönmek ve sürekli fikir değiştirmek hem kişinin kendisine hem de çevresine zarar verir. Güven duygusunu zedeler, işleri aksatır ve kişinin hayatında istikrarsızlığa sebep olur.
Allah azz ve celle Saf suresinde şöyle buyurur:
"Ey iman edenler! Niçin yapmayacağınız şeyi söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyi söylemeniz Allah katında büyük bir nefretle karşılanır." (Saff Suresi, 2-3)
Bu ayeti dikkatlice okursak, insanın ağzından çıkan sözün hafife alınmaması gerektiğini göstermektedir. Bir mümin, yapabileceği şeyleri söylemeli, söylediği şeyi de yerine getirmeye gayret etmelidir. Ancak maalesef ki kararsız insanlar verdiği sözlerden emin olamadıkları için kolayca cayabilmekteler.
Başka bir ayette ise Allah Teâlâ şöyle buyurur:
"Verdiğiniz sözü yerine getirin. Çünkü verilen sözden mutlaka sorguya çekileceksiniz." (İsrâ Suresi, 34)
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) de şöyle buyurmuştur:
"Münafığın alâmeti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiği zaman sözünden döner, kendisine emanet edildiğinde hıyanet eder." (Buhârî, Müslim)
Bir insan sözünde durmuyorsa münafıklığın alametlerinden birini üzerinde taşımaktadır. Bunu sürekli alışkanlık hâline getirmiş bir kimse
ciddi derece de ahlâk problemi yaşıyor demektir.
Ancak Kararlı olmak; aceleci olmak demek değildir. Mümin önce istişare eder, araştırır, Allah'tan hayırlısını ister (istihâre yapabilir), kararını verdikten sonra ise gereksiz vesveselere kapılmadan yoluna devam eder.
Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
"Karar verdiğin zaman artık Allah'a tevekkül et. Şüphesiz Allah tevekkül edenleri sever." (Âl-i İmrân Suresi, 159)
Bazı insanların sürekli kararsızlık yaşaması ise psikolojik rahatsızlıklarından kaynaklı olabiliyor. Misal Bipolar bozukluk yaşayan insanlar, Anksiyete yaşayan insanlar sürekli kararsız kalabiliyorlar. Bu durum ise tedavi edilmesi gereken bir sağlık problemidir.
🌿@rukyeterapi
'Kararsızlık' bir insanın hayatını zorlaştıran ve ayrıca verdiği sözlerden caymasına neden olan bir sorundur.
İslam dini bir mümini iradesi güçlü, güvenilir ve kararlı bir şahsiyet olmaya teşvik eder. Elbette insan bazen tereddüt yaşar, düşünmek için zamana ihtiyaç duyar.
Ancak kararsızlığı sürekli bir alışkanlık hâline getirmek, verilen sözlerden dönmek ve sürekli fikir değiştirmek hem kişinin kendisine hem de çevresine zarar verir. Güven duygusunu zedeler, işleri aksatır ve kişinin hayatında istikrarsızlığa sebep olur.
Allah azz ve celle Saf suresinde şöyle buyurur:
"Ey iman edenler! Niçin yapmayacağınız şeyi söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyi söylemeniz Allah katında büyük bir nefretle karşılanır." (Saff Suresi, 2-3)
Bu ayeti dikkatlice okursak, insanın ağzından çıkan sözün hafife alınmaması gerektiğini göstermektedir. Bir mümin, yapabileceği şeyleri söylemeli, söylediği şeyi de yerine getirmeye gayret etmelidir. Ancak maalesef ki kararsız insanlar verdiği sözlerden emin olamadıkları için kolayca cayabilmekteler.
Başka bir ayette ise Allah Teâlâ şöyle buyurur:
"Verdiğiniz sözü yerine getirin. Çünkü verilen sözden mutlaka sorguya çekileceksiniz." (İsrâ Suresi, 34)
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) de şöyle buyurmuştur:
"Münafığın alâmeti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiği zaman sözünden döner, kendisine emanet edildiğinde hıyanet eder." (Buhârî, Müslim)
Bir insan sözünde durmuyorsa münafıklığın alametlerinden birini üzerinde taşımaktadır. Bunu sürekli alışkanlık hâline getirmiş bir kimse
ciddi derece de ahlâk problemi yaşıyor demektir.
Ancak Kararlı olmak; aceleci olmak demek değildir. Mümin önce istişare eder, araştırır, Allah'tan hayırlısını ister (istihâre yapabilir), kararını verdikten sonra ise gereksiz vesveselere kapılmadan yoluna devam eder.
Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
"Karar verdiğin zaman artık Allah'a tevekkül et. Şüphesiz Allah tevekkül edenleri sever." (Âl-i İmrân Suresi, 159)
Bazı insanların sürekli kararsızlık yaşaması ise psikolojik rahatsızlıklarından kaynaklı olabiliyor. Misal Bipolar bozukluk yaşayan insanlar, Anksiyete yaşayan insanlar sürekli kararsız kalabiliyorlar. Bu durum ise tedavi edilmesi gereken bir sağlık problemidir.
🌿@rukyeterapi
❤2
بسم الله يكشف كل سحر
بسم الله يكشف كل سحر
بسم الله يكشف كل سحر
بسم الله يفضح كل مس
بسم الله يفضح كل مس
بسم الله يفضح كل مس
بسم الله تبطل كل عين
بسم الله تبطل كل عين
بسم الله تبطل كل عين
بسم يبطل كل عين وحسد
بسم الله يبطل كل عين وحسد
بسم الله يبطل كل عين وحسد
بسم الله تبطل كل عين وحسد سببت مس
بسم الله تبطل كل عين وحسد سببت مس
بسم تبطل كل عين وحسد سببت مس
بسم الله يخرج كل مس من العين والحسد بسم الله يخرج كل مس من العيون
بسم الله يخرج كل مس من العيون
بسم الله يبطل كل سحر سكن الأجساد
بسم الله يبطل كل سحر خارج الأجساد
بسم الله يبطل كل سحر عقد بالأجساد
بسم الله يبطل كل سحر صنعوه
بسم الله يبطل كل سحر عقدوه
بسم الله يبطل كل سحر ربطوه
بسم الله يبطل كل سحر رصدوه
بسم الله يبطل كل سحر طلسموه
بسم الله يبطل كل سحر عاهدوه
بسم الله يبطل كل سحر سلطوه
بسم الله يبطل كل سحر بخروه
بسم الله يبطل كل سحر نجسوه
بسم الله يبطل كل سحر قيدوه
بسم الله يبطل كل سحر قفلوه
بسم الله يبطل كل سحر سلسلوه
بسم الله يبطل سحر حصنوه
بسم الله يبطل كل سحر درعوه
بسم يبطل كل سحر مأكول
بسم الله يبطل كل سحر مأكول
بسم الله يبطل كل سحر مأكول بسم الله يبطل كل سحر مأكول
بسم الله يبطل كل سحر مأكول
بسم الله يبطل كل سحر مأكول
بسم الله يبطل كل سحر مأكول
بسم تفجر حصون ودروع وعقد بالبطن للسحر المأكول 7 مرات
بسم تدمر حصون ودروع وعقد و سلاسل وأقفال للسحر المأكول بالبطن 7
يبطل بإذن الله يخرج بأمر الله يبطل بإذن الله يخرج بقوة الله يبطل بقدرة الله يخرج بسطوة الله
الله أكبر بسم الله يبطل ويخرج بقهر الله
الله أكبر بسم الله يبطل ويخرج بجبروت الله
الله أكبر بسم الله يبطل ويخرج بلطف الله
بسم الله يبطل كل سحر مشروب
بسم الله يبطل كل سحر مشروب
بسم الله يبطل كل سحر مشروب
بسم الله يبطل كل سحر مشروب
بسم الله يبطل كل سحر مشروب
بسم الله يبطل كل سحر مشروب
بسم الله يبطل كل سحر مشروب
بسم الله تفك عقد وحصون ودروع للسحر المشروب بالبطن 7 مرات
بسم الله تدمر عقد وحصون كثيرة ودروع و سلاسل واقفال للسحر المشروب بالبطن 7 مرات
بسم الله يبطل كل سحر مشروب صعد الرأس
بسم الله يبطل كل سحر مشروب سكن البطن
بسم الله يبطل كل سحر مشروب سكن القولون
بسم الله يبطل بأمر الله بسم الله يخرج بقوة الله بسم يخرج بقدرة الله بسم الله يخرج بقهر الله
بسم الله تفك عقد وحصون ودروع و سلاسل وأقفال لخادم السحر المشروب 7
بسم الله يبطل السحر المشروب ويخرج خادمه 7
بسم الله يبطل بسم يبطل بسم الله يبطل كل سحر مشروب بالدم والنجاسات
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش بالأعتاب والبيوت والغرف 7
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش بغرفة النوم
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش بالمطبخ
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش بالحمام
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش على الفراش
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش بالملابس
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش بالعطور
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش على الصور
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش على القبور
بسم يبطل كل سحر مرشوش على الأشجار
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش بخزانات المياه
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش على مواد السحر
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش للتفريق
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش للعقم
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش للخسارة
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش لفساد الحال بسم الله يبطل كل سحر مرشوش لوقف الحال
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش للتحقير
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش للإفلاس
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش لمنع السفر
بسم الله تدمر عقده وحصونه بالأجساد
بسم الله تدمر سلاسله وأقفاله بالأجساد
بسم الله يبطل تأثيره على الأقدام
بسم الله يبطل تأثيره علي الركبتين
بسم الله يبطل تأثيره على الفخذين
بسم الله يبطل تأثيره على العورات
بسم الله يبطل تأثيره على البطن
بسم الله يبطل تأثيره على الصدر
بسم الله يبطل تأثيره على القلب
بسم الله يبطل تأثيره على الرقبة
بسم الله يبطل تأثيره على الرأس
الله أكبر بسم الله يبطل كل سحر رشوه بسم الله يبطل كل سحر رشوه الله أكبر يبطل كل سحر رشوه
يبطل بإذن الله يبطل بأمر الله يبطل بقوة الله يبطل ويخرج خادمه بأمر الله يبطل ويطرد خادمه بقهر الله يبطل ويصعق ساحره بسلطان الله
بسم الله يبطل يبطل كل سحر مدفون
بسم الله يبطل كل سحر مدفون
بسم الله يبطل كل سحر مدفون
بسم الله يبطل كل سحر مدفون
بسم الله يبطل كل سحر مدفون
بسم الله يبطل كل سحر مدفون
بسم الله يبطل كل سحر مدفون
بسم الله يبطل كل سحر مدفون
بسم الله والله اكبر تفتح عقد وحصون ودروع و سلاسل واقفال لكل سحر دفنوه 7 مرات
بسم الله تفك عقد السحر المدفون داخل الجسد وخارجه
بسم الله تفك عقد السحر المدفون داخل البيت وخارجه
بسم تفك عقد دقفال خادم السحر وحارسه7
بسم الله يبطل سحر خادم السحر بالأجساد بسم الله يفك ربطه بسم الله تفك عقده
بسم الله يكشف كل سحر
بسم الله يكشف كل سحر
بسم الله يفضح كل مس
بسم الله يفضح كل مس
بسم الله يفضح كل مس
بسم الله تبطل كل عين
بسم الله تبطل كل عين
بسم الله تبطل كل عين
بسم يبطل كل عين وحسد
بسم الله يبطل كل عين وحسد
بسم الله يبطل كل عين وحسد
بسم الله تبطل كل عين وحسد سببت مس
بسم الله تبطل كل عين وحسد سببت مس
بسم تبطل كل عين وحسد سببت مس
بسم الله يخرج كل مس من العين والحسد بسم الله يخرج كل مس من العيون
بسم الله يخرج كل مس من العيون
بسم الله يبطل كل سحر سكن الأجساد
بسم الله يبطل كل سحر خارج الأجساد
بسم الله يبطل كل سحر عقد بالأجساد
بسم الله يبطل كل سحر صنعوه
بسم الله يبطل كل سحر عقدوه
بسم الله يبطل كل سحر ربطوه
بسم الله يبطل كل سحر رصدوه
بسم الله يبطل كل سحر طلسموه
بسم الله يبطل كل سحر عاهدوه
بسم الله يبطل كل سحر سلطوه
بسم الله يبطل كل سحر بخروه
بسم الله يبطل كل سحر نجسوه
بسم الله يبطل كل سحر قيدوه
بسم الله يبطل كل سحر قفلوه
بسم الله يبطل كل سحر سلسلوه
بسم الله يبطل سحر حصنوه
بسم الله يبطل كل سحر درعوه
بسم يبطل كل سحر مأكول
بسم الله يبطل كل سحر مأكول
بسم الله يبطل كل سحر مأكول بسم الله يبطل كل سحر مأكول
بسم الله يبطل كل سحر مأكول
بسم الله يبطل كل سحر مأكول
بسم الله يبطل كل سحر مأكول
بسم تفجر حصون ودروع وعقد بالبطن للسحر المأكول 7 مرات
بسم تدمر حصون ودروع وعقد و سلاسل وأقفال للسحر المأكول بالبطن 7
يبطل بإذن الله يخرج بأمر الله يبطل بإذن الله يخرج بقوة الله يبطل بقدرة الله يخرج بسطوة الله
الله أكبر بسم الله يبطل ويخرج بقهر الله
الله أكبر بسم الله يبطل ويخرج بجبروت الله
الله أكبر بسم الله يبطل ويخرج بلطف الله
بسم الله يبطل كل سحر مشروب
بسم الله يبطل كل سحر مشروب
بسم الله يبطل كل سحر مشروب
بسم الله يبطل كل سحر مشروب
بسم الله يبطل كل سحر مشروب
بسم الله يبطل كل سحر مشروب
بسم الله يبطل كل سحر مشروب
بسم الله تفك عقد وحصون ودروع للسحر المشروب بالبطن 7 مرات
بسم الله تدمر عقد وحصون كثيرة ودروع و سلاسل واقفال للسحر المشروب بالبطن 7 مرات
بسم الله يبطل كل سحر مشروب صعد الرأس
بسم الله يبطل كل سحر مشروب سكن البطن
بسم الله يبطل كل سحر مشروب سكن القولون
بسم الله يبطل بأمر الله بسم الله يخرج بقوة الله بسم يخرج بقدرة الله بسم الله يخرج بقهر الله
بسم الله تفك عقد وحصون ودروع و سلاسل وأقفال لخادم السحر المشروب 7
بسم الله يبطل السحر المشروب ويخرج خادمه 7
بسم الله يبطل بسم يبطل بسم الله يبطل كل سحر مشروب بالدم والنجاسات
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش بالأعتاب والبيوت والغرف 7
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش بغرفة النوم
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش بالمطبخ
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش بالحمام
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش على الفراش
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش بالملابس
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش بالعطور
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش على الصور
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش على القبور
بسم يبطل كل سحر مرشوش على الأشجار
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش بخزانات المياه
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش على مواد السحر
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش للتفريق
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش للعقم
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش للخسارة
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش لفساد الحال بسم الله يبطل كل سحر مرشوش لوقف الحال
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش للتحقير
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش للإفلاس
بسم الله يبطل كل سحر مرشوش لمنع السفر
بسم الله تدمر عقده وحصونه بالأجساد
بسم الله تدمر سلاسله وأقفاله بالأجساد
بسم الله يبطل تأثيره على الأقدام
بسم الله يبطل تأثيره علي الركبتين
بسم الله يبطل تأثيره على الفخذين
بسم الله يبطل تأثيره على العورات
بسم الله يبطل تأثيره على البطن
بسم الله يبطل تأثيره على الصدر
بسم الله يبطل تأثيره على القلب
بسم الله يبطل تأثيره على الرقبة
بسم الله يبطل تأثيره على الرأس
الله أكبر بسم الله يبطل كل سحر رشوه بسم الله يبطل كل سحر رشوه الله أكبر يبطل كل سحر رشوه
يبطل بإذن الله يبطل بأمر الله يبطل بقوة الله يبطل ويخرج خادمه بأمر الله يبطل ويطرد خادمه بقهر الله يبطل ويصعق ساحره بسلطان الله
بسم الله يبطل يبطل كل سحر مدفون
بسم الله يبطل كل سحر مدفون
بسم الله يبطل كل سحر مدفون
بسم الله يبطل كل سحر مدفون
بسم الله يبطل كل سحر مدفون
بسم الله يبطل كل سحر مدفون
بسم الله يبطل كل سحر مدفون
بسم الله يبطل كل سحر مدفون
بسم الله والله اكبر تفتح عقد وحصون ودروع و سلاسل واقفال لكل سحر دفنوه 7 مرات
بسم الله تفك عقد السحر المدفون داخل الجسد وخارجه
بسم الله تفك عقد السحر المدفون داخل البيت وخارجه
بسم تفك عقد دقفال خادم السحر وحارسه7
بسم الله يبطل سحر خادم السحر بالأجساد بسم الله يفك ربطه بسم الله تفك عقده
❤2
Şer'i Rukye ve Psikoterapist🩺🍃 الرقية الشرعية و العلاج النفسي
بسم الله يكشف كل سحر بسم الله يكشف كل سحر بسم الله يكشف كل سحر بسم الله يفضح كل مس بسم الله يفضح كل مس بسم الله يفضح كل مس بسم الله تبطل كل عين بسم الله تبطل كل عين بسم الله تبطل كل عين بسم يبطل كل عين وحسد بسم الله يبطل كل عين وحسد بسم الله يبطل كل عين وحسد…
Allah'ın adıyla her türlü sihir ortaya çıkar. (3 defa)
Allah'ın adıyla her türlü cin musallatı ortaya dökülür. (3 defa)
Allah'ın adıyla her türlü nazar bozulur. (3 defa)
Allah'ın adıyla her türlü nazar ve haset bozulur. (3 defa)
Allah'ın adıyla cin musallatına sebep olan her türlü nazar ve haset bozulur. (3 defa)
Allah'ın adıyla nazar ve hasetten kaynaklanan her türlü cin musallatı çıkarılır.
Allah'ın adıyla gözlerden (nazarlardan) kaynaklanan her türlü cin musallatı çıkarılır. (2 defa)
Allah'ın adıyla bedenlere yerleşmiş her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla bedenlerin dışında bulunan her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla bedenlere düğümlenmiş her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla onların yaptıkları her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla düğümledikleri her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla bağladıkları her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla gözetleyip hazırladıkları her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla tılsımladıkları her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla üzerine ahit yaptıkları her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla musallat ettikleri her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla tütsüledikleri her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla necis kıldıkları her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, kilitledikleri her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, zincirledikleri her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, koruma altına aldıkları her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, kalkanlarla güçlendirdikleri her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, yenilmiş (yedirilmiş) her türlü sihir bozulur. (Tekrar edilmektedir.)
Allah'ın adıyla, karındaki yenilmiş sihrin bütün korumaları, kalkanları ve düğümleri parçalanır. (7 defa)
Allah'ın adıyla, karındaki yenilmiş sihrin bütün korumaları, kalkanları, düğümleri, zincirleri ve kilitleri yok edilir. (7 defa)
Allah'ın izniyle bozulur.
Allah'ın emriyle çıkar.
Allah'ın izniyle bozulur.
Allah'ın kuvvetiyle çıkar.
Allah'ın kudretiyle bozulur.
Allah'ın ezici kudretiyle çıkar.
Allahu Ekber! Allah'ın adıyla bozulur ve Allah'ın kahredici kudretiyle çıkar.
Allahu Ekber! Allah'ın adıyla bozulur ve Allah'ın mutlak kudretiyle çıkar.
Allahu Ekber! Allah'ın adıyla bozulur ve Allah'ın lütfuyla çıkar.
Allah'ın adıyla, içirilmiş her türlü sihir bozulur. (Tekrar edilmektedir.)
Allah'ın adıyla, karındaki içirilmiş sihrin bütün düğümleri, korumaları ve kalkanları çözülür. (7 defa)
Allah'ın adıyla, karındaki içirilmiş sihrin çok sayıdaki düğümleri, korumaları, kalkanları, zincirleri ve kilitleri yok edilir. (7 defa)
Allah'ın adıyla, başa yükselmiş her türlü içirilmiş sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, karına yerleşmiş her türlü içirilmiş sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, kalın bağırsağa yerleşmiş her türlü içirilmiş sihir bozulur.
Allah'ın adıyla bozulur.
Allah'ın emriyle bozulur.
Allah'ın kuvvetiyle çıkar.
Allah'ın kudretiyle çıkar.
Allah'ın kahredici kudretiyle çıkar.
Allah'ın adıyla, içirilmiş sihrin hizmetkârı olan cinin bütün düğümleri, korumaları, kalkanları, zincirleri ve kilitleri çözülür. (7 defa)
Allah'ın adıyla, içirilmiş sihir bozulur ve ona hizmet eden cin çıkar. (7 defa)
Allah'ın adıyla bozulur.
Allah'ın adıyla bozulur.
Allah'ın adıyla, kana ve necasetlere bağlanmış her türlü içirilmiş sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, kapı eşiklerine, evlere ve odalara serpilmiş her türlü sihir bozulur. (7 defa)
Allah'ın adıyla, yatak odasına serpilmiş her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, mutfağa serpilmiş her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, banyoya serpilmiş her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, yatağın üzerine serpilmiş her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, elbiselere serpilmiş her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, parfümlere serpilmiş her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, resimlerin üzerine serpilmiş her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, kabirlerin üzerine serpilmiş her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, ağaçların üzerine serpilmiş her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, su depolarına serpilmiş her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla her türlü cin musallatı ortaya dökülür. (3 defa)
Allah'ın adıyla her türlü nazar bozulur. (3 defa)
Allah'ın adıyla her türlü nazar ve haset bozulur. (3 defa)
Allah'ın adıyla cin musallatına sebep olan her türlü nazar ve haset bozulur. (3 defa)
Allah'ın adıyla nazar ve hasetten kaynaklanan her türlü cin musallatı çıkarılır.
Allah'ın adıyla gözlerden (nazarlardan) kaynaklanan her türlü cin musallatı çıkarılır. (2 defa)
Allah'ın adıyla bedenlere yerleşmiş her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla bedenlerin dışında bulunan her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla bedenlere düğümlenmiş her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla onların yaptıkları her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla düğümledikleri her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla bağladıkları her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla gözetleyip hazırladıkları her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla tılsımladıkları her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla üzerine ahit yaptıkları her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla musallat ettikleri her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla tütsüledikleri her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla necis kıldıkları her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, kilitledikleri her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, zincirledikleri her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, koruma altına aldıkları her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, kalkanlarla güçlendirdikleri her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, yenilmiş (yedirilmiş) her türlü sihir bozulur. (Tekrar edilmektedir.)
Allah'ın adıyla, karındaki yenilmiş sihrin bütün korumaları, kalkanları ve düğümleri parçalanır. (7 defa)
Allah'ın adıyla, karındaki yenilmiş sihrin bütün korumaları, kalkanları, düğümleri, zincirleri ve kilitleri yok edilir. (7 defa)
Allah'ın izniyle bozulur.
Allah'ın emriyle çıkar.
Allah'ın izniyle bozulur.
Allah'ın kuvvetiyle çıkar.
Allah'ın kudretiyle bozulur.
Allah'ın ezici kudretiyle çıkar.
Allahu Ekber! Allah'ın adıyla bozulur ve Allah'ın kahredici kudretiyle çıkar.
Allahu Ekber! Allah'ın adıyla bozulur ve Allah'ın mutlak kudretiyle çıkar.
Allahu Ekber! Allah'ın adıyla bozulur ve Allah'ın lütfuyla çıkar.
Allah'ın adıyla, içirilmiş her türlü sihir bozulur. (Tekrar edilmektedir.)
Allah'ın adıyla, karındaki içirilmiş sihrin bütün düğümleri, korumaları ve kalkanları çözülür. (7 defa)
Allah'ın adıyla, karındaki içirilmiş sihrin çok sayıdaki düğümleri, korumaları, kalkanları, zincirleri ve kilitleri yok edilir. (7 defa)
Allah'ın adıyla, başa yükselmiş her türlü içirilmiş sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, karına yerleşmiş her türlü içirilmiş sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, kalın bağırsağa yerleşmiş her türlü içirilmiş sihir bozulur.
Allah'ın adıyla bozulur.
Allah'ın emriyle bozulur.
Allah'ın kuvvetiyle çıkar.
Allah'ın kudretiyle çıkar.
Allah'ın kahredici kudretiyle çıkar.
Allah'ın adıyla, içirilmiş sihrin hizmetkârı olan cinin bütün düğümleri, korumaları, kalkanları, zincirleri ve kilitleri çözülür. (7 defa)
Allah'ın adıyla, içirilmiş sihir bozulur ve ona hizmet eden cin çıkar. (7 defa)
Allah'ın adıyla bozulur.
Allah'ın adıyla bozulur.
Allah'ın adıyla, kana ve necasetlere bağlanmış her türlü içirilmiş sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, kapı eşiklerine, evlere ve odalara serpilmiş her türlü sihir bozulur. (7 defa)
Allah'ın adıyla, yatak odasına serpilmiş her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, mutfağa serpilmiş her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, banyoya serpilmiş her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, yatağın üzerine serpilmiş her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, elbiselere serpilmiş her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, parfümlere serpilmiş her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, resimlerin üzerine serpilmiş her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, kabirlerin üzerine serpilmiş her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, ağaçların üzerine serpilmiş her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, su depolarına serpilmiş her türlü sihir bozulur.
❤2
Şer'i Rukye ve Psikoterapist🩺🍃 الرقية الشرعية و العلاج النفسي
بسم الله يكشف كل سحر بسم الله يكشف كل سحر بسم الله يكشف كل سحر بسم الله يفضح كل مس بسم الله يفضح كل مس بسم الله يفضح كل مس بسم الله تبطل كل عين بسم الله تبطل كل عين بسم الله تبطل كل عين بسم يبطل كل عين وحسد بسم الله يبطل كل عين وحسد بسم الله يبطل كل عين وحسد…
Allah'ın adıyla, sihir malzemelerinin üzerine serpilmiş her türlü sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, eşlerin arasını ayırmak için yapılan her türlü serpilmiş sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, kısırlık için yapılan her türlü serpilmiş sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, zarar ve maddî kayıp vermek için yapılan her türlü serpilmiş sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, kişinin hâlini bozmak için yapılan her türlü serpilmiş sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, işlerini durdurmak için yapılan her türlü serpilmiş sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, küçük düşürmek için yapılan her türlü serpilmiş sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, iflasa sürüklemek için yapılan her türlü serpilmiş sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, yolculuğu engellemek için yapılan her türlü serpilmiş sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, onun bedenlerdeki düğümleri ve korumaları yok edilir.
Allah'ın adıyla, bedenlerdeki zincirleri ve kilitleri yok edilir.
Allah'ın adıyla, ayaklar üzerindeki etkisi bozulur.
Allah'ın adıyla, dizler üzerindeki etkisi bozulur.
Allah'ın adıyla, uyluklar üzerindeki etkisi bozulur.
Allah'ın adıyla, avret bölgeleri üzerindeki etkisi bozulur.
Allah'ın adıyla, karın üzerindeki etkisi bozulur.
Allah'ın adıyla, göğüs üzerindeki etkisi bozulur.
Allah'ın adıyla, kalp üzerindeki etkisi bozulur.
Allah'ın adıyla, boyun üzerindeki etkisi bozulur.
Allah'ın adıyla, baş üzerindeki etkisi bozulur.
Allahu Ekber! Allah'ın adıyla serpilmiş her türlü sihir bozulur. (Tekrar edilmektedir.)
Allah'ın izniyle bozulur.
Allah'ın emriyle bozulur.
Allah'ın kuvvetiyle bozulur.
Hizmetkârı Allah'ın emriyle çıkar.
Hizmetkârı Allah'ın kahredici kudretiyle kovulur.
Sihirbazı Allah'ın hükümranlığıyla sarsılır.
Allah'ın adıyla, gömülmüş her türlü sihir bozulur. (Tekrar edilmektedir.)
Allah'ın adıyla ve Allahu Ekber! Gömülen her türlü sihrin düğümleri, korumaları, kalkanları, zincirleri ve kilitleri açılır. (7 defa)
Allah'ın adıyla, bedenin içinde ve dışında gömülü sihrin düğümleri çözülür.
Allah'ın adıyla, evin içinde ve dışında gömülü sihrin düğümleri çözülür.
Allah'ın adıyla, sihir hizmetkârının ve bekçisinin düğümleri ile kilitleri çözülür. (7 defa)
Allah'ın adıyla, sihir hizmetkârının bedenlerdeki sihri bozulur.
Allah'ın adıyla, onun bağları çözülür.
Allah'ın adıyla, düğümleri çözülür.
🌿@rukyeterapi
Allah'ın adıyla, eşlerin arasını ayırmak için yapılan her türlü serpilmiş sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, kısırlık için yapılan her türlü serpilmiş sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, zarar ve maddî kayıp vermek için yapılan her türlü serpilmiş sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, kişinin hâlini bozmak için yapılan her türlü serpilmiş sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, işlerini durdurmak için yapılan her türlü serpilmiş sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, küçük düşürmek için yapılan her türlü serpilmiş sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, iflasa sürüklemek için yapılan her türlü serpilmiş sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, yolculuğu engellemek için yapılan her türlü serpilmiş sihir bozulur.
Allah'ın adıyla, onun bedenlerdeki düğümleri ve korumaları yok edilir.
Allah'ın adıyla, bedenlerdeki zincirleri ve kilitleri yok edilir.
Allah'ın adıyla, ayaklar üzerindeki etkisi bozulur.
Allah'ın adıyla, dizler üzerindeki etkisi bozulur.
Allah'ın adıyla, uyluklar üzerindeki etkisi bozulur.
Allah'ın adıyla, avret bölgeleri üzerindeki etkisi bozulur.
Allah'ın adıyla, karın üzerindeki etkisi bozulur.
Allah'ın adıyla, göğüs üzerindeki etkisi bozulur.
Allah'ın adıyla, kalp üzerindeki etkisi bozulur.
Allah'ın adıyla, boyun üzerindeki etkisi bozulur.
Allah'ın adıyla, baş üzerindeki etkisi bozulur.
Allahu Ekber! Allah'ın adıyla serpilmiş her türlü sihir bozulur. (Tekrar edilmektedir.)
Allah'ın izniyle bozulur.
Allah'ın emriyle bozulur.
Allah'ın kuvvetiyle bozulur.
Hizmetkârı Allah'ın emriyle çıkar.
Hizmetkârı Allah'ın kahredici kudretiyle kovulur.
Sihirbazı Allah'ın hükümranlığıyla sarsılır.
Allah'ın adıyla, gömülmüş her türlü sihir bozulur. (Tekrar edilmektedir.)
Allah'ın adıyla ve Allahu Ekber! Gömülen her türlü sihrin düğümleri, korumaları, kalkanları, zincirleri ve kilitleri açılır. (7 defa)
Allah'ın adıyla, bedenin içinde ve dışında gömülü sihrin düğümleri çözülür.
Allah'ın adıyla, evin içinde ve dışında gömülü sihrin düğümleri çözülür.
Allah'ın adıyla, sihir hizmetkârının ve bekçisinin düğümleri ile kilitleri çözülür. (7 defa)
Allah'ın adıyla, sihir hizmetkârının bedenlerdeki sihri bozulur.
Allah'ın adıyla, onun bağları çözülür.
Allah'ın adıyla, düğümleri çözülür.
🌿@rukyeterapi
❤4
Sınanmadığınız imtihanlar hakkında kibirli bir şekilde konuşmayın....
❤4