CİNLERİN YERLEŞİMLERİ:
Cinlerin bizlere göre cok basit yaşamları vardır, onlar doğayı bozup her yerde yerleşim yapmazlar,
kendi evlerini veya apartmanlarını yapmazlar, onların hayat şartlarına uygun yerleri ararlar ve
seçerler.
Cinler kendi yemeklerini pişiremezler ve saklayamazlar, yemekleri kemik, artıklar ve dıçkılar ile
yaşarlar, bu nedenden yapacak çok şeyleri yoktur.
Bazıları aile kurarlar, bazıları kendilerini ibaadete adarlar, bazılarıda zamanlarını savaş halinde
geçirir.
Cin insan içine girdiğinde orada kendisini ağırlar ve yaşar, evlerini ve yiyeceklerini dışarıda
arayacaklarına, insanların içinde saklı halde hem yerler hem yaşarlar ve bu onlar için yeterlidir.
Cinler insanların içine yerleşim yapabilmeleri için bir açıklık bulmaları lazım, buda yine Göz,
Büyü/sihir, ve cinerden oluşur.
Cinlerin vucudumuza girebilmelerini bir başka yöntemleri ise kızgın anlarımızda, acılı anlarımızda ve
üzgün anlarımızda meydana gelir.
Vücudumuzda bu anlarda sıcaklıklar oluşur ve onların içimize girebilmelerini sağlar.
Buyüzden kişi hayatında bu tür olaylar yaşıyorsa, ev arayan cinlerin dikkatini çeker ve o kişinin içine
yerleşmesi yüksek olanakda gerçekleşir.
Artık o kişinin namazı ve ibaadetide ona yardımcı olacağgının garantisi olmaz ve ancak tedavi
görmesi gerekir.
Bu vucudumuzdaki bir yaranın oluşması ve o yaranın mikrop kapmasına benzer.
Yara başından temiz tutulup bakımı yapılırsa sorun yaşamaz, ama mikrop kaparsa sorun yaşar ve
artık tedavi görmesi gerekir, tedavi edilmez ise, ozaman yara büyür ve kangren olur ve kesilir veya
kişinin ölümü ile sonuçlanır.
İnsanların Cinlerden korunması için, ibaadetimizi tam yapmalı, namazımızı eksiksiz ve vaktinde
kılmalı dualarımızı ve zikirlerimizi devamlı yapmalı ve heryerde herzaman ne yaparsak yapalım
besmele ile yapmalıyız.
Cinler bazen vucudumuzdadırlar ve onuları hisetmeyiz, sadece o bölgede bir ağırlık hisederiz,
bu durumda cin kendi hislerini bize aktarmak ve bizim ile birlikte olmak istediğinde bizlere
kendi hislerini aktarır, bu hisler korku, sevinç, deprasyon, sinir, istek ve isteksizlik gibi hislerdir,
sonrada kendini gösterebilir.
Sizi dinne karşı gelmenizi, ibaadetinizden uzak durmanızı ve kendi karekterine bürünmenizi onun
isteklerini yapmanız için zorlayabilir.
Bazen insanlar, cinler ile ilişkiyi kabul edebilir onları istedikleri zaman çagırıp gönderebilirler.
Bazende vucutda birden fazla cin bulunabilir, ikiside kişi ile ilişkide olabilir, ve cinler aralarında
kavga edinceye kadar, çünkü sevdiklerini paylaşmazlar, bu durumda ikisindenden biri kaybeder ve
ötekisi aradan çekilir veya kişinin içinde yaşaması izin verilir.
Cin başka nedenlerdende musallat olabilir.
Mesela; kişi dinine ve ibaadetine bağlı ise, Hiç birzaman melek olmayan Şeytan, ona başka cinler
gönderebilir, o kişiye vesvese, küfür, ve ibaatedinden uzaklaştırmaya çalışacaktır.
Cinlerin içinde iyilik varsa kendileri pasif ve nurhani gibidirler, içlerinde fesatlık ve kötülük var ise,
karanlık ve siyahisim görünürler.
Tıpkı İblisin/şeytanın ALLAH CC'ya karşı gelmeden önceki nurhani görünümü gibiki .
ALLAH CC onu meleklerin arasına almıştı. Ama iblis/şeytan ALLAH CC'ya karşı gelince meleklerin
arasından atıldı ve yüzü karardı, Cinlerden olduğu için onun gibi kötü cinlerin başına verildi,
cenneten atıldı ve onun tüm ümeeti onun gibi çirkin ve şeytani oldular.
Cinlerin bizlere göre cok basit yaşamları vardır, onlar doğayı bozup her yerde yerleşim yapmazlar,
kendi evlerini veya apartmanlarını yapmazlar, onların hayat şartlarına uygun yerleri ararlar ve
seçerler.
Cinler kendi yemeklerini pişiremezler ve saklayamazlar, yemekleri kemik, artıklar ve dıçkılar ile
yaşarlar, bu nedenden yapacak çok şeyleri yoktur.
Bazıları aile kurarlar, bazıları kendilerini ibaadete adarlar, bazılarıda zamanlarını savaş halinde
geçirir.
Cin insan içine girdiğinde orada kendisini ağırlar ve yaşar, evlerini ve yiyeceklerini dışarıda
arayacaklarına, insanların içinde saklı halde hem yerler hem yaşarlar ve bu onlar için yeterlidir.
Cinler insanların içine yerleşim yapabilmeleri için bir açıklık bulmaları lazım, buda yine Göz,
Büyü/sihir, ve cinerden oluşur.
Cinlerin vucudumuza girebilmelerini bir başka yöntemleri ise kızgın anlarımızda, acılı anlarımızda ve
üzgün anlarımızda meydana gelir.
Vücudumuzda bu anlarda sıcaklıklar oluşur ve onların içimize girebilmelerini sağlar.
Buyüzden kişi hayatında bu tür olaylar yaşıyorsa, ev arayan cinlerin dikkatini çeker ve o kişinin içine
yerleşmesi yüksek olanakda gerçekleşir.
Artık o kişinin namazı ve ibaadetide ona yardımcı olacağgının garantisi olmaz ve ancak tedavi
görmesi gerekir.
Bu vucudumuzdaki bir yaranın oluşması ve o yaranın mikrop kapmasına benzer.
Yara başından temiz tutulup bakımı yapılırsa sorun yaşamaz, ama mikrop kaparsa sorun yaşar ve
artık tedavi görmesi gerekir, tedavi edilmez ise, ozaman yara büyür ve kangren olur ve kesilir veya
kişinin ölümü ile sonuçlanır.
İnsanların Cinlerden korunması için, ibaadetimizi tam yapmalı, namazımızı eksiksiz ve vaktinde
kılmalı dualarımızı ve zikirlerimizi devamlı yapmalı ve heryerde herzaman ne yaparsak yapalım
besmele ile yapmalıyız.
Cinler bazen vucudumuzdadırlar ve onuları hisetmeyiz, sadece o bölgede bir ağırlık hisederiz,
bu durumda cin kendi hislerini bize aktarmak ve bizim ile birlikte olmak istediğinde bizlere
kendi hislerini aktarır, bu hisler korku, sevinç, deprasyon, sinir, istek ve isteksizlik gibi hislerdir,
sonrada kendini gösterebilir.
Sizi dinne karşı gelmenizi, ibaadetinizden uzak durmanızı ve kendi karekterine bürünmenizi onun
isteklerini yapmanız için zorlayabilir.
Bazen insanlar, cinler ile ilişkiyi kabul edebilir onları istedikleri zaman çagırıp gönderebilirler.
Bazende vucutda birden fazla cin bulunabilir, ikiside kişi ile ilişkide olabilir, ve cinler aralarında
kavga edinceye kadar, çünkü sevdiklerini paylaşmazlar, bu durumda ikisindenden biri kaybeder ve
ötekisi aradan çekilir veya kişinin içinde yaşaması izin verilir.
Cin başka nedenlerdende musallat olabilir.
Mesela; kişi dinine ve ibaadetine bağlı ise, Hiç birzaman melek olmayan Şeytan, ona başka cinler
gönderebilir, o kişiye vesvese, küfür, ve ibaatedinden uzaklaştırmaya çalışacaktır.
Cinlerin içinde iyilik varsa kendileri pasif ve nurhani gibidirler, içlerinde fesatlık ve kötülük var ise,
karanlık ve siyahisim görünürler.
Tıpkı İblisin/şeytanın ALLAH CC'ya karşı gelmeden önceki nurhani görünümü gibiki .
ALLAH CC onu meleklerin arasına almıştı. Ama iblis/şeytan ALLAH CC'ya karşı gelince meleklerin
arasından atıldı ve yüzü karardı, Cinlerden olduğu için onun gibi kötü cinlerin başına verildi,
cenneten atıldı ve onun tüm ümeeti onun gibi çirkin ve şeytani oldular.
🔹️"السحر المبخر" ⤵️
↩️ ويقصد به السحر الذي يتم عمله عن طريق رش أو تبخير المكان أو الشخص [الذي يخص الأثر] بمواد وعزائم معينة
↩️ مما يؤدي إلى دخول أثره عن طريق الشم أو التنفس أو ملامسة الجلد.
🔹️أعراضه : ⤵️
▪️ضيق التنفس والاختناق:⤵️
↩️ الشعور المفاجئ بضيق في الصدر، وكثرة التنهد، وصعوبة التنفس خاصة عند النوم أو في أوقات محددة من اليوم.
▪️الأعراض الجسدية:⤵️
↩️ صداع شديد ومتنقل في الرأس، والشعور بثقل مفاجئ في الأكتاف أو خدران في الأطراف.
▪️الاضطرابات النفسية:⤵️
↩️ تقلبات مزاجية حادة، الشعور الدائم بالخوف أو القلق بدون سبب، والميل الشديد للانعزال.
▪️الأحلام والكوابيس: ⤵️
↩️ رؤية كوابيس مفزعة، أو الشعور بوجود شخص يجثم على الصدر أثناء النوم.
▪️النفور من المنزل: ⤵️
↩️ الشعور بضيق شديد عند التواجد في مكان التبخير، والنفور من رائحة البخور (حتى الطيبة منها)، بينما يشعر المسحور براحة أكبر خارج المنزل.
🔹️خطوات الوقاية والعلاج: ⤵️
▪️التحصين بالأذكار: ⤵️
↩️ المداومة على أذكار الصباح والمساء وقراءة المعوذتين وآية الكرسي.
▪️الرقية الشرعية: ⤵️
↩️ قراءة أو الاستماع إلى آيات إبطال السحر
مثل الآيات ⤵️
↩️من سورة الأعراف [الآيات 117-120]
↩️ وسورة يونس [الآيات 80-82]
↩️ وسورة طه [الآية 69]
↩️ ويقصد به السحر الذي يتم عمله عن طريق رش أو تبخير المكان أو الشخص [الذي يخص الأثر] بمواد وعزائم معينة
↩️ مما يؤدي إلى دخول أثره عن طريق الشم أو التنفس أو ملامسة الجلد.
🔹️أعراضه : ⤵️
▪️ضيق التنفس والاختناق:⤵️
↩️ الشعور المفاجئ بضيق في الصدر، وكثرة التنهد، وصعوبة التنفس خاصة عند النوم أو في أوقات محددة من اليوم.
▪️الأعراض الجسدية:⤵️
↩️ صداع شديد ومتنقل في الرأس، والشعور بثقل مفاجئ في الأكتاف أو خدران في الأطراف.
▪️الاضطرابات النفسية:⤵️
↩️ تقلبات مزاجية حادة، الشعور الدائم بالخوف أو القلق بدون سبب، والميل الشديد للانعزال.
▪️الأحلام والكوابيس: ⤵️
↩️ رؤية كوابيس مفزعة، أو الشعور بوجود شخص يجثم على الصدر أثناء النوم.
▪️النفور من المنزل: ⤵️
↩️ الشعور بضيق شديد عند التواجد في مكان التبخير، والنفور من رائحة البخور (حتى الطيبة منها)، بينما يشعر المسحور براحة أكبر خارج المنزل.
🔹️خطوات الوقاية والعلاج: ⤵️
▪️التحصين بالأذكار: ⤵️
↩️ المداومة على أذكار الصباح والمساء وقراءة المعوذتين وآية الكرسي.
▪️الرقية الشرعية: ⤵️
↩️ قراءة أو الاستماع إلى آيات إبطال السحر
مثل الآيات ⤵️
↩️من سورة الأعراف [الآيات 117-120]
↩️ وسورة يونس [الآيات 80-82]
↩️ وسورة طه [الآية 69]
Şer'i Rukye ve Psikoterapist🩺🍃 الرقية الشرعية و العلاج النفسي
Photo
أي العين التي تصيب تكون من الإنس والجن ولكنها من الجن أقوى في الغالب قال الفراء«أنفذ من أسنة الرماح»
#حسدالجنّ إلى الآن رقاة ولهم متابعين بالآلاف ويجهلون أن الجن يصيبون الإنس بالعين والحسد قال ابن القيم في تفسير (من الجنة والناس)يشمل الإنس والجن
الله أكبر الله أكبر لا إله إلا الله الله أكبر الله أكبر ولله الحمد
#الوسواس كلنا يبتلى بالوسواس والوسوسة وعلاجه سهل مع الدعاء
Nazar ve Haset broşürü
Şeyh Halid Al-Habshi'nin Nazar için Basitleştirilmiş Kısa rukye Ayetleri,nasihatler ve faydalar."
Nazar ve Hased
Bir çok insanın inanmadığı Nazar ve haset'te olağanüstü bir güç mevcuttur hatta dağı bile yıkabilir. Zira Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:"Göz değmesi haktır yüksek dağı bile yıkar."(Sahih El Camî4146).
Nazar zihinleri etkiler, rızkı etkiler, güzelliği etkiler, dini etkiler ve ahlakı etkiler, evlilik ve aile hayatını etkiler, yaşları etkiler, bedenleri etkiler, hayvanları, bitkileri ve cansızları etkiler, ticareti, rızkı, akıl ve bilimi etkiler... vb.
Nazar ve haset hastalığı belirtileri ve işaretleri arasında şunlar bulunur: Ardı ardına gelen uyku hali olmaksızın sürekli esnemek, sık sık kusma, yememe durumu özellikle Kur'an okurken artan kaşıntı, sivilce ve ısı ya da soğuğa bağlı olmaksızın aniden ortaya çıkan şişkinlikler, göğüs sıkışması, halsizlik, tembellik ve uykusuzluk, vesvese, vücudun şişmesi (obezite) ve az yeme, bazı kanser vakaları, bazı ruhsal durumlar, delilik ve sanrılar, unutkanlık, saç dökülmesi, göz altlarının kararması ve yüzün solgunluğu stres olmaksızın sürekli baş ağrısı, cilt altında mor veya mavi renkte lekelerin belirmesi özellikle bacaklar veya kollar üzerinde, midede belirgin bir rahatsızlık, doktorlar tarafından teşhis edilemeyen ve sonuçları normal çıkan şiddetli rahatsızlıklar, hastanın vücudu organik bir hastalıkla en iyi ilaçlara bile tepki vermeme durumu ve dozajların arttırılmasına rağmen düzelme olmaması, birdenbire evde dikkat çeken bir şekilde ortaya çıkan karıncalar.Bebeklerin devamlı ağlaması, bazı kötü niyetli tanıdıklarından veya akrabalarından uyku sırasında düşmanca bakışlarla bakmaları veya üzerine söyledikleri kelimeleri duymaları ve onların gözlerini korkunç bir şekilde görmeleri.. vb.
Nazar ve hasedin Tedavisi
İlk olarak, Aişe Radıyallahu Anha'nin dediği gibi, "gözü değen kimseye (abdest alması) emredilirdi de o abdest alırdı. Sonra (o'nun abdest suyu bir kapta toplanırdı). Göz değdirilen kimse de (başı üzerine dökerek) bu suyla yıkanırdı." En iyi yöntem budur veya başka bir şekilde nazar olan kişinin teriyle veya tükürüğüyle temas etmiş olan nazarın eşyalarından bir şey alınır (örneğin, bere, atlet, elbise) ve bu eşya suya batırılır ve bu suyla yıkanılır.
Bu ayetler nazar ve haset için rukye ayetlerdir. Nazar olan kişi bunları kendi üzerine, suya, zeytinyağına, bal ve diğer şeylere okur ve içlerinde fayda ve şifa bulunur.
*Fatiha Suresi
*Bakara Suresi 7.Ayet
*Bakara Suresi 20.Ayet
*Bakara Suresi 105.Ayet
*Bakara Suresi 108.Ayet ve 109
*Bakara Suresi 247.Ayet
*Ayetul Kursi
*Bakara 285.Ayet
*Nisa Suresi 54.Ayet
*Yusuf Suresi 5.Ayet
*Kehf Suresi 39.Ayet
*Kasas Suresi 79.Ayet
*Yasin Suresi 66.Ayet
*Muhammed Suresi 29.Ayet
*Fetih Suresi 15.Ayet
*Mülk Suresi 4.Ayet
*Kalem Suresi 51.Ayet
*Kevser,Kafirun,ihlas,Felak,Nas Sureleri
Bu Rukyeyi hasta, ayetlerin anlamlarına odaklanarak dikkatlice okur ve ardından hastanın fark ettiği herhangi bir işareti kaydeder. Örneğin, hastanın uzuvlarından çıkan sıcaklık veya baş dönmesi gibi belirtiler hissedebilir. Bedeninde halsizlik, uyuşukluk, uyku hali veya karıncalanma gibi duyumlar olabilir. Bulantı, omuzlarında ve sırtında bir atom gibi dolaşan acılar, terleme, hızlı kalp atışları gibi belirtiler de olabilir. Eğer bu tür belirtiler fark edilirse, rukye tekrarlanır; mümkün olduğunca üç kez veya daha fazla tekrarlanabilir. Veya belirli bir işaretten etkilendiğini hissederse, bu belirtiyi belirli sayıda olmaksızın çokça tekrarlayabilir.
Dua ve mubah olan yönetmlerle tedavi
1-Euzu bi kelimetillahit-tammati, min şerri ma halak. (Yarattıklarının şerrinden, Allah'ın eksiksiz kelimelerine sığınırım.)”[Sahih Müslim]
2-"Euzu bi kelimatillahi’ttammeh min kulli şeytanin ve hammeh ve min kulli aynin lammeh" (Bütün şeytanlardan ve tüm zehirli haşerattan, insana zarar ve musibet celbeden her bir göz den Allah'ın eksiksiz kelimelerine sığınırım). [Sahih Buhari]
Şeyh Halid Al-Habshi'nin Nazar için Basitleştirilmiş Kısa rukye Ayetleri,nasihatler ve faydalar."
Nazar ve Hased
Bir çok insanın inanmadığı Nazar ve haset'te olağanüstü bir güç mevcuttur hatta dağı bile yıkabilir. Zira Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:"Göz değmesi haktır yüksek dağı bile yıkar."(Sahih El Camî4146).
Nazar zihinleri etkiler, rızkı etkiler, güzelliği etkiler, dini etkiler ve ahlakı etkiler, evlilik ve aile hayatını etkiler, yaşları etkiler, bedenleri etkiler, hayvanları, bitkileri ve cansızları etkiler, ticareti, rızkı, akıl ve bilimi etkiler... vb.
Nazar ve haset hastalığı belirtileri ve işaretleri arasında şunlar bulunur: Ardı ardına gelen uyku hali olmaksızın sürekli esnemek, sık sık kusma, yememe durumu özellikle Kur'an okurken artan kaşıntı, sivilce ve ısı ya da soğuğa bağlı olmaksızın aniden ortaya çıkan şişkinlikler, göğüs sıkışması, halsizlik, tembellik ve uykusuzluk, vesvese, vücudun şişmesi (obezite) ve az yeme, bazı kanser vakaları, bazı ruhsal durumlar, delilik ve sanrılar, unutkanlık, saç dökülmesi, göz altlarının kararması ve yüzün solgunluğu stres olmaksızın sürekli baş ağrısı, cilt altında mor veya mavi renkte lekelerin belirmesi özellikle bacaklar veya kollar üzerinde, midede belirgin bir rahatsızlık, doktorlar tarafından teşhis edilemeyen ve sonuçları normal çıkan şiddetli rahatsızlıklar, hastanın vücudu organik bir hastalıkla en iyi ilaçlara bile tepki vermeme durumu ve dozajların arttırılmasına rağmen düzelme olmaması, birdenbire evde dikkat çeken bir şekilde ortaya çıkan karıncalar.Bebeklerin devamlı ağlaması, bazı kötü niyetli tanıdıklarından veya akrabalarından uyku sırasında düşmanca bakışlarla bakmaları veya üzerine söyledikleri kelimeleri duymaları ve onların gözlerini korkunç bir şekilde görmeleri.. vb.
Nazar ve hasedin Tedavisi
İlk olarak, Aişe Radıyallahu Anha'nin dediği gibi, "gözü değen kimseye (abdest alması) emredilirdi de o abdest alırdı. Sonra (o'nun abdest suyu bir kapta toplanırdı). Göz değdirilen kimse de (başı üzerine dökerek) bu suyla yıkanırdı." En iyi yöntem budur veya başka bir şekilde nazar olan kişinin teriyle veya tükürüğüyle temas etmiş olan nazarın eşyalarından bir şey alınır (örneğin, bere, atlet, elbise) ve bu eşya suya batırılır ve bu suyla yıkanılır.
Bu ayetler nazar ve haset için rukye ayetlerdir. Nazar olan kişi bunları kendi üzerine, suya, zeytinyağına, bal ve diğer şeylere okur ve içlerinde fayda ve şifa bulunur.
*Fatiha Suresi
*Bakara Suresi 7.Ayet
*Bakara Suresi 20.Ayet
*Bakara Suresi 105.Ayet
*Bakara Suresi 108.Ayet ve 109
*Bakara Suresi 247.Ayet
*Ayetul Kursi
*Bakara 285.Ayet
*Nisa Suresi 54.Ayet
*Yusuf Suresi 5.Ayet
*Kehf Suresi 39.Ayet
*Kasas Suresi 79.Ayet
*Yasin Suresi 66.Ayet
*Muhammed Suresi 29.Ayet
*Fetih Suresi 15.Ayet
*Mülk Suresi 4.Ayet
*Kalem Suresi 51.Ayet
*Kevser,Kafirun,ihlas,Felak,Nas Sureleri
Bu Rukyeyi hasta, ayetlerin anlamlarına odaklanarak dikkatlice okur ve ardından hastanın fark ettiği herhangi bir işareti kaydeder. Örneğin, hastanın uzuvlarından çıkan sıcaklık veya baş dönmesi gibi belirtiler hissedebilir. Bedeninde halsizlik, uyuşukluk, uyku hali veya karıncalanma gibi duyumlar olabilir. Bulantı, omuzlarında ve sırtında bir atom gibi dolaşan acılar, terleme, hızlı kalp atışları gibi belirtiler de olabilir. Eğer bu tür belirtiler fark edilirse, rukye tekrarlanır; mümkün olduğunca üç kez veya daha fazla tekrarlanabilir. Veya belirli bir işaretten etkilendiğini hissederse, bu belirtiyi belirli sayıda olmaksızın çokça tekrarlayabilir.
Dua ve mubah olan yönetmlerle tedavi
1-Euzu bi kelimetillahit-tammati, min şerri ma halak. (Yarattıklarının şerrinden, Allah'ın eksiksiz kelimelerine sığınırım.)”[Sahih Müslim]
2-"Euzu bi kelimatillahi’ttammeh min kulli şeytanin ve hammeh ve min kulli aynin lammeh" (Bütün şeytanlardan ve tüm zehirli haşerattan, insana zarar ve musibet celbeden her bir göz den Allah'ın eksiksiz kelimelerine sığınırım). [Sahih Buhari]
❤1
3-Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- ona şöyle dedi: “Elini, vücudundaki (acıyan) yerin üzerine koy ve üç kere “Bismillâh” (Allah’ın Adıyla) de sonra yedi kere: “Eûzü bi izzeti'llâhi ve kudratihî min şerri mâ ecidü ve uhâziru (Bulduğum ve korktuğum (acının) şerrinden Allah’ın izzetine ve kudretine sığınırım.)” de [Sahih Müslim]
4-Allah’ım! Yüce saltanat sahibi, ezelî lütuf sahibi, kerîm ve rahmet sahibi, kabul edilmiş duâların ve tamamlanmış kelimelerin sahibi, cinlerin nefeslerinden ve insanların gözlerinden afiyette kıl.
5-Allah'ın adıyla sana eziyet veren her şeyden, her kötü nefsin, gözün veya hasetçinin gözünden dolayı sana Allah’ın adıyla okuyorum. Allah sana şifa versin. Allah'ın adıyla sana okuyorum." [Müslim]
6-Zemzem suyunu içmek ve onunla tedavi olmak, içerek veya yıkanarak, kolaylıkla mümkün olursa da eğer o suya rukye yaparak kullanmak daha iyidir."
7-"Zeytinyağı, özellikle rukye ayetleri okunan zeytin yağı. Bu yağ ile vücudun her yerine masaj yapılır ve ayrıca ondan yenir."
8-Bal insanlar için şifa içerir, nasıl kullanılırsa kullanılsın (içecek olarak, sürülecek olarak, kür olarak) tabi ki de okunarak kullanılmasıdaha faydalıdır.
9-"Çörek otu, Müslümanlar tarafından her türlü hastalığa şifa olarak kullanılır. (Günlük iki kez öğütülmüş küçük bir kaşık olarak tüketilerek - çay gibi içilerek - buharını solumak için kaynatılarak yağıyla sürülerek - suyuna batırılarak yıkanarak...vb.) şeklinde kullanılır."
10-"Bazı otlarla yıkanma, (sedir, deniz tuzu, 5 litre suya 1 çorba kaşığı eklenerek 3 gün boyunca bekletilerek) yapılır."
11- Hacamat ( "Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: 'Cebrail bana bildirdi ki hacamat, insanların tedavi için en faydalı yöntemidir.'")
12- "Kendine rukye yapmaktan çekinme, birine gidip sana rukye yapmasını istemekte de sakınca yok. Ancak büyücülerden ve Kur'an ile tedavi ettiğini iddia edenlerden uzak durmalısın. Eğer tedavi istiyorsan, güvenilir ve doğru yolu takip eden müminlere şeriat kurallarına uygun tedavi yöntemlerini sorman gereklidir. Falanca veya filanca kişilere danışma."
Kadınlara öğüt:
1-Belalara sebep olan günahlardan ve isyandan sakınmalısın. Özellikle açık saçık giyimden sakın; çünkü kadınlar arasından böyle davrananlar şeytanın hedefi olurlar ve onları süslü gösterir. Bu, nazarın hedefi olmanın sebeplerinden biridir.
2-Kendini, fesat ve şeytanların en kötüsü olan kişilerin sıkça bulunduğu yerlere gitmekten sakın. Çünkü böyle yerlerde, zarara uğrama olasılığın artar.
3-Haram olan kadın meclislerinden kaçın; dedikodu, gıybet, alay ve küçümseme ile dolu meclislerden uzak durun. Bu tür ortamlarda haset ve kötü rekabet yaygınlaşır ."
4-Dilini tut ve evinin sırlarını uzaklardan önce yakınlarınıza anlatmaktan kaçın. Zira birçok aile, bu yüzden zarar görmüştür.
5-Nazar ve haset için rukye yapmayı, okunan yağ ve suyu içecek ve merhem olarak kullanmayı, beş vakit namazı, nafile sünnetleri ve yatsı namazlarını kılmayı, onları tevazu ile kılmayı ve icabetin kabûlüyle Allah'a dua etmeyi kendi nefsinle taahhüt et.
Erkeklere öğüt
1- Aileni, kaderle ve kanaatle razı olmaya yönlendir ve onlar için örnek ol.
2- İşlerinin başarısı için her şeyi gizlilikle halletmeye çalış.
3- Kendi başlarına kaldıklarında, sana olan kin ve öfkelerinden dolayı parmak uçlarını ısıran Kötü arkadaşlardan sakin
4- Kendini ve aileni korumaya yönel.
4-Allah’ım! Yüce saltanat sahibi, ezelî lütuf sahibi, kerîm ve rahmet sahibi, kabul edilmiş duâların ve tamamlanmış kelimelerin sahibi, cinlerin nefeslerinden ve insanların gözlerinden afiyette kıl.
5-Allah'ın adıyla sana eziyet veren her şeyden, her kötü nefsin, gözün veya hasetçinin gözünden dolayı sana Allah’ın adıyla okuyorum. Allah sana şifa versin. Allah'ın adıyla sana okuyorum." [Müslim]
6-Zemzem suyunu içmek ve onunla tedavi olmak, içerek veya yıkanarak, kolaylıkla mümkün olursa da eğer o suya rukye yaparak kullanmak daha iyidir."
7-"Zeytinyağı, özellikle rukye ayetleri okunan zeytin yağı. Bu yağ ile vücudun her yerine masaj yapılır ve ayrıca ondan yenir."
8-Bal insanlar için şifa içerir, nasıl kullanılırsa kullanılsın (içecek olarak, sürülecek olarak, kür olarak) tabi ki de okunarak kullanılmasıdaha faydalıdır.
9-"Çörek otu, Müslümanlar tarafından her türlü hastalığa şifa olarak kullanılır. (Günlük iki kez öğütülmüş küçük bir kaşık olarak tüketilerek - çay gibi içilerek - buharını solumak için kaynatılarak yağıyla sürülerek - suyuna batırılarak yıkanarak...vb.) şeklinde kullanılır."
10-"Bazı otlarla yıkanma, (sedir, deniz tuzu, 5 litre suya 1 çorba kaşığı eklenerek 3 gün boyunca bekletilerek) yapılır."
11- Hacamat ( "Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: 'Cebrail bana bildirdi ki hacamat, insanların tedavi için en faydalı yöntemidir.'")
12- "Kendine rukye yapmaktan çekinme, birine gidip sana rukye yapmasını istemekte de sakınca yok. Ancak büyücülerden ve Kur'an ile tedavi ettiğini iddia edenlerden uzak durmalısın. Eğer tedavi istiyorsan, güvenilir ve doğru yolu takip eden müminlere şeriat kurallarına uygun tedavi yöntemlerini sorman gereklidir. Falanca veya filanca kişilere danışma."
Kadınlara öğüt:
1-Belalara sebep olan günahlardan ve isyandan sakınmalısın. Özellikle açık saçık giyimden sakın; çünkü kadınlar arasından böyle davrananlar şeytanın hedefi olurlar ve onları süslü gösterir. Bu, nazarın hedefi olmanın sebeplerinden biridir.
2-Kendini, fesat ve şeytanların en kötüsü olan kişilerin sıkça bulunduğu yerlere gitmekten sakın. Çünkü böyle yerlerde, zarara uğrama olasılığın artar.
3-Haram olan kadın meclislerinden kaçın; dedikodu, gıybet, alay ve küçümseme ile dolu meclislerden uzak durun. Bu tür ortamlarda haset ve kötü rekabet yaygınlaşır ."
4-Dilini tut ve evinin sırlarını uzaklardan önce yakınlarınıza anlatmaktan kaçın. Zira birçok aile, bu yüzden zarar görmüştür.
5-Nazar ve haset için rukye yapmayı, okunan yağ ve suyu içecek ve merhem olarak kullanmayı, beş vakit namazı, nafile sünnetleri ve yatsı namazlarını kılmayı, onları tevazu ile kılmayı ve icabetin kabûlüyle Allah'a dua etmeyi kendi nefsinle taahhüt et.
Erkeklere öğüt
1- Aileni, kaderle ve kanaatle razı olmaya yönlendir ve onlar için örnek ol.
2- İşlerinin başarısı için her şeyi gizlilikle halletmeye çalış.
3- Kendi başlarına kaldıklarında, sana olan kin ve öfkelerinden dolayı parmak uçlarını ısıran Kötü arkadaşlardan sakin
4- Kendini ve aileni korumaya yönel.
Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adıyla
Sihir Bir Kişiden Başka Bir Kişiye İntikal Eder
Mi?
Cevaplayan: Halid bin İbrahim el-Hibşi
Çeviri: İbni Kesir el-Hicazi
Soru:
Sihir'in bir kişiden başka bir kişiye intikal etmesi mümkün müdür?
Mesela: Anneye Sihir isabet ederse (büyülenirse), o sırada da hamile ise,
karnındaki çocuğa (yapılan Sihir) intikal eder mi?
Eğer cevap Evet ise, Sihir de bulaşıcı bir ruhani hastalık ise, bu durumda çocuk
doğduktan sonra Rukye yaparken çocuğa da mı Rukye yapacağız? Yoksa
sadece annesine yaparak yetinecek miyiz?
Cevap:
İnsanlar bu (Sihir) meselesini bulaşıcı bir hastalık zannederler. Bu (Sihir) bulaşıcı
birşey değildir.
Ama bazen, hatta birçok zamanlar şöyle olur: Mesela kadın hamile olmasın diye
yazarak bir Sihir yaparlar. Eğer bu kadın hamile olursa, bu durumda (annenin
karnında olan) Cenin'i düşürmek için (Sihir'in) tesiri kalıcı olabilir. Eğer Allah -
Subhanehu ve Teala- selametli bir şekilde çocuğu kurtarırsa (ve ölmezse), bu
durumda (sihirin) bu (karında olan) Cenin'e ve annesine olan eziyeti devam
edebilir.
(Böyle durumlarda) bazıları zanneder ki Sihir anneden (çocuğuna) intikal etmiş.
Bazıları da zanneder ki Sihir'lenmiş (büyülenmiş) bir kadın kendi çocuğunu
emzirdiğinde Sihir çocuğuna da intikal edecek! Bazı durumlarda bu gibi şeyler
duymaktayız. (İnsanlar) Diyorlar ki: Cin ve Sihir, anne çocuğunu emzirdiği için
çocuğa intikal edermiş! Peki (eğer dedikleri gibi ise çocuk) annesinin karnında
iken (neden ona birşey olmadı? neden karnında iken Sihir intikal etmedi de,
sadece emzirirken intikat etti? Annenin karnında iken Sihir'in intikal etmediğini
anlarsak, daha sonraki zamanlarda da intikal etmeyeceğini anlamış oluruz.)
Ama burada şunu söylemeliyiz: Ailelere yapılan Sihir'lerin çoğu, genelde ailenin
tümünü kapsar. En başta adama ve karısına olur. Sonra çocuklara olur. Ondan
sonra da eğer Sihir devamı gelen çeşitten ise, (sihirbazlar tarafından) çocukların
isimleri tafsillice alınır ve sayılarınca (Sihir'li) ipler bağlanır.
(Sihir) Meselesinin Bulaşma ile alakası yoktur. (Sihir bulaşıcı bir hastalık değildir.)
Soru:
Düşünelim ki bir evdeki Anneye Sihir yapılmış (Büyülenmiş). Veya bir kadına
güzelliğinden dolayı Sihir yapılmış, ya da bir adama, bir babaya ticareti için Sihir
yapılmış, işte bu durumda (Sihir) ailesine, çocuklarına ve eşine intikal eder mi?
Cevap:
Bu durumda da bu kadın için yapılan Sihir'e göre durumlar değişir. Veya (Sihir
neticesinde) bu kadından sorumlu tutulan şeytanların yaptıklarına göre neticeler
değişir.
Ya da bu kadına musallat olan Cin, Rukye yapıldığı için, Namaz kılındığı için,
veya başka bir nedenden dolayı türlü şekillerde eziyet vermeye çalışabilir.
(Sihir'le müvekkel olan Şeytan'ın yapacağı hareketlere göre neticeler farklı
olabilir.) Şeytan (Sihir'i durdurmak ve) kendisine karşı yapılan şeyleri bozmak için
birçok yollara başvuracaktır. Böyle bir durumda oyalamak ve namazlardan
alıkoymak için o (annenin) çocuğuna eziyet verme gibi bir durum söz konusu
olabilir. (Şeytan, Sihir'lenmiş bu kadının kocası olan) adamı da ticaretle meşkul
etmeye çalışır ki, kadının tedavisi ile ilgilenemesin, Tıbbi destek veya ilaç
bakımından (kadın tek başına çaresiz kalsın ister).
Bu gibi durumlarda kadında Sihir de olmayabilir. Kadına Mes şekli ile (Cin)
musallat olmuş olabilir. Bu durumda (kadın kendisinde) sihir varmış gibi
zannetsin diye (Cin) vesvese verip durur.
Avamdan olan insanların çoğu bu soruyu sorarlarken, kendilerinde Sihir
olduğunu zannederek sorarlar. Ama bu kişide belki de Sihir değil, sadece bir Cin
isabeti (Mes hali) olabilir.
(Yani: Şeytan Sihir olmadan kişiye musallat olursa, bu duruma Mes, Şeytan
dokunması veya çarpması denir. Şeytan'ın musallat olması Sihir desteği veya
neticesi ile olursa kişi Sihir'lenmiş ve Büyülenmiş olur.)
(En doğrusunu Allah c.c. bilir.)
Sihir Bir Kişiden Başka Bir Kişiye İntikal Eder
Mi?
Cevaplayan: Halid bin İbrahim el-Hibşi
Çeviri: İbni Kesir el-Hicazi
Soru:
Sihir'in bir kişiden başka bir kişiye intikal etmesi mümkün müdür?
Mesela: Anneye Sihir isabet ederse (büyülenirse), o sırada da hamile ise,
karnındaki çocuğa (yapılan Sihir) intikal eder mi?
Eğer cevap Evet ise, Sihir de bulaşıcı bir ruhani hastalık ise, bu durumda çocuk
doğduktan sonra Rukye yaparken çocuğa da mı Rukye yapacağız? Yoksa
sadece annesine yaparak yetinecek miyiz?
Cevap:
İnsanlar bu (Sihir) meselesini bulaşıcı bir hastalık zannederler. Bu (Sihir) bulaşıcı
birşey değildir.
Ama bazen, hatta birçok zamanlar şöyle olur: Mesela kadın hamile olmasın diye
yazarak bir Sihir yaparlar. Eğer bu kadın hamile olursa, bu durumda (annenin
karnında olan) Cenin'i düşürmek için (Sihir'in) tesiri kalıcı olabilir. Eğer Allah -
Subhanehu ve Teala- selametli bir şekilde çocuğu kurtarırsa (ve ölmezse), bu
durumda (sihirin) bu (karında olan) Cenin'e ve annesine olan eziyeti devam
edebilir.
(Böyle durumlarda) bazıları zanneder ki Sihir anneden (çocuğuna) intikal etmiş.
Bazıları da zanneder ki Sihir'lenmiş (büyülenmiş) bir kadın kendi çocuğunu
emzirdiğinde Sihir çocuğuna da intikal edecek! Bazı durumlarda bu gibi şeyler
duymaktayız. (İnsanlar) Diyorlar ki: Cin ve Sihir, anne çocuğunu emzirdiği için
çocuğa intikal edermiş! Peki (eğer dedikleri gibi ise çocuk) annesinin karnında
iken (neden ona birşey olmadı? neden karnında iken Sihir intikal etmedi de,
sadece emzirirken intikat etti? Annenin karnında iken Sihir'in intikal etmediğini
anlarsak, daha sonraki zamanlarda da intikal etmeyeceğini anlamış oluruz.)
Ama burada şunu söylemeliyiz: Ailelere yapılan Sihir'lerin çoğu, genelde ailenin
tümünü kapsar. En başta adama ve karısına olur. Sonra çocuklara olur. Ondan
sonra da eğer Sihir devamı gelen çeşitten ise, (sihirbazlar tarafından) çocukların
isimleri tafsillice alınır ve sayılarınca (Sihir'li) ipler bağlanır.
(Sihir) Meselesinin Bulaşma ile alakası yoktur. (Sihir bulaşıcı bir hastalık değildir.)
Soru:
Düşünelim ki bir evdeki Anneye Sihir yapılmış (Büyülenmiş). Veya bir kadına
güzelliğinden dolayı Sihir yapılmış, ya da bir adama, bir babaya ticareti için Sihir
yapılmış, işte bu durumda (Sihir) ailesine, çocuklarına ve eşine intikal eder mi?
Cevap:
Bu durumda da bu kadın için yapılan Sihir'e göre durumlar değişir. Veya (Sihir
neticesinde) bu kadından sorumlu tutulan şeytanların yaptıklarına göre neticeler
değişir.
Ya da bu kadına musallat olan Cin, Rukye yapıldığı için, Namaz kılındığı için,
veya başka bir nedenden dolayı türlü şekillerde eziyet vermeye çalışabilir.
(Sihir'le müvekkel olan Şeytan'ın yapacağı hareketlere göre neticeler farklı
olabilir.) Şeytan (Sihir'i durdurmak ve) kendisine karşı yapılan şeyleri bozmak için
birçok yollara başvuracaktır. Böyle bir durumda oyalamak ve namazlardan
alıkoymak için o (annenin) çocuğuna eziyet verme gibi bir durum söz konusu
olabilir. (Şeytan, Sihir'lenmiş bu kadının kocası olan) adamı da ticaretle meşkul
etmeye çalışır ki, kadının tedavisi ile ilgilenemesin, Tıbbi destek veya ilaç
bakımından (kadın tek başına çaresiz kalsın ister).
Bu gibi durumlarda kadında Sihir de olmayabilir. Kadına Mes şekli ile (Cin)
musallat olmuş olabilir. Bu durumda (kadın kendisinde) sihir varmış gibi
zannetsin diye (Cin) vesvese verip durur.
Avamdan olan insanların çoğu bu soruyu sorarlarken, kendilerinde Sihir
olduğunu zannederek sorarlar. Ama bu kişide belki de Sihir değil, sadece bir Cin
isabeti (Mes hali) olabilir.
(Yani: Şeytan Sihir olmadan kişiye musallat olursa, bu duruma Mes, Şeytan
dokunması veya çarpması denir. Şeytan'ın musallat olması Sihir desteği veya
neticesi ile olursa kişi Sihir'lenmiş ve Büyülenmiş olur.)
(En doğrusunu Allah c.c. bilir.)
رقية القتل والحرق؟؟
https://youtu.be/0Ljgcuoqv8s
https://t.me/ruqyaalhibshi/953
https://www.facebook.com/share/v/1H7YK9649K/
https://x.com/alroqyaacademy/status/2067213705801011452
https://youtu.be/0Ljgcuoqv8s
https://t.me/ruqyaalhibshi/953
https://www.facebook.com/share/v/1H7YK9649K/
https://x.com/alroqyaacademy/status/2067213705801011452
YouTube
رقية القتل والحرق؟؟
Enjoy the videos and music you love, upload original content, and share it all with friends, family, and the world on YouTube.
This media is not supported in your browser
VIEW IN TELEGRAM
#السحروالسحرة أخبارقريبة لكنها جديدة على الكثير جهود سورية جبارة في محاربة السحر والسحرة ونشر التوحيد ودعم الرقية والرقاة فلله الحمد والمنة-اللهم اكتب لنا زيارتهم لنرى هذا الخير ..اللهم آمين
عرض أقل
عرض أقل
Selamun aleyküm
@rukye kanalıma erişim sağlayamıyorum. Eski kanaldaki tüm bilgileri buraya aktardık. Artık bu kanaldan paylaşımlara devam edeceğiz biiznillah.
@rukye kanalıma erişim sağlayamıyorum. Eski kanaldaki tüm bilgileri buraya aktardık. Artık bu kanaldan paylaşımlara devam edeceğiz biiznillah.
❤1👏1
Please open Telegram to view this post
VIEW IN TELEGRAM
Nazar ve Hased Kıssası
(Bakmasıyla öldüren bir nazarcı)
11 yaşındaydım. Babamla birlikte Cidde ile Mekke arasında bulunan Vadi-i Fâtıma bölgesindeydik. Bir tanıdığımızın düğününe katılmak için gitmiştik. Orada en fazla 15-16 kişi vardı. Çoğu yetişkindi, birkaç çocuk da benim yaşımdaydı.
İnsanlar kendi aralarında sohbet ediyordu. Yolculukta yaşananlar, arabaların yolda bozulması, cinlerle ilgili duyulan olaylar ve bilinen bazı şiirler konuşuluyordu. Daha sonra bir bilmece sordular. Kimse bu bilmecenin cevabını bulamadı.
Ben de babamdan izin almadan cevabı söyledim. Cevap “göz (nazar)” idi.
Herkes bana baktı ve şaşırdı. O sırada içlerinden bir adam ayağa kalktı. O kişinin gözünün (nazarının) çok kuvvetli olduğunu o an bilmiyordum.
Adam bana:
“Sağına bak” dedi.
Baktım.
Sonra “soluna bak” dedi.
(Bu bilmece, orada bulunan sarı renkli balkabağı ile ilgiliydi.)
Adam balkabağına baktı ve bir anda balkabakları patlayıp dağıldı.
Babam çok korktu. Hemen beni kucağına aldı, kamyonuna bindirdi ve arabayı çalıştırmamamı söyledi. O sırada dışarıdan bağırışlar, kavga sesleri geliyordu.
Daha sonra babam bana şunu anlattı:
Bu adamın nazarı çok güçlüydü. Daha önce kendi kızlarından birinin ölümüne sebep olmuştu.
Adam, kızını gördüğünde:
“Bu kız gelin gibi, çok güzel” demiş.
Bu sözden kısa bir süre sonra kızı vefat etmiş. Kızı 15 yaşındaymış.
Bunun üzerine adam kendine zarar vermiş. Elini, kaburgalarını dövmüş, gözleri şişene kadar kendini vurmuş. Sonra şöyle demiş:
“Eğer oğlum olsaydı, ona bir şey gelmeden önce kendi gözlerimi çıkarırdım.”
Oradaki bazı kişiler babamı sakinleştirdi ve:
“Oğlun için dua et, Allah’a sığın, şeytandan uzak dur” dediler.
Babam adamı bıraktı. Adam kamyonuna bindi ve kimseyle vedalaşmadan oradan ayrıldı. Babam ise çok üzgün ve öfkeliydi.
Allah bizi nazarın kötülüğünden korusun🤲🏻
(Bakmasıyla öldüren bir nazarcı)
11 yaşındaydım. Babamla birlikte Cidde ile Mekke arasında bulunan Vadi-i Fâtıma bölgesindeydik. Bir tanıdığımızın düğününe katılmak için gitmiştik. Orada en fazla 15-16 kişi vardı. Çoğu yetişkindi, birkaç çocuk da benim yaşımdaydı.
İnsanlar kendi aralarında sohbet ediyordu. Yolculukta yaşananlar, arabaların yolda bozulması, cinlerle ilgili duyulan olaylar ve bilinen bazı şiirler konuşuluyordu. Daha sonra bir bilmece sordular. Kimse bu bilmecenin cevabını bulamadı.
Ben de babamdan izin almadan cevabı söyledim. Cevap “göz (nazar)” idi.
Herkes bana baktı ve şaşırdı. O sırada içlerinden bir adam ayağa kalktı. O kişinin gözünün (nazarının) çok kuvvetli olduğunu o an bilmiyordum.
Adam bana:
“Sağına bak” dedi.
Baktım.
Sonra “soluna bak” dedi.
(Bu bilmece, orada bulunan sarı renkli balkabağı ile ilgiliydi.)
Adam balkabağına baktı ve bir anda balkabakları patlayıp dağıldı.
Babam çok korktu. Hemen beni kucağına aldı, kamyonuna bindirdi ve arabayı çalıştırmamamı söyledi. O sırada dışarıdan bağırışlar, kavga sesleri geliyordu.
Daha sonra babam bana şunu anlattı:
Bu adamın nazarı çok güçlüydü. Daha önce kendi kızlarından birinin ölümüne sebep olmuştu.
Adam, kızını gördüğünde:
“Bu kız gelin gibi, çok güzel” demiş.
Bu sözden kısa bir süre sonra kızı vefat etmiş. Kızı 15 yaşındaymış.
Bunun üzerine adam kendine zarar vermiş. Elini, kaburgalarını dövmüş, gözleri şişene kadar kendini vurmuş. Sonra şöyle demiş:
“Eğer oğlum olsaydı, ona bir şey gelmeden önce kendi gözlerimi çıkarırdım.”
Oradaki bazı kişiler babamı sakinleştirdi ve:
“Oğlun için dua et, Allah’a sığın, şeytandan uzak dur” dediler.
Babam adamı bıraktı. Adam kamyonuna bindi ve kimseyle vedalaşmadan oradan ayrıldı. Babam ise çok üzgün ve öfkeliydi.
Allah bizi nazarın kötülüğünden korusun🤲🏻
❤1
