Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
Hasbiyallahü La İlahe İllahü
Aleyhi Tevekkeltü ve Hüve Rabb-Ül Arşil Azim
Hasbiyallahü La İlahe İllahü
Aleyhi Tevekkeltü ve Hüve Rabb-Ül Arşil Azim
Cinlerle çalışmak cinleri kullanmak
Cin Suresi 6. ayet meseleyi çok açık bir şekilde ortaya koyar:
“Gerçekten insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazılarına sığınıyorlardı da bu, onların azgınlığını artırıyordu.”
Bu ayette iki taraflı bir ilişki anlatılır: İnsan ve cin. İnsan, korku, ihtiyaç, merak ya da menfaat sebebiyle cine yöneliyor; cin ise bundan güç alıyor. Yani burada görünen bir “yardım ilişkisi” değil, aslında insanın yavaş yavaş bağımlı hale gelmesi ve cinin otoritesinin artmasıdır.
İbn Abbas (radıyallahu anh) bu ayeti açıklarken, cahiliye döneminde insanların bir vadiye girdiklerinde “Bu vadinin büyüğüne (cinine) sığınırım” dediklerini ve bunun cinleri daha da cesaretlendirdiğini ifade eder. Yani insan sığındıkça cin büyüyor, güç kazanıyor, insan ise zayıflıyor.
Ayette geçen “azgınlıklarını artırdı” ifadesi çok önemli. Bu sadece günahın artması değil; cinin insana hükmetme cesaretinin artması, onu yönlendirmesi, korkutması ve zamanla kontrol altına alması anlamına gelir. Başlangıçta küçük bir yardım gibi görünen şey, zamanla bir bağa, sonra bağımlılığa dönüşür.
Bu durumun tehlikesini Kur’an başka ayetlerde de destekler. Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurur:
“Şeytan, size fakirlik vaat eder ve sizi hayâsızlığa emreder.” (Bakara 268)
Cinlerin ve şeytanların yöntemi aynıdır: Önce fayda gibi gösterir, sonra insanı kendi sistemine çeker.
Hadislerde de bu kapının kapatıldığı çok açıktır. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem):
“Kim bir kâhine veya arrafa gider ve söylediklerini tasdik ederse, Muhammed’e indirileni inkâr etmiş olur.” buyurmuştur.
Burada kâhin dediğimiz kişiler çoğu zaman cinlerden bilgi alan kimselerdir. Yani cinle irtibat kurup bilgi almak, İslam’da ağır bir sapma olarak görülmüştür.
Şunu net görmek gerekir: Bir kişi “cinlerle çalışıyorum, insanlara fayda veriyorum” dese bile bu, onun doğru yolda olduğunu göstermez. Çünkü cinler doğruyu söyleyebilir, bir hastalığı geçici olarak hafifletebilir, bazı bilgileri doğru verebilir. Ama bu onların güvenilir olduğu anlamına gelmez. Zaten şeytanın en büyük yöntemi, hak ile batılı karıştırmaktır.
Ehl-i sünnet âlimleri bu konuda ittifak etmiştir: Cinlerden yardım istemek, onlarla iş yapmak, onları kullanmaya çalışmak doğru değildir. Çünkü bu ilişki hiçbir zaman insanın kontrolünde kalmaz. Cin, kendisine yönelen insana önce küçük şeyler verir, sonra ondan karşılık ister. Bu karşılık bazen açık bir şirk olur, bazen fark edilmeyen bir bağlılık olur.
Gerçek şifa ve yardım yolu ise açıktır: Kur’an, sahih dualar ve Allah’a yönelmek. Peygamber Efendimiz’in yaptığı rukye tamamen bu çerçevededir. Ne cin çağırma vardır, ne cinle anlaşma, ne de gizli varlıklardan medet umma.
Sonuç olarak bu ayet bize şunu öğretir:
Cinlere yönelmek, onlardan medet ummak ya da onlarla bir bağ kurmak insana güç kazandırmaz; aksine onu zayıflatır ve karşı tarafın (cinin) azgınlığını artırır. Görünürde fayda olsa bile bu yolun sonu hayır değildir.
Cin Suresi 6. ayet meseleyi çok açık bir şekilde ortaya koyar:
“Gerçekten insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazılarına sığınıyorlardı da bu, onların azgınlığını artırıyordu.”
Bu ayette iki taraflı bir ilişki anlatılır: İnsan ve cin. İnsan, korku, ihtiyaç, merak ya da menfaat sebebiyle cine yöneliyor; cin ise bundan güç alıyor. Yani burada görünen bir “yardım ilişkisi” değil, aslında insanın yavaş yavaş bağımlı hale gelmesi ve cinin otoritesinin artmasıdır.
İbn Abbas (radıyallahu anh) bu ayeti açıklarken, cahiliye döneminde insanların bir vadiye girdiklerinde “Bu vadinin büyüğüne (cinine) sığınırım” dediklerini ve bunun cinleri daha da cesaretlendirdiğini ifade eder. Yani insan sığındıkça cin büyüyor, güç kazanıyor, insan ise zayıflıyor.
Ayette geçen “azgınlıklarını artırdı” ifadesi çok önemli. Bu sadece günahın artması değil; cinin insana hükmetme cesaretinin artması, onu yönlendirmesi, korkutması ve zamanla kontrol altına alması anlamına gelir. Başlangıçta küçük bir yardım gibi görünen şey, zamanla bir bağa, sonra bağımlılığa dönüşür.
Bu durumun tehlikesini Kur’an başka ayetlerde de destekler. Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurur:
“Şeytan, size fakirlik vaat eder ve sizi hayâsızlığa emreder.” (Bakara 268)
Cinlerin ve şeytanların yöntemi aynıdır: Önce fayda gibi gösterir, sonra insanı kendi sistemine çeker.
Hadislerde de bu kapının kapatıldığı çok açıktır. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem):
“Kim bir kâhine veya arrafa gider ve söylediklerini tasdik ederse, Muhammed’e indirileni inkâr etmiş olur.” buyurmuştur.
Burada kâhin dediğimiz kişiler çoğu zaman cinlerden bilgi alan kimselerdir. Yani cinle irtibat kurup bilgi almak, İslam’da ağır bir sapma olarak görülmüştür.
Şunu net görmek gerekir: Bir kişi “cinlerle çalışıyorum, insanlara fayda veriyorum” dese bile bu, onun doğru yolda olduğunu göstermez. Çünkü cinler doğruyu söyleyebilir, bir hastalığı geçici olarak hafifletebilir, bazı bilgileri doğru verebilir. Ama bu onların güvenilir olduğu anlamına gelmez. Zaten şeytanın en büyük yöntemi, hak ile batılı karıştırmaktır.
Ehl-i sünnet âlimleri bu konuda ittifak etmiştir: Cinlerden yardım istemek, onlarla iş yapmak, onları kullanmaya çalışmak doğru değildir. Çünkü bu ilişki hiçbir zaman insanın kontrolünde kalmaz. Cin, kendisine yönelen insana önce küçük şeyler verir, sonra ondan karşılık ister. Bu karşılık bazen açık bir şirk olur, bazen fark edilmeyen bir bağlılık olur.
Gerçek şifa ve yardım yolu ise açıktır: Kur’an, sahih dualar ve Allah’a yönelmek. Peygamber Efendimiz’in yaptığı rukye tamamen bu çerçevededir. Ne cin çağırma vardır, ne cinle anlaşma, ne de gizli varlıklardan medet umma.
Sonuç olarak bu ayet bize şunu öğretir:
Cinlere yönelmek, onlardan medet ummak ya da onlarla bir bağ kurmak insana güç kazandırmaz; aksine onu zayıflatır ve karşı tarafın (cinin) azgınlığını artırır. Görünürde fayda olsa bile bu yolun sonu hayır değildir.
Şer'i Rukye ve Psikoterapist🩺🍃 الرقية الشرعية و العلاج النفسي
Photo
Birikmiş ve eskiden beri gelen nazardan (göz değmesinden) kurtulma yöntemi biiznillah 👇🏻
Öncelikle: Peygamber Efendimiz’e ﷺ salât ve selâm getir:
"Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e salât, selâm ve bereket ihsan eyle."
İkinci olarak: Abdest al. Abdest suyundan bir miktar al ve üzerine şunları oku:
Fâtiha Suresi (7 defa)
Âyetel Kürsî (3 defa)
İhlâs Suresi (3 defa)
Felak Suresi (3 defa)
Nâs Suresi (3 defa)
Üçüncü olarak: Bu suya şunları ekle:
Bir fincan elma sirkesi veya beyaz sirke, sonra Bir tutam iri tuz. Ardından üzerine biraz daha su ilave et.
Dördüncü olarak: Bu suyu başın arka kısmına (ense/kafa arkası) dök.
Bunu yaparken “Bismillâh” diyerek ve şu ayetleri tekrarlayarak uygula:
“Onların yaptıkları her amele yöneliriz de onu savrulmuş toz zerreleri haline getiririz.”
(Furkan Suresi, 23)
“Bilakis biz hakkı batılın üzerine atarız da onun beynini parçalar; böylece batıl yok olup gider.”
(Enbiyâ Suresi, 18)
t.me/Rukye
Öncelikle: Peygamber Efendimiz’e ﷺ salât ve selâm getir:
"Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e salât, selâm ve bereket ihsan eyle."
İkinci olarak: Abdest al. Abdest suyundan bir miktar al ve üzerine şunları oku:
Fâtiha Suresi (7 defa)
Âyetel Kürsî (3 defa)
İhlâs Suresi (3 defa)
Felak Suresi (3 defa)
Nâs Suresi (3 defa)
Üçüncü olarak: Bu suya şunları ekle:
Bir fincan elma sirkesi veya beyaz sirke, sonra Bir tutam iri tuz. Ardından üzerine biraz daha su ilave et.
Dördüncü olarak: Bu suyu başın arka kısmına (ense/kafa arkası) dök.
Bunu yaparken “Bismillâh” diyerek ve şu ayetleri tekrarlayarak uygula:
“Onların yaptıkları her amele yöneliriz de onu savrulmuş toz zerreleri haline getiririz.”
(Furkan Suresi, 23)
“Bilakis biz hakkı batılın üzerine atarız da onun beynini parçalar; böylece batıl yok olup gider.”
(Enbiyâ Suresi, 18)
t.me/Rukye
Telegram
Şer'i Rugye ve Psikoterapistالرقية الشرعية و العلاج النفسي
قناة الرقية الشرعية
rüya üç türlüdür
1. şeytanın insanı üzmek için gösterdiği
2.uyanık iken kafaya takıp rüyasına giren
3. nübüvvetin 46 cüzünden bir cüz.
sahih, ibn mace 3907. tirmizi 2447.
1. şeytanın insanı üzmek için gösterdiği
2.uyanık iken kafaya takıp rüyasına giren
3. nübüvvetin 46 cüzünden bir cüz.
sahih, ibn mace 3907. tirmizi 2447.
✨ أعراض سحر التفريق بين الزوجين ✨
بسم الله، والصلاة والسلام على رسول الله
سحر التفريق من أخطر أنواع السحر، لأنه يستهدف هدم البيوت وزرع العداوة بين الزوجين. ومن أبرز علاماته:
🔹 أولًا: اضطرابات المشاعر والسلوك
عدم التماس الأعذار بين الزوجين
الغضب الشديد لأتفه الأسباب
انقلاب مفاجئ من الحب إلى الكراهية بدون سبب
كراهية المعاشرة بين الزوجين
عدم استحسان سماع اسم الطرف الآخر
🔹 ثانيًا: التفكير والسلوكيات غير الطبيعية 6. تكرار التفكير في الطلاق واعتباره الحل الأمثل
7. كثرة التلفظ بالطلاق بدون وعي
8. التفكير في الهروب من المنزل
9. اتهامات متبادلة بدون دليل
10. الشكوك الزائدة خاصة في مسألة الخيانة
🔹 ثالثًا: التأثيرات النفسية والعقلية 11. رؤية الطرف الآخر في صورة قبيحة أو منفّرة
12. عدم القدرة على النظر في وجه الزوج أو الزوجة
13. الشعور بالخوف من الطرف الآخر بدون سبب
14. الإحساس بوجوده أو قدومه بشكل غير طبيعي
🔹 رابعًا: التأثيرات الجسدية والعلاقة الخاصة 15. عدم وجود لذة في العلاقة الزوجية
16. قد يتحول الأمر إلى ربط (عجز مفاجئ)
17. حدوث حالات صرع أو تعب شديد عند وجود الطرف الآخر فقط
🔹 خامسًا: مراحل متقدمة وخطيرة 18. سبّ وشتم بدون شعور أو مبرر
19. تفكير قد يصل إلى الانتحار بسبب النفور الشديد
20. كراهية شديدة غير مبررة لأحد الطرفين أو كليهما
⚠️ تنبيه مهم:
بسم الله، والصلاة والسلام على رسول الله
سحر التفريق من أخطر أنواع السحر، لأنه يستهدف هدم البيوت وزرع العداوة بين الزوجين. ومن أبرز علاماته:
🔹 أولًا: اضطرابات المشاعر والسلوك
عدم التماس الأعذار بين الزوجين
الغضب الشديد لأتفه الأسباب
انقلاب مفاجئ من الحب إلى الكراهية بدون سبب
كراهية المعاشرة بين الزوجين
عدم استحسان سماع اسم الطرف الآخر
🔹 ثانيًا: التفكير والسلوكيات غير الطبيعية 6. تكرار التفكير في الطلاق واعتباره الحل الأمثل
7. كثرة التلفظ بالطلاق بدون وعي
8. التفكير في الهروب من المنزل
9. اتهامات متبادلة بدون دليل
10. الشكوك الزائدة خاصة في مسألة الخيانة
🔹 ثالثًا: التأثيرات النفسية والعقلية 11. رؤية الطرف الآخر في صورة قبيحة أو منفّرة
12. عدم القدرة على النظر في وجه الزوج أو الزوجة
13. الشعور بالخوف من الطرف الآخر بدون سبب
14. الإحساس بوجوده أو قدومه بشكل غير طبيعي
🔹 رابعًا: التأثيرات الجسدية والعلاقة الخاصة 15. عدم وجود لذة في العلاقة الزوجية
16. قد يتحول الأمر إلى ربط (عجز مفاجئ)
17. حدوث حالات صرع أو تعب شديد عند وجود الطرف الآخر فقط
🔹 خامسًا: مراحل متقدمة وخطيرة 18. سبّ وشتم بدون شعور أو مبرر
19. تفكير قد يصل إلى الانتحار بسبب النفور الشديد
20. كراهية شديدة غير مبررة لأحد الطرفين أو كليهما
⚠️ تنبيه مهم:
#للتوعيه
#ازاي تعرف انك سليم من الاصابات الروحيه ( عين - حسد - مس - سحر ؟؟ )
- الإنسان الطبيعي :
- لا يري خيالات ف المنزل ولا خارجه
- لا يسمع صوت احد ينده عليه غير موجود.
- لا يري كثيرا احلام تتحقق في المستقبل ( كموت شخص )
- لا يري احلام السقوط في الامتحان
- لا يعاني صداع مزمن بدون سبب طبي
- لا يعاني الم اسفل الظهر بدون علاج ولا سبب طبي
- لا يعاني تساقط شعر بدون سبب طبي .
- لا يعاني من صد عن الصلاه ولا ثقل في العبادات
- لا يتثاوب اثناء الصلاه ولا قراءة القرآن
- لا يحلم بالسقوط من مكان مرتفع ولا السقوط من السرير .
اذا كان عندك ثلاث اعراض أو اكثر فانت بحاجه للرقيه الشرعيه nazar ve hased sihir
#ازاي تعرف انك سليم من الاصابات الروحيه ( عين - حسد - مس - سحر ؟؟ )
- الإنسان الطبيعي :
- لا يري خيالات ف المنزل ولا خارجه
- لا يسمع صوت احد ينده عليه غير موجود.
- لا يري كثيرا احلام تتحقق في المستقبل ( كموت شخص )
- لا يري احلام السقوط في الامتحان
- لا يعاني صداع مزمن بدون سبب طبي
- لا يعاني الم اسفل الظهر بدون علاج ولا سبب طبي
- لا يعاني تساقط شعر بدون سبب طبي .
- لا يعاني من صد عن الصلاه ولا ثقل في العبادات
- لا يتثاوب اثناء الصلاه ولا قراءة القرآن
- لا يحلم بالسقوط من مكان مرتفع ولا السقوط من السرير .
اذا كان عندك ثلاث اعراض أو اكثر فانت بحاجه للرقيه الشرعيه nazar ve hased sihir
لماذا لا ينتهي أثر العين بموت صاحبها؟
قاعدة "السهم المصيب": العلماء يشبّهون العين والحسد بـ "السهم" الذي انطلق من القوس. بمجرد أن يخرج السهم ويصيب الهدف (المحسود)، فإنه يستقر في الجسد ويحدث أثراً مادياً أو روحياً. موت "الرامي" (الحاسد) بعد إطلاق السهم لا يعني أن السهم سيخرج من جسد الضحية تلقائياً؛ فالسهم أصبح كياناً مستقلاً يحتاج إلى "نزع" وعلاج.
العين أثر وليست صلة دائمة: الحسد ليس "سلكاً كهربائياً" متصلاً بين الحاسد والمحسود ينقطع بوفاة أحدهما، بل هو "سم" أو "نفس خبيثة" استقرت في المحسود. هذا الأثر قد يبقى لسنوات حتى بعد رحيل الحاسد عن الدنيا، لأنه أصبح مرضاً يحتاج إلى دواء (الرقية والذكر).
انقطاع "طريقة الاغتسال": في السنة النبوية، أحد طرق العلاج هو أن يغتسل الحاسد للمحسود.
بموت الحاسد، تتعطل هذه الطريقة فقط، لكن تبقى الطريقة الأعم والأشمل وهي (الرقية الشرعية، اليقين، والالتجاء إلى الله)، وهي كفيلة بنسف أثر الحسد ولو كان صاحبه تحت التراب منذ قرون.
تجدد الحسد: أحياناً يظن الناس أن الحسد انتهى بموت فلان، لكنه قد يكون حاسداً آخر ما زال حياً، أو أن "خادم الحسد" (من الجن) لا يزال مستقراً في الجسد مكلفاً بالأذى، ولا يرحل بموت الإنسي الذي تسبب في البداية إلا بالرقية والنسف.
الخلاصة: الحسد لا ينتهي بموت الحاسد؛ لأنه "أثر" استقر في جسد المحسود كالسهم أو السم، وموت المسبب لا يزيل الأثر تلقائياً. العلاج: يبقى في الرقية الشرعية والتحصين، ولا يرتبط شفاء المحسود بحياة الحاسد أو موته.
والله أعلى وأعلم.
قاعدة "السهم المصيب": العلماء يشبّهون العين والحسد بـ "السهم" الذي انطلق من القوس. بمجرد أن يخرج السهم ويصيب الهدف (المحسود)، فإنه يستقر في الجسد ويحدث أثراً مادياً أو روحياً. موت "الرامي" (الحاسد) بعد إطلاق السهم لا يعني أن السهم سيخرج من جسد الضحية تلقائياً؛ فالسهم أصبح كياناً مستقلاً يحتاج إلى "نزع" وعلاج.
العين أثر وليست صلة دائمة: الحسد ليس "سلكاً كهربائياً" متصلاً بين الحاسد والمحسود ينقطع بوفاة أحدهما، بل هو "سم" أو "نفس خبيثة" استقرت في المحسود. هذا الأثر قد يبقى لسنوات حتى بعد رحيل الحاسد عن الدنيا، لأنه أصبح مرضاً يحتاج إلى دواء (الرقية والذكر).
انقطاع "طريقة الاغتسال": في السنة النبوية، أحد طرق العلاج هو أن يغتسل الحاسد للمحسود.
بموت الحاسد، تتعطل هذه الطريقة فقط، لكن تبقى الطريقة الأعم والأشمل وهي (الرقية الشرعية، اليقين، والالتجاء إلى الله)، وهي كفيلة بنسف أثر الحسد ولو كان صاحبه تحت التراب منذ قرون.
تجدد الحسد: أحياناً يظن الناس أن الحسد انتهى بموت فلان، لكنه قد يكون حاسداً آخر ما زال حياً، أو أن "خادم الحسد" (من الجن) لا يزال مستقراً في الجسد مكلفاً بالأذى، ولا يرحل بموت الإنسي الذي تسبب في البداية إلا بالرقية والنسف.
الخلاصة: الحسد لا ينتهي بموت الحاسد؛ لأنه "أثر" استقر في جسد المحسود كالسهم أو السم، وموت المسبب لا يزيل الأثر تلقائياً. العلاج: يبقى في الرقية الشرعية والتحصين، ولا يرتبط شفاء المحسود بحياة الحاسد أو موته.
والله أعلى وأعلم.
Sihr'in, İnsan bedenine olan etkileri ve belirtileri
- Karında, özellikle de sağ tarafta ağrı olması
- Omuzun sağ tarafında ağrı olması
- Bel kısmında ağrı oluşması
- Boyun bölgesinin Her iki taraftan ağrıması
- Başın her iki taraftan ağrıması
- Sağ ayağın ağrıması
T.me/Rukye
- Karında, özellikle de sağ tarafta ağrı olması
- Omuzun sağ tarafında ağrı olması
- Bel kısmında ağrı oluşması
- Boyun bölgesinin Her iki taraftan ağrıması
- Başın her iki taraftan ağrıması
- Sağ ayağın ağrıması
T.me/Rukye
Selamun aleykum bazen insan kendinde kendisinde bir şeyler var etmek ister halbuki kafasındaki yapmış olduğu kurgu ve endişe onu kurduğu ne endişeye inanır kim.olursa olsun kurgulariniza.ve kaygılarıniza inanmayın bazen geçmişte yaşanan bazı tramvalar kişiyi içıkmaza koyar onun için geçmişte ne olursa olsun takmayın ve iblis kişiye geçmişini hep.aklina getirir yaşamın içinde iblis kişiye rahatsız olsun diye hep.kaygi yapmak.ister hersey kişinin elinde yenilmek.ve yenmek siz siz olun geçmişe takılmayın pazar günü gitmiş olduğum.rugyede kız kardeşimin arkadaş bayan kendi piskoliji okuyor bana biraz geçmişini anlattı dedim.1 saat rugye yapayım.okumaya başladım.bayanda hiç bir belirti yoktu ( sean bittikten sonra bana anlatmış oldugu tramvalarini 2 seansta ona okuma yaparken dedim duygularınla dinle ve bayan ağlama başladı bende ona dedim.simdi asıl meseleye geleyim yaşamış olduğu tramvasini kabullendirmek için eft uygulaması yapmaya başladım.yapdikca daya çok ağlama başladı ve Allah izni ile.kabulendi ve kabul.etti.sonra bir daya terapiye aldığıma hiç bir ağlama olmadı elhamdülillah