1 buçuk su bardağı kaynar suya 1 tatlı kaşığı lavanta kurusu atın. 7 dakika kısık ateşte kaynasın. Sonra suyunu süzün. Günde 1 defa içilecek aç karnına.
25 gün yapılıp 5 gün ara verilir. Sonra tekrar 25 gün yapılır 5 gün ara verilir.
Söylediğim süre boyunca kürü uyguladıktan sonra kontrole gitsinler farkı görürler biiznillah hepatid c içindir
25 gün yapılıp 5 gün ara verilir. Sonra tekrar 25 gün yapılır 5 gün ara verilir.
Söylediğim süre boyunca kürü uyguladıktan sonra kontrole gitsinler farkı görürler biiznillah hepatid c içindir
🔴 Rûkyâ/Tedavi-Okuma Yöntemi İle İlgili 10 Hadis-i Şerif: -5-
📖 Meşruiyetine dair delil:
1— "Allah Resûlü’nün (a.s) sahabelerinden bir grup bir yolculuğa çıktı. Yolculuk sırasında Arap kabilelerinden birinin yanına uğradılar ve onlardan misafirperverlik istediler; fakat onlar misafir etmek istemediler.
Derken o kabilenin reisi bir (zehirli hayvan tarafından) sokuldu. Onu iyileştirmek için her yolu denediler ama hiçbir şey fayda etmedi. İçlerinden biri dedi ki: “Keşke yanınıza uğrayan şu yolculara gitseniz; belki onların bazısında bir çare vardır.”
Bunun üzerine sahabelere gelip şöyle dediler: “Ey topluluk! Reisimiz sokuldu. Onun için her yolu denedik ama hiçbir şey fayda etmedi. Sizden birinde bir şey (tedavi yolu) var mı?”
Sahabelerden biri dedi ki: “Evet, vallahi ben rukye (okuyarak tedavi) yaparım. Ancak vallahi sizden misafirlik istemiştik, bizi ağırlamadınız. Bu yüzden bize bir ücret vermedikçe okumam.”
Onlar da bir sürü koyun karşılığında anlaştılar. Bunun üzerine o sahabi gidip (hastanın üzerine) tükürerek Fatiha Suresi’ni okumaya başladı: “Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir...” Sonunda hasta, sanki bağından çözülmüş gibi aniden iyileşti ve hiçbir şeyi kalmamış şekilde yürümeye başladı.
Bunun üzerine anlaşmaya vardıkları koyunları verdiler. Sahabelerden bazıları: “Bunu paylaşalım” dediler. Rukye yapan kişi ise: “Bunu hemen yapmayın; önce Resûlullah’a (a.s) gidip durumu anlatalım ve onun bize ne emredeceğine bakalım” dedi.
Sonra Resûlullah’ın yanına geldiler ve durumu anlattılar. O da şöyle buyurdu:
“Onun bir rukye olduğunu nereden bildin?”
Ardından şöyle dedi: “Doğru yapmışsınız. Onu paylaşın ve bana da pay ayırın.” [Buhâri, 5749]
2— "Peygamber Efendimiz (a.s), her türlü zehirli (ısırık ve sokmalar) için rukyeye (okuyarak tedaviye) izin vermiştir." [Buhâri, 5741]
3— "Peygamber Efendimiz (a.s) hastalandığında, Cebrail ona rukye yapar ve şöyle derdi: “Allah’ın adıyla; O sana şifa versin.
Seni iyileştirecek her hastalıktan,
haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden ve her nazar edenin şerrinden (seni korusun).” [Müslim, 2185]
📖 Rûkyâ Cebrail'in [a.s] Öğretisidir:
4— “Bir gece ben Miraç’a çıkarıldığımda (Isra gecesi), bir cin bana ateşten bir alevle gelerek peşimden geliyordu; nereye dönersem onu görüyordum.
Cebrail (aleyhisselam) bana dedi ki: ‘Sana, onun alevini söndürecek bazı sözleri öğretmeyeyim mi?’
Ben: ‘Evet’ dedim.
Bunun üzerine Cebrail bana dedi ki:
‘De ki: “Allah’ın yüce yüzüne sığınırım, Allah’ın tamam ve kusursuz sözleriyle; ne salih ne de fâcir (kötü kimse) onları aşamaz; gökten inen her şeyin şerrinden, orada yükselen her şeyin şerrinden, yerde biten her şeyin şerrinden, yerden çıkan her şeyin şerrinden ve gündüzün ve gecenin fitnelerinden, sadece hayırla gelenler hariç.” [Ibn Hacer, Bezlü'l-Maun, 93]
📖 Rûkyâ'da Azaya Dokunarak Okumak Sünnettir:
5— "Hz. Peygamber (a.s), ailesinden bazı kimselere (şifa için) dua eder, sağ eliyle onları sıvazlar ve şöyle derdi: “Allah’ım! Ey insanların Rabbi! Sıkıntıyı gider. Şifa ver; şifa veren sensin. Senin şifandan başka şifa yoktur. Öyle bir şifa ver ki hiçbir hastalık bırakmasın.” [Buhâri, 5743]
📖 Rukyada Seyrek Tükürmek, Toprağa Okumak Veya Suya Okuyarak Üzerine Serpmek de sünnettir:
6— Peygamber Efendimiz (a.s) rukye (okuyarak tedavi) yaparken şöyle derdi: “Bizim toprağımızın (bir parçası) ve bazımızın tükürüğü ile, Rabbimizin izniyle hastamız şifa bulur.” [Buhâri, 5746]
📖 Rûkyâ İçin Nebevî Dua Reçetesi: -a-
7— “Size bütün bunları kapsayan (dua) sözünü göstereyim mi?
Şöyle dersiniz:
‘Allah’ım! Peygamberin Muhammed’in senden istediği hayırların hepsini senden isteriz.
Peygamberin Muhammed’in sana sığındığı şerlerin hepsinden sana sığınırız.
Yardım istenecek olan sensin, tebliğ (ve ulaştırma) sana aittir.
Güç ve kuvvet ancak Allah’ın yardımıyladır." [Tirmizî, 3521]
— Sizin için sayfalara döktüm ki bir yere kaydedesiniz diye..
📖 Meşruiyetine dair delil:
1— "Allah Resûlü’nün (a.s) sahabelerinden bir grup bir yolculuğa çıktı. Yolculuk sırasında Arap kabilelerinden birinin yanına uğradılar ve onlardan misafirperverlik istediler; fakat onlar misafir etmek istemediler.
Derken o kabilenin reisi bir (zehirli hayvan tarafından) sokuldu. Onu iyileştirmek için her yolu denediler ama hiçbir şey fayda etmedi. İçlerinden biri dedi ki: “Keşke yanınıza uğrayan şu yolculara gitseniz; belki onların bazısında bir çare vardır.”
Bunun üzerine sahabelere gelip şöyle dediler: “Ey topluluk! Reisimiz sokuldu. Onun için her yolu denedik ama hiçbir şey fayda etmedi. Sizden birinde bir şey (tedavi yolu) var mı?”
Sahabelerden biri dedi ki: “Evet, vallahi ben rukye (okuyarak tedavi) yaparım. Ancak vallahi sizden misafirlik istemiştik, bizi ağırlamadınız. Bu yüzden bize bir ücret vermedikçe okumam.”
Onlar da bir sürü koyun karşılığında anlaştılar. Bunun üzerine o sahabi gidip (hastanın üzerine) tükürerek Fatiha Suresi’ni okumaya başladı: “Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir...” Sonunda hasta, sanki bağından çözülmüş gibi aniden iyileşti ve hiçbir şeyi kalmamış şekilde yürümeye başladı.
Bunun üzerine anlaşmaya vardıkları koyunları verdiler. Sahabelerden bazıları: “Bunu paylaşalım” dediler. Rukye yapan kişi ise: “Bunu hemen yapmayın; önce Resûlullah’a (a.s) gidip durumu anlatalım ve onun bize ne emredeceğine bakalım” dedi.
Sonra Resûlullah’ın yanına geldiler ve durumu anlattılar. O da şöyle buyurdu:
“Onun bir rukye olduğunu nereden bildin?”
Ardından şöyle dedi: “Doğru yapmışsınız. Onu paylaşın ve bana da pay ayırın.” [Buhâri, 5749]
2— "Peygamber Efendimiz (a.s), her türlü zehirli (ısırık ve sokmalar) için rukyeye (okuyarak tedaviye) izin vermiştir." [Buhâri, 5741]
3— "Peygamber Efendimiz (a.s) hastalandığında, Cebrail ona rukye yapar ve şöyle derdi: “Allah’ın adıyla; O sana şifa versin.
Seni iyileştirecek her hastalıktan,
haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden ve her nazar edenin şerrinden (seni korusun).” [Müslim, 2185]
📖 Rûkyâ Cebrail'in [a.s] Öğretisidir:
4— “Bir gece ben Miraç’a çıkarıldığımda (Isra gecesi), bir cin bana ateşten bir alevle gelerek peşimden geliyordu; nereye dönersem onu görüyordum.
Cebrail (aleyhisselam) bana dedi ki: ‘Sana, onun alevini söndürecek bazı sözleri öğretmeyeyim mi?’
Ben: ‘Evet’ dedim.
Bunun üzerine Cebrail bana dedi ki:
‘De ki: “Allah’ın yüce yüzüne sığınırım, Allah’ın tamam ve kusursuz sözleriyle; ne salih ne de fâcir (kötü kimse) onları aşamaz; gökten inen her şeyin şerrinden, orada yükselen her şeyin şerrinden, yerde biten her şeyin şerrinden, yerden çıkan her şeyin şerrinden ve gündüzün ve gecenin fitnelerinden, sadece hayırla gelenler hariç.” [Ibn Hacer, Bezlü'l-Maun, 93]
📖 Rûkyâ'da Azaya Dokunarak Okumak Sünnettir:
5— "Hz. Peygamber (a.s), ailesinden bazı kimselere (şifa için) dua eder, sağ eliyle onları sıvazlar ve şöyle derdi: “Allah’ım! Ey insanların Rabbi! Sıkıntıyı gider. Şifa ver; şifa veren sensin. Senin şifandan başka şifa yoktur. Öyle bir şifa ver ki hiçbir hastalık bırakmasın.” [Buhâri, 5743]
📖 Rukyada Seyrek Tükürmek, Toprağa Okumak Veya Suya Okuyarak Üzerine Serpmek de sünnettir:
6— Peygamber Efendimiz (a.s) rukye (okuyarak tedavi) yaparken şöyle derdi: “Bizim toprağımızın (bir parçası) ve bazımızın tükürüğü ile, Rabbimizin izniyle hastamız şifa bulur.” [Buhâri, 5746]
📖 Rûkyâ İçin Nebevî Dua Reçetesi: -a-
7— “Size bütün bunları kapsayan (dua) sözünü göstereyim mi?
Şöyle dersiniz:
‘Allah’ım! Peygamberin Muhammed’in senden istediği hayırların hepsini senden isteriz.
Peygamberin Muhammed’in sana sığındığı şerlerin hepsinden sana sığınırız.
Yardım istenecek olan sensin, tebliğ (ve ulaştırma) sana aittir.
Güç ve kuvvet ancak Allah’ın yardımıyladır." [Tirmizî, 3521]
— Sizin için sayfalara döktüm ki bir yere kaydedesiniz diye..
Pazar günü gitmiş olduğum.rugyede rugye esnasında rugye olan bayan kötü oldu ve bedeninde kork bir.cin vardi.rugye.esnasinda korkudan çıktı.gitti sonra bir kere daya seansa aldım.ilk.vermis.oldugu tepkilerin hiç biri yoktur elhamdulillah daninsan arkadaslar sizlere verilen nasihatlari mutlak dinleyin ve vermis oldugumuz programlari mutlak yapiniz herkeze saygimlarima
İNSANIN BAŞINDA BULUNAN MUSALLAT TÜRLERİ:
1. Büyü Görevlisi (Hâdimu’s-Sihr)
2. Nazar Görevlisi (Hâdimu’l-Ayn)
BU İKİ CİN'İN ORTAK ÖZELLİKLERİ NELERDİR?
• Her ikisi de başta ağrıya ve basınç hissine neden olur.
• Her ikisi de kişiye rahatsız edici düşünceler vererek psikolojik yorgunluk oluşturur
• Her ikisi de hastayı halsiz bırakır ve günlük yaşamını engeller.
İKİSİ ARASINDAKİ FARK NEDİR?
Büyünün Görevlisi (Hâdimu’s-Sihr)👇🏻
• Büyücünün talebi veya görevlendirmesiyle gelmiştir.
• Asıl hedefi, kendisine verilen emirleri yerine getirmektir.
• Yapılan bağlar ve düğümler çözülmediği sürece orada kalmaya devam eder.
• Emirleri dinler ve harfiyen uygular.
• Hareketleri belirli bir düzen ve sistem içindedir.
• Tedavi süreci aksatıldığında veya durdurulduğunda verdiği zarar artar.
• Genellikle büyü materyalleri, tılsımlar veya özel yazılarla bağlantılıdır.
Nazarın Görevlisi (Hâdimu’l-Ayn)👇🏻
• Kıskançlık, haset ve kötü bakış (nazar) sonucu gelir.
• Temel hedefi, kişiye doğrudan zarar vermek ve onu yıkıma uğratmaktır.
• Manevi yönden zayıf düşmüş insanlara yönelir.
• Hastanın enerjisinden beslenerek güç kazanır.
• Hareketleri çoğunlukla düzensiz ve belirsizdir
• Kişi aşırı yorulduğunda, stres altına girdiğinde veya daldığında verdiği zarar artar.
• Herhangi bir dış materyale veya maddeye ihtiyaç duymaz, bakışla kişiye geçer.
⚠️Önemli bir uyarıda bulunacağız:
Bazen başta iki tür musallat birlikte bulunur; yani hem nazar hem de büyü etkisinin aynı anda olduğu söylenir.
Bu durumda belirtilerin daha şiddetli olabileceği ve tedavinin sabır ile düzenli devam gerektirdiği ifade edilir.
Tedavi ise Kur’an, dua ve yalnızca Allah’a güvenip dayanmakla olur☝🏻
T.me/Rukye
1. Büyü Görevlisi (Hâdimu’s-Sihr)
2. Nazar Görevlisi (Hâdimu’l-Ayn)
BU İKİ CİN'İN ORTAK ÖZELLİKLERİ NELERDİR?
• Her ikisi de başta ağrıya ve basınç hissine neden olur.
• Her ikisi de kişiye rahatsız edici düşünceler vererek psikolojik yorgunluk oluşturur
• Her ikisi de hastayı halsiz bırakır ve günlük yaşamını engeller.
İKİSİ ARASINDAKİ FARK NEDİR?
Büyünün Görevlisi (Hâdimu’s-Sihr)👇🏻
• Büyücünün talebi veya görevlendirmesiyle gelmiştir.
• Asıl hedefi, kendisine verilen emirleri yerine getirmektir.
• Yapılan bağlar ve düğümler çözülmediği sürece orada kalmaya devam eder.
• Emirleri dinler ve harfiyen uygular.
• Hareketleri belirli bir düzen ve sistem içindedir.
• Tedavi süreci aksatıldığında veya durdurulduğunda verdiği zarar artar.
• Genellikle büyü materyalleri, tılsımlar veya özel yazılarla bağlantılıdır.
Nazarın Görevlisi (Hâdimu’l-Ayn)👇🏻
• Kıskançlık, haset ve kötü bakış (nazar) sonucu gelir.
• Temel hedefi, kişiye doğrudan zarar vermek ve onu yıkıma uğratmaktır.
• Manevi yönden zayıf düşmüş insanlara yönelir.
• Hastanın enerjisinden beslenerek güç kazanır.
• Hareketleri çoğunlukla düzensiz ve belirsizdir
• Kişi aşırı yorulduğunda, stres altına girdiğinde veya daldığında verdiği zarar artar.
• Herhangi bir dış materyale veya maddeye ihtiyaç duymaz, bakışla kişiye geçer.
⚠️Önemli bir uyarıda bulunacağız:
Bazen başta iki tür musallat birlikte bulunur; yani hem nazar hem de büyü etkisinin aynı anda olduğu söylenir.
Bu durumda belirtilerin daha şiddetli olabileceği ve tedavinin sabır ile düzenli devam gerektirdiği ifade edilir.
Tedavi ise Kur’an, dua ve yalnızca Allah’a güvenip dayanmakla olur☝🏻
T.me/Rukye
📌“Başta bulunan sihir hizmetkârı/Bekçisi yani HÂDİM'İ”
Bu, büyücünün gönderdiği ya da çağırdığı cinlerden biridir. Musallat olunan kişinin başına yerleşmesi veya ona yaklaşması için gönderilir; amaç, büyücünün ona verdiği emirleri yerine getirmesidir.
🔴Başta bulunduğunun belirtileri nelerdir?
• Başta şiddetli ve belirli bir noktada baskı hissi.
• Sanki bir şey hareket ediyor ya da vuruyormuş gibi bir ağrı.
• Hizmetkârın (Hâdimin) kişiye belirli düşünceler ve vesveseler yerleştirmesi.
• Hizmetkârın hastaya yönlendirdiği rüyalar.
• Birinin onu izlediği ya da onunla konuştuğu hissi.
• Bazen kendisine emir veren veya tehdit eden bir ses duyması.
• Kur’an dinlerken aşırı yorgunluk hissetmesi.
✍🏻Özellikleri nelerdir?
• Zeki olur ve büyücüye itaat eder.
• Sırları korur ve aktarır.
• Büyünün bozulmasını engeller.
• Tedaviye ve rukyeye engel olur.
📌“Başta bulunan nazarın hizmetkârı/Bekçisi yani HÂDİM'İ”
Bu, cinlerden olduğu söylenen bir varlıktır; kişinin maruz kaldığı nazar veya şiddetli kıskançlıktan beslenir. Bir büyücünün emriyle değil, kendiliğinden gelir.
❗Başta bulunduğunun belirtileri nelerdir?
• Tekrarlayan baş ağrısı ve başta genel bir ağırlık hissi.
• Sebepsiz halsizlik ve tembellik.
• Göğüste sıkıntı ve boğulma hissi.
• Vesveseli düşünceler ve ani bir hüzün.
• İnsanlara veya bazı yerlere bakarken yorgunluk hissetmek.
• Bazen başta batma ya da iğnelenme hissi.
✍🏻Bu cinin özellikleri nelerdir?
• Sihir hizmetkârına göre daha zayıftır.
• Korku ve üzüntü enerjisinden beslenir
• Emir uygulamaz; fakat sürekli rahatsızlık verir.
• Nazar ve olumsuz düşünce arttıkça daha da güçlenir.
T.me/Rukye
Bu, büyücünün gönderdiği ya da çağırdığı cinlerden biridir. Musallat olunan kişinin başına yerleşmesi veya ona yaklaşması için gönderilir; amaç, büyücünün ona verdiği emirleri yerine getirmesidir.
🔴Başta bulunduğunun belirtileri nelerdir?
• Başta şiddetli ve belirli bir noktada baskı hissi.
• Sanki bir şey hareket ediyor ya da vuruyormuş gibi bir ağrı.
• Hizmetkârın (Hâdimin) kişiye belirli düşünceler ve vesveseler yerleştirmesi.
• Hizmetkârın hastaya yönlendirdiği rüyalar.
• Birinin onu izlediği ya da onunla konuştuğu hissi.
• Bazen kendisine emir veren veya tehdit eden bir ses duyması.
• Kur’an dinlerken aşırı yorgunluk hissetmesi.
✍🏻Özellikleri nelerdir?
• Zeki olur ve büyücüye itaat eder.
• Sırları korur ve aktarır.
• Büyünün bozulmasını engeller.
• Tedaviye ve rukyeye engel olur.
📌“Başta bulunan nazarın hizmetkârı/Bekçisi yani HÂDİM'İ”
Bu, cinlerden olduğu söylenen bir varlıktır; kişinin maruz kaldığı nazar veya şiddetli kıskançlıktan beslenir. Bir büyücünün emriyle değil, kendiliğinden gelir.
❗Başta bulunduğunun belirtileri nelerdir?
• Tekrarlayan baş ağrısı ve başta genel bir ağırlık hissi.
• Sebepsiz halsizlik ve tembellik.
• Göğüste sıkıntı ve boğulma hissi.
• Vesveseli düşünceler ve ani bir hüzün.
• İnsanlara veya bazı yerlere bakarken yorgunluk hissetmek.
• Bazen başta batma ya da iğnelenme hissi.
✍🏻Bu cinin özellikleri nelerdir?
• Sihir hizmetkârına göre daha zayıftır.
• Korku ve üzüntü enerjisinden beslenir
• Emir uygulamaz; fakat sürekli rahatsızlık verir.
• Nazar ve olumsuz düşünce arttıkça daha da güçlenir.
T.me/Rukye
🔴DÜĞÜM ÇÖZÜLDÜKTEN SONRA GELEN MUSALLAT TÜRÜ❗
Büyüyle yapılan düğümün çözülmesine bağlı olarak gelen musallat, aslında büyücünün kişiyi etkilemek, yeniden kontrol altına almak ya da rahatsızlığı yeniden ortaya çıkarmak için tekrardan yaptığı düğümler sebebiyle gelmektedir ve bedene yerleşmektedir.
Başta ve bedende görülen en belirgin belirtileri şunlardır:
• Başta, özellikle tepe kısmında veya ensede yoğun bir ağırlık ve baskı hissi.
• İlaçlarla geçmeyen, sık sık tekrarlayan baş ağrısı.
• Baş dönmesi ve zihinde bulanıklık.
• Özellikle karanlık yerlerle veya tanınmayan insanlarla ilgili rahatsız edici rüyaların sıklaşması.
• Başın içinde bir şey hareket ediyormuş ya da baskı yapıyormuş hissi.
• Uyku düzeninin bozulması; çok fazla uyuma ya da uykusuzluk.
• Unutkanlık ve dikkat dağınıklığı.
• Sebepsiz, ani ruh hâli değişimleri.
• Bedende genel bir halsizlik ve kollarda, bacaklarda ağırlık hissi.
• Boyun ve omuzlarda ağrı.
Bunun TEDAVİSİ NASIL OLMALI?
Düğümü çözmek ve baştaki musallatı gidermek için önce samimi bir niyetle ve içtenlikle Allah’a yönelmek gerekir
Ardından sihrin çözülmesiyle ilgili ayetler okunur;
Fatiha, Bakara, Âl-i İmrân, A’râf, Yunus, Tâhâ, İsrâ, Enbiyâ, Hac, Mü’minûn, Nur, Furkan, Şuarâ, Kasas, Ankebût ve Rum surelerinden bazı bölümler okunur.
Sonra peygamberden rivayet edilen dualar ve rukye duaları okunur.
Düğümün çözülmesi ve baştaki musallatın gitmesi için özel dua edilir.
Başın üzerine hafifçe üflenip el, başın ön kısmından arka kısmına doğru nazikçe gezdirilir.
Rukyeye ve üzerine okunmuş suyu düzenli kullanmaya devam edilir
🌿Allah’ın izniyle rahatsızlığın kalktığını gösteren işaretler ise şunlardır👇🏻
• Şiddetli esneme.
• Yüzde kızarma veya yoğun terleme.
• Gaz çıkması ya da bazı seslerin gelmesi.
• Başta ve bedende hafifleme hissi.
⚠️Önemli bir Uyarıda bulunacağız:
Belirtiler geçici olarak biraz daha artabilir. Bu kötüleşme kalıcı değildir biiznillah. Tedaviyi bırakmayın
📨RUKYE TEDAVİSİ İÇİN ÖZELİME YAZABİLİRSİNİZ @dimamsalabe
T.me/Rukye
Büyüyle yapılan düğümün çözülmesine bağlı olarak gelen musallat, aslında büyücünün kişiyi etkilemek, yeniden kontrol altına almak ya da rahatsızlığı yeniden ortaya çıkarmak için tekrardan yaptığı düğümler sebebiyle gelmektedir ve bedene yerleşmektedir.
Başta ve bedende görülen en belirgin belirtileri şunlardır:
• Başta, özellikle tepe kısmında veya ensede yoğun bir ağırlık ve baskı hissi.
• İlaçlarla geçmeyen, sık sık tekrarlayan baş ağrısı.
• Baş dönmesi ve zihinde bulanıklık.
• Özellikle karanlık yerlerle veya tanınmayan insanlarla ilgili rahatsız edici rüyaların sıklaşması.
• Başın içinde bir şey hareket ediyormuş ya da baskı yapıyormuş hissi.
• Uyku düzeninin bozulması; çok fazla uyuma ya da uykusuzluk.
• Unutkanlık ve dikkat dağınıklığı.
• Sebepsiz, ani ruh hâli değişimleri.
• Bedende genel bir halsizlik ve kollarda, bacaklarda ağırlık hissi.
• Boyun ve omuzlarda ağrı.
Bunun TEDAVİSİ NASIL OLMALI?
Düğümü çözmek ve baştaki musallatı gidermek için önce samimi bir niyetle ve içtenlikle Allah’a yönelmek gerekir
Ardından sihrin çözülmesiyle ilgili ayetler okunur;
Fatiha, Bakara, Âl-i İmrân, A’râf, Yunus, Tâhâ, İsrâ, Enbiyâ, Hac, Mü’minûn, Nur, Furkan, Şuarâ, Kasas, Ankebût ve Rum surelerinden bazı bölümler okunur.
Sonra peygamberden rivayet edilen dualar ve rukye duaları okunur.
Düğümün çözülmesi ve baştaki musallatın gitmesi için özel dua edilir.
Başın üzerine hafifçe üflenip el, başın ön kısmından arka kısmına doğru nazikçe gezdirilir.
Rukyeye ve üzerine okunmuş suyu düzenli kullanmaya devam edilir
🌿Allah’ın izniyle rahatsızlığın kalktığını gösteren işaretler ise şunlardır👇🏻
• Şiddetli esneme.
• Yüzde kızarma veya yoğun terleme.
• Gaz çıkması ya da bazı seslerin gelmesi.
• Başta ve bedende hafifleme hissi.
⚠️Önemli bir Uyarıda bulunacağız:
Belirtiler geçici olarak biraz daha artabilir. Bu kötüleşme kalıcı değildir biiznillah. Tedaviyi bırakmayın
📨RUKYE TEDAVİSİ İÇİN ÖZELİME YAZABİLİRSİNİZ @dimamsalabe
T.me/Rukye
Hastalara uyku ve uyanıklık sırasında cinlerin verdiği zararlardan bazıları Çizikler Bu çiziklerden etkilenen hastaların Vücutlarında görünen işaretler çiziklerdir (çizikler - karalamalar) ve şekilleri kedinin pençelerinin dediği gibi belirgindir, yani bunun kesinliklerinden dolayı hastanın kendi tırnaklarından olması imkansızdır, bu da gösteriyor ki bu şeytani zararla bağlantılıdır Manevi hastalık belirtilerinden (göz - sihir - dokunma) hastaya ne olur rukiye duyması veya programlar uygulaması veya sihir veya kıskançlık ve sevgi ile cinlerin dökülmesi veya ıssız yerlerde olması durumunda hastaya ne olur? ve batıda bolca bulunur ve sırtta ve tüm vücutta görünebilir Kendinizi Kuran'ın tedavisi konusunda geliştiren ve yetiştiren bulursanız, görüntüler hastalarda gördüğümüze benzer, ama bu görüntüler batıdan, özellikle iblislerin dünyasını keşfetmek için maceraperest olarak terkedilmiş evlere gidenler ve elflerin hakimiyetinden mustarip olanlar için yer almaktadır. kiliselerde ve diğerlerinde tedavi edilen vakalarda da ortaya çıkmaktadır
https://youtu.be/GyOw2CwlCRc
Esselamu Aleykum ve Rahmetullahi ve berekatuhu
bugün yine elimizde, size söz verdiğimiz gibi, fotoğraf ya da yazılı veya buna benzer belgeler bulunuyor.
Bu oldukça önemli, özellikle bir kişi deneyimlerini paylaşırken "Bende oldu" veya "Bende meydana geldi" dediğinde somut kanıtlar sunması gereklidir. Örneğin, bir doktor da deneyimlerini birçok vakada sunar ve bunları belgeler.
Ayrıca, bir Rukyeci de sözlerini destekleyecek bir şeye sahip olmalı ki onun söyledikleri elimizde somut bir kanıt olarak bulunsun.
Bugün, bir genç kızın hikayesi var, beş yaşından, on dokuz yaşına kadar bir sıkıntı çekiyor ve Annesi bunu şikayet ederek, "Ey şeyh! Bu hikayeyi dinleyin," diyor. "Ey şeyh, kızım küçük yaşlardan itibaren, beş yaşındayken gözüne bir acı geliyor, sadece bir gözünde acı var, bu acı geldiğinde, bu gözde bir köpeğin görüntüsü ortaya çıkıyor."
Onu göz doktoruna götürürler, göz doktoru o göze bakar ve hayretle der ki, "Hayatım boyunca böyle bir şey görmedim, açıkça bir köpek resmi var." Ve bu durumun her meydana geldiği zaman, etrafındaki herkes yüzüne bakmadan kaçar. Yani, bu manzara onları gözlerinden uzaklaştırır, akrabaları dahil herkes ondan kaçar ve tamamen uzaklaşır
Gözü zaman zaman ağrır, sonra hafifler ve bu belirtiler kaybolur, ardından tekrar geri döner ve bu durum onun 19 yaşına gelene kadar devam eder.
Doktorlar arasında bu durum hakkında belirli bir açıklama olmadığını, yani bu gözde açıkça bir köpek resmi olduğunu söylerler.
Şimdi size bu görüntüyü kendi gözlerinizle görmek için aktarıyorum. Bu kızın ve ailesinin sihirle etkilendiği gözlemliyoruz. Allah subhanehu ve tealadan selameti dileriz.
Onların aynı ülkede bulunduğu ve bu konuda yardım eden bir değerli kardeşleri tarafından ruqyah uygulandı. Ne yazık ki, bu konuda sonucu bilmiyoruz.
Eğer dikkatlice gözlerseniz, resimdeki gözler ve ağız kısımlarına işaretler koyduk, yani bu işaretleri kalemle çizdik. Bu gözler ve ağız, bazı insanlara ayı veya benzeri bir şeyi andırıyor olabilir. Ancak, yakından görenler ve doktorlar ve aynı zamanda anne de bu durumu( bir köpek resmi olduğunu)fark ediyorlar. Ayrıca, kız da vücudunda kendisine gelen semptomlar ve hastalıkları hissediyor.
Bu, insanın cinlerin zararından kaynaklanır, ya sihirle, ya aşkla, ya da intikamla olur. Bu şey görünebilir ve bazıları, kişinin gözüne bakarsa bir görüntü gördüğünü veya örneğin kedinin gözü gibi işaretler gördüğünü söyler veya başka şeyler görür. Yıllardır elimizde ve bazen bu tür belgeleri isim, ülke, adres veya e-posta belirtmeden yayınlamaya zamanımız oldu.
Yüce Allah'tan, sevdiği ve razı olduğu şeyleri yapmamızda bize ve size yardım etmesini diliyorum.
Esselamu Aleykum ve Rahmetullahi ve berekatuhu
Esselamu Aleykum ve Rahmetullahi ve berekatuhu
bugün yine elimizde, size söz verdiğimiz gibi, fotoğraf ya da yazılı veya buna benzer belgeler bulunuyor.
Bu oldukça önemli, özellikle bir kişi deneyimlerini paylaşırken "Bende oldu" veya "Bende meydana geldi" dediğinde somut kanıtlar sunması gereklidir. Örneğin, bir doktor da deneyimlerini birçok vakada sunar ve bunları belgeler.
Ayrıca, bir Rukyeci de sözlerini destekleyecek bir şeye sahip olmalı ki onun söyledikleri elimizde somut bir kanıt olarak bulunsun.
Bugün, bir genç kızın hikayesi var, beş yaşından, on dokuz yaşına kadar bir sıkıntı çekiyor ve Annesi bunu şikayet ederek, "Ey şeyh! Bu hikayeyi dinleyin," diyor. "Ey şeyh, kızım küçük yaşlardan itibaren, beş yaşındayken gözüne bir acı geliyor, sadece bir gözünde acı var, bu acı geldiğinde, bu gözde bir köpeğin görüntüsü ortaya çıkıyor."
Onu göz doktoruna götürürler, göz doktoru o göze bakar ve hayretle der ki, "Hayatım boyunca böyle bir şey görmedim, açıkça bir köpek resmi var." Ve bu durumun her meydana geldiği zaman, etrafındaki herkes yüzüne bakmadan kaçar. Yani, bu manzara onları gözlerinden uzaklaştırır, akrabaları dahil herkes ondan kaçar ve tamamen uzaklaşır
Gözü zaman zaman ağrır, sonra hafifler ve bu belirtiler kaybolur, ardından tekrar geri döner ve bu durum onun 19 yaşına gelene kadar devam eder.
Doktorlar arasında bu durum hakkında belirli bir açıklama olmadığını, yani bu gözde açıkça bir köpek resmi olduğunu söylerler.
Şimdi size bu görüntüyü kendi gözlerinizle görmek için aktarıyorum. Bu kızın ve ailesinin sihirle etkilendiği gözlemliyoruz. Allah subhanehu ve tealadan selameti dileriz.
Onların aynı ülkede bulunduğu ve bu konuda yardım eden bir değerli kardeşleri tarafından ruqyah uygulandı. Ne yazık ki, bu konuda sonucu bilmiyoruz.
Eğer dikkatlice gözlerseniz, resimdeki gözler ve ağız kısımlarına işaretler koyduk, yani bu işaretleri kalemle çizdik. Bu gözler ve ağız, bazı insanlara ayı veya benzeri bir şeyi andırıyor olabilir. Ancak, yakından görenler ve doktorlar ve aynı zamanda anne de bu durumu( bir köpek resmi olduğunu)fark ediyorlar. Ayrıca, kız da vücudunda kendisine gelen semptomlar ve hastalıkları hissediyor.
Bu, insanın cinlerin zararından kaynaklanır, ya sihirle, ya aşkla, ya da intikamla olur. Bu şey görünebilir ve bazıları, kişinin gözüne bakarsa bir görüntü gördüğünü veya örneğin kedinin gözü gibi işaretler gördüğünü söyler veya başka şeyler görür. Yıllardır elimizde ve bazen bu tür belgeleri isim, ülke, adres veya e-posta belirtmeden yayınlamaya zamanımız oldu.
Yüce Allah'tan, sevdiği ve razı olduğu şeyleri yapmamızda bize ve size yardım etmesini diliyorum.
Esselamu Aleykum ve Rahmetullahi ve berekatuhu
YouTube
#وثائق #أرشيف الرقية ظهور صورة كلب في عين فتاة
#وثائق هامة من أرشيفي للرقية حالة فتاة عانت من ظهور صورة كلب في احدى العينين
التواصل مع الشيخ فقط على الايميل http://alroqya.com/portal/contact_us
KHALID@ALROQYA.COM مع شرح الحالة والاسم
لمزيد من الفيديوهات نرجو اتباع الرابط
https://www.youtube.com/user/MrRoqya/...…
التواصل مع الشيخ فقط على الايميل http://alroqya.com/portal/contact_us
KHALID@ALROQYA.COM مع شرح الحالة والاسم
لمزيد من الفيديوهات نرجو اتباع الرابط
https://www.youtube.com/user/MrRoqya/...…
Selamun aleykum yakınca canlı yayınlar yapmayı düşünüyorum rugye ve piskoloji kavramları izah etmek için nazar ve hased sihir büyü disardan musallat ve geçmişteki yaşanan travmalar sebepleri iyileşme süreci nedir nasıl olur takıntı vesvese okb vs gibi rahatsızlıklar sebepleri nelerdir yakında canlı yayın yapmak.icin önerileriniz almak isterim.saygilarimla
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
Hasbiyallahü La İlahe İllahü
Aleyhi Tevekkeltü ve Hüve Rabb-Ül Arşil Azim
Hasbiyallahü La İlahe İllahü
Aleyhi Tevekkeltü ve Hüve Rabb-Ül Arşil Azim
Cinlerle çalışmak cinleri kullanmak
Cin Suresi 6. ayet meseleyi çok açık bir şekilde ortaya koyar:
“Gerçekten insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazılarına sığınıyorlardı da bu, onların azgınlığını artırıyordu.”
Bu ayette iki taraflı bir ilişki anlatılır: İnsan ve cin. İnsan, korku, ihtiyaç, merak ya da menfaat sebebiyle cine yöneliyor; cin ise bundan güç alıyor. Yani burada görünen bir “yardım ilişkisi” değil, aslında insanın yavaş yavaş bağımlı hale gelmesi ve cinin otoritesinin artmasıdır.
İbn Abbas (radıyallahu anh) bu ayeti açıklarken, cahiliye döneminde insanların bir vadiye girdiklerinde “Bu vadinin büyüğüne (cinine) sığınırım” dediklerini ve bunun cinleri daha da cesaretlendirdiğini ifade eder. Yani insan sığındıkça cin büyüyor, güç kazanıyor, insan ise zayıflıyor.
Ayette geçen “azgınlıklarını artırdı” ifadesi çok önemli. Bu sadece günahın artması değil; cinin insana hükmetme cesaretinin artması, onu yönlendirmesi, korkutması ve zamanla kontrol altına alması anlamına gelir. Başlangıçta küçük bir yardım gibi görünen şey, zamanla bir bağa, sonra bağımlılığa dönüşür.
Bu durumun tehlikesini Kur’an başka ayetlerde de destekler. Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurur:
“Şeytan, size fakirlik vaat eder ve sizi hayâsızlığa emreder.” (Bakara 268)
Cinlerin ve şeytanların yöntemi aynıdır: Önce fayda gibi gösterir, sonra insanı kendi sistemine çeker.
Hadislerde de bu kapının kapatıldığı çok açıktır. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem):
“Kim bir kâhine veya arrafa gider ve söylediklerini tasdik ederse, Muhammed’e indirileni inkâr etmiş olur.” buyurmuştur.
Burada kâhin dediğimiz kişiler çoğu zaman cinlerden bilgi alan kimselerdir. Yani cinle irtibat kurup bilgi almak, İslam’da ağır bir sapma olarak görülmüştür.
Şunu net görmek gerekir: Bir kişi “cinlerle çalışıyorum, insanlara fayda veriyorum” dese bile bu, onun doğru yolda olduğunu göstermez. Çünkü cinler doğruyu söyleyebilir, bir hastalığı geçici olarak hafifletebilir, bazı bilgileri doğru verebilir. Ama bu onların güvenilir olduğu anlamına gelmez. Zaten şeytanın en büyük yöntemi, hak ile batılı karıştırmaktır.
Ehl-i sünnet âlimleri bu konuda ittifak etmiştir: Cinlerden yardım istemek, onlarla iş yapmak, onları kullanmaya çalışmak doğru değildir. Çünkü bu ilişki hiçbir zaman insanın kontrolünde kalmaz. Cin, kendisine yönelen insana önce küçük şeyler verir, sonra ondan karşılık ister. Bu karşılık bazen açık bir şirk olur, bazen fark edilmeyen bir bağlılık olur.
Gerçek şifa ve yardım yolu ise açıktır: Kur’an, sahih dualar ve Allah’a yönelmek. Peygamber Efendimiz’in yaptığı rukye tamamen bu çerçevededir. Ne cin çağırma vardır, ne cinle anlaşma, ne de gizli varlıklardan medet umma.
Sonuç olarak bu ayet bize şunu öğretir:
Cinlere yönelmek, onlardan medet ummak ya da onlarla bir bağ kurmak insana güç kazandırmaz; aksine onu zayıflatır ve karşı tarafın (cinin) azgınlığını artırır. Görünürde fayda olsa bile bu yolun sonu hayır değildir.
Cin Suresi 6. ayet meseleyi çok açık bir şekilde ortaya koyar:
“Gerçekten insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazılarına sığınıyorlardı da bu, onların azgınlığını artırıyordu.”
Bu ayette iki taraflı bir ilişki anlatılır: İnsan ve cin. İnsan, korku, ihtiyaç, merak ya da menfaat sebebiyle cine yöneliyor; cin ise bundan güç alıyor. Yani burada görünen bir “yardım ilişkisi” değil, aslında insanın yavaş yavaş bağımlı hale gelmesi ve cinin otoritesinin artmasıdır.
İbn Abbas (radıyallahu anh) bu ayeti açıklarken, cahiliye döneminde insanların bir vadiye girdiklerinde “Bu vadinin büyüğüne (cinine) sığınırım” dediklerini ve bunun cinleri daha da cesaretlendirdiğini ifade eder. Yani insan sığındıkça cin büyüyor, güç kazanıyor, insan ise zayıflıyor.
Ayette geçen “azgınlıklarını artırdı” ifadesi çok önemli. Bu sadece günahın artması değil; cinin insana hükmetme cesaretinin artması, onu yönlendirmesi, korkutması ve zamanla kontrol altına alması anlamına gelir. Başlangıçta küçük bir yardım gibi görünen şey, zamanla bir bağa, sonra bağımlılığa dönüşür.
Bu durumun tehlikesini Kur’an başka ayetlerde de destekler. Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurur:
“Şeytan, size fakirlik vaat eder ve sizi hayâsızlığa emreder.” (Bakara 268)
Cinlerin ve şeytanların yöntemi aynıdır: Önce fayda gibi gösterir, sonra insanı kendi sistemine çeker.
Hadislerde de bu kapının kapatıldığı çok açıktır. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem):
“Kim bir kâhine veya arrafa gider ve söylediklerini tasdik ederse, Muhammed’e indirileni inkâr etmiş olur.” buyurmuştur.
Burada kâhin dediğimiz kişiler çoğu zaman cinlerden bilgi alan kimselerdir. Yani cinle irtibat kurup bilgi almak, İslam’da ağır bir sapma olarak görülmüştür.
Şunu net görmek gerekir: Bir kişi “cinlerle çalışıyorum, insanlara fayda veriyorum” dese bile bu, onun doğru yolda olduğunu göstermez. Çünkü cinler doğruyu söyleyebilir, bir hastalığı geçici olarak hafifletebilir, bazı bilgileri doğru verebilir. Ama bu onların güvenilir olduğu anlamına gelmez. Zaten şeytanın en büyük yöntemi, hak ile batılı karıştırmaktır.
Ehl-i sünnet âlimleri bu konuda ittifak etmiştir: Cinlerden yardım istemek, onlarla iş yapmak, onları kullanmaya çalışmak doğru değildir. Çünkü bu ilişki hiçbir zaman insanın kontrolünde kalmaz. Cin, kendisine yönelen insana önce küçük şeyler verir, sonra ondan karşılık ister. Bu karşılık bazen açık bir şirk olur, bazen fark edilmeyen bir bağlılık olur.
Gerçek şifa ve yardım yolu ise açıktır: Kur’an, sahih dualar ve Allah’a yönelmek. Peygamber Efendimiz’in yaptığı rukye tamamen bu çerçevededir. Ne cin çağırma vardır, ne cinle anlaşma, ne de gizli varlıklardan medet umma.
Sonuç olarak bu ayet bize şunu öğretir:
Cinlere yönelmek, onlardan medet ummak ya da onlarla bir bağ kurmak insana güç kazandırmaz; aksine onu zayıflatır ve karşı tarafın (cinin) azgınlığını artırır. Görünürde fayda olsa bile bu yolun sonu hayır değildir.