Eşler arasında ıslah, sevgi ve birleşme için şer‘î rukye
Allah’ım, her çifti birbirine yakınlaştır, aralarını ıslah et 🤲
Fâtiha Sûresi, Âyetü’l-Kürsî, Bakara Sûresi’nin son iki âyeti ve Mu‘avvizât (İhlâs, Felak, Nâs)
“Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler; müminlere karşı alçakgönüllü, kâfirlere karşı izzetlidirler.”
(Mâide, 54)
“De ki: Rabbimiz aramızı birleştirecek, sonra aramızda hak ile hükmedecektir. O, hakkıyla hükmeden ve her şeyi bilendir.”
“O, seni yardımıyla ve müminlerle destekleyendir. Ve onların kalplerini birleştirdi. Yeryüzündekilerin hepsini harcasaydın da onların kalplerini birleştiremezdin; fakat Allah onları birleştirdi. Şüphesiz O, azîzdir, hakîmdir.”
(Enfâl, 62–63)
“Ona (kadına) sevgiyle tutulmuştur. Biz onu açık bir sapıklık içinde görüyoruz.”
(Yûsuf, 30)
“Kalplerindeki kini söküp attık; artık kardeşler olarak karşılıklı koltuklar üzerinde otururlar.”
(Hicr, 47)
“Sonra onları bir araya topladık.”
(Kehf, 99)
“Rahmân onlar için bir sevgi yaratacaktır.”
(Meryem, 96)
“Üzerine benden bir sevgi bıraktım ki gözümün önünde yetiştirilesin.”
(Tâhâ, 39)
“O’nun ayetlerindendir ki, size kendilerinizden eşler yaratmış, onlara huzur bulasınız diye; aranıza sevgi ve merhamet koymuştur. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için ayetler vardır.”
(Rûm, 21)
“Umulur ki Allah, sizinle onlardan düşmanlık ettikleriniz arasında bir sevgi var eder. Allah gücü yetendir; Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
(Mümtehine, 7)
“Eğer bir kadın, kocasının kendisine karşı ilgisizliğinden veya yüz çevirmesinden korkarsa, aralarında bir uzlaşma yapmalarında bir günah yoktur. Uzlaşma hayırlıdır.”
(Nisâ, 128)
Allah’ın izniyle her gün tekrarlanır
Allah’ım, her çifti birbirine yakınlaştır, aralarını ıslah et 🤲
Fâtiha Sûresi, Âyetü’l-Kürsî, Bakara Sûresi’nin son iki âyeti ve Mu‘avvizât (İhlâs, Felak, Nâs)
“Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler; müminlere karşı alçakgönüllü, kâfirlere karşı izzetlidirler.”
(Mâide, 54)
“De ki: Rabbimiz aramızı birleştirecek, sonra aramızda hak ile hükmedecektir. O, hakkıyla hükmeden ve her şeyi bilendir.”
“O, seni yardımıyla ve müminlerle destekleyendir. Ve onların kalplerini birleştirdi. Yeryüzündekilerin hepsini harcasaydın da onların kalplerini birleştiremezdin; fakat Allah onları birleştirdi. Şüphesiz O, azîzdir, hakîmdir.”
(Enfâl, 62–63)
“Ona (kadına) sevgiyle tutulmuştur. Biz onu açık bir sapıklık içinde görüyoruz.”
(Yûsuf, 30)
“Kalplerindeki kini söküp attık; artık kardeşler olarak karşılıklı koltuklar üzerinde otururlar.”
(Hicr, 47)
“Sonra onları bir araya topladık.”
(Kehf, 99)
“Rahmân onlar için bir sevgi yaratacaktır.”
(Meryem, 96)
“Üzerine benden bir sevgi bıraktım ki gözümün önünde yetiştirilesin.”
(Tâhâ, 39)
“O’nun ayetlerindendir ki, size kendilerinizden eşler yaratmış, onlara huzur bulasınız diye; aranıza sevgi ve merhamet koymuştur. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için ayetler vardır.”
(Rûm, 21)
“Umulur ki Allah, sizinle onlardan düşmanlık ettikleriniz arasında bir sevgi var eder. Allah gücü yetendir; Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
(Mümtehine, 7)
“Eğer bir kadın, kocasının kendisine karşı ilgisizliğinden veya yüz çevirmesinden korkarsa, aralarında bir uzlaşma yapmalarında bir günah yoktur. Uzlaşma hayırlıdır.”
(Nisâ, 128)
Allah’ın izniyle her gün tekrarlanır
VESVESE NEDİR?
ŞEYTANIN VESVESELERİ NELERDİR?
ŞEYTANIN VESVESELERİ NELERDİR?
1
Vesvese; kalbe, şeytan ve insanın kendi
nefsi tarafından getirilen çeşitli kötü düşünceler demektir. İnsanın kalbine her an düşünceler gelmektedir. Bunlara dînimizde hâtıra (düşünce) denir. İnsanın kalbine gelen hâtıra iyi ve kötü olmak üzere iki çeşittir. İyilerine ilham, kötülerine vesvese denir.
İlham: Allah Teâlâ'nın, her insanın kalbinde vazifelendirdiği bir melek tarafından verilir.
Vesvese ise, şeytan ve insanın kendi nefsinin kalbinde uyandırdığı, çirkin ve kötü şeylerdir.
Kalbe gelen düşüncenin iyi veya kötülüğünü anlamanın ölçüsü, bunun dînimizin bildirdiği emir ve yasaklara uygun olup olmamasıdır.
Vesvese; kalbe, şeytan ve insanın kendi
nefsi tarafından getirilen çeşitli kötü düşünceler demektir. İnsanın kalbine her an düşünceler gelmektedir. Bunlara dînimizde hâtıra (düşünce) denir. İnsanın kalbine gelen hâtıra iyi ve kötü olmak üzere iki çeşittir. İyilerine ilham, kötülerine vesvese denir.
İlham: Allah Teâlâ'nın, her insanın kalbinde vazifelendirdiği bir melek tarafından verilir.
Vesvese ise, şeytan ve insanın kendi nefsinin kalbinde uyandırdığı, çirkin ve kötü şeylerdir.
Kalbe gelen düşüncenin iyi veya kötülüğünü anlamanın ölçüsü, bunun dînimizin bildirdiği emir ve yasaklara uygun olup olmamasıdır.
2
İslâm dîninin beğendiği şeyler iyidir ve melek tarafından ilham edilmiştir. İslâm dîninin beğenmediği ve yasakladığı şeyler kötüdür. Bunlar şeytan veya nefs tarafından kalbe verilen vesvesedir. Dînini iyi bilen bir müslüman, kalbine gelen hâtıranın ilham veya vesvese olduğunu, kendisi anlayabilir. Eğer anlayamaz veya karar veremezse, dinini bilen ve tatbik eden İslâm âlimlerine sorarak veya onların kitaplarını okuyarak öğrenebilir.
Vesvese, şeytanın insanlar üzerindeki silahlarından biridir. İnsanın kalbine her fırsatta kötü düşünceler getiren şeytanın maksadı, insanı aldatıp dünyâ ve ahiret zararlarına sürüklemektir.
İslâm dîninin beğendiği şeyler iyidir ve melek tarafından ilham edilmiştir. İslâm dîninin beğenmediği ve yasakladığı şeyler kötüdür. Bunlar şeytan veya nefs tarafından kalbe verilen vesvesedir. Dînini iyi bilen bir müslüman, kalbine gelen hâtıranın ilham veya vesvese olduğunu, kendisi anlayabilir. Eğer anlayamaz veya karar veremezse, dinini bilen ve tatbik eden İslâm âlimlerine sorarak veya onların kitaplarını okuyarak öğrenebilir.
Vesvese, şeytanın insanlar üzerindeki silahlarından biridir. İnsanın kalbine her fırsatta kötü düşünceler getiren şeytanın maksadı, insanı aldatıp dünyâ ve ahiret zararlarına sürüklemektir.
3
İnsan, şeytanın bir vesvesesine uymazsa, şeytan bunu bırakıp başka vesvese vermeye başlar ve çok çeşitli hîlelere başvurur. Kötülüğü yaptıramazsa, iyiliği daha az olanları yaptırmaya çalışır. Bir kötülüğe sürükleyebilmek için küçük İyilikler ve hayır yapmaya teşvik eder. Şeytanın vesvesesi aslında zayıftır. Din bilgisi tam ve doğru olup, bunlara uyan insanları aldatması çok zordur.
Şeytan, vesvese verip insanları kötülüğe teşvik ederken, insanların bazı zaaflarından faydalanır. İnsanların şeytan tarafından istismar edilen en büyük zaaflarından biri aceleci olmalarıdır. Bu yüzden Peygamber Efendimiz, "Acele etmek şeytandandır. 5 şey bundan müstesnadır: Kızını evlendirmek, borcunu ödemek, cenâze hizmetlerini çabuk yapmak, misafiri doyurmak, günah işleyince hemen tevbe etmek" (Beyhakî, Şu'abü'l-îmân, 7/476) buyurmuştur.
İnsan, şeytanın bir vesvesesine uymazsa, şeytan bunu bırakıp başka vesvese vermeye başlar ve çok çeşitli hîlelere başvurur. Kötülüğü yaptıramazsa, iyiliği daha az olanları yaptırmaya çalışır. Bir kötülüğe sürükleyebilmek için küçük İyilikler ve hayır yapmaya teşvik eder. Şeytanın vesvesesi aslında zayıftır. Din bilgisi tam ve doğru olup, bunlara uyan insanları aldatması çok zordur.
Şeytan, vesvese verip insanları kötülüğe teşvik ederken, insanların bazı zaaflarından faydalanır. İnsanların şeytan tarafından istismar edilen en büyük zaaflarından biri aceleci olmalarıdır. Bu yüzden Peygamber Efendimiz, "Acele etmek şeytandandır. 5 şey bundan müstesnadır: Kızını evlendirmek, borcunu ödemek, cenâze hizmetlerini çabuk yapmak, misafiri doyurmak, günah işleyince hemen tevbe etmek" (Beyhakî, Şu'abü'l-îmân, 7/476) buyurmuştur.
4
Allah Teâlâ, herkesin kalbine bir melek vazifelendirmiştir. Bu melek, insana iyi düşünceler ilham eder. Şeytan da, insanın kalbine kötü düşünceler, vesveseler getirir. Helâl yiyen kimse, ilham ile vesveseyi birbirinden ayırır. Haram yiyenler ayıramaz.
İlham olunan hayır, Allah korkusu ile, yavaş yavaş yapılır ve sonu düşünülür. Peygamber Efendimiz, "Şüphesiz ki insanoğlunun kalbine şeytandan bir telkin, melekten de bir telkin vardır. Meleğin telkini: Hayrı vaat etmek ve hakkı tasdik etmektir. Şeytanın telkini ise: Şerri vaat etmek ve hakkı yalanlatmaktır." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/387) buyurmuştur.
İnsan ilham olunan şeyleri yapmalı. Vesveseyi yapmamak için gayret göstermelidir. Nefse uyan kimse, vesveselere tâbi olurken; nefsin hevâsına uymayanın, ilhama uyması kolay olur.
Allah Teâlâ, herkesin kalbine bir melek vazifelendirmiştir. Bu melek, insana iyi düşünceler ilham eder. Şeytan da, insanın kalbine kötü düşünceler, vesveseler getirir. Helâl yiyen kimse, ilham ile vesveseyi birbirinden ayırır. Haram yiyenler ayıramaz.
İlham olunan hayır, Allah korkusu ile, yavaş yavaş yapılır ve sonu düşünülür. Peygamber Efendimiz, "Şüphesiz ki insanoğlunun kalbine şeytandan bir telkin, melekten de bir telkin vardır. Meleğin telkini: Hayrı vaat etmek ve hakkı tasdik etmektir. Şeytanın telkini ise: Şerri vaat etmek ve hakkı yalanlatmaktır." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/387) buyurmuştur.
İnsan ilham olunan şeyleri yapmalı. Vesveseyi yapmamak için gayret göstermelidir. Nefse uyan kimse, vesveselere tâbi olurken; nefsin hevâsına uymayanın, ilhama uyması kolay olur.
5
Şeytanın insan kalbine vesvese verme yolları çoktur. Kızmak da şeytanın vesvesesindendir. Hadis-i şerîfde; "Kızgınlık, şeytanın vesvesesinden olur. Şeytan, ateşten yaratılmıştır. Ateş, su ile söndürülür. Kızdığınız zaman, abdest alın." (Ebû Dâvûd, Edeb, 4784) buyrulmuştur.
Bu yüzden, insan kızınca, Euzü-Besmele'yi okumalıdır. Çünkü kızan insanın aklı örtülür. Sinirlenen kimse, ayakta ise oturmalıdır. Hadis-i şerîfde; "Kızan kimse, ayakta ise otursun. Siniri devam ederse, yan yatsın!" (Ebû Dâvûd, Edeb, 4782) buyrulmuştur.
Ayakta olanın intikâm alması daha kolaydır. Oturunca, azalır. Yatınca, daha da azalır. Sinir, genellikle kibirden doğar. Yan yatmak, kibrin azalmasına sebep olur.
İnsan kızınca, "Ya Rabbi! Günahımı affeyle. Beni kalbimdeki sinirden ve şeytanın vesvesesinden kurtar" diye dua etmelidir.
İnsanın nefsi de kalbine kötü düşünceler getirir. Bu düşünce ve arzulara hevâ denir. Meleğin kalbe getirdiği ilham ile şeytanın vesvesesi devamlı olmaz. Nefsin hevâsı ise devamlıdır ve gittikçe artar. Vesvese, duâ ederek, dînin emirlerini yerine getirerek azalıp yok olur. Hevâ ise nefsin isteklerine karşı çıkıp mücadele etmekle azalıp yok olur.
Şeytanın insan kalbine vesvese verme yolları çoktur. Kızmak da şeytanın vesvesesindendir. Hadis-i şerîfde; "Kızgınlık, şeytanın vesvesesinden olur. Şeytan, ateşten yaratılmıştır. Ateş, su ile söndürülür. Kızdığınız zaman, abdest alın." (Ebû Dâvûd, Edeb, 4784) buyrulmuştur.
Bu yüzden, insan kızınca, Euzü-Besmele'yi okumalıdır. Çünkü kızan insanın aklı örtülür. Sinirlenen kimse, ayakta ise oturmalıdır. Hadis-i şerîfde; "Kızan kimse, ayakta ise otursun. Siniri devam ederse, yan yatsın!" (Ebû Dâvûd, Edeb, 4782) buyrulmuştur.
Ayakta olanın intikâm alması daha kolaydır. Oturunca, azalır. Yatınca, daha da azalır. Sinir, genellikle kibirden doğar. Yan yatmak, kibrin azalmasına sebep olur.
İnsan kızınca, "Ya Rabbi! Günahımı affeyle. Beni kalbimdeki sinirden ve şeytanın vesvesesinden kurtar" diye dua etmelidir.
İnsanın nefsi de kalbine kötü düşünceler getirir. Bu düşünce ve arzulara hevâ denir. Meleğin kalbe getirdiği ilham ile şeytanın vesvesesi devamlı olmaz. Nefsin hevâsı ise devamlıdır ve gittikçe artar. Vesvese, duâ ederek, dînin emirlerini yerine getirerek azalıp yok olur. Hevâ ise nefsin isteklerine karşı çıkıp mücadele etmekle azalıp yok olur.
Bazen insan yanlış anlar bazen anlamak isteği doğru neyse onu anlar siz siz olun kisi dinlemeden etmeden hüküm beyan etmeyin bazen yanlış anladığınız bazı kavramlar kişiyi hataya sokar bolca kitap okumak gerek bolca araştırmak gerek ilimsizce konuşmak hoş değildir selametle kalın...
#بطاقة جواز الكلام مع الجن المتلبس بالجسد
Kıymetli kardeşim Tolga Korkmaz ağır bir imtihandan geçmektedir.
Tedavisinde Opdivo (Nivolumab) adlı immünoterapi ilacı kullanılmakta olup, bu ilaç özel olarak temin edilmektedir.
İlaç 2 haftada bir veya 4 haftada bir uygulanmakta;
sadece ilaç bedeliyle 6 kürlük tedavinin maliyeti yaklaşık 600.000 – 700.000 TL’yi bulmaktadır.
Bu zorlu süreçte kardeşimizin maddî ve manevî desteğe ihtiyacı vardır.
Destek olmak isteyen hayırsever kardeşlerimiz, kendisiyle doğrudan iletişime geçebilirler.
Kardeşimize Rabbimiz şifa versin, bu imtihanı kendisi için hayra tebdil eylesin.
Az da olsa verilen her destek, yapılan her dua bu kardeşimiz için çok kıymetlidir.
Tedavisinde Opdivo (Nivolumab) adlı immünoterapi ilacı kullanılmakta olup, bu ilaç özel olarak temin edilmektedir.
İlaç 2 haftada bir veya 4 haftada bir uygulanmakta;
sadece ilaç bedeliyle 6 kürlük tedavinin maliyeti yaklaşık 600.000 – 700.000 TL’yi bulmaktadır.
Bu zorlu süreçte kardeşimizin maddî ve manevî desteğe ihtiyacı vardır.
Destek olmak isteyen hayırsever kardeşlerimiz, kendisiyle doğrudan iletişime geçebilirler.
Kardeşimize Rabbimiz şifa versin, bu imtihanı kendisi için hayra tebdil eylesin.
Az da olsa verilen her destek, yapılan her dua bu kardeşimiz için çok kıymetlidir.
Kalpten birbirine bağlı insanlar, gerçekten sevmeyi bilenler engel koymaz engel yıkarlar. Bugün önce kendizi sevmekten başlayarak sevgiyi öğrenin, önce kendinizle aranızdaki engelleri yıkın ... Bilin ki daha sonra hayatınıza ancak gerçekten sevmeyi bilenler gelecek; Sevmeyi bilmeyenleri ise siz hayatınızda tutmayacaksınız.
This media is not supported in your browser
VIEW IN TELEGRAM
Allah Rasulu'ne ﷺ salâtı artıralım🤍
اللّٰهمَّ صلِّ علىٰ محمَّد ، وعلىٰ آل محمَّد كما صلَّيت علىٰ إبراهيم وعلىٰ آل إبراهيم ؛ إنَّك حميد مجيد ؛ اللّٰهمَّ بارِك علىٰ محمَّد ، وعلىٰ آل محمَّد كما باركت علىٰ إبراهيم وعلىٰ آل إبراهيم ؛ إنَّك حميد مجيد.
اللّٰهمَّ صلِّ علىٰ محمَّد ، وعلىٰ آل محمَّد كما صلَّيت علىٰ إبراهيم وعلىٰ آل إبراهيم ؛ إنَّك حميد مجيد ؛ اللّٰهمَّ بارِك علىٰ محمَّد ، وعلىٰ آل محمَّد كما باركت علىٰ إبراهيم وعلىٰ آل إبراهيم ؛ إنَّك حميد مجيد.
#دليل زيادة الماء العادي على الماء المقروء
جاء في سنن النسائي عن ﻃﻠﻖ ﺑﻦ ﻋﻠﻲ رضي الله عنه ﻗﺎﻝ:
"ﺧﺮﺟﻨﺎ ﻭﻓﺪًا ﺇﻟﻰ اﻟﻨﺒﻲ ﷺ ﻓﺒﺎﻳﻌﻨﺎﻩ، ﻭﺻﻠﻴﻨﺎ ﻣﻌﻪ، ﻭﺃﺧﺒﺮﻧﺎﻩ ﺃﻥ ﺑﺄﺭﺿﻨﺎ ﺑﻴﻌﺔ ﻟﻨﺎ، ﻓﺎﺳﺘﻮﻫﺒﻨﺎﻩ ﻣﻦ ﻓﻀﻞ ﻃﻬﻮﺭﻩ ﻓﺪﻋﺎ ﺑﻤﺎء ﻓﺘﻮﺿﺄ ﻭﺗﻤﻀﻤﺾ، ﺛﻢ ﺻﺒّﻪ ﻓﻲ ﺇﺩاﻭﺓ ﻭﺃﻣﺮﻧﺎ ﻓﻘﺎﻝ:
«اﺧﺮﺟﻮا! ﻓﺈﺫا ﺃﺗﻴﺘﻢ ﺃﺭﺿﻜﻢ ﻓﺎﻛﺴﺮﻭا ﺑﻴﻌﺘﻜﻢ، ﻭاﻧﻀﺤﻮا ﻣﻜﺎﻧﻬﺎ ﺑﻬﺬا اﻟﻤﺎء! ﻭاﺗﺨﺬﻭﻫﺎ ﻣﺴﺠﺪًا».
ﻗﻠﻨﺎ: ﺇﻥ اﻟﺒﻠﺪ ﺑﻌﻴﺪ ﻭاﻟﺤﺮ ﺷﺪﻳﺪ ﻭاﻟﻤﺎء ﻳﻨﺸﻒ، ﻓﻘﺎﻝ ﷺ:
«ﻣُﺪّﻭﻩ ﻣﻦ اﻟﻤﺎء؛ ﻓﺈﻧﻪ ﻻ ﻳﺰﻳﺪﻩ ﺇﻻ ﻃﻴﺒًﺎ».
ﻓﺨﺮﺟﻨﺎ ﺣﺘﻰ ﻗﺪﻣﻨﺎ ﺑﻠﺪﻧﺎ ﻓﻜﺴﺮﻧﺎ ﺑﻴﻌﺘﻨﺎ، ﺛﻢ ﻧﻀﺤﻨﺎ ﻣﻜﺎﻧﻬﺎ، ﻭاﺗﺨﺬﻧﺎﻫﺎ ﻣﺴﺠﺪًا.
ﻓﻨﺎﺩﻳﻨﺎ ﻓﻴﻪ ﺑﺎﻷﺫاﻥ، ﻗﺎﻝ: ﻭاﻟﺮاﻫﺐ ﺭﺟﻞ ﻣﻦ ﻃﻴﺊ، ﻓﻠﻤﺎ ﺳﻤﻊ اﻷﺫاﻥ ﻗﺎﻝ: ﺩﻋﻮﺓ ﺣﻖ!
ﺛﻢ اﺳﺘﻘﺒﻞ ﺗﻠﻌﺔ ﻣﻦ ﺗﻼﻋﻨﺎ ﻓﻠﻢ ﻧﺮﻩ ﺑﻌﺪ".
سنن النسائي برقم (٧٠١)
وفي لفظ المسند:
«اﺫﻫﺐ ﺑﻬﺎ ﻭاﻧﻀﺢ ﻣﺴﺠﺪ ﻗﻮﻣﻚ، ﻭﺃﻣﺮﻫﻢ يرفعوا ﺑﺮؤوﺳﻬﻢ ﺃﻥ رفعها اﻟﻠﻪ»!
الحديث صححه الالباني
وقد يستدل به فائدة الزيادة في الماء المقروء، إذا كان فضل وضوء النبي فيه بركة وزيادة فكيف ببركة كلام الله عزوجل
وقد يستدل به على مشروعية نضح الماء المقروء على المواضع والأمكنة، كما يصنع بعض الرقاة.
جاء في سنن النسائي عن ﻃﻠﻖ ﺑﻦ ﻋﻠﻲ رضي الله عنه ﻗﺎﻝ:
"ﺧﺮﺟﻨﺎ ﻭﻓﺪًا ﺇﻟﻰ اﻟﻨﺒﻲ ﷺ ﻓﺒﺎﻳﻌﻨﺎﻩ، ﻭﺻﻠﻴﻨﺎ ﻣﻌﻪ، ﻭﺃﺧﺒﺮﻧﺎﻩ ﺃﻥ ﺑﺄﺭﺿﻨﺎ ﺑﻴﻌﺔ ﻟﻨﺎ، ﻓﺎﺳﺘﻮﻫﺒﻨﺎﻩ ﻣﻦ ﻓﻀﻞ ﻃﻬﻮﺭﻩ ﻓﺪﻋﺎ ﺑﻤﺎء ﻓﺘﻮﺿﺄ ﻭﺗﻤﻀﻤﺾ، ﺛﻢ ﺻﺒّﻪ ﻓﻲ ﺇﺩاﻭﺓ ﻭﺃﻣﺮﻧﺎ ﻓﻘﺎﻝ:
«اﺧﺮﺟﻮا! ﻓﺈﺫا ﺃﺗﻴﺘﻢ ﺃﺭﺿﻜﻢ ﻓﺎﻛﺴﺮﻭا ﺑﻴﻌﺘﻜﻢ، ﻭاﻧﻀﺤﻮا ﻣﻜﺎﻧﻬﺎ ﺑﻬﺬا اﻟﻤﺎء! ﻭاﺗﺨﺬﻭﻫﺎ ﻣﺴﺠﺪًا».
ﻗﻠﻨﺎ: ﺇﻥ اﻟﺒﻠﺪ ﺑﻌﻴﺪ ﻭاﻟﺤﺮ ﺷﺪﻳﺪ ﻭاﻟﻤﺎء ﻳﻨﺸﻒ، ﻓﻘﺎﻝ ﷺ:
«ﻣُﺪّﻭﻩ ﻣﻦ اﻟﻤﺎء؛ ﻓﺈﻧﻪ ﻻ ﻳﺰﻳﺪﻩ ﺇﻻ ﻃﻴﺒًﺎ».
ﻓﺨﺮﺟﻨﺎ ﺣﺘﻰ ﻗﺪﻣﻨﺎ ﺑﻠﺪﻧﺎ ﻓﻜﺴﺮﻧﺎ ﺑﻴﻌﺘﻨﺎ، ﺛﻢ ﻧﻀﺤﻨﺎ ﻣﻜﺎﻧﻬﺎ، ﻭاﺗﺨﺬﻧﺎﻫﺎ ﻣﺴﺠﺪًا.
ﻓﻨﺎﺩﻳﻨﺎ ﻓﻴﻪ ﺑﺎﻷﺫاﻥ، ﻗﺎﻝ: ﻭاﻟﺮاﻫﺐ ﺭﺟﻞ ﻣﻦ ﻃﻴﺊ، ﻓﻠﻤﺎ ﺳﻤﻊ اﻷﺫاﻥ ﻗﺎﻝ: ﺩﻋﻮﺓ ﺣﻖ!
ﺛﻢ اﺳﺘﻘﺒﻞ ﺗﻠﻌﺔ ﻣﻦ ﺗﻼﻋﻨﺎ ﻓﻠﻢ ﻧﺮﻩ ﺑﻌﺪ".
سنن النسائي برقم (٧٠١)
وفي لفظ المسند:
«اﺫﻫﺐ ﺑﻬﺎ ﻭاﻧﻀﺢ ﻣﺴﺠﺪ ﻗﻮﻣﻚ، ﻭﺃﻣﺮﻫﻢ يرفعوا ﺑﺮؤوﺳﻬﻢ ﺃﻥ رفعها اﻟﻠﻪ»!
الحديث صححه الالباني
وقد يستدل به فائدة الزيادة في الماء المقروء، إذا كان فضل وضوء النبي فيه بركة وزيادة فكيف ببركة كلام الله عزوجل
وقد يستدل به على مشروعية نضح الماء المقروء على المواضع والأمكنة، كما يصنع بعض الرقاة.
Okunmuş suya, Normal su ekleyerek çoğaltmanın delili
💧"Okunmuş su" Nedir?
Şifa ve Rukye olması niyetiyle, üzerine Kuranı Kerim ayetleri ve geçmişten günümüze nakledilen duaların okunduğu sudur. Böylelikle o su taneciklerinde Allahın kelamını bereketi olur.
🪶Talk b. Ali radıyallahu anh dedi ki:
Biz bir heyet halinde Nebi Sallallahu aleyhi ve selleme gittik ve ona biat ettik.
O su istedi. Sonra Abdest aldı, (suyla) ağzını çalkaladı ve sonra o suyu bir tulumun içine koyup bize şöyle dedi:
"Çıkın! Yurdunuza vardığınızda kilisenizi yıkın ve bu suyu oranın yerine serpin. O mekanı ise Mescit edinin!"
Biz ise dedik ki :
"Şehir çok uzakta, Hava sıcak ve su kurur."
Bunun üzerine Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem dedi ki:
"Bu suya, (fazladan) su ilave edin. Zira bu yalnızca onun temizliğini artırır." (Süneni Nesai 701. Elbani sahih görmüştür.)
İşte hadisteki bu ifade "Bu suya, (fazladan) su ilave edin. Zira bu yalnızca onun temizliğini artırır." Cümlesi okunmuş (bereketli) suya normal su eklemenin ve suyu çoğaltmanın caiz olduğunun delilidir.
《Suyun bereketinin çoğalması da okunmuş suyun faydalarını çoğaltır. Nebi Sallallahu aleyhi ve sellemin Abdest aldığı suya ziyadede bulunulan bir suyun durumu böyleyse, üzerine Allahın kelamı okunmuş suyun bereketi nasıl olur?》
●Hadisten öğrenilecek faideler●
1. Katlanıp artan berekettir : Okunmuş suya normal su eklenmesi onun bereketini azaltması bilakis onu hem bereket hemde varlık açısından çoğaltır.
2. İnsanlar için bir kolaylıktır : Yanındaki okunmuş suyu az kalmış bir kimsenin zorluk çekmemesi ve onu daha çok kılabilmesi için rahatlıktır.
3. Mekanlara su serpmek caizdir : Evlere ve mescidlere, temiz olması ve güzelleşmesi adına okunmuş su serpilebilir.
4. Şeri Rukye tedavisidir : Şifa niyetine İçmek ve yıkanmak için okunmuş su kullanmak Rukyedendir.
●Okunmuş suyu kullanma yolları●
1. İçmek : Günlük olarak Şifa ve güzelleşme niyetiyle bu sudan İçmek.
2. Yıkanmak : Temiz bir yerde onunla yıkanmak. (Hamamda yıkanmak da caiz olur)
3. Serpmek : Evlerin köşelerine girişlerine ve kapılarına Şeytanları kovmak için serpilir.
Önemli uyarılar👇🏻
• Şifayı verenin yalnızca Allah olduğuna inanmak gerekir.
• Bu suyu kullanırken israftan kaçınmak gerekir
• Bu suyu muhafaza etmek ve kirli alanlarda kirli işler için kullanmamak
• Arta kalan su varsa temiz bir yere dökmek (Tarla gibi yerler olur)
🌿@Rukye
💧"Okunmuş su" Nedir?
Şifa ve Rukye olması niyetiyle, üzerine Kuranı Kerim ayetleri ve geçmişten günümüze nakledilen duaların okunduğu sudur. Böylelikle o su taneciklerinde Allahın kelamını bereketi olur.
🪶Talk b. Ali radıyallahu anh dedi ki:
Biz bir heyet halinde Nebi Sallallahu aleyhi ve selleme gittik ve ona biat ettik.
O su istedi. Sonra Abdest aldı, (suyla) ağzını çalkaladı ve sonra o suyu bir tulumun içine koyup bize şöyle dedi:
"Çıkın! Yurdunuza vardığınızda kilisenizi yıkın ve bu suyu oranın yerine serpin. O mekanı ise Mescit edinin!"
Biz ise dedik ki :
"Şehir çok uzakta, Hava sıcak ve su kurur."
Bunun üzerine Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem dedi ki:
"Bu suya, (fazladan) su ilave edin. Zira bu yalnızca onun temizliğini artırır." (Süneni Nesai 701. Elbani sahih görmüştür.)
İşte hadisteki bu ifade "Bu suya, (fazladan) su ilave edin. Zira bu yalnızca onun temizliğini artırır." Cümlesi okunmuş (bereketli) suya normal su eklemenin ve suyu çoğaltmanın caiz olduğunun delilidir.
《Suyun bereketinin çoğalması da okunmuş suyun faydalarını çoğaltır. Nebi Sallallahu aleyhi ve sellemin Abdest aldığı suya ziyadede bulunulan bir suyun durumu böyleyse, üzerine Allahın kelamı okunmuş suyun bereketi nasıl olur?》
●Hadisten öğrenilecek faideler●
1. Katlanıp artan berekettir : Okunmuş suya normal su eklenmesi onun bereketini azaltması bilakis onu hem bereket hemde varlık açısından çoğaltır.
2. İnsanlar için bir kolaylıktır : Yanındaki okunmuş suyu az kalmış bir kimsenin zorluk çekmemesi ve onu daha çok kılabilmesi için rahatlıktır.
3. Mekanlara su serpmek caizdir : Evlere ve mescidlere, temiz olması ve güzelleşmesi adına okunmuş su serpilebilir.
4. Şeri Rukye tedavisidir : Şifa niyetine İçmek ve yıkanmak için okunmuş su kullanmak Rukyedendir.
●Okunmuş suyu kullanma yolları●
1. İçmek : Günlük olarak Şifa ve güzelleşme niyetiyle bu sudan İçmek.
2. Yıkanmak : Temiz bir yerde onunla yıkanmak. (Hamamda yıkanmak da caiz olur)
3. Serpmek : Evlerin köşelerine girişlerine ve kapılarına Şeytanları kovmak için serpilir.
Önemli uyarılar👇🏻
• Şifayı verenin yalnızca Allah olduğuna inanmak gerekir.
• Bu suyu kullanırken israftan kaçınmak gerekir
• Bu suyu muhafaza etmek ve kirli alanlarda kirli işler için kullanmamak
• Arta kalan su varsa temiz bir yere dökmek (Tarla gibi yerler olur)
🌿@Rukye
#محاضرات محاضرة بعنوان الأمراض الروحية والنفسية والفرق بينهما/جامع الواحة -سويسرا السبت 24-01-2026 بعد صلاة العشاء