Nazar ve Hased Kıssası
(Bakmasıyla öldüren bir nazarcı)
11 yaşındaydım. Babamla birlikte Cidde ile Mekke arasında bulunan Vadi-i Fâtıma bölgesindeydik. Bir tanıdığımızın düğününe katılmak için gitmiştik. Orada en fazla 15-16 kişi vardı. Çoğu yetişkindi, birkaç çocuk da benim yaşımdaydı.
İnsanlar kendi aralarında sohbet ediyordu. Yolculukta yaşananlar, arabaların yolda bozulması, cinlerle ilgili duyulan olaylar ve bilinen bazı şiirler konuşuluyordu. Daha sonra bir bilmece sordular. Kimse bu bilmecenin cevabını bulamadı.
Ben de babamdan izin almadan cevabı söyledim. Cevap “göz (nazar)” idi.
Herkes bana baktı ve şaşırdı. O sırada içlerinden bir adam ayağa kalktı. O kişinin gözünün (nazarının) çok kuvvetli olduğunu o an bilmiyordum.
Adam bana:
“Sağına bak” dedi.
Baktım.
Sonra “soluna bak” dedi.
(Bu bilmece, orada bulunan sarı renkli balkabağı ile ilgiliydi.)
Adam balkabağına baktı ve bir anda balkabakları patlayıp dağıldı.
Babam çok korktu. Hemen beni kucağına aldı, kamyonuna bindirdi ve arabayı çalıştırmamamı söyledi. O sırada dışarıdan bağırışlar, kavga sesleri geliyordu.
Daha sonra babam bana şunu anlattı:
Bu adamın nazarı çok güçlüydü. Daha önce kendi kızlarından birinin ölümüne sebep olmuştu.
Adam, kızını gördüğünde:
“Bu kız gelin gibi, çok güzel” demiş.
Bu sözden kısa bir süre sonra kızı vefat etmiş. Kızı 15 yaşındaymış.
Bunun üzerine adam kendine zarar vermiş. Elini, kaburgalarını dövmüş, gözleri şişene kadar kendini vurmuş. Sonra şöyle demiş:
“Eğer oğlum olsaydı, ona bir şey gelmeden önce kendi gözlerimi çıkarırdım.”
Oradaki bazı kişiler babamı sakinleştirdi ve:
“Oğlun için dua et, Allah’a sığın, şeytandan uzak dur” dediler.
Babam adamı bıraktı. Adam kamyonuna bindi ve kimseyle vedalaşmadan oradan ayrıldı. Babam ise çok üzgün ve öfkeliydi.
Allah bizi nazarın kötülüğünden korusun🤲🏻
@Rukye
(Bakmasıyla öldüren bir nazarcı)
11 yaşındaydım. Babamla birlikte Cidde ile Mekke arasında bulunan Vadi-i Fâtıma bölgesindeydik. Bir tanıdığımızın düğününe katılmak için gitmiştik. Orada en fazla 15-16 kişi vardı. Çoğu yetişkindi, birkaç çocuk da benim yaşımdaydı.
İnsanlar kendi aralarında sohbet ediyordu. Yolculukta yaşananlar, arabaların yolda bozulması, cinlerle ilgili duyulan olaylar ve bilinen bazı şiirler konuşuluyordu. Daha sonra bir bilmece sordular. Kimse bu bilmecenin cevabını bulamadı.
Ben de babamdan izin almadan cevabı söyledim. Cevap “göz (nazar)” idi.
Herkes bana baktı ve şaşırdı. O sırada içlerinden bir adam ayağa kalktı. O kişinin gözünün (nazarının) çok kuvvetli olduğunu o an bilmiyordum.
Adam bana:
“Sağına bak” dedi.
Baktım.
Sonra “soluna bak” dedi.
(Bu bilmece, orada bulunan sarı renkli balkabağı ile ilgiliydi.)
Adam balkabağına baktı ve bir anda balkabakları patlayıp dağıldı.
Babam çok korktu. Hemen beni kucağına aldı, kamyonuna bindirdi ve arabayı çalıştırmamamı söyledi. O sırada dışarıdan bağırışlar, kavga sesleri geliyordu.
Daha sonra babam bana şunu anlattı:
Bu adamın nazarı çok güçlüydü. Daha önce kendi kızlarından birinin ölümüne sebep olmuştu.
Adam, kızını gördüğünde:
“Bu kız gelin gibi, çok güzel” demiş.
Bu sözden kısa bir süre sonra kızı vefat etmiş. Kızı 15 yaşındaymış.
Bunun üzerine adam kendine zarar vermiş. Elini, kaburgalarını dövmüş, gözleri şişene kadar kendini vurmuş. Sonra şöyle demiş:
“Eğer oğlum olsaydı, ona bir şey gelmeden önce kendi gözlerimi çıkarırdım.”
Oradaki bazı kişiler babamı sakinleştirdi ve:
“Oğlun için dua et, Allah’a sığın, şeytandan uzak dur” dediler.
Babam adamı bıraktı. Adam kamyonuna bindi ve kimseyle vedalaşmadan oradan ayrıldı. Babam ise çok üzgün ve öfkeliydi.
Allah bizi nazarın kötülüğünden korusun🤲🏻
@Rukye
Kendine gösterdiğin sevgi, hayatının kalitesini belirler. Kendinle barışık ol ve hayatın tüm zorluklarına rağmen kendini sev. Bu sevgi, seni her zaman ayakta tutacaktır.
Kendine değer ver, en büyük hazine sensin.
Her gün yeni bir başlangıçtır.
Umudunu asla kaybetme...
Her gün yeni bir başlangıçtır.
Umudunu asla kaybetme...
This media is not supported in your browser
VIEW IN TELEGRAM
#المفتي_الرقية كلما وضعنا فتوى لعالم في أمور الرقية رد بعض من يجهل أمر من له الحق في الفتيا في أمور الرقية فهناك علماء مارسوا الرقية وعلماء جالسوا الرقاة وسمعوا منهم وفهموا ما يدور في رحى الرقية فليس كل من أفتى تقبل فتياه خاصة فيما لا نص ولا دليل فيه إلا اجتهاد
رقية شرعية للإصلاح والمحبة والجمع بين الزوجين
اللهم_ألف_بين_كل_زوجين_واصلح_ذات_بينهم🤲
---
الفاتحة وآية الكرسي وآخر ايتين من سورة البقرة والمعوذات
---
{يُحِبُّهُمْ وَيُحِبُّونَهُ أَذِلَّةٍ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ أَعِزَّةٍ عَلَى الْكَافِرِينَ } [المائدة: 54]
---
قُلْ يَجْمَعُ بَيْنَنَا رَبُّنَا ثُمَّ يَفْتَحُ بَيْنَنَا بِالْحَقِّ وَهُوَ الْفَتَّاحُ الْعَلِيمُ
---
{هُوَ الَّذِي أَيَّدَكَ بِنَصْرِهِ وَبِالْمُؤْمِنِينَ (62) وَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ لَوْ أَنْفَقْتَ مَا فِي الْأَرْضِ جَمِيعًا مَا أَلَّفْتَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ وَلَكِنَّ اللَّهَ أَلَّفَ بَيْنَهُمْ إِنَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ} [الأنفال: 62، 63]
---
{قَدْ شَغَفَهَا حُبًّا إِنَّا لَنَرَاهَا فِي ضَلَالٍ مُبِينٍ} [يوسف: 30]
---
{وَنَزَعْنَا مَا فِي صُدُورِهِمْ مِنْ غِلٍّ إِخْوَانًا عَلَى سُرُرٍ مُتَقَابِلِينَ } [الحجر: 47]
---
{ فَجَمَعْنَاهُمْ جَمْعًا} [الكهف: 99
---
{سَيَجْعَلُ لَهُمُ الرَّحْمَنُ وُدًّا } [مريم: 96]
---
{وَأَلْقَيْتُ عَلَيْكَ مَحَبَّةً مِنِّي وَلِتُصْنَعَ عَلَى عَيْنِي} [طه: 39]
---
{وَمِنْ آيَاتِهِ أَنْ خَلَقَ لَكُمْ مِنْ أَنْفُسِكُمْ أَزْوَاجًا لِتَسْكُنُوا إِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُمْ مَوَدَّةً وَرَحْمَةً إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ} [الروم: 21 ]
---
{عَسَى اللَّهُ أَنْ يَجْعَلَ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَ الَّذِينَ عَادَيْتُمْ مِنْهُمْ مَوَدَّةً وَاللَّهُ قَدِيرٌ وَاللَّهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ } [الممتحنة: 7]
---
﴿ وَإِنِ امْرَأَةٌ خَافَتْ مِنْ بَعْلِهَا نُشُوزًا أَوْ إِعْرَاضًا فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَا أَنْ يُصْلِحَا بَيْنَهُمَا صُلْحًا وَالصُّلْحُ خَيْرٌ [النساء: 128].
مع تكرار كل يوم باذن الله تعالى
اللهم_ألف_بين_كل_زوجين_واصلح_ذات_بينهم🤲
---
الفاتحة وآية الكرسي وآخر ايتين من سورة البقرة والمعوذات
---
{يُحِبُّهُمْ وَيُحِبُّونَهُ أَذِلَّةٍ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ أَعِزَّةٍ عَلَى الْكَافِرِينَ } [المائدة: 54]
---
قُلْ يَجْمَعُ بَيْنَنَا رَبُّنَا ثُمَّ يَفْتَحُ بَيْنَنَا بِالْحَقِّ وَهُوَ الْفَتَّاحُ الْعَلِيمُ
---
{هُوَ الَّذِي أَيَّدَكَ بِنَصْرِهِ وَبِالْمُؤْمِنِينَ (62) وَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ لَوْ أَنْفَقْتَ مَا فِي الْأَرْضِ جَمِيعًا مَا أَلَّفْتَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ وَلَكِنَّ اللَّهَ أَلَّفَ بَيْنَهُمْ إِنَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ} [الأنفال: 62، 63]
---
{قَدْ شَغَفَهَا حُبًّا إِنَّا لَنَرَاهَا فِي ضَلَالٍ مُبِينٍ} [يوسف: 30]
---
{وَنَزَعْنَا مَا فِي صُدُورِهِمْ مِنْ غِلٍّ إِخْوَانًا عَلَى سُرُرٍ مُتَقَابِلِينَ } [الحجر: 47]
---
{ فَجَمَعْنَاهُمْ جَمْعًا} [الكهف: 99
---
{سَيَجْعَلُ لَهُمُ الرَّحْمَنُ وُدًّا } [مريم: 96]
---
{وَأَلْقَيْتُ عَلَيْكَ مَحَبَّةً مِنِّي وَلِتُصْنَعَ عَلَى عَيْنِي} [طه: 39]
---
{وَمِنْ آيَاتِهِ أَنْ خَلَقَ لَكُمْ مِنْ أَنْفُسِكُمْ أَزْوَاجًا لِتَسْكُنُوا إِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُمْ مَوَدَّةً وَرَحْمَةً إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ} [الروم: 21 ]
---
{عَسَى اللَّهُ أَنْ يَجْعَلَ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَ الَّذِينَ عَادَيْتُمْ مِنْهُمْ مَوَدَّةً وَاللَّهُ قَدِيرٌ وَاللَّهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ } [الممتحنة: 7]
---
﴿ وَإِنِ امْرَأَةٌ خَافَتْ مِنْ بَعْلِهَا نُشُوزًا أَوْ إِعْرَاضًا فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَا أَنْ يُصْلِحَا بَيْنَهُمَا صُلْحًا وَالصُّلْحُ خَيْرٌ [النساء: 128].
مع تكرار كل يوم باذن الله تعالى
Eşler arasında ıslah, sevgi ve birleşme için şer‘î rukye
Allah’ım, her çifti birbirine yakınlaştır, aralarını ıslah et 🤲
Fâtiha Sûresi, Âyetü’l-Kürsî, Bakara Sûresi’nin son iki âyeti ve Mu‘avvizât (İhlâs, Felak, Nâs)
“Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler; müminlere karşı alçakgönüllü, kâfirlere karşı izzetlidirler.”
(Mâide, 54)
“De ki: Rabbimiz aramızı birleştirecek, sonra aramızda hak ile hükmedecektir. O, hakkıyla hükmeden ve her şeyi bilendir.”
“O, seni yardımıyla ve müminlerle destekleyendir. Ve onların kalplerini birleştirdi. Yeryüzündekilerin hepsini harcasaydın da onların kalplerini birleştiremezdin; fakat Allah onları birleştirdi. Şüphesiz O, azîzdir, hakîmdir.”
(Enfâl, 62–63)
“Ona (kadına) sevgiyle tutulmuştur. Biz onu açık bir sapıklık içinde görüyoruz.”
(Yûsuf, 30)
“Kalplerindeki kini söküp attık; artık kardeşler olarak karşılıklı koltuklar üzerinde otururlar.”
(Hicr, 47)
“Sonra onları bir araya topladık.”
(Kehf, 99)
“Rahmân onlar için bir sevgi yaratacaktır.”
(Meryem, 96)
“Üzerine benden bir sevgi bıraktım ki gözümün önünde yetiştirilesin.”
(Tâhâ, 39)
“O’nun ayetlerindendir ki, size kendilerinizden eşler yaratmış, onlara huzur bulasınız diye; aranıza sevgi ve merhamet koymuştur. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için ayetler vardır.”
(Rûm, 21)
“Umulur ki Allah, sizinle onlardan düşmanlık ettikleriniz arasında bir sevgi var eder. Allah gücü yetendir; Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
(Mümtehine, 7)
“Eğer bir kadın, kocasının kendisine karşı ilgisizliğinden veya yüz çevirmesinden korkarsa, aralarında bir uzlaşma yapmalarında bir günah yoktur. Uzlaşma hayırlıdır.”
(Nisâ, 128)
Allah’ın izniyle her gün tekrarlanır
Allah’ım, her çifti birbirine yakınlaştır, aralarını ıslah et 🤲
Fâtiha Sûresi, Âyetü’l-Kürsî, Bakara Sûresi’nin son iki âyeti ve Mu‘avvizât (İhlâs, Felak, Nâs)
“Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler; müminlere karşı alçakgönüllü, kâfirlere karşı izzetlidirler.”
(Mâide, 54)
“De ki: Rabbimiz aramızı birleştirecek, sonra aramızda hak ile hükmedecektir. O, hakkıyla hükmeden ve her şeyi bilendir.”
“O, seni yardımıyla ve müminlerle destekleyendir. Ve onların kalplerini birleştirdi. Yeryüzündekilerin hepsini harcasaydın da onların kalplerini birleştiremezdin; fakat Allah onları birleştirdi. Şüphesiz O, azîzdir, hakîmdir.”
(Enfâl, 62–63)
“Ona (kadına) sevgiyle tutulmuştur. Biz onu açık bir sapıklık içinde görüyoruz.”
(Yûsuf, 30)
“Kalplerindeki kini söküp attık; artık kardeşler olarak karşılıklı koltuklar üzerinde otururlar.”
(Hicr, 47)
“Sonra onları bir araya topladık.”
(Kehf, 99)
“Rahmân onlar için bir sevgi yaratacaktır.”
(Meryem, 96)
“Üzerine benden bir sevgi bıraktım ki gözümün önünde yetiştirilesin.”
(Tâhâ, 39)
“O’nun ayetlerindendir ki, size kendilerinizden eşler yaratmış, onlara huzur bulasınız diye; aranıza sevgi ve merhamet koymuştur. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için ayetler vardır.”
(Rûm, 21)
“Umulur ki Allah, sizinle onlardan düşmanlık ettikleriniz arasında bir sevgi var eder. Allah gücü yetendir; Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
(Mümtehine, 7)
“Eğer bir kadın, kocasının kendisine karşı ilgisizliğinden veya yüz çevirmesinden korkarsa, aralarında bir uzlaşma yapmalarında bir günah yoktur. Uzlaşma hayırlıdır.”
(Nisâ, 128)
Allah’ın izniyle her gün tekrarlanır
VESVESE NEDİR?
ŞEYTANIN VESVESELERİ NELERDİR?
ŞEYTANIN VESVESELERİ NELERDİR?
1
Vesvese; kalbe, şeytan ve insanın kendi
nefsi tarafından getirilen çeşitli kötü düşünceler demektir. İnsanın kalbine her an düşünceler gelmektedir. Bunlara dînimizde hâtıra (düşünce) denir. İnsanın kalbine gelen hâtıra iyi ve kötü olmak üzere iki çeşittir. İyilerine ilham, kötülerine vesvese denir.
İlham: Allah Teâlâ'nın, her insanın kalbinde vazifelendirdiği bir melek tarafından verilir.
Vesvese ise, şeytan ve insanın kendi nefsinin kalbinde uyandırdığı, çirkin ve kötü şeylerdir.
Kalbe gelen düşüncenin iyi veya kötülüğünü anlamanın ölçüsü, bunun dînimizin bildirdiği emir ve yasaklara uygun olup olmamasıdır.
Vesvese; kalbe, şeytan ve insanın kendi
nefsi tarafından getirilen çeşitli kötü düşünceler demektir. İnsanın kalbine her an düşünceler gelmektedir. Bunlara dînimizde hâtıra (düşünce) denir. İnsanın kalbine gelen hâtıra iyi ve kötü olmak üzere iki çeşittir. İyilerine ilham, kötülerine vesvese denir.
İlham: Allah Teâlâ'nın, her insanın kalbinde vazifelendirdiği bir melek tarafından verilir.
Vesvese ise, şeytan ve insanın kendi nefsinin kalbinde uyandırdığı, çirkin ve kötü şeylerdir.
Kalbe gelen düşüncenin iyi veya kötülüğünü anlamanın ölçüsü, bunun dînimizin bildirdiği emir ve yasaklara uygun olup olmamasıdır.
2
İslâm dîninin beğendiği şeyler iyidir ve melek tarafından ilham edilmiştir. İslâm dîninin beğenmediği ve yasakladığı şeyler kötüdür. Bunlar şeytan veya nefs tarafından kalbe verilen vesvesedir. Dînini iyi bilen bir müslüman, kalbine gelen hâtıranın ilham veya vesvese olduğunu, kendisi anlayabilir. Eğer anlayamaz veya karar veremezse, dinini bilen ve tatbik eden İslâm âlimlerine sorarak veya onların kitaplarını okuyarak öğrenebilir.
Vesvese, şeytanın insanlar üzerindeki silahlarından biridir. İnsanın kalbine her fırsatta kötü düşünceler getiren şeytanın maksadı, insanı aldatıp dünyâ ve ahiret zararlarına sürüklemektir.
İslâm dîninin beğendiği şeyler iyidir ve melek tarafından ilham edilmiştir. İslâm dîninin beğenmediği ve yasakladığı şeyler kötüdür. Bunlar şeytan veya nefs tarafından kalbe verilen vesvesedir. Dînini iyi bilen bir müslüman, kalbine gelen hâtıranın ilham veya vesvese olduğunu, kendisi anlayabilir. Eğer anlayamaz veya karar veremezse, dinini bilen ve tatbik eden İslâm âlimlerine sorarak veya onların kitaplarını okuyarak öğrenebilir.
Vesvese, şeytanın insanlar üzerindeki silahlarından biridir. İnsanın kalbine her fırsatta kötü düşünceler getiren şeytanın maksadı, insanı aldatıp dünyâ ve ahiret zararlarına sürüklemektir.
3
İnsan, şeytanın bir vesvesesine uymazsa, şeytan bunu bırakıp başka vesvese vermeye başlar ve çok çeşitli hîlelere başvurur. Kötülüğü yaptıramazsa, iyiliği daha az olanları yaptırmaya çalışır. Bir kötülüğe sürükleyebilmek için küçük İyilikler ve hayır yapmaya teşvik eder. Şeytanın vesvesesi aslında zayıftır. Din bilgisi tam ve doğru olup, bunlara uyan insanları aldatması çok zordur.
Şeytan, vesvese verip insanları kötülüğe teşvik ederken, insanların bazı zaaflarından faydalanır. İnsanların şeytan tarafından istismar edilen en büyük zaaflarından biri aceleci olmalarıdır. Bu yüzden Peygamber Efendimiz, "Acele etmek şeytandandır. 5 şey bundan müstesnadır: Kızını evlendirmek, borcunu ödemek, cenâze hizmetlerini çabuk yapmak, misafiri doyurmak, günah işleyince hemen tevbe etmek" (Beyhakî, Şu'abü'l-îmân, 7/476) buyurmuştur.
İnsan, şeytanın bir vesvesesine uymazsa, şeytan bunu bırakıp başka vesvese vermeye başlar ve çok çeşitli hîlelere başvurur. Kötülüğü yaptıramazsa, iyiliği daha az olanları yaptırmaya çalışır. Bir kötülüğe sürükleyebilmek için küçük İyilikler ve hayır yapmaya teşvik eder. Şeytanın vesvesesi aslında zayıftır. Din bilgisi tam ve doğru olup, bunlara uyan insanları aldatması çok zordur.
Şeytan, vesvese verip insanları kötülüğe teşvik ederken, insanların bazı zaaflarından faydalanır. İnsanların şeytan tarafından istismar edilen en büyük zaaflarından biri aceleci olmalarıdır. Bu yüzden Peygamber Efendimiz, "Acele etmek şeytandandır. 5 şey bundan müstesnadır: Kızını evlendirmek, borcunu ödemek, cenâze hizmetlerini çabuk yapmak, misafiri doyurmak, günah işleyince hemen tevbe etmek" (Beyhakî, Şu'abü'l-îmân, 7/476) buyurmuştur.
4
Allah Teâlâ, herkesin kalbine bir melek vazifelendirmiştir. Bu melek, insana iyi düşünceler ilham eder. Şeytan da, insanın kalbine kötü düşünceler, vesveseler getirir. Helâl yiyen kimse, ilham ile vesveseyi birbirinden ayırır. Haram yiyenler ayıramaz.
İlham olunan hayır, Allah korkusu ile, yavaş yavaş yapılır ve sonu düşünülür. Peygamber Efendimiz, "Şüphesiz ki insanoğlunun kalbine şeytandan bir telkin, melekten de bir telkin vardır. Meleğin telkini: Hayrı vaat etmek ve hakkı tasdik etmektir. Şeytanın telkini ise: Şerri vaat etmek ve hakkı yalanlatmaktır." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/387) buyurmuştur.
İnsan ilham olunan şeyleri yapmalı. Vesveseyi yapmamak için gayret göstermelidir. Nefse uyan kimse, vesveselere tâbi olurken; nefsin hevâsına uymayanın, ilhama uyması kolay olur.
Allah Teâlâ, herkesin kalbine bir melek vazifelendirmiştir. Bu melek, insana iyi düşünceler ilham eder. Şeytan da, insanın kalbine kötü düşünceler, vesveseler getirir. Helâl yiyen kimse, ilham ile vesveseyi birbirinden ayırır. Haram yiyenler ayıramaz.
İlham olunan hayır, Allah korkusu ile, yavaş yavaş yapılır ve sonu düşünülür. Peygamber Efendimiz, "Şüphesiz ki insanoğlunun kalbine şeytandan bir telkin, melekten de bir telkin vardır. Meleğin telkini: Hayrı vaat etmek ve hakkı tasdik etmektir. Şeytanın telkini ise: Şerri vaat etmek ve hakkı yalanlatmaktır." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/387) buyurmuştur.
İnsan ilham olunan şeyleri yapmalı. Vesveseyi yapmamak için gayret göstermelidir. Nefse uyan kimse, vesveselere tâbi olurken; nefsin hevâsına uymayanın, ilhama uyması kolay olur.
5
Şeytanın insan kalbine vesvese verme yolları çoktur. Kızmak da şeytanın vesvesesindendir. Hadis-i şerîfde; "Kızgınlık, şeytanın vesvesesinden olur. Şeytan, ateşten yaratılmıştır. Ateş, su ile söndürülür. Kızdığınız zaman, abdest alın." (Ebû Dâvûd, Edeb, 4784) buyrulmuştur.
Bu yüzden, insan kızınca, Euzü-Besmele'yi okumalıdır. Çünkü kızan insanın aklı örtülür. Sinirlenen kimse, ayakta ise oturmalıdır. Hadis-i şerîfde; "Kızan kimse, ayakta ise otursun. Siniri devam ederse, yan yatsın!" (Ebû Dâvûd, Edeb, 4782) buyrulmuştur.
Ayakta olanın intikâm alması daha kolaydır. Oturunca, azalır. Yatınca, daha da azalır. Sinir, genellikle kibirden doğar. Yan yatmak, kibrin azalmasına sebep olur.
İnsan kızınca, "Ya Rabbi! Günahımı affeyle. Beni kalbimdeki sinirden ve şeytanın vesvesesinden kurtar" diye dua etmelidir.
İnsanın nefsi de kalbine kötü düşünceler getirir. Bu düşünce ve arzulara hevâ denir. Meleğin kalbe getirdiği ilham ile şeytanın vesvesesi devamlı olmaz. Nefsin hevâsı ise devamlıdır ve gittikçe artar. Vesvese, duâ ederek, dînin emirlerini yerine getirerek azalıp yok olur. Hevâ ise nefsin isteklerine karşı çıkıp mücadele etmekle azalıp yok olur.
Şeytanın insan kalbine vesvese verme yolları çoktur. Kızmak da şeytanın vesvesesindendir. Hadis-i şerîfde; "Kızgınlık, şeytanın vesvesesinden olur. Şeytan, ateşten yaratılmıştır. Ateş, su ile söndürülür. Kızdığınız zaman, abdest alın." (Ebû Dâvûd, Edeb, 4784) buyrulmuştur.
Bu yüzden, insan kızınca, Euzü-Besmele'yi okumalıdır. Çünkü kızan insanın aklı örtülür. Sinirlenen kimse, ayakta ise oturmalıdır. Hadis-i şerîfde; "Kızan kimse, ayakta ise otursun. Siniri devam ederse, yan yatsın!" (Ebû Dâvûd, Edeb, 4782) buyrulmuştur.
Ayakta olanın intikâm alması daha kolaydır. Oturunca, azalır. Yatınca, daha da azalır. Sinir, genellikle kibirden doğar. Yan yatmak, kibrin azalmasına sebep olur.
İnsan kızınca, "Ya Rabbi! Günahımı affeyle. Beni kalbimdeki sinirden ve şeytanın vesvesesinden kurtar" diye dua etmelidir.
İnsanın nefsi de kalbine kötü düşünceler getirir. Bu düşünce ve arzulara hevâ denir. Meleğin kalbe getirdiği ilham ile şeytanın vesvesesi devamlı olmaz. Nefsin hevâsı ise devamlıdır ve gittikçe artar. Vesvese, duâ ederek, dînin emirlerini yerine getirerek azalıp yok olur. Hevâ ise nefsin isteklerine karşı çıkıp mücadele etmekle azalıp yok olur.
Bazen insan yanlış anlar bazen anlamak isteği doğru neyse onu anlar siz siz olun kisi dinlemeden etmeden hüküm beyan etmeyin bazen yanlış anladığınız bazı kavramlar kişiyi hataya sokar bolca kitap okumak gerek bolca araştırmak gerek ilimsizce konuşmak hoş değildir selametle kalın...
#بطاقة جواز الكلام مع الجن المتلبس بالجسد
Kıymetli kardeşim Tolga Korkmaz ağır bir imtihandan geçmektedir.
Tedavisinde Opdivo (Nivolumab) adlı immünoterapi ilacı kullanılmakta olup, bu ilaç özel olarak temin edilmektedir.
İlaç 2 haftada bir veya 4 haftada bir uygulanmakta;
sadece ilaç bedeliyle 6 kürlük tedavinin maliyeti yaklaşık 600.000 – 700.000 TL’yi bulmaktadır.
Bu zorlu süreçte kardeşimizin maddî ve manevî desteğe ihtiyacı vardır.
Destek olmak isteyen hayırsever kardeşlerimiz, kendisiyle doğrudan iletişime geçebilirler.
Kardeşimize Rabbimiz şifa versin, bu imtihanı kendisi için hayra tebdil eylesin.
Az da olsa verilen her destek, yapılan her dua bu kardeşimiz için çok kıymetlidir.
Tedavisinde Opdivo (Nivolumab) adlı immünoterapi ilacı kullanılmakta olup, bu ilaç özel olarak temin edilmektedir.
İlaç 2 haftada bir veya 4 haftada bir uygulanmakta;
sadece ilaç bedeliyle 6 kürlük tedavinin maliyeti yaklaşık 600.000 – 700.000 TL’yi bulmaktadır.
Bu zorlu süreçte kardeşimizin maddî ve manevî desteğe ihtiyacı vardır.
Destek olmak isteyen hayırsever kardeşlerimiz, kendisiyle doğrudan iletişime geçebilirler.
Kardeşimize Rabbimiz şifa versin, bu imtihanı kendisi için hayra tebdil eylesin.
Az da olsa verilen her destek, yapılan her dua bu kardeşimiz için çok kıymetlidir.
Kalpten birbirine bağlı insanlar, gerçekten sevmeyi bilenler engel koymaz engel yıkarlar. Bugün önce kendizi sevmekten başlayarak sevgiyi öğrenin, önce kendinizle aranızdaki engelleri yıkın ... Bilin ki daha sonra hayatınıza ancak gerçekten sevmeyi bilenler gelecek; Sevmeyi bilmeyenleri ise siz hayatınızda tutmayacaksınız.