İstanbul’da 2’si çocuk 4 insanımızın hayatını kaybettiği olayla ilgili soruşturma şu an çok boyutlu bir şekilde devam ediyor.
Emniyet birimlerimiz ve savcılarımız gerekli tahkikatı yapacak, inşallah ölümlerin neden kaynaklandığını ortaya çıkaracaktır.
Ama burada şöyle ikircikli bir tavra da şahitlik ediyoruz:
Geçen sene kimi meşhur markalar dâhil ürünlerinde tağşiş, taklit, hile hurda tespit ettiği için ana muhalefetin insafsızca eleştirdiği devlet kurumlarımız, bugün aynı kesimlerce yine hedef tahtasına konuluyor.
Oysa biz tarladan sofraya uzanan o büyük emek yolculuğunun her adımında denetmenlerimiz vasıtasıyla gerekli tüm kontrollerin titizlikle yapılmasını sağlıyoruz.
Vatandaşlarımızdan gelen ihbar ve şikâyetleri dikkatlice değerlendiriyoruz.
Herhangi bir sorun, sıkıntı veya yönetmeliklere aykırı bir durum tespit ettiğimizde de kimsenin gözünün yaşına bakmıyoruz.
Emniyet birimlerimiz ve savcılarımız gerekli tahkikatı yapacak, inşallah ölümlerin neden kaynaklandığını ortaya çıkaracaktır.
Ama burada şöyle ikircikli bir tavra da şahitlik ediyoruz:
Geçen sene kimi meşhur markalar dâhil ürünlerinde tağşiş, taklit, hile hurda tespit ettiği için ana muhalefetin insafsızca eleştirdiği devlet kurumlarımız, bugün aynı kesimlerce yine hedef tahtasına konuluyor.
Oysa biz tarladan sofraya uzanan o büyük emek yolculuğunun her adımında denetmenlerimiz vasıtasıyla gerekli tüm kontrollerin titizlikle yapılmasını sağlıyoruz.
Vatandaşlarımızdan gelen ihbar ve şikâyetleri dikkatlice değerlendiriyoruz.
Herhangi bir sorun, sıkıntı veya yönetmeliklere aykırı bir durum tespit ettiğimizde de kimsenin gözünün yaşına bakmıyoruz.
Türkiye, Suriye’deki bütün halkları kardeşi olarak görmekte; herkesin huzurunu, güvenliğini, esenliğini istemektedir.
Önümüzdeki dönemde Suriye’de kalıcı huzur ve istikrarın tesisi için bölgedeki tüm aktörlerle diyalog içinde çalışmaya devam edeceğiz.
Suriye’nin uluslararası ilişkilerde yakaladığı ivmeyi memnuniyetle takip ediyoruz.
Bu komşu ülkenin birlik, beraberlik ve bütünlüğünü güçlendireceğine inandığımız 10 Mart Mutabakatı’nın uygulanmasıyla ilgili kararlı duruşumuzu koruyoruz.
Türkiye, bu meselenin suhuletle çözümü için her türlü katkıyı sunmaya hazırdır.
8 Aralık devriminin birinci yıl dönümü yaklaşırken artık hiç kimse geçmişe takılıp kalmamalı, ortak gelecek vizyonuyla hareket etmenin yollarını aramalıdır.
Bölgemize dair yayılmacı emeller güdenlerin telkin, işmar ve kışkırtmalarına prim verilmemelidir.
“El atına binenin tez ineceği” gerçeğini hiç ama hiç kimse unutmamalıdır.
Önümüzdeki dönemde Suriye’de kalıcı huzur ve istikrarın tesisi için bölgedeki tüm aktörlerle diyalog içinde çalışmaya devam edeceğiz.
Suriye’nin uluslararası ilişkilerde yakaladığı ivmeyi memnuniyetle takip ediyoruz.
Bu komşu ülkenin birlik, beraberlik ve bütünlüğünü güçlendireceğine inandığımız 10 Mart Mutabakatı’nın uygulanmasıyla ilgili kararlı duruşumuzu koruyoruz.
Türkiye, bu meselenin suhuletle çözümü için her türlü katkıyı sunmaya hazırdır.
8 Aralık devriminin birinci yıl dönümü yaklaşırken artık hiç kimse geçmişe takılıp kalmamalı, ortak gelecek vizyonuyla hareket etmenin yollarını aramalıdır.
Bölgemize dair yayılmacı emeller güdenlerin telkin, işmar ve kışkırtmalarına prim verilmemelidir.
“El atına binenin tez ineceği” gerçeğini hiç ama hiç kimse unutmamalıdır.
İnsani yardımlar konusunda İsrail’den kaynaklı çeşitli aksaklıklar yaşansa da mevcut tüm imkânları kullanarak Gazze’ye yardımlarımızı ulaştırıyoruz.
810 ton insani yardım taşıyan 18. İyilik Gemimiz Cuma günü El Ariş Limanı’na ulaştı, 47 tırı Refah Sınır Kapısı’na yönlendirdik.
Havaların soğuması ve yağışların başlamasıyla birlikte Gazze’deki durum giderek kötüleşiyor.
Ülkemizdeki konteynerlerin Gazze’ye sevki sahada ciddi bir rahatlamaya yol açacaktır.
Bununla ilgili temaslarımız da devam etmektedir.
Filistin devleti kurulmadan bölgeye tam olarak huzur, istikrar ve güven ortamının yerleşmesi mümkün değildir.
1967 sınırları temelinde iki devletli çözüme yaklaştığımız ölçüde barış kapısı aralanacak, uzaklaştığımız ölçüde de bu kapı kapanacaktır.
Bu gerçeğin hiçbir şekilde göz ardı edilmemesi gerektiğine inanıyorum.
Türkiye’nin bütün çabası, bütün gayreti de bunun içindir.
Önümüzdeki dönemde daha çok çalışacağız, daha fazla emek harcayacağız ve inşallah bölgede kalıcı barışa giden yolun ardına kadar açılmasını sağlayacağız.
810 ton insani yardım taşıyan 18. İyilik Gemimiz Cuma günü El Ariş Limanı’na ulaştı, 47 tırı Refah Sınır Kapısı’na yönlendirdik.
Havaların soğuması ve yağışların başlamasıyla birlikte Gazze’deki durum giderek kötüleşiyor.
Ülkemizdeki konteynerlerin Gazze’ye sevki sahada ciddi bir rahatlamaya yol açacaktır.
Bununla ilgili temaslarımız da devam etmektedir.
Filistin devleti kurulmadan bölgeye tam olarak huzur, istikrar ve güven ortamının yerleşmesi mümkün değildir.
1967 sınırları temelinde iki devletli çözüme yaklaştığımız ölçüde barış kapısı aralanacak, uzaklaştığımız ölçüde de bu kapı kapanacaktır.
Bu gerçeğin hiçbir şekilde göz ardı edilmemesi gerektiğine inanıyorum.
Türkiye’nin bütün çabası, bütün gayreti de bunun içindir.
Önümüzdeki dönemde daha çok çalışacağız, daha fazla emek harcayacağız ve inşallah bölgede kalıcı barışa giden yolun ardına kadar açılmasını sağlayacağız.
50’nci yılın HAK-İŞ camiasıyla birlikte sendikalarımız, emekçilerimiz, çalışma hayatımız, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum.
HAK-İŞ’e ilk günden beri dirayetle sürdürdüğü emek, demokrasi, özgürlük ve adalet mücadelesi için teşekkür ediyorum.
HAK-İŞ’e ilk günden beri dirayetle sürdürdüğü emek, demokrasi, özgürlük ve adalet mücadelesi için teşekkür ediyorum.
Sadece şu verilere bakmak bile çoğu zaman karşıdan esen rüzgârlara rağmen Türkiye’nin katettiği mesafeyi görmeye kâfidir.
Ekonomide 23 senede yıllık ortalama %5,4 oranında büyüme kaydettik.
2002’de millî gelirimiz 238 milyar dolardı, biz bunu 2024 yılında 1,5 trilyon dolar sınırına getirdik.
Kişi başına düşen millî gelirimiz 3 bin 608 dolarken 2024 yılında 14 bin 751 dolara yükseldi, 2025 yılı ikinci çeyreğinde 17 bin dolara yaklaştı.
Merkez Bankası rezervimiz 27 milyar dolardı, hamdolsun şimdi 185 milyar dolar seviyesinde.
36 milyar dolar olan ihracatımız 270 milyar doları aşmış durumda.
İşsizlik oranımız tam 29 aydır tek haneli oranlarda seyrediyor.
Ekonominin farklı başlıklarında bu başarılara imza atarken aynı zamanda deprem bölgemiz için 90 milyar dolar civarında harcama yaptık.
Bunlar yalnızca birer başlangıç.
Önceki ay yürürlüğe giren Orta Vadeli Program’ın rehberliğinde, gelecek 3 yıl içinde inşallah çok daha önemli başarılara imza atacağız.
Hepimizi sıkıntıya sokan hayat pahalılığı meselesini mutlaka çözeceğiz.
Ekonomide 23 senede yıllık ortalama %5,4 oranında büyüme kaydettik.
2002’de millî gelirimiz 238 milyar dolardı, biz bunu 2024 yılında 1,5 trilyon dolar sınırına getirdik.
Kişi başına düşen millî gelirimiz 3 bin 608 dolarken 2024 yılında 14 bin 751 dolara yükseldi, 2025 yılı ikinci çeyreğinde 17 bin dolara yaklaştı.
Merkez Bankası rezervimiz 27 milyar dolardı, hamdolsun şimdi 185 milyar dolar seviyesinde.
36 milyar dolar olan ihracatımız 270 milyar doları aşmış durumda.
İşsizlik oranımız tam 29 aydır tek haneli oranlarda seyrediyor.
Ekonominin farklı başlıklarında bu başarılara imza atarken aynı zamanda deprem bölgemiz için 90 milyar dolar civarında harcama yaptık.
Bunlar yalnızca birer başlangıç.
Önceki ay yürürlüğe giren Orta Vadeli Program’ın rehberliğinde, gelecek 3 yıl içinde inşallah çok daha önemli başarılara imza atacağız.
Hepimizi sıkıntıya sokan hayat pahalılığı meselesini mutlaka çözeceğiz.
Media is too big
VIEW IN TELEGRAM
TÜİK, 2025 yılı üçüncü çeyrek iş gücü istatistiklerini bugün açıkladı.
Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız %8,5 seviyesinde gerçekleşti.
Yine üçüncü çeyrekte iş gücümüz 35 milyon 568 bine, istihdamımız 32 milyon 558 bine ulaştı.
Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız %8,5 seviyesinde gerçekleşti.
Yine üçüncü çeyrekte iş gücümüz 35 milyon 568 bine, istihdamımız 32 milyon 558 bine ulaştı.
Media is too big
VIEW IN TELEGRAM
Ana muhalefetle aramızdaki kalibre farkı…
Dün yine bizi taklit etmişler, CHP grup toplantısında bir video izletmişler. Ortada millete gösterilecek bir eser olmayınca ellerinde sadece yolsuzluk dosyaları kalıyor.
CHP’lilerin yolsuzluk, rüşvet dosyaları üzerinden giderlerse video malzemesi bulmada hiç sıkıntı çekmezler.
CHP Genel Başkanı ve yol arkadaşları siyaset namına sadece yalan ve polemik üretirken biz saatte 23, günde 550 konut üretiyoruz.
Bizler iktidar ve ittifak olarak ülkeye hizmet için, millete hizmet için, sorunları çözmek için koştururken ana muhalefet cenahı kendi ikballerinin, kendi hırslarının, kendi şahsi hesaplarının peşinde koşuyor.
Bizimle yarışacak hizmet desen yok.
Bizimle aşık atacak eser desen yok.
Bizim ufkumuzu açacak öneri desen yok.
Milletin sorunlarına çözüm üretecek vizyon desen o da yok.
Peki bunların yerine ne var?
Bolca hakaret var, küfür var, siyasi nezaketsizlik var; tehdit ve zorbalıkla aykırı her sesi susturma çabası var.
Allah akıl fikir versin…
Türkiye’nin ana muhalefet partisinin bu tükenmişlik sendromundan süratle kurtulmasını temenni ediyorum.
CHP’lilerin yolsuzluk, rüşvet dosyaları üzerinden giderlerse video malzemesi bulmada hiç sıkıntı çekmezler.
CHP Genel Başkanı ve yol arkadaşları siyaset namına sadece yalan ve polemik üretirken biz saatte 23, günde 550 konut üretiyoruz.
Bizler iktidar ve ittifak olarak ülkeye hizmet için, millete hizmet için, sorunları çözmek için koştururken ana muhalefet cenahı kendi ikballerinin, kendi hırslarının, kendi şahsi hesaplarının peşinde koşuyor.
Bizimle yarışacak hizmet desen yok.
Bizimle aşık atacak eser desen yok.
Bizim ufkumuzu açacak öneri desen yok.
Milletin sorunlarına çözüm üretecek vizyon desen o da yok.
Peki bunların yerine ne var?
Bolca hakaret var, küfür var, siyasi nezaketsizlik var; tehdit ve zorbalıkla aykırı her sesi susturma çabası var.
Allah akıl fikir versin…
Türkiye’nin ana muhalefet partisinin bu tükenmişlik sendromundan süratle kurtulmasını temenni ediyorum.
Daha düne kadar yargıyı yedek kuvvet gibi kullananlar, bugün İstanbul’a karabasan gibi çöken bir suç şebekesinin hukuki akıbetini “siyasi kumpas” diyerek yaftalıyorlar.
CHP Genel Başkanı’nın niçin bizi ısrarla ve inatla bu davaya taraf yapmak istediğini anlayamıyoruz. Bu davanın avukatlığı Sayın Özel’e hayırlı, uğurlu olsun.
Ancak Sayın Özel şunu unutmasın: Biz ne partilerinin içindeki mikro iktidar savaşlarının ne de yüz kızartıcı ithamlarla dolu bu davanın tarafıyız.
Biz bu davada sadece adaletin samimi duacısıyız.
Talep ve beklentimiz, adil ve tarafsız bir yargılamayla gerçeklerin bir an önce ortaya çıkarılması, suçu sübut bulanlardan hukuk önünde hesap sorulmasıdır.
Bu hesap siyasi hokkabazlıkla kapatılamaz.
Bu hesap inkârla, pişkin hırsız misali suç bastırmakla kapatılamaz.
Bu hesap “en iyi savunma saldırıdır” kurnazlığıyla kapatılamaz.
Bu hesap yargı mensuplarını hedef alarak da kapatılamaz.
Bir yandan hak, hukuk, adalet serenatları yapıp diğer taraftan adaleti nalıncı keseri gibi sürekli kendinize yontamazsınız.
Evet, bu davanın bir numaralı sanığı sizin belediye başkanınızdır.
Sadece o değil, bu davanın ihbarcıları da itirafçıları da sizin adamınız.
Biz bu davanın hiçbir yerinde yokuz ve olmadık.
CHP Genel Başkanı’nın niçin bizi ısrarla ve inatla bu davaya taraf yapmak istediğini anlayamıyoruz. Bu davanın avukatlığı Sayın Özel’e hayırlı, uğurlu olsun.
Ancak Sayın Özel şunu unutmasın: Biz ne partilerinin içindeki mikro iktidar savaşlarının ne de yüz kızartıcı ithamlarla dolu bu davanın tarafıyız.
Biz bu davada sadece adaletin samimi duacısıyız.
Talep ve beklentimiz, adil ve tarafsız bir yargılamayla gerçeklerin bir an önce ortaya çıkarılması, suçu sübut bulanlardan hukuk önünde hesap sorulmasıdır.
Bu hesap siyasi hokkabazlıkla kapatılamaz.
Bu hesap inkârla, pişkin hırsız misali suç bastırmakla kapatılamaz.
Bu hesap “en iyi savunma saldırıdır” kurnazlığıyla kapatılamaz.
Bu hesap yargı mensuplarını hedef alarak da kapatılamaz.
Bir yandan hak, hukuk, adalet serenatları yapıp diğer taraftan adaleti nalıncı keseri gibi sürekli kendinize yontamazsınız.
Evet, bu davanın bir numaralı sanığı sizin belediye başkanınızdır.
Sadece o değil, bu davanın ihbarcıları da itirafçıları da sizin adamınız.
Biz bu davanın hiçbir yerinde yokuz ve olmadık.
Bu aziz millet, katliamdan kaçan milyonlarca Suriyeliye kucak açtı.
İnsafı, vicdanı, kalbi olmayan, insanlıktan nasibini alamamış canilerin kışkırtmalarına rağmen sabırla misafirlerine sahip çıktı.
Suriye’de o mazlumların yaptığı devrim, bu aziz milletin şerefine şeref kattı.
Ensar ruhuyla o muhacirlere sahip çıktığımız için şereflendik.
Suriye devriminin gerçekleşmesini sağladığımız için şereflendik.
Şimdi misafirlerimiz kendi vatanlarına dönüyorlar.
Dönerken bize ve milletimize dua ediyorlar.
Şam’ın, Halep’in, Hama’nın, Humus’un, Lazkiye’nin sokaklarında Türkçe ikinci dil olarak konuşuluyor.
Suriye’nin kalıcı huzura, refaha, emniyete kavuşması için girişimlerimiz sürüyor.
Suriye’nin yeniden imarında, inşasında da inşallah yine o kardeşlerimizin yanında olacak, hem Suriye’yi hem Türkiye’yi birlikte büyüteceğiz.
Suriye’nin güvenliği, bizim güvenliğimizdir.
İnsafı, vicdanı, kalbi olmayan, insanlıktan nasibini alamamış canilerin kışkırtmalarına rağmen sabırla misafirlerine sahip çıktı.
Suriye’de o mazlumların yaptığı devrim, bu aziz milletin şerefine şeref kattı.
Ensar ruhuyla o muhacirlere sahip çıktığımız için şereflendik.
Suriye devriminin gerçekleşmesini sağladığımız için şereflendik.
Şimdi misafirlerimiz kendi vatanlarına dönüyorlar.
Dönerken bize ve milletimize dua ediyorlar.
Şam’ın, Halep’in, Hama’nın, Humus’un, Lazkiye’nin sokaklarında Türkçe ikinci dil olarak konuşuluyor.
Suriye’nin kalıcı huzura, refaha, emniyete kavuşması için girişimlerimiz sürüyor.
Suriye’nin yeniden imarında, inşasında da inşallah yine o kardeşlerimizin yanında olacak, hem Suriye’yi hem Türkiye’yi birlikte büyüteceğiz.
Suriye’nin güvenliği, bizim güvenliğimizdir.
Media is too big
VIEW IN TELEGRAM
Biz bir gece yatıp sabah bütün irtibatlarından, bütün kardeşlik hukukundan, mirasından, mesuliyetlerinden azade olmuş bir millet olarak uyanamayız; bu mümkün değil.
Bu aziz millete fizikî sınırlar çizebilirsiniz ama gönül coğrafyasına sınır çizemezsiniz.
Bu aziz millete fizikî sınırlar çizebilirsiniz ama gönül coğrafyasına sınır çizemezsiniz.
Filistin’in, Sudan’ın, Azerbaycan’ın, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, Irak’ın, İran’ın, Ukrayna’nın güvenliği bizim güvenliğimizle doğrudan bağlantılıdır.
Ufku dar olanlar bu vizyonu anlayamazlar.
TİKA’mız, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığımız, Kızılayımız, Diyanet İşleri Başkanlığımız, Maarif Vakfımız, Türk Hava Yollarımız, yardım kuruluşlarımız, iş insanlarımız ve müteahhitlerimizle Allah’a hamdolsun bugün dünyanın her yerinde varız, her yerinde varlık gösteriyoruz.
Hem elimizi uzatıyor hem el uzatanların elini tutuyoruz.
Hem kazanıyoruz hem kazandırıyoruz.
Biz başkaları gibi değiliz.
Biz sömürmenin peşinde değiliz.
Biz hiç vermeyip sürekli alanlardan değiliz.
Biz gayriinsani, gayrivicdani hesaplar içinde değiliz.
Biz Selçuklu’nun torunlarıyız, biz Osmanlı’nın torunlarıyız; biz yıkmak için değil, gönüller yapmak için oralardayız.
Biz rahmete, berekete gönülden iman etmiş bir milletiz; parti olarak böyle bir kadroyuz.
Afrika’ya, Asya’ya, Latin Amerika’ya, hemen yanı başımızdaki mazlum coğrafyalara ulaşmaya çalışırken çalmak, çırpmak, yağmalamak, sömürmek için değil, muhabbetle kucaklaşmak için giden insanlarız.
Tam 23 yıldır işte böyle bir imanla, böyle bir misyonla, böyle bir anlayışla hareket ediyoruz.
Biz meselelere gönül gözüyle bakıyoruz. Onun için de Rabb’imiz yolları açıyor, seferi kolaylaştırıyor; rahmetini, bereketini bizden esirgemiyor.
Hamdolsun, Cenab-ı Allah’a sonsuz şükürler olsun.
Ufku dar olanlar bu vizyonu anlayamazlar.
TİKA’mız, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığımız, Kızılayımız, Diyanet İşleri Başkanlığımız, Maarif Vakfımız, Türk Hava Yollarımız, yardım kuruluşlarımız, iş insanlarımız ve müteahhitlerimizle Allah’a hamdolsun bugün dünyanın her yerinde varız, her yerinde varlık gösteriyoruz.
Hem elimizi uzatıyor hem el uzatanların elini tutuyoruz.
Hem kazanıyoruz hem kazandırıyoruz.
Biz başkaları gibi değiliz.
Biz sömürmenin peşinde değiliz.
Biz hiç vermeyip sürekli alanlardan değiliz.
Biz gayriinsani, gayrivicdani hesaplar içinde değiliz.
Biz Selçuklu’nun torunlarıyız, biz Osmanlı’nın torunlarıyız; biz yıkmak için değil, gönüller yapmak için oralardayız.
Biz rahmete, berekete gönülden iman etmiş bir milletiz; parti olarak böyle bir kadroyuz.
Afrika’ya, Asya’ya, Latin Amerika’ya, hemen yanı başımızdaki mazlum coğrafyalara ulaşmaya çalışırken çalmak, çırpmak, yağmalamak, sömürmek için değil, muhabbetle kucaklaşmak için giden insanlarız.
Tam 23 yıldır işte böyle bir imanla, böyle bir misyonla, böyle bir anlayışla hareket ediyoruz.
Biz meselelere gönül gözüyle bakıyoruz. Onun için de Rabb’imiz yolları açıyor, seferi kolaylaştırıyor; rahmetini, bereketini bizden esirgemiyor.
Hamdolsun, Cenab-ı Allah’a sonsuz şükürler olsun.
Media is too big
VIEW IN TELEGRAM
Biz ülkemizin ve milletimizin menfaatini her türlü çıkarın üzerinde gören bir kadroyuz. Terörsüz Türkiye sürecinde de bu anlayışla hareket ediyoruz.
AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak tek bir gayemiz var, o da milletimizin böğrüne saplanan bu kanlı hançeri ebediyen çıkarmak…
AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak tek bir gayemiz var, o da milletimizin böğrüne saplanan bu kanlı hançeri ebediyen çıkarmak…
Terörsüz Türkiye sürecinde hamdolsun bugüne kadar gayet olumlu, umut ve cesaret verici ilerlemeler kaydettik.
Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun Gazi Meclisimizin çatısı altında, oldukça geniş bir katılımla kurulmasıyla süreç hem toplumsal boyut kazandı hem de çok farklı bir ivme yakaladı.
5 Ağustos’tan bu yana iş dünyasından insan hakları kuruluşlarına, akademi mensuplarından sendikalara, emekli askerlerimizden şehit ve gazi derneklerimize kadar milletimizi temsil eden tüm katılımcılar Komisyon tarafından dinlendi, görüş ve önerileri dikkatle not edildi.
Tüm ikbalini sürecin akim kalmasına bağlayanlara inat, Komisyonun fikir ve hedef birliği içinde çalışmasını son derece kıymetli buluyorum.
Komisyonun Terörsüz Türkiye süreciyle birlikte ülkemiz demokrasisine, birlik ve beraberliğimize, toplumumuzun farklı kesimleri arasında diyalog ve empatinin güçlenmesine yaptığı katkıları takdirle karşılıyor, Meclis Başkanımızı ve Komisyon üyelerimizi canıgönülden tebrik ediyorum.
Komisyonun, müteakip oturumu dâhil bundan sonraki süreci de aynı yapıcı, sağduyulu ve özellikle uzlaşmacı anlayış temelinde sürdüreceğine inanıyorum.
“Niyet hayır, akıbet hayır” düsturuyla çıktığımız bu yolculukta sonuçta kazanan Türkiye olacak, milletimiz olacak; kazanan mutlaka kardeşlik olacaktır.
Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni, Şii fark etmeksizin kazanan bölgemizdeki tüm halklar, tüm kardeşlerimiz olacaktır.
Cenab-ı Allah bizlere hayırlı bir sonuç nasip etsin.
Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun Gazi Meclisimizin çatısı altında, oldukça geniş bir katılımla kurulmasıyla süreç hem toplumsal boyut kazandı hem de çok farklı bir ivme yakaladı.
5 Ağustos’tan bu yana iş dünyasından insan hakları kuruluşlarına, akademi mensuplarından sendikalara, emekli askerlerimizden şehit ve gazi derneklerimize kadar milletimizi temsil eden tüm katılımcılar Komisyon tarafından dinlendi, görüş ve önerileri dikkatle not edildi.
Tüm ikbalini sürecin akim kalmasına bağlayanlara inat, Komisyonun fikir ve hedef birliği içinde çalışmasını son derece kıymetli buluyorum.
Komisyonun Terörsüz Türkiye süreciyle birlikte ülkemiz demokrasisine, birlik ve beraberliğimize, toplumumuzun farklı kesimleri arasında diyalog ve empatinin güçlenmesine yaptığı katkıları takdirle karşılıyor, Meclis Başkanımızı ve Komisyon üyelerimizi canıgönülden tebrik ediyorum.
Komisyonun, müteakip oturumu dâhil bundan sonraki süreci de aynı yapıcı, sağduyulu ve özellikle uzlaşmacı anlayış temelinde sürdüreceğine inanıyorum.
“Niyet hayır, akıbet hayır” düsturuyla çıktığımız bu yolculukta sonuçta kazanan Türkiye olacak, milletimiz olacak; kazanan mutlaka kardeşlik olacaktır.
Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni, Şii fark etmeksizin kazanan bölgemizdeki tüm halklar, tüm kardeşlerimiz olacaktır.
Cenab-ı Allah bizlere hayırlı bir sonuç nasip etsin.
Ukrayna Devlet Başkanı Sayın Zelenski’yi ülkemizde ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duydum. 🇹🇷🇺🇦
Bugünkü görüşmelerimizde İstanbul sürecinin pragmatik ve sonuç odaklı bir anlayışla sürdürülmesi gereği üzerinde durdum.
Her iki taraf için de savaşın yıpratıcı etkilerinin giderek derinleştiği bir dönemde, İstanbul görüşmelerinin diplomatik çözüme yönelik çabalarda önemli bir merhale teşkil ettiğine inandığımızı belirttim.
Özellikle enerji altyapılarına yönelik artan saldırılar ve yaşanan can kayıpları, her iki taraf için telafisi güç yıkımları da beraberinde getiriyor.
İstanbul sürecinin daha kapsamlı bir içerikle, artık akut hal alan sorunları giderecek şekilde yeniden devreye girmesinin faydalı olacağı kanaatindeyiz.
Bölgede akan kanın durmasını arzu eden tüm ortaklarımızdan da İstanbul sürecine yönelik yapıcı yaklaşım sergilemelerini bekliyoruz.
Görüşmelerimizde stratejik ortağımız Ukrayna’nın toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığına olan bağlılığımızı bir kez daha teyit ettik.
Bu minvalde Ukrayna’yla aramızda müstesna bir tarih ve kültür bağı olan Kırım Tatarlarına desteğimizin süreceğini de belirtmek isterim.
Savaşın tüm zorluklarına rağmen ikili ticaret hacmimizi 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz.
Bu güç koşullarda ülkeyi terk etmeyerek cesaretle çalışmalarına devam eden Türk müteşebbislerin desteğiyle yeniden imar konusunda Ukrayna’ya katkı sunmayı arzuluyoruz.
Bugünkü görüşmelerimizde İstanbul sürecinin pragmatik ve sonuç odaklı bir anlayışla sürdürülmesi gereği üzerinde durdum.
Her iki taraf için de savaşın yıpratıcı etkilerinin giderek derinleştiği bir dönemde, İstanbul görüşmelerinin diplomatik çözüme yönelik çabalarda önemli bir merhale teşkil ettiğine inandığımızı belirttim.
Özellikle enerji altyapılarına yönelik artan saldırılar ve yaşanan can kayıpları, her iki taraf için telafisi güç yıkımları da beraberinde getiriyor.
İstanbul sürecinin daha kapsamlı bir içerikle, artık akut hal alan sorunları giderecek şekilde yeniden devreye girmesinin faydalı olacağı kanaatindeyiz.
Bölgede akan kanın durmasını arzu eden tüm ortaklarımızdan da İstanbul sürecine yönelik yapıcı yaklaşım sergilemelerini bekliyoruz.
Görüşmelerimizde stratejik ortağımız Ukrayna’nın toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığına olan bağlılığımızı bir kez daha teyit ettik.
Bu minvalde Ukrayna’yla aramızda müstesna bir tarih ve kültür bağı olan Kırım Tatarlarına desteğimizin süreceğini de belirtmek isterim.
Savaşın tüm zorluklarına rağmen ikili ticaret hacmimizi 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz.
Bu güç koşullarda ülkeyi terk etmeyerek cesaretle çalışmalarına devam eden Türk müteşebbislerin desteğiyle yeniden imar konusunda Ukrayna’ya katkı sunmayı arzuluyoruz.