📝KİTAPLARDAN ALINTILAR✏️
115 subscribers
15 photos
1 video
4 files
5 links
İslâmî kitaplardan alıntılar yapacağım.
Paragrafların sonunda kitabın ismini belirteceğim inşâAllah.

Rabbimden isteğim; okuduğumuz her bir paragrafın dünya ve âhiretimize faydalı olmasıdır.
Rabbim, öğrendiklerimizle amel etmeyi nasip etsin. ❤️‍🩹
Download Telegram
Allah Teâlâ, mu’min ile fâciri ayırmaksızın herkese rızkını helal olarak takdir etmiştir.
Kişi sabrederse Allah ona o rızkı helal yoldan ulaştırır.
Eğer acele eder ve rızkını haram yoldan elde etmeye kalkışırsa, Allah onun helal rızkını eksiltir.
Ey Mucahid!
Allah için sev, Allah için kız!
Allah için dost ol, Allah için düşman ol!
Allah’ın dostluğu ancak bu şekilde kazanılır.
Namazı, orucu çok olsa da böyle yapmayan kişi imanın lezzetini alamaz. Şimdi bütün dostluklar dünya için oldu. Ama bu tür dostluklar sahibine bir şey kazandırmaz.

Ey Mücahid!
Sabah olunca akşam ne olacağını düşünmediğin gibi, akşamleyin de sabah ne olacak diye kaygılanma!
Hastalığı düşünerek sağlıklı olduğun zamanları iyi değerlendir.
Ölümü düşünerek hayatını iyi değerlendir.

#ÇocukSahabiler
Media is too big
VIEW IN TELEGRAM
Şam Ehli Gazve ve Cihad Ehlidir!

• Tarık Ebu Abdullah Hoca (حفظه الله)
İbnû’l-Cevzî rahimehullah şöyle demiştir:

“Tembellik yatağında uyuyan kişi sürüklenerek hüzün vadisine düşer.
Adamlık, tabiatının çamurunda yer alan bir güçtür.
Kadınlık ise güçsüzlüktür.
Aslan yavrusu gayretli, kurt yavrusu ise gaddardır.
Hepsinin davranışları tabiatları sebebiyledir.
Ciddiyet tamamıyla hareketlilik iken tembellik tümüyle atalettir.
Yumurtadan çıktığı vakit horoz ile tavuğu ayırt etmek istersen civcivi gagasından tut.
Eğer hareket ederse horoz, etmezse tavuktur.
Yüce hedeflerin peşinden gitme noktasında tembellik yapıyorsan azmin kadınsılaşmaya başlamış demektir.”

• Mevsûatû’l-Ahlâk ve’z-Zuhd
Kulun Allah tarafından seviliyor olması, onun Allah’ı sevmesinden daha yücedir.
Asıl şeref, senin Allah’ı sevmen değil, O’nun seni sevmesidir.
Sevgiliye itaat, O’nun sevgisini kazanmanın adresidir.
Şu şiirde de söylendiği gibi:

Hem İlâh’a isyan ediyor,
Hem de O’nu sevdiğini mi sanıyorsun?
Bu, kıyasta “büyük bir imkânsız”dır.
Şayet sevgin gerçek olsaydı, O’na itaat ederdin.
Çünkü seven kişi sevgilisine itaatkârdır.

• İbnu’l Kayyim El-Cevziyye, Âşıklar, s.279
Forwarded from leyâlî 🪔
Her gün Kur’ân’dan birkaç cüz okuyan,
farz ve nafile namazlarını kılan,
gece namazını (teheccüdü) ve duhâyı kılan; istiğfar ve diğer zikirlerden kendisine bir pay ayıran; işine veya okuluna giden, spor yapan, ailesiyle vakit geçiren ve dinî ya da dünyevî ilim öğrenen bir insanın Allah’a isyan edecek vakti kalır mı?

Boş vakit, günaha düşmenin sebeplerindendir.
Her kim yaşamın hoşluğunu ve tadını Allah’ın haram kıldığı şeylerde ararsa, Allah onu niyetinin aksine cezalandırır.
Çünkü Allah katındaki lezzetlere ancak O’na itaatle ulaşılır.
Allah, kendisine isyanda hiçbir hayra yol yapmamıştır.

Şayet facir kişi, iffetli kimsedeki lezzet, sevinç, gönül ferahlığı ve hoş yaşam gibi nimetleri bilseydi, kendisinin elden kaçırdığı lezzetlerin, ele geçirdiği lezzetlerden kat kat fazla olduğunu görürdü.
Bırak “güzel sonuç” kârını, Allah’ın sevabını ve rızasını kazanmayı; sırf bu haz ve lezzetlerin dahi kendi lezzetlerinin kat kat fazlası olduğunu bilirdi.

• İbnu’l Kayyim El-Cevziyye, Âşıklar, s.391
Akıllı kişi şunu iyi bilsin ki;
Şehvetlerinin müptelası olan kişiler öyle bir noktaya gelirler ki onlardan hiçbir zevk alamazlar. Bununla birlikte onları terk edemezler de. Çünkü onlar, bu kimseler için “zorunlu ihtiyaçlar” yerini almıştır.

Bu yüzden içki ve cima müptelası kimselerin, bunları nadiren yapan kimselerin tattığı zevkin onda birini dahi tadamadıklarını görürsün.
Ancak alışkanlık bunu gerektirir.
Ve o kişi, alışkanlığının istediklerine ulaşabilmek için kendisini helâka götüren tehlikelere atar.

Şayet ondan hevâ perdesi kalksaydı, mutluluk sandığı yönden bedbahtlaştığını, sevinç sandığı yönden gama boğulduğunu, lezzet istediği yerde elem duyduğunu anlardı.

O, buğday tanesi ile kandırılan bir kuş gibidir; ne buğday tanesine ulaşır ne de düştüğü tuzaktan kurtulur…

• İbnu’l Kayyim El-Cevziyye
Şayet düşük iraden, fuhuş ve zinayı o en yüce sevgiliye (Allah’a) olan sevginden dolayı terk etmene yetmez; sönük kalırsa ve sen onun ehlinden değilsen; hiç olmazsa, Allah’ın kitabında niteliklerini anlattığı, Peygamberini onlara teşvik ettirdiği cennete sevginden dolayı terk et.

Şayet iraden cennete ulaşma arzusundan acizse, cennete talip olmaya layık değilse ve nefsin seni, buradakileri oradakilere tercih ettiriyorsa… İşte bu durumda yaptıklarının dünyada ve ahirette gelecek cezalarına karşı uyanık ve hazır ol.
Ve bil ki cezalar çeşit çeşittir.
Bazen hemen verilir, bazen ertelenir.
Bazen de Allah, asiye her ikisini de verir.

• İbnu’l Kayyim El-Cevziyye
Bazen ışığı tersten alan insan, gölgesini, varlığını küçük görür ve umutsuzluğa düşer.
Böyle zamanlarda, insanların ışığı doğru yerden almasına, varlığını fark edip farkındalığa dönüştürmesine vesile olacak, “güneş insan” olmanın emeğine talip olmak gerekir.


#Hayataizbırakmak
#FiruzanÇetin
Gıybete güzel bir çözüm

İbn Vehb rahimehullah diyor ki;

"Bir kişinin gıybetini ettiğim zaman bir gün oruç tutmayı kendime nezrettim.
Bana zor geldi.
Her seferinde gıybet eder oruç tutardım.
Bende niyet ettim ki her gıybet ettiğimde bir sadaka vereyim.
Para sevgisinden gıybeti terk ettim."
Siyer-u Â'lami'n-Nübelâ, Zehebî: 8/15
Gözleri haramdan sakınmanın faydaları

Birincisi: Dünya ve ahiret hayatında kulun saadetinin gayesi olan Allah’ın emrine itaat etmektir.

İkincisi: İçinde helâki bulunan zehirli okun isabet etmesinden ve onun etkisinin kendisine ulaşmasından korunmaktır.

Üçüncüsü: Kalbe Allah ile ünsiyet ve Allah’a yönelme kazandırır.

Dördüncüsü: Kalbi güçlendirir ve onu sevindirir.

Beşincisi: Kalbe nur kazandırır.

Altıncısı: Kişiye, haklı ile haksızı, doğru sözlü ile yalancıyı birbirinden ayırt edebileceği doğru bir feraset kazandırır.

Yedincisi: Kalbe sebat, cesaret ve güç kazandırır. Böylece Allah, kul için basiret ve delilin hâkimiyeti ile kudret ve gücün hâkimiyetini bir araya getirir.

Sekizincisi: Şeytanın kalbe giriş yolunu kapatır. Çünkü şeytan bakışla birlikte kalbe girer ve bakışla beraber, boş bir mekâna havanın nüfuz etmesinden daha hızlı bir şekilde kalbe ulaşır.

Dokuzuncusu: Kalbi, kendi maslahatlarını düşünmeye ve bunlarla meşgul olmaya ayırır.

Onuncusu: Göz ile kalp arasında, birinin diğerinden etkilenmesine sebep olan bir geçit ve yol vardır.
Biri salih olduğunda diğeri de salih olur; biri bozulduğunda diğeri de bozulur.

• İbnu’l Kayyim El-Cevziyye, ed-Dâu ve’d-Devâ, s. 415-421