Efendimize internet explorer geçmişini, izlediğin videoları, sana gelen ve senin gönderdiğin mailleri; instagram hesabını rahatlıkla açabilir misin?
Eğer bu sorulara “Evet” diyorsan sevinebilirsin, çünkü sen internet imtihanında doğru bir yoldasındır.
Yok eğer, “Aman yarabbi, ya Efendimiz hayatımı, arkadaşlarımı ve sanal uygulamalarımı görürse ben O’nun yüzüne nasıl bakarım?” diyorsan artık yaşantını dikkatle gözden geçirmen gerekiyor demektir.
#GençlerİçinSosyalMedyaİlmihali
Please open Telegram to view this post
VIEW IN TELEGRAM
İslam’ı yaşama derdinde bir genç isek, şeytan bize internet ve sosyal medya üzerinden en uzman ve profesyonel adamlarını yollayacaktır.
Eğer imtihan bekliyorsak bilmeliyiz ki en büyük imtihanlardan birini internet ve sosyal medya üzerinden yaşayacağız.
Belki sabah namazına kalkarken yaşadığımız zorluktan daha büyük bir sınavı internetin karşısında vereceğiz.
Ama unutmayalım ki, sanal dünyanın haramlarına karşı elde ettiğimiz başarı hem normal hayatımızda hem de manevi hayatımızda cennete giden yolda önümüzü açacaktır.
#GençlerİçinSosyalMedyaİlmihali
Eğer imtihan bekliyorsak bilmeliyiz ki en büyük imtihanlardan birini internet ve sosyal medya üzerinden yaşayacağız.
Belki sabah namazına kalkarken yaşadığımız zorluktan daha büyük bir sınavı internetin karşısında vereceğiz.
Ama unutmayalım ki, sanal dünyanın haramlarına karşı elde ettiğimiz başarı hem normal hayatımızda hem de manevi hayatımızda cennete giden yolda önümüzü açacaktır.
#GençlerİçinSosyalMedyaİlmihali
Hadislerde geçen Peygamberimizin ﷺ yapmış olduğu 70 dua:
1. Allah’ım! Senden hidayet, takvâ, iffet ve gönül zenginliği isterim.
2. Allah’ım! Acizlikten, tembellikten, korkaklıktan ve cimrilikten Sana sığınırım.
3. Allah’ım! Seni sevmeyi ve Seni sevenleri sevmeyi nasip et.
4. Allah’ım! Kalbimi dinin üzere sabit kıl.
5. Allah’ım! Senden cenneti ister, cehennemden Sana sığınırım.
6. Allah’ım! Nefsime çok zulmettim, beni bağışla.
7. Allah’ım! Dinimi, dünyamı ve ahiretimi ıslah et.
8. Allah’ım! Yaptıklarımın ve yapmadıklarımın şerrinden Sana sığınırım.
9. Allah’ım! Peygamberinin ﷺ istediği hayırları Senden isterim.
10. Allah’ım! Bana güzel bir son nasip et.
11. Allah’ım! Bana verdiğin rızkı bereketli kıl.
12. Allah’ım! Küfürden ve fakirlikten Sana sığınırım.
13. Allah’ım! Kabir azabından Sana sığınırım.
14. Allah’ım! Kalbimi nifaktan temizle.
15. Allah’ım! Kulağımın, gözümün ve diğer azalarımın şerrinden Sana sığınırım.
16. Allah’ım! Af ve afiyet nasip et.
17. Allah’ım! İhlâs nasip et.
18. Allah’ım! Faydalı ilim nasip et.
19. Allah’ım! Bana tertemiz bir kalp ver.
20. Allah’ım! Huşûsuz kalpten Sana sığınırım.
21. Allah’ım! Faydasız ilimden Sana sığınırım.
22. Allah’ım! Doymayan nefisten Sana sığınırım.
23. Allah’ım! Kabul edilmeyen duadan Sana sığınırım.
24. Allah’ım! Kazadan sonra rıza nasip et.
25. Allah’ım! Sana kavuşmanın lezzetini nasip et.
26. Allah’ım! Ömrümün en hayırlısını nasip et.
27. Allah’ım! Amellerimin en hayırlısını nasip et.
28. Allah’ım! Hakkımda hayırlı olanı nasip et.
29. Allah’ım! Güzel ahlâk nasip et.
30. Allah’ım! Kötü ahlâktan Sana sığınırım.
31. Allah’ım! Bana doğruluk nasip et.
32. Allah’ım! Bana sabır nasip et.
33. Allah’ım! Bana şükür nasip et.
34. Allah’ım! Bana tövbe nasip et.
35. Allah’ım! Bana istikamet nasip et.
36. Allah’ım! Rahmetini üzerime indir.
37. Allah’ım! Beni bağışla.
38. Allah’ım! Bana nur ver.
39. Allah’ım! Bana yakin (kesin iman) nasip et.
40. Allah’ım! Bana teslimiyet nasip et.
41. Allah’ım! Bana Firdevs cennetini nasip et.
42. Allah’ım! Beni cehennemden koru.
43. Allah’ım! Bütün hayırları bana nasip et.
44. Allah’ım! Bütün şerlerden beni koru.
45. Allah’ım! Hayatıma bereket ver.
46. Allah’ım! Bana ihsan şuuru nasip et.
47. Allah’ım! Bana hikmet ver.
48. Allah’ım! Bana selamet ver.
49. Allah’ım! Beni temiz kıl.
50. Allah’ım! Bana kurtuluş nasip et.
51. Allah’ım! Bana ikram et.
52. Allah’ım! Beni affet.
53. Allah’ım! Bana güven ve emniyet ver.
54. Allah’ım! Bana helal ve hayırlı rızık ver.
55. Allah’ım! Bana saadet nasip et.
56. Allah’ım! Bana hidayet ver.
57. Allah’ım! Beni sabit kıl.
58. Allah’ım! Bana güçlü bir iman ver.
59. Allah’ım! Bana ihlâs ver.
60. Allah’ım! Bana emanete sadakat nasip et.
61. Allah’ım! İşlerimde kolaylık ve açılış ver.
62. Allah’ım! Bana yardım et.
63. Allah’ım! Bana başarı nasip et.
64. Allah’ım! Geleceğimi hayırlı kıl.
65. Allah’ım! Bana hayırlı işler nasip et.
66. Allah’ım! Bana tevazu nasip et.
67. Allah’ım! Bana yumuşak huyluluk ver.
68. Allah’ım! Bana hayâ nasip et.
69. Allah’ım! Bana iffet nasip et.
70. Allah’ım! Rızanı bana nasip et.
1. Allah’ım! Senden hidayet, takvâ, iffet ve gönül zenginliği isterim.
2. Allah’ım! Acizlikten, tembellikten, korkaklıktan ve cimrilikten Sana sığınırım.
3. Allah’ım! Seni sevmeyi ve Seni sevenleri sevmeyi nasip et.
4. Allah’ım! Kalbimi dinin üzere sabit kıl.
5. Allah’ım! Senden cenneti ister, cehennemden Sana sığınırım.
6. Allah’ım! Nefsime çok zulmettim, beni bağışla.
7. Allah’ım! Dinimi, dünyamı ve ahiretimi ıslah et.
8. Allah’ım! Yaptıklarımın ve yapmadıklarımın şerrinden Sana sığınırım.
9. Allah’ım! Peygamberinin ﷺ istediği hayırları Senden isterim.
10. Allah’ım! Bana güzel bir son nasip et.
11. Allah’ım! Bana verdiğin rızkı bereketli kıl.
12. Allah’ım! Küfürden ve fakirlikten Sana sığınırım.
13. Allah’ım! Kabir azabından Sana sığınırım.
14. Allah’ım! Kalbimi nifaktan temizle.
15. Allah’ım! Kulağımın, gözümün ve diğer azalarımın şerrinden Sana sığınırım.
16. Allah’ım! Af ve afiyet nasip et.
17. Allah’ım! İhlâs nasip et.
18. Allah’ım! Faydalı ilim nasip et.
19. Allah’ım! Bana tertemiz bir kalp ver.
20. Allah’ım! Huşûsuz kalpten Sana sığınırım.
21. Allah’ım! Faydasız ilimden Sana sığınırım.
22. Allah’ım! Doymayan nefisten Sana sığınırım.
23. Allah’ım! Kabul edilmeyen duadan Sana sığınırım.
24. Allah’ım! Kazadan sonra rıza nasip et.
25. Allah’ım! Sana kavuşmanın lezzetini nasip et.
26. Allah’ım! Ömrümün en hayırlısını nasip et.
27. Allah’ım! Amellerimin en hayırlısını nasip et.
28. Allah’ım! Hakkımda hayırlı olanı nasip et.
29. Allah’ım! Güzel ahlâk nasip et.
30. Allah’ım! Kötü ahlâktan Sana sığınırım.
31. Allah’ım! Bana doğruluk nasip et.
32. Allah’ım! Bana sabır nasip et.
33. Allah’ım! Bana şükür nasip et.
34. Allah’ım! Bana tövbe nasip et.
35. Allah’ım! Bana istikamet nasip et.
36. Allah’ım! Rahmetini üzerime indir.
37. Allah’ım! Beni bağışla.
38. Allah’ım! Bana nur ver.
39. Allah’ım! Bana yakin (kesin iman) nasip et.
40. Allah’ım! Bana teslimiyet nasip et.
41. Allah’ım! Bana Firdevs cennetini nasip et.
42. Allah’ım! Beni cehennemden koru.
43. Allah’ım! Bütün hayırları bana nasip et.
44. Allah’ım! Bütün şerlerden beni koru.
45. Allah’ım! Hayatıma bereket ver.
46. Allah’ım! Bana ihsan şuuru nasip et.
47. Allah’ım! Bana hikmet ver.
48. Allah’ım! Bana selamet ver.
49. Allah’ım! Beni temiz kıl.
50. Allah’ım! Bana kurtuluş nasip et.
51. Allah’ım! Bana ikram et.
52. Allah’ım! Beni affet.
53. Allah’ım! Bana güven ve emniyet ver.
54. Allah’ım! Bana helal ve hayırlı rızık ver.
55. Allah’ım! Bana saadet nasip et.
56. Allah’ım! Bana hidayet ver.
57. Allah’ım! Beni sabit kıl.
58. Allah’ım! Bana güçlü bir iman ver.
59. Allah’ım! Bana ihlâs ver.
60. Allah’ım! Bana emanete sadakat nasip et.
61. Allah’ım! İşlerimde kolaylık ve açılış ver.
62. Allah’ım! Bana yardım et.
63. Allah’ım! Bana başarı nasip et.
64. Allah’ım! Geleceğimi hayırlı kıl.
65. Allah’ım! Bana hayırlı işler nasip et.
66. Allah’ım! Bana tevazu nasip et.
67. Allah’ım! Bana yumuşak huyluluk ver.
68. Allah’ım! Bana hayâ nasip et.
69. Allah’ım! Bana iffet nasip et.
70. Allah’ım! Rızanı bana nasip et.
• Alıntı
Sanki sen, sadece arzu etmediğin, nefsânî olarak gerçekten istemediğin ya da kendisine zaten güç yetiremediğin şeyleri Allah için terk ediyor gibisin?
Vallahi sen, hep böylesin.
Fakat heyhât..
Allah’a yemin olsun ki, bütün yaptıklarını sadece Allah için yapmadıkça, en güzel ve temiz olanı Allah için adamadıkça, nefsinin arzu ettiği şeyleri terk etmedikçe ve hoşlanmadığın şeylere sabretmedikçe, Allah’ın dostluğuna erişemezsin.
Vallahi sen, hep böylesin.
Fakat heyhât..
Allah’a yemin olsun ki, bütün yaptıklarını sadece Allah için yapmadıkça, en güzel ve temiz olanı Allah için adamadıkça, nefsinin arzu ettiği şeyleri terk etmedikçe ve hoşlanmadığın şeylere sabretmedikçe, Allah’ın dostluğuna erişemezsin.
• İbnu’l Cevzî | Saydu’l-Hâtır 155
Kur’ân; adı Kadir olan karanlık bir gecede indirildi.
Her şeye Kadir olan Allah azze ve celle, onu tüm karanlıkları aydınlatacak bir kitap olarak insanlığa ikram etti.
Artık bize düşen, onu almak ve karanlıkları aydınlatarak hayat yolunda yürümektir.
Onsuz yürümeye çalışanlar daima karanlıklarda kalmaya mahkûmdurlar.
Rabbini ne anlamaktan ne de anlatmaktan aciz olan bir geceye inen Kur’ân, eğer o geceyi bin aydan daha hayırlı kılıyorsa;
Düşün ey eşref-i mahlûkat olan insan!
Senin kalbine ve hayatına indiğinde seni nasıl tarifsiz derecelere ve makamlara yükseltecektir.🌸
Her şeye Kadir olan Allah azze ve celle, onu tüm karanlıkları aydınlatacak bir kitap olarak insanlığa ikram etti.
Artık bize düşen, onu almak ve karanlıkları aydınlatarak hayat yolunda yürümektir.
Onsuz yürümeye çalışanlar daima karanlıklarda kalmaya mahkûmdurlar.
Rabbini ne anlamaktan ne de anlatmaktan aciz olan bir geceye inen Kur’ân, eğer o geceyi bin aydan daha hayırlı kılıyorsa;
Düşün ey eşref-i mahlûkat olan insan!
Senin kalbine ve hayatına indiğinde seni nasıl tarifsiz derecelere ve makamlara yükseltecektir.
Please open Telegram to view this post
VIEW IN TELEGRAM
Ey Allah’ın kulları!
Sizlere ve kendime Allah’tan sakınmayı tavsiye ediyorum.
Ey Allah’ın kulları!
Allah’tan sakının!
Allah (azze ve celle)’nin huzurunda durmaya hazırlanmak da takvâdandır.
Öncekilerin ve sonrakilerin toplanacağı o günde sorgu neyden olacak?
Allah seni mübarek kılsın, bir dinle!
Soruyu dinle de ona cevap hazırla! -Allah seni mübarek kılsın-
İbn Mesud’dan (radıyallahu anh) şöyle dediği rivâyet edilmiştir:
Allah Rasûlu (ﷺ) şöyle buyurdu:
“Kıyamet günü insan beş şeyden hesaba çekilmedikçe bırakılmayacaktır:
Ömrünü nerede tükettiğinden,
gençliğini nerede geçirdiğinden,
malını nereden kazanıp nerede harcadığından,
ilmi ile ne kadar amel edip etmediğinden sorulacaktır.”
• Tirmizî rivâyet etmiştir. Elbânî (rahimehullah) isnâdı hasendir, demiştir.
#KaçınılmazGerçekÖlümveAhiret
Sizlere ve kendime Allah’tan sakınmayı tavsiye ediyorum.
Ey Allah’ın kulları!
Allah’tan sakının!
Allah (azze ve celle)’nin huzurunda durmaya hazırlanmak da takvâdandır.
Öncekilerin ve sonrakilerin toplanacağı o günde sorgu neyden olacak?
Allah seni mübarek kılsın, bir dinle!
Soruyu dinle de ona cevap hazırla! -Allah seni mübarek kılsın-
İbn Mesud’dan (radıyallahu anh) şöyle dediği rivâyet edilmiştir:
Allah Rasûlu (ﷺ) şöyle buyurdu:
“Kıyamet günü insan beş şeyden hesaba çekilmedikçe bırakılmayacaktır:
Ömrünü nerede tükettiğinden,
gençliğini nerede geçirdiğinden,
malını nereden kazanıp nerede harcadığından,
ilmi ile ne kadar amel edip etmediğinden sorulacaktır.”
• Tirmizî rivâyet etmiştir. Elbânî (rahimehullah) isnâdı hasendir, demiştir.
#KaçınılmazGerçekÖlümveAhiret
Forwarded from Kitabu'z-Zühd
Allah’ın Muhabbetine Giden Yol.
"Gerçekten Allah.
Çokça tevbe edenleri sever,
Çokça temizlenenleri sever,
Sabredenleri sever,
İyilik yapanları sever,
Takvâ sâhiblerini sever..
Ve tevbe eden genç, o Allah'ın habîbidir."
İbnu'l Kayyim: ed-Dâu ve'd-Devà 1/446.
t.me/kitabuzzuhd1
"Gerçekten Allah.
Çokça tevbe edenleri sever,
Çokça temizlenenleri sever,
Sabredenleri sever,
İyilik yapanları sever,
Takvâ sâhiblerini sever..
Ve tevbe eden genç, o Allah'ın habîbidir."
İbnu'l Kayyim: ed-Dâu ve'd-Devà 1/446.
t.me/kitabuzzuhd1
Yaşadığı olumsuzluklardan çok etkilenerek, olumsuz günlerde olumsuz olaylara odaklanmış; çektiklerini ve çektirenleri unutmamış insanlar, adım attıkları üzüntü denizinde kulaç atmaktan yorgun ve bitkin düşerler.
Bu örnekleri daha da artırmak mümkün… Toparlayacak olursak; zihnimizdeki yoğunluğu ve gündemi, bildiklerimiz, yaşadıklarımız ve gördüklerimiz oluşturuyor. Ve zihnimizdeki yoğunluklar bize adım attırıyor. İşte insanlar arası ilişkilerimizdeki başarı ve başarısızlık buna bağlı. Kendimizle kurduğumuz bağ ne kadar sağlam olursa, hareket alanımız da o kadar geniş ve sağlam olur. Yani pergelin ayağı merkezden kaymaz ve seyyar ucu olabildiğince geniş ve rahat açılır. Bu da ruh ikliminde kolay kolay fırtına çıkmaması anlamına gelir.
Atacağımız düzgün adımlar; ânımızı ve geleceğimizi düzenler. Öfkenin ürperten karanlığından kurtulup doğru düşünmenin sakin limanına demir atabilmemizi sağlar. Yanlış adımlar ise yanlış yola ve yöne iter. Ayakkabılarımızı çamurdan temizlemek; tarzımızı değiştirmedikçe fazlaca anlamlı değildir. Temizlemek önemli, fakat o temizliği sürdürebilmek daha da önemlidir.
#KendimeYardımEtmekİstiyorum
#SalihaErdim
Bu örnekleri daha da artırmak mümkün… Toparlayacak olursak; zihnimizdeki yoğunluğu ve gündemi, bildiklerimiz, yaşadıklarımız ve gördüklerimiz oluşturuyor. Ve zihnimizdeki yoğunluklar bize adım attırıyor. İşte insanlar arası ilişkilerimizdeki başarı ve başarısızlık buna bağlı. Kendimizle kurduğumuz bağ ne kadar sağlam olursa, hareket alanımız da o kadar geniş ve sağlam olur. Yani pergelin ayağı merkezden kaymaz ve seyyar ucu olabildiğince geniş ve rahat açılır. Bu da ruh ikliminde kolay kolay fırtına çıkmaması anlamına gelir.
Atacağımız düzgün adımlar; ânımızı ve geleceğimizi düzenler. Öfkenin ürperten karanlığından kurtulup doğru düşünmenin sakin limanına demir atabilmemizi sağlar. Yanlış adımlar ise yanlış yola ve yöne iter. Ayakkabılarımızı çamurdan temizlemek; tarzımızı değiştirmedikçe fazlaca anlamlı değildir. Temizlemek önemli, fakat o temizliği sürdürebilmek daha da önemlidir.
#KendimeYardımEtmekİstiyorum
#SalihaErdim
Bir yazımda “Bizi tercihe götüren kararlılığın bileşenlerine baktığımızda, yakınlaştırıcı ya da uzaklaştırıcı bir anlayış ve hayat tarzının varlığını görüyoruz.” demiştim.
Yaşadıklarımızdan memnun isek, bu gidişi daha da güçlendirmenin ve hızlandırmanın yollarını aramalıyız. Yok eğer memnun değilsek, belki de köklü bir değişim kararı almalı ve kulvar/yol değişikliğinin sinyalini vermeliyiz.
Her değişim süreci sıkıntılı ve sancılı olduğundan, bu tercih öyle pek de kolay değildir.
Fakat değişimin getirdiği bu geçici sıkıntıyı ve kaosu göze alamayanlar, ilelebet zikzak çizerek yaşamaya kendilerini mahkûm ederler.
Değerli eşim Zekeriya Erdim beyefendinin zaman zaman kullandığı çok güzel bir sözü vardır: “Ölümü göze alanlar, çok yaşamayı garanti ederler.” der.
Doğrulara demir atmaya götüren değişim zorluğunu göze alanlar da mutlu ve huzurlu bir hayata kement atmış olurlar.
#KendimeYardımEtmekİstiyorum
#SalihaErdim
Yaşadıklarımızdan memnun isek, bu gidişi daha da güçlendirmenin ve hızlandırmanın yollarını aramalıyız. Yok eğer memnun değilsek, belki de köklü bir değişim kararı almalı ve kulvar/yol değişikliğinin sinyalini vermeliyiz.
Her değişim süreci sıkıntılı ve sancılı olduğundan, bu tercih öyle pek de kolay değildir.
Fakat değişimin getirdiği bu geçici sıkıntıyı ve kaosu göze alamayanlar, ilelebet zikzak çizerek yaşamaya kendilerini mahkûm ederler.
Değerli eşim Zekeriya Erdim beyefendinin zaman zaman kullandığı çok güzel bir sözü vardır: “Ölümü göze alanlar, çok yaşamayı garanti ederler.” der.
Doğrulara demir atmaya götüren değişim zorluğunu göze alanlar da mutlu ve huzurlu bir hayata kement atmış olurlar.
#KendimeYardımEtmekİstiyorum
#SalihaErdim
Gaflet perdesini gözlere örten şeylerden biri de dünya için gösterilen toplumsal rekabettir.
İnsan, “gösteriş girdabı”na düştüğünde, kabir eşiği dışında neredeyse uyanamaz.
İnsanlar bugün makamlar, konutlar, arabalar ve giysiler hakkında bahse girilen atlar gibidir.
Dünyanın gelip geçici zevkleri üzerinde yapılan bu toplumsal rekabetten neredeyse nefes alamıyoruz…
Kur’ân, bu geniş anlama kısa ve veciz bir ifade ile dikkat çekmiştir. Ne olur, Rabbimizin şu buyruğu üzerinde düşün:
“Çoklukla övünmek sizi, kabirlere varıncaya (ölünceye) kadar oyaladı.” (Tekâsür, 102/1-2)
Bu çokluk yarışının nerede son bulduğunu gördün mü?
Kabirdeki ilk gecede sona eriyor. İşte o zaman, ilerideki gerçek hayatını kaybettiğini anlıyor.
Peki, ne zaman?
Allah’ın belirlemiş olduğu vakit geçtikten sonra…
#Kurandanİşaretler
İnsan, “gösteriş girdabı”na düştüğünde, kabir eşiği dışında neredeyse uyanamaz.
İnsanlar bugün makamlar, konutlar, arabalar ve giysiler hakkında bahse girilen atlar gibidir.
Dünyanın gelip geçici zevkleri üzerinde yapılan bu toplumsal rekabetten neredeyse nefes alamıyoruz…
Kur’ân, bu geniş anlama kısa ve veciz bir ifade ile dikkat çekmiştir. Ne olur, Rabbimizin şu buyruğu üzerinde düşün:
“Çoklukla övünmek sizi, kabirlere varıncaya (ölünceye) kadar oyaladı.” (Tekâsür, 102/1-2)
Bu çokluk yarışının nerede son bulduğunu gördün mü?
Kabirdeki ilk gecede sona eriyor. İşte o zaman, ilerideki gerçek hayatını kaybettiğini anlıyor.
Peki, ne zaman?
Allah’ın belirlemiş olduğu vakit geçtikten sonra…
#Kurandanİşaretler
Beyhâkî’nin ‘es-Sunenu’l-Kûbra’da rivayet ettiğine göre,
Abdullah bin Mes’ûd radıyallahu anh şöyle dedi:
“Çocuklarınızı namaza alıştırın ve onlara iyiliği öğretin.
Çünkü iyilik bir alışkanlıktır!”
Çocuğuna sadaka ver, o da kendi eliyle fakire versin ki sadakayı alışkanlık hâline getirsin.
Onu hasta ziyaretine götür, bu sayede hasta ziyareti onun için bir alışkanlık olsun.
Onu her zaman camiye götür, ayakları o yolu ezberlesin.
Ona faydalı bir kitap seç, ona faydalı bir program hazırla, zevkini şekillendir!
En önemlisi ise çocuklarına örnek ol.
“Sözlerin, eylemlerinle çeliştiğinde hiçbir anlamı kalmaz.”
Ona temizlikten bahsedip arabanın penceresinden çöpleri atmanın ne anlamı var ki?
Çocuklar, söylediklerimizden çok, yaptıklarımızdan etkilenirler!
#SahabedenMesajlar
Please open Telegram to view this post
VIEW IN TELEGRAM
Ebu Hureyre’dan rivayet edildiğine göre, bir adam Nebî’e ﷺ;
“Bana tavsiyede bulun.” demiştir.
Buyurdu ki ﷺ; “Kızma!”
Birkaç kere tekrarladı.
Buyurdu ki ﷺ; “Kızma!”
• Buhârî rivayet etmiştir.
İbni Receb der ki:
Bu adam Nebî ﷺ’den hayır özelliklerini içine alan kısa bir tavsiyede bulunmasını talep etti.
Kısa olsun ki ezberleyebilsin.
Uzun olursa ezberleyememekten korkuyordu.
Nebî ﷺ kendisine kızmamasını tavsiye etti.
Sonra adam bu isteğini birkaç kere daha tekrarladı.
Nebî ﷺ de aynı cevabı tekrarladı.
Buradan anlaşılıyor ki, kızmak bütün kötülüklerin toplandığı şey; ondan sakınmak da bütün hayırların toplandığı bir şeydir.
Aynı zamanda sinirli olan kişiden, siniri geçtikten sonra pişman olacağı birçok söz sadır olabilir.
Zararı çok olan sövmek ve benzeri şeyler gibi.
Eğer kişi susarsa, bütün bu kötülük kendisinden gitmiş olur.
#TerbiyeDersleri
#HalidElHuseynan
“Bana tavsiyede bulun.” demiştir.
Buyurdu ki ﷺ; “Kızma!”
Birkaç kere tekrarladı.
Buyurdu ki ﷺ; “Kızma!”
• Buhârî rivayet etmiştir.
İbni Receb der ki:
Bu adam Nebî ﷺ’den hayır özelliklerini içine alan kısa bir tavsiyede bulunmasını talep etti.
Kısa olsun ki ezberleyebilsin.
Uzun olursa ezberleyememekten korkuyordu.
Nebî ﷺ kendisine kızmamasını tavsiye etti.
Sonra adam bu isteğini birkaç kere daha tekrarladı.
Nebî ﷺ de aynı cevabı tekrarladı.
Buradan anlaşılıyor ki, kızmak bütün kötülüklerin toplandığı şey; ondan sakınmak da bütün hayırların toplandığı bir şeydir.
Aynı zamanda sinirli olan kişiden, siniri geçtikten sonra pişman olacağı birçok söz sadır olabilir.
Zararı çok olan sövmek ve benzeri şeyler gibi.
Eğer kişi susarsa, bütün bu kötülük kendisinden gitmiş olur.
#TerbiyeDersleri
#HalidElHuseynan
Forwarded from Dosdoğru Yol - الطريق المستقيم
• ÜMMETİN HEZİMETİ
Allah Azze ve Celle, Rasûlu ﷺ’e risâlet göndermiştir.
Rasûl olarak davasına başlamıştır.
O ﷺ Aziz olmuştur ve bu ümmet hiçbir zaman zelil olmamıştır.
Bu ümmet, Osmanlı’nın son zamanlarına, Batı’yı taklit etmeye başlayıncaya kadar zelil olmamıştır. Batı’nın mukallidi olunca, bütün doğruları ve bütün güzellikleri kâfirlerde görmeye başlayınca zillete düşmüştür.
Bunun dışında İslam’ın fütuhatında bir duraksama görülmemiştir.
Önce Medine, Mekke, Arap Yarımadası, Yemen, Şam ve Horasan fethedilmiş, İslam sürekli genişlemiştir.
Osmanlı’nın son dönemlerine kadar İslam saltanatı bütün dünyayı kapsamış, dünyaya hâkim olan tek güç olmuştur.
İslam hilafeti olan Osmanlı’nın karşısında rekabet edecek, ona karşı koyacak ikinci bir güç bulunmamıştır.
İslam ordusu Bizanslıları da perişan etmiş, Farsları da ortadan kaldırmıştır. Bunların hepsi dönemin büyük ordularıydı.
Bu ümmet zavallı bir ümmet değildir.
Bu ümmet aslen şu hâllere alışkın olan bir ümmet değildir.
Kâfir geliyor, istediği gibi senin evine giriyor; hatta karını, kızını senin evinden alıp götürüyor ama Müslüman bugün sadece o kâfirin ardından bakıyor.
Böyle bir durumdayız.
Nice yüzlerce, binlerce bacılara şu anda kâfirler ve müşrikler tarafından türlü pislikler yapılıyor; İslam ümmeti sadece oturuyor ve izliyor.
Yaptıkları tek şey ne?
Sosyal hesaplardan paylaşımlar yapmak.
Ümmetin çoğunluğunun arasında en iyileri ne yapıyor?
Gidiyorlar sokağa dökülüp pankart kaldırıyorlar: ‘Biz buna karşıyız, böyle yapmayın, insanlık değildir’ vesaire…
Bu zilletin en alâsı, en alâsı.
Bu ümmet böyle değildi!
Cihadı terk etti ümmet; zelil düştü!
Cihad yaptığı sürece ümmet daima izzetliydi.
Çünkü senin gücünü oluşturan cihad fî sebîlillâh’tır.
• Tarık Ebu Abdullah Hoca (حفظه الله)
Allah Azze ve Celle, Rasûlu ﷺ’e risâlet göndermiştir.
Rasûl olarak davasına başlamıştır.
O ﷺ Aziz olmuştur ve bu ümmet hiçbir zaman zelil olmamıştır.
Bu ümmet, Osmanlı’nın son zamanlarına, Batı’yı taklit etmeye başlayıncaya kadar zelil olmamıştır. Batı’nın mukallidi olunca, bütün doğruları ve bütün güzellikleri kâfirlerde görmeye başlayınca zillete düşmüştür.
Bunun dışında İslam’ın fütuhatında bir duraksama görülmemiştir.
Önce Medine, Mekke, Arap Yarımadası, Yemen, Şam ve Horasan fethedilmiş, İslam sürekli genişlemiştir.
Osmanlı’nın son dönemlerine kadar İslam saltanatı bütün dünyayı kapsamış, dünyaya hâkim olan tek güç olmuştur.
İslam hilafeti olan Osmanlı’nın karşısında rekabet edecek, ona karşı koyacak ikinci bir güç bulunmamıştır.
İslam ordusu Bizanslıları da perişan etmiş, Farsları da ortadan kaldırmıştır. Bunların hepsi dönemin büyük ordularıydı.
Bu ümmet zavallı bir ümmet değildir.
Bu ümmet aslen şu hâllere alışkın olan bir ümmet değildir.
Kâfir geliyor, istediği gibi senin evine giriyor; hatta karını, kızını senin evinden alıp götürüyor ama Müslüman bugün sadece o kâfirin ardından bakıyor.
Böyle bir durumdayız.
Nice yüzlerce, binlerce bacılara şu anda kâfirler ve müşrikler tarafından türlü pislikler yapılıyor; İslam ümmeti sadece oturuyor ve izliyor.
Yaptıkları tek şey ne?
Sosyal hesaplardan paylaşımlar yapmak.
Ümmetin çoğunluğunun arasında en iyileri ne yapıyor?
Gidiyorlar sokağa dökülüp pankart kaldırıyorlar: ‘Biz buna karşıyız, böyle yapmayın, insanlık değildir’ vesaire…
Bu zilletin en alâsı, en alâsı.
Bu ümmet böyle değildi!
Cihadı terk etti ümmet; zelil düştü!
Cihad yaptığı sürece ümmet daima izzetliydi.
Çünkü senin gücünü oluşturan cihad fî sebîlillâh’tır.
• Tarık Ebu Abdullah Hoca (حفظه الله)
Abdullah bin Mesud
Nebî’nin ﷺ şöyle dediğini rivayet eder:
“Kalbinde zerre miskali kibir olan kişi cennete giremez.”
Bir adam dedi ki:
“Muhakkak ki, kişi elbisesinin ve ayakkabısının güzel olmasını sever.”
Dedi ki:
“Allah güzeldir, güzel olanı sever. Kibir, hakkın iptali ve insanları hakir görmektir.”
#TerbiyeDersleri
#HalidElHuseynan
Nebî’nin ﷺ şöyle dediğini rivayet eder:
“Kalbinde zerre miskali kibir olan kişi cennete giremez.”
Bir adam dedi ki:
“Muhakkak ki, kişi elbisesinin ve ayakkabısının güzel olmasını sever.”
Dedi ki:
“Allah güzeldir, güzel olanı sever. Kibir, hakkın iptali ve insanları hakir görmektir.”
#TerbiyeDersleri
#HalidElHuseynan
Başarının Alâmetleri!
Kulun salih amellerin; mal, söz veya beden ile yapılanlarında genel olarak başarıya ulaşmış olmasıdır.
Kulun günaha düştükten sonra, çok kere tekrarlasa dahi tevbe etmede başarıya ulaşmasıdır. Veya kendisi ile haramlar arasına girilmesi ve haram işleyememesidir.
Zorlukta ve kolaylıkta, bütün hâllerde Allah’a dönme ve sığınma kapısının açık olmasıdır.
Kişinin duruşunda, amellerinde ve sözlerinde doğruya ulaşmasıdır.
Kula, Allah yolunda cihad ve şehadetin kolay kılınmasıdır. Muhakkak ki bu, Allah’a yaklaştıran amellerin en faziletlisi ve makamların en yücesidir.
Kişinin kendisini ilgilendirmeyen meselelere girmemesidir. İnsanların hâllerini araştırmak, ne yediler, ne içtiler gibi şeylerden uzak durmak gibi. Aynı zamanda güzel yapamadığı şeylere de girişmemesidir.
Kulun, güzel özelliklere, güzel ahlâka, göğsünün temizliğine ve mu’minlere karşı hayrı sevmeye muvaffak kılınmasıdır.
Kulun, Allah’ın Kitabı’nı öğrenme ve öğretmede muvaffak kılınmasıdır. Nebî ﷺ şöyle buyurmuştur:
“Sizin en hayırlınız, Kur’ân’ı öğrenen ve öğreteninizdir.”
Kulun, insanları düzeltme, Allah’a davet etme ve hayrı yaymada başarıya ulaşmasıdır.
Bu, nebîlerin ve rasûllerin görevidir. Allah şöyle buyurmuştur:
“Allah’a çağıran, salih amel işleyen ve ‘Kuşkusuz ben Müslümanlardanım.’ diyenden daha güzel sözlü kimdir?”
#TerbiyeDersleri
#HalidElHuseynan
Kulun salih amellerin; mal, söz veya beden ile yapılanlarında genel olarak başarıya ulaşmış olmasıdır.
Kulun günaha düştükten sonra, çok kere tekrarlasa dahi tevbe etmede başarıya ulaşmasıdır. Veya kendisi ile haramlar arasına girilmesi ve haram işleyememesidir.
Zorlukta ve kolaylıkta, bütün hâllerde Allah’a dönme ve sığınma kapısının açık olmasıdır.
Kişinin duruşunda, amellerinde ve sözlerinde doğruya ulaşmasıdır.
Kula, Allah yolunda cihad ve şehadetin kolay kılınmasıdır. Muhakkak ki bu, Allah’a yaklaştıran amellerin en faziletlisi ve makamların en yücesidir.
Kişinin kendisini ilgilendirmeyen meselelere girmemesidir. İnsanların hâllerini araştırmak, ne yediler, ne içtiler gibi şeylerden uzak durmak gibi. Aynı zamanda güzel yapamadığı şeylere de girişmemesidir.
Kulun, güzel özelliklere, güzel ahlâka, göğsünün temizliğine ve mu’minlere karşı hayrı sevmeye muvaffak kılınmasıdır.
Kulun, Allah’ın Kitabı’nı öğrenme ve öğretmede muvaffak kılınmasıdır. Nebî ﷺ şöyle buyurmuştur:
“Sizin en hayırlınız, Kur’ân’ı öğrenen ve öğreteninizdir.”
Kulun, insanları düzeltme, Allah’a davet etme ve hayrı yaymada başarıya ulaşmasıdır.
Bu, nebîlerin ve rasûllerin görevidir. Allah şöyle buyurmuştur:
“Allah’a çağıran, salih amel işleyen ve ‘Kuşkusuz ben Müslümanlardanım.’ diyenden daha güzel sözlü kimdir?”
#TerbiyeDersleri
#HalidElHuseynan
Kulun sınandığı günahlar, rahmete kavuşması için bir sebep kılınması da Allah Teâlâ’nın kuluna yönelik lütfundandır.
Böyle bir durumun vuku bulmasıyla Allah; tevbe etme, yakarma, Rabbine yalvarıp huzurunda nefsini zelil/aşağı görmesini sağlama kapısını açmaktadır. Kendini beğenmişliğin ve kibrin kulun kalbinden bertaraf olması, birçok itaatten daha hayırlıdır.
Allah Teâlâ’nın sevdiği kuluna olan bir lütfu da kulun nefsinin zararı olan nefsî arzular ve şehvetler sebebiyle meyletmesi, bu meylin genişleyerek kulun benliğini bürümesi, çalkantı ve bulanıklığa yol açmasına rağmen kulun bu fiillerden birini ancak içten rahatsızlık duymadan, boğazında düğümlenmeler meydana gelmeden işlememesi ve bu suretle o fiile hiçbir rahatsızlık duymaksızın tüm benliğiyle meyletmemesidir. Allah’a yakın olmak amacıyla yapılan itaatlerin, kulun tüm benliğiyle meyletmesi için kula lezzet vermesi, tatlı gelmesi de ilâhî bir lütuftur.
#EsmâulHusnâ
Böyle bir durumun vuku bulmasıyla Allah; tevbe etme, yakarma, Rabbine yalvarıp huzurunda nefsini zelil/aşağı görmesini sağlama kapısını açmaktadır. Kendini beğenmişliğin ve kibrin kulun kalbinden bertaraf olması, birçok itaatten daha hayırlıdır.
Allah Teâlâ’nın sevdiği kuluna olan bir lütfu da kulun nefsinin zararı olan nefsî arzular ve şehvetler sebebiyle meyletmesi, bu meylin genişleyerek kulun benliğini bürümesi, çalkantı ve bulanıklığa yol açmasına rağmen kulun bu fiillerden birini ancak içten rahatsızlık duymadan, boğazında düğümlenmeler meydana gelmeden işlememesi ve bu suretle o fiile hiçbir rahatsızlık duymaksızın tüm benliğiyle meyletmemesidir. Allah’a yakın olmak amacıyla yapılan itaatlerin, kulun tüm benliğiyle meyletmesi için kula lezzet vermesi, tatlı gelmesi de ilâhî bir lütuftur.
#EsmâulHusnâ
“Nefsimi elinde tutana yemin olsun ve isterseniz sizin için Allah adına da yemin edebilirim ki, Allah’ın kulları arasında en sevdikleri, Allah’ı kullarına, kulları da Allah’a sevdirenler ve yeryüzünde nasihat ile dolaşanlardır.”
Fudayl bin İyâd rahimehûllah der ki: “Bizim yanımızda üst seviyeye ulaşanlar namaz ve oruç ile ulaşmadılar.
Bilakis onlar bu derecelere, nefislerinin cömertliği, göğüslerinin temizliği ve ümmete nasihat etmeleri ile ulaştılar.”
Abdullah bin Mübarek rahimehûllah’a,
“Hangi amelin daha faziletli olduğu?” soruldu.
Cevaben dedi ki: “Allah için nasihat.”
Muammer rahimehûllah şöyle der: Denilirdi ki:
“İnsanlardan sana en çok nasihat eden, senin hakkında Allah’tan korkandır.”
Selef, birine nasihat etmek istediğinde ona gizlice nasihat ederdi.
Hatta onlardan bazıları şöyle demiştir:
“Kim kardeşini kendisi ile onun arasındayken uyarırsa bu nasihattir. Kim de onu insanlar arasında uyarırsa onu kınamış olur.”
Fudayl rahimehûllah şöyle der: “Mu’min kişi hataları örter ve nasihat eder.
Günahkâr ise hataları açığa vurur ve ayıplar.”
#TerbiyeDersleri
#HalidElHuseynan
Fudayl bin İyâd rahimehûllah der ki: “Bizim yanımızda üst seviyeye ulaşanlar namaz ve oruç ile ulaşmadılar.
Bilakis onlar bu derecelere, nefislerinin cömertliği, göğüslerinin temizliği ve ümmete nasihat etmeleri ile ulaştılar.”
Abdullah bin Mübarek rahimehûllah’a,
“Hangi amelin daha faziletli olduğu?” soruldu.
Cevaben dedi ki: “Allah için nasihat.”
Muammer rahimehûllah şöyle der: Denilirdi ki:
“İnsanlardan sana en çok nasihat eden, senin hakkında Allah’tan korkandır.”
Selef, birine nasihat etmek istediğinde ona gizlice nasihat ederdi.
Hatta onlardan bazıları şöyle demiştir:
“Kim kardeşini kendisi ile onun arasındayken uyarırsa bu nasihattir. Kim de onu insanlar arasında uyarırsa onu kınamış olur.”
Fudayl rahimehûllah şöyle der: “Mu’min kişi hataları örter ve nasihat eder.
Günahkâr ise hataları açığa vurur ve ayıplar.”
#TerbiyeDersleri
#HalidElHuseynan
WhatsApp'ta
📝KİTAPLARDAN ALINTILAR✏️ kanalını takip edin:
https://whatsapp.com/channel/0029Vb80hh7CRs1o1lyfMy1X
📝KİTAPLARDAN ALINTILAR✏️ kanalını takip edin:
https://whatsapp.com/channel/0029Vb80hh7CRs1o1lyfMy1X
Gözü haramdan sakınmak, hakkı batıldan, doğruyu yalandan ayırt etmeyi sağlayan ferasete sebep olur.
Şucâ el-Kirmânî şöyle derdi:
“Dış dünyasını sünnete ittiba etmek, iç dünyasını da daimî murakabe etmek suretiyle imar eden; gözünü harama bakmaktan koruyan, nefsini şüpheli şeylere bulaşmaktan sakındıran ve helal ile beslenen kişi, ferasetinde hedefi ıskalamaz, hata etmez.”
Adı geçen Şucâ, ferasetinde hiç hata etmezdi.
Allah subhânehû ve teâlâ, kulun amelini, o amelin cinsinden olan şeyle mükâfatlandırır. Kim bir şeyi Allah için terk ederse, Allah onun yerini daha hayırlısıyla doldurur.
Kul gözlerini harama bakmaktan sakındırdığı takdirde, Allah onun yerine kula basiret nuru bahşederek, Allah için muhafaza ettiği bakışlarının yerini doldurur ve ilim, iman, marifet ve isabetli feraset kapılarını —ki bu feraset ancak kalbin basireti sayesinde elde edilebilir— kulun önüne açar.
#İbnKayyımKülliyatları
Şucâ el-Kirmânî şöyle derdi:
“Dış dünyasını sünnete ittiba etmek, iç dünyasını da daimî murakabe etmek suretiyle imar eden; gözünü harama bakmaktan koruyan, nefsini şüpheli şeylere bulaşmaktan sakındıran ve helal ile beslenen kişi, ferasetinde hedefi ıskalamaz, hata etmez.”
Adı geçen Şucâ, ferasetinde hiç hata etmezdi.
Allah subhânehû ve teâlâ, kulun amelini, o amelin cinsinden olan şeyle mükâfatlandırır. Kim bir şeyi Allah için terk ederse, Allah onun yerini daha hayırlısıyla doldurur.
Kul gözlerini harama bakmaktan sakındırdığı takdirde, Allah onun yerine kula basiret nuru bahşederek, Allah için muhafaza ettiği bakışlarının yerini doldurur ve ilim, iman, marifet ve isabetli feraset kapılarını —ki bu feraset ancak kalbin basireti sayesinde elde edilebilir— kulun önüne açar.
#İbnKayyımKülliyatları
Meleğin Kuldan Uzak Olması
Günahların olumsuz neticelerinden bir diğeri de dostunu, arkadaşını, yaratılmışlar içinde kendisi için en yararlı olanı, en samimi olanı, yakınlığı bahtiyarlığına sebep olanı, yani kendisi için görevli kılınmış olan meleği kuldan uzak etmesidir.
Düşmanını, yaratılmışlar içinde en entrikacı, en zararlı olanı, yani şeytanı ise kula yakın etmesidir.
Kul, Allah’a karşı masiyet işlediği zaman melek, kuldan o masiyet miktarınca uzaklaşır.
#İbnKayyımKülliyatları
Günahların olumsuz neticelerinden bir diğeri de dostunu, arkadaşını, yaratılmışlar içinde kendisi için en yararlı olanı, en samimi olanı, yakınlığı bahtiyarlığına sebep olanı, yani kendisi için görevli kılınmış olan meleği kuldan uzak etmesidir.
Düşmanını, yaratılmışlar içinde en entrikacı, en zararlı olanı, yani şeytanı ise kula yakın etmesidir.
Kul, Allah’a karşı masiyet işlediği zaman melek, kuldan o masiyet miktarınca uzaklaşır.
#İbnKayyımKülliyatları
Forwarded from Dosdoğru Yol - الطريق المستقيم
Bir kişinin edebi ve ahlakı, onun mutluluğunun, bahtiyarlığının ve kurtuluşunun bir alametidir.
• Tarık Ebu Abdullah Hoca (حفظه الله)
• Tarık Ebu Abdullah Hoca (حفظه الله)