Unique yo͞o'nēk
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Everyone has a unique fingerprint
-- eşsiz, tek, biricik (adjective)
Cümle çevirisi:
Herkesin eşsiz bir parmak izi vardır.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Everyone has a unique fingerprint
-- eşsiz, tek, biricik (adjective)
Cümle çevirisi:
Herkesin eşsiz bir parmak izi vardır.
'Conspiracy' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
10%
his
52%
komplo
24%
pişmanlık
14%
eşkiya
unison ˈju:nɪsən
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The choir sang in unison, creating a beautiful harmony.
-- ahenk, uyum, birlikte (noun)
Cümle çevirisi:
Koro, güzel bir uyum yaratarak birlikte şarkı söyledi.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The choir sang in unison, creating a beautiful harmony.
-- ahenk, uyum, birlikte (noun)
Cümle çevirisi:
Koro, güzel bir uyum yaratarak birlikte şarkı söyledi.
'qualification' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
26%
nicelik
11%
saygı
32%
betimlemek
32%
nitelik
Prosecute präsə:kyo͞ot
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Fazıl was prosecuted for murder.
-- dava etmek, dava açmak, kovuşturmak (verb)
Cümle çevirisi:
Fazıl cinayetten dava edildi.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Fazıl was prosecuted for murder.
-- dava etmek, dava açmak, kovuşturmak (verb)
Cümle çevirisi:
Fazıl cinayetten dava edildi.
'Çabuk öfkelenen' anlamını hangi ingilizce kelime verir?
Anonymous Quiz
0%
drown
44%
irascible
44%
temperature
11%
peasant
Magnitude mægnıtyoud
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
I didn't quite realize how magnitude a problem we had back in the day.
-- büyüklük, önem (noun)
Cümle çevirisi:
O zamanlar ne kadar büyük bir sorunumuz olduğunu tam olarak anlayamadım.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
I didn't quite realize how magnitude a problem we had back in the day.
-- büyüklük, önem (noun)
Cümle çevirisi:
O zamanlar ne kadar büyük bir sorunumuz olduğunu tam olarak anlayamadım.
'squatter' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
11%
komşu
6%
sınır
44%
gecekonducu
39%
cimnastikçi
Proprietary p(r)əˈprīəˌterē
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The company's proprietary technology gave them a competitive edge in the market.
-- özel, müseccel, tescilli (adjective)
-- mal sahibi, hissedarlar (noun)
Cümle çevirisi:
Şirketin tescilli teknolojisi onlara pazarda rekabet avantajı sağladı.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The company's proprietary technology gave them a competitive edge in the market.
-- özel, müseccel, tescilli (adjective)
-- mal sahibi, hissedarlar (noun)
Cümle çevirisi:
Şirketin tescilli teknolojisi onlara pazarda rekabet avantajı sağladı.
'Sentiment' kelimesinin eş anlamlısı aşağıdakilerden hangisidir?
Anonymous Quiz
17%
shell
17%
solve
50%
attitude
17%
proof
Comprehensive kɒmprı'hensıv
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Do you have a comprehensive list of words?
-- kapsamlı, geniş (adjective)
Cümle çevirisi:
Kapsamlı bir kelime listeniz var mı?
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Do you have a comprehensive list of words?
-- kapsamlı, geniş (adjective)
Cümle çevirisi:
Kapsamlı bir kelime listeniz var mı?
'Budamak' kelimesinin ingilizcedeki karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
9%
mercy
9%
horizon
73%
trim
9%
long
Consider kənˈsɪdər
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
You should consider my offer
-- iyice düşünmek, değerlendirmek (verb)
Cümle çevirisi:
Teklifimi düşünmelisin.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
You should consider my offer
-- iyice düşünmek, değerlendirmek (verb)
Cümle çevirisi:
Teklifimi düşünmelisin.
'Haunt' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
55%
gulyabani
9%
hala
27%
sık sık uğramak
9%
geçiştirmek
Twist twɪst
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
I twisted two pieces of metal towards each other.
-- bükmek, döndürmek, burkmak (verb)
-- büklüm, bükme, kıvrım (noun)
Cümle çevirisi:
İki metal parçasını birbirine doğru büktüm.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
I twisted two pieces of metal towards each other.
-- bükmek, döndürmek, burkmak (verb)
-- büklüm, bükme, kıvrım (noun)
Cümle çevirisi:
İki metal parçasını birbirine doğru büktüm.
'Keen' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
11%
tembel
11%
körelmiş
22%
umursamaz
56%
istekli / keskin
Delicate delɪkət
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
I have something to discuss but it may be a delicate matter for you
-- narin, hassas, yumuşak (adjective)
Cümle çevirisi:
Konuşacak bir şeyim var ama senin için hassas bir konu olabilir.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
I have something to discuss but it may be a delicate matter for you
-- narin, hassas, yumuşak (adjective)
Cümle çevirisi:
Konuşacak bir şeyim var ama senin için hassas bir konu olabilir.
'Congestion' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
20%
kavram
10%
anlatım
30%
düşünce
40%
tıkanıklık
Find faınd
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
I need to find a way
-- bulmak, aramak (verb)
-- bulgu, sonuç (noun)
Cümle çevirisi:
Bir yol bulmam gerek.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
I need to find a way
-- bulmak, aramak (verb)
-- bulgu, sonuç (noun)
Cümle çevirisi:
Bir yol bulmam gerek.
'Withdraw' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
0%
resim tahtası
43%
bir şey kullanarak çizim yapmak
43%
para çekmek
14%
-e ile birlikte olmak
Hear it through the grapevine
- dedikodu/söylenti yoluyla öğrenmek
- dedikodu/söylenti yoluyla öğrenmek