Foster fôstər
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
One of my aims is to foster you in English learning.
-- teşvik etmek, gayretlendirmek (verb)
Cümle çevirisi:
Amaçlarımdan birisi, sizi İngilizce öğreniminde gayretlendirmektir.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
One of my aims is to foster you in English learning.
-- teşvik etmek, gayretlendirmek (verb)
Cümle çevirisi:
Amaçlarımdan birisi, sizi İngilizce öğreniminde gayretlendirmektir.
Unique yo͞o'nēk
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Everyone has a unique fingerprint
-- eşsiz, tek, biricik (adjective)
Cümle çevirisi:
Herkesin eşsiz bir parmak izi vardır.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Everyone has a unique fingerprint
-- eşsiz, tek, biricik (adjective)
Cümle çevirisi:
Herkesin eşsiz bir parmak izi vardır.
'Conspiracy' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
6%
his
50%
komplo
28%
pişmanlık
17%
eşkiya
unison ˈju:nɪsən
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The choir sang in unison, creating a beautiful harmony.
-- ahenk, uyum, birlikte (noun)
Cümle çevirisi:
Koro, güzel bir uyum yaratarak birlikte şarkı söyledi.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The choir sang in unison, creating a beautiful harmony.
-- ahenk, uyum, birlikte (noun)
Cümle çevirisi:
Koro, güzel bir uyum yaratarak birlikte şarkı söyledi.
'qualification' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
33%
nicelik
13%
saygı
33%
betimlemek
20%
nitelik
Prosecute präsə:kyo͞ot
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Fazıl was prosecuted for murder.
-- dava etmek, dava açmak, kovuşturmak (verb)
Cümle çevirisi:
Fazıl cinayetten dava edildi.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Fazıl was prosecuted for murder.
-- dava etmek, dava açmak, kovuşturmak (verb)
Cümle çevirisi:
Fazıl cinayetten dava edildi.
'Çabuk öfkelenen' anlamını hangi ingilizce kelime verir?
Anonymous Quiz
0%
drown
43%
irascible
43%
temperature
14%
peasant
Magnitude mægnıtyoud
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
I didn't quite realize how magnitude a problem we had back in the day.
-- büyüklük, önem (noun)
Cümle çevirisi:
O zamanlar ne kadar büyük bir sorunumuz olduğunu tam olarak anlayamadım.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
I didn't quite realize how magnitude a problem we had back in the day.
-- büyüklük, önem (noun)
Cümle çevirisi:
O zamanlar ne kadar büyük bir sorunumuz olduğunu tam olarak anlayamadım.
'squatter' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
8%
komşu
8%
sınır
38%
gecekonducu
46%
cimnastikçi
Proprietary p(r)əˈprīəˌterē
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The company's proprietary technology gave them a competitive edge in the market.
-- özel, müseccel, tescilli (adjective)
-- mal sahibi, hissedarlar (noun)
Cümle çevirisi:
Şirketin tescilli teknolojisi onlara pazarda rekabet avantajı sağladı.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The company's proprietary technology gave them a competitive edge in the market.
-- özel, müseccel, tescilli (adjective)
-- mal sahibi, hissedarlar (noun)
Cümle çevirisi:
Şirketin tescilli teknolojisi onlara pazarda rekabet avantajı sağladı.
'Sentiment' kelimesinin eş anlamlısı aşağıdakilerden hangisidir?
Anonymous Quiz
14%
shell
29%
solve
43%
attitude
14%
proof
Comprehensive kɒmprı'hensıv
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Do you have a comprehensive list of words?
-- kapsamlı, geniş (adjective)
Cümle çevirisi:
Kapsamlı bir kelime listeniz var mı?
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Do you have a comprehensive list of words?
-- kapsamlı, geniş (adjective)
Cümle çevirisi:
Kapsamlı bir kelime listeniz var mı?
'Budamak' kelimesinin ingilizcedeki karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
0%
mercy
0%
horizon
50%
trim
50%
long
Consider kənˈsɪdər
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
You should consider my offer
-- iyice düşünmek, değerlendirmek (verb)
Cümle çevirisi:
Teklifimi düşünmelisin.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
You should consider my offer
-- iyice düşünmek, değerlendirmek (verb)
Cümle çevirisi:
Teklifimi düşünmelisin.