İngilizce Öğren - Bilgi Ve Quiz
2.56K subscribers
18 photos
2 videos
2 files
12 links
İngilizce ile alakalı yararlı şeyler bulabilirsin, belkiiiii yani kim bilebilir? iletişim @CatPeare

Sohbet için burası bir seçenek olabilir https://t.me/offTopicEng
Download Telegram
'Shrewd' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
37%
beceriksiz
47%
kurnaz / basiretli
0%
saf
16%
dikkatsiz
Prospect prɒspekt

Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:

Even the dream prospect of being a programmer puts a smile on my face.

-- olasılık, ihtimal (noun)

Cümle çevirisi:

Bir programcı olma hayali bile yüzümü gülümsetiyor.
'Tangible' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
31%
somut
54%
belirsiz
15%
hayali
0%
soyut
Enormous ɪˈnɔməs

Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:

My room has enormous in size.

-- devasa, kocaman (adjective)

Cümle çevirisi:

Odam devasa büyüklükte.
'Substitute' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
29%
kuruluş
21%
çıkarma işlemi
36%
temsilci
14%
eksiklik
Foster fôstər

Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:

One of my aims is to foster you in English learning.

-- teşvik etmek, gayretlendirmek (verb)

Cümle çevirisi:

Amaçlarımdan birisi, sizi İngilizce öğreniminde gayretlendirmektir.
'Neat' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
9%
sıcak
0%
süper
91%
tertipli
0%
hayır
Unique yo͞o'nēk

Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:

Everyone has a unique fingerprint

-- eşsiz, tek, biricik (adjective)

Cümle çevirisi:

Herkesin eşsiz bir parmak izi vardır.
'Conspiracy' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
7%
his
50%
komplo
29%
pişmanlık
14%
eşkiya
unison ˈju:nɪsən

Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:

The choir sang in unison, creating a beautiful harmony.

-- ahenk, uyum, birlikte (noun)

Cümle çevirisi:

Koro, güzel bir uyum yaratarak birlikte şarkı söyledi.
'qualification' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
23%
nicelik
15%
saygı
38%
betimlemek
23%
nitelik
Prosecute präsə:kyo͞ot

Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:

Fazıl was prosecuted for murder.

-- dava etmek, dava açmak, kovuşturmak (verb)

Cümle çevirisi:

Fazıl cinayetten dava edildi.
'Çabuk öfkelenen' anlamını hangi ingilizce kelime verir?
Anonymous Quiz
0%
drown
33%
irascible
50%
temperature
17%
peasant
Magnitude mægnıtyoud

Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:

I didn't quite realize how magnitude a problem we had back in the day.

-- büyüklük, önem (noun)

Cümle çevirisi:

O zamanlar ne kadar büyük bir sorunumuz olduğunu tam olarak anlayamadım.
'squatter' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
10%
komşu
10%
sınır
30%
gecekonducu
50%
cimnastikçi
Proprietary p(r)əˈprīəˌterē

Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:

The company's proprietary technology gave them a competitive edge in the market.

-- özel, müseccel, tescilli (adjective)

-- mal sahibi, hissedarlar (noun)

Cümle çevirisi:

Şirketin tescilli teknolojisi onlara pazarda rekabet avantajı sağladı.