'Tutumlu - Mantıklı' anlamını hangi ingilizce kelime verir?
Anonymous Quiz
10%
idea
15%
thought
20%
good job
55%
coherent
Utter ədər
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The utter silence in the room was deafening.
-- mutlak, tam, kesin (adjective)
-- söylemek, dile getirmek (verb)
Cümle çevirisi:
Odadaki mutlak sessizlik sağır ediciydi.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The utter silence in the room was deafening.
-- mutlak, tam, kesin (adjective)
-- söylemek, dile getirmek (verb)
Cümle çevirisi:
Odadaki mutlak sessizlik sağır ediciydi.
'Shrewd' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
39%
beceriksiz
44%
kurnaz / basiretli
0%
saf
17%
dikkatsiz
Prospect prɒspekt
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Even the dream prospect of being a programmer puts a smile on my face.
-- olasılık, ihtimal (noun)
Cümle çevirisi:
Bir programcı olma hayali bile yüzümü gülümsetiyor.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Even the dream prospect of being a programmer puts a smile on my face.
-- olasılık, ihtimal (noun)
Cümle çevirisi:
Bir programcı olma hayali bile yüzümü gülümsetiyor.
'Tangible' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
31%
somut
54%
belirsiz
15%
hayali
0%
soyut
Enormous ɪˈnɔməs
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
My room has enormous in size.
-- devasa, kocaman (adjective)
Cümle çevirisi:
Odam devasa büyüklükte.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
My room has enormous in size.
-- devasa, kocaman (adjective)
Cümle çevirisi:
Odam devasa büyüklükte.
'Substitute' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
22%
kuruluş
11%
çıkarma işlemi
44%
temsilci
22%
eksiklik
Foster fôstər
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
One of my aims is to foster you in English learning.
-- teşvik etmek, gayretlendirmek (verb)
Cümle çevirisi:
Amaçlarımdan birisi, sizi İngilizce öğreniminde gayretlendirmektir.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
One of my aims is to foster you in English learning.
-- teşvik etmek, gayretlendirmek (verb)
Cümle çevirisi:
Amaçlarımdan birisi, sizi İngilizce öğreniminde gayretlendirmektir.
Unique yo͞o'nēk
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Everyone has a unique fingerprint
-- eşsiz, tek, biricik (adjective)
Cümle çevirisi:
Herkesin eşsiz bir parmak izi vardır.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Everyone has a unique fingerprint
-- eşsiz, tek, biricik (adjective)
Cümle çevirisi:
Herkesin eşsiz bir parmak izi vardır.
'Conspiracy' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
0%
his
57%
komplo
14%
pişmanlık
29%
eşkiya
unison ˈju:nɪsən
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The choir sang in unison, creating a beautiful harmony.
-- ahenk, uyum, birlikte (noun)
Cümle çevirisi:
Koro, güzel bir uyum yaratarak birlikte şarkı söyledi.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The choir sang in unison, creating a beautiful harmony.
-- ahenk, uyum, birlikte (noun)
Cümle çevirisi:
Koro, güzel bir uyum yaratarak birlikte şarkı söyledi.
'qualification' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
0%
nicelik
25%
saygı
25%
betimlemek
50%
nitelik
Prosecute präsə:kyo͞ot
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Fazıl was prosecuted for murder.
-- dava etmek, dava açmak, kovuşturmak (verb)
Cümle çevirisi:
Fazıl cinayetten dava edildi.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Fazıl was prosecuted for murder.
-- dava etmek, dava açmak, kovuşturmak (verb)
Cümle çevirisi:
Fazıl cinayetten dava edildi.