'Impede' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
18%
kolaylaştırmak
27%
desteklemek
23%
hızlandırmak
32%
engellemek
Attitude ætɪtu:d
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Berk has a bad attitude against his brother
-- tavır, davranış (noun)
Cümle çevirisi:
Berk'in erkek kardeşine karşı kötü bir huyu var.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Berk has a bad attitude against his brother
-- tavır, davranış (noun)
Cümle çevirisi:
Berk'in erkek kardeşine karşı kötü bir huyu var.
'Tutumlu - Mantıklı' anlamını hangi ingilizce kelime verir?
Anonymous Quiz
7%
idea
19%
thought
15%
good job
59%
coherent
Utter ədər
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The utter silence in the room was deafening.
-- mutlak, tam, kesin (adjective)
-- söylemek, dile getirmek (verb)
Cümle çevirisi:
Odadaki mutlak sessizlik sağır ediciydi.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The utter silence in the room was deafening.
-- mutlak, tam, kesin (adjective)
-- söylemek, dile getirmek (verb)
Cümle çevirisi:
Odadaki mutlak sessizlik sağır ediciydi.
'Shrewd' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
30%
beceriksiz
48%
kurnaz / basiretli
4%
saf
17%
dikkatsiz
Prospect prɒspekt
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Even the dream prospect of being a programmer puts a smile on my face.
-- olasılık, ihtimal (noun)
Cümle çevirisi:
Bir programcı olma hayali bile yüzümü gülümsetiyor.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Even the dream prospect of being a programmer puts a smile on my face.
-- olasılık, ihtimal (noun)
Cümle çevirisi:
Bir programcı olma hayali bile yüzümü gülümsetiyor.
'Tangible' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
26%
somut
47%
belirsiz
26%
hayali
0%
soyut
Enormous ɪˈnɔməs
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
My room has enormous in size.
-- devasa, kocaman (adjective)
Cümle çevirisi:
Odam devasa büyüklükte.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
My room has enormous in size.
-- devasa, kocaman (adjective)
Cümle çevirisi:
Odam devasa büyüklükte.
'Substitute' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
24%
kuruluş
24%
çıkarma işlemi
38%
temsilci
14%
eksiklik
Foster fôstər
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
One of my aims is to foster you in English learning.
-- teşvik etmek, gayretlendirmek (verb)
Cümle çevirisi:
Amaçlarımdan birisi, sizi İngilizce öğreniminde gayretlendirmektir.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
One of my aims is to foster you in English learning.
-- teşvik etmek, gayretlendirmek (verb)
Cümle çevirisi:
Amaçlarımdan birisi, sizi İngilizce öğreniminde gayretlendirmektir.
Unique yo͞o'nēk
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Everyone has a unique fingerprint
-- eşsiz, tek, biricik (adjective)
Cümle çevirisi:
Herkesin eşsiz bir parmak izi vardır.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Everyone has a unique fingerprint
-- eşsiz, tek, biricik (adjective)
Cümle çevirisi:
Herkesin eşsiz bir parmak izi vardır.
'Conspiracy' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
10%
his
52%
komplo
24%
pişmanlık
14%
eşkiya
unison ˈju:nɪsən
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The choir sang in unison, creating a beautiful harmony.
-- ahenk, uyum, birlikte (noun)
Cümle çevirisi:
Koro, güzel bir uyum yaratarak birlikte şarkı söyledi.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The choir sang in unison, creating a beautiful harmony.
-- ahenk, uyum, birlikte (noun)
Cümle çevirisi:
Koro, güzel bir uyum yaratarak birlikte şarkı söyledi.
'qualification' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
26%
nicelik
11%
saygı
32%
betimlemek
32%
nitelik
Prosecute präsə:kyo͞ot
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Fazıl was prosecuted for murder.
-- dava etmek, dava açmak, kovuşturmak (verb)
Cümle çevirisi:
Fazıl cinayetten dava edildi.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Fazıl was prosecuted for murder.
-- dava etmek, dava açmak, kovuşturmak (verb)
Cümle çevirisi:
Fazıl cinayetten dava edildi.