Volatile välədl
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The stock market is known for its volatile nature.
-- uçucu, buharlaşan, kısa süreli, dengesiz, istikrarsız (adjective)
Cümle çevirisi:
Borsa, değişken(istikrarsız) doğasıyla bilinir.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The stock market is known for its volatile nature.
-- uçucu, buharlaşan, kısa süreli, dengesiz, istikrarsız (adjective)
Cümle çevirisi:
Borsa, değişken(istikrarsız) doğasıyla bilinir.
'conceive' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
23%
beslemek
23%
doğurmak
27%
büyütmek
27%
gebe kalmak
Congestion kənˈjesCHən
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The traffic congestion made it difficult to get to work on time.
-- tıkanıklık, sıkışıklık, yoğunluk (noun)
Cümle çevirisi:
Trafik yoğunluğu işe zamanında varmayı zorlaştırdı.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The traffic congestion made it difficult to get to work on time.
-- tıkanıklık, sıkışıklık, yoğunluk (noun)
Cümle çevirisi:
Trafik yoğunluğu işe zamanında varmayı zorlaştırdı.
'Almak' Bu kelimenin ingilizcedeki karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
8%
push off
12%
sustain
50%
give
31%
obtain
Finish fɪnɪʃ
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Lets finish this job as soon as possible
-- bitirmek (verb)
Cümle çevirisi:
Haydi bu işi en kısa sürede halledelim.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Lets finish this job as soon as possible
-- bitirmek (verb)
Cümle çevirisi:
Haydi bu işi en kısa sürede halledelim.
'Anticipate' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
52%
aşağılamak
31%
ummak
0%
uğultu
17%
ırkçı
Stay steı
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
We can stay in this motel
-- kalmak (verb)
-- kalma, oturma, durma (noun)
Cümle çevirisi:
Bu motelde kalabiliriz.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
We can stay in this motel
-- kalmak (verb)
-- kalma, oturma, durma (noun)
Cümle çevirisi:
Bu motelde kalabiliriz.
Steal someone's thunder
- birinden rol çalmak / başarısının önüne geçmek
- birinden rol çalmak / başarısının önüne geçmek
'Profit' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
10%
diyetisyen
61%
kar
19%
uzman
10%
düşünce
Chase CHās
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Police chased criminals after the robbery
-- kovalamak, peşinde olmak (noun)
Cümle çevirisi:
Polis, soygunun ardından suçluları kovaladı.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Police chased criminals after the robbery
-- kovalamak, peşinde olmak (noun)
Cümle çevirisi:
Polis, soygunun ardından suçluları kovaladı.
'İstihbarat' anlamını hangi ingilizce kelime verir?
Anonymous Quiz
11%
glance
7%
reflection
71%
intel
11%
resort
Creep krēp
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
I think someone is creeping around the house.
-- sürünmek, yavaş yavaş ilerlemek (verb)
-- emekleme, ürperme (noun)
Cümle çevirisi:
Sanırım birisi evin içinde sürünüyor.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
I think someone is creeping around the house.
-- sürünmek, yavaş yavaş ilerlemek (verb)
-- emekleme, ürperme (noun)
Cümle çevirisi:
Sanırım birisi evin içinde sürünüyor.
'Detrimental' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
50%
zararlı
18%
güvenli
32%
faydalı
0%
sağlıklı
Trim trim
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
I need to trim the overgrown branches in my backyard before they become a safety hazard.
-- budamak, düzeltmek (verb)
-- süsleme, düzen (noun)
Cümle çevirisi:
Arka bahçemdeki aşırı büyümüş dalları güvenlik tehlikesi oluşturmadan kesmem gerekiyor.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
I need to trim the overgrown branches in my backyard before they become a safety hazard.
-- budamak, düzeltmek (verb)
-- süsleme, düzen (noun)
Cümle çevirisi:
Arka bahçemdeki aşırı büyümüş dalları güvenlik tehlikesi oluşturmadan kesmem gerekiyor.
'Kalıtsal öğe' anlamını hangi ingilizce kelime verir?
Anonymous Quiz
58%
gene
11%
goat
21%
grimace
11%
gem
Impending ɪmˈpendɪŋ
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The dark clouds signaled an impending storm.
-- eli kulağında, yaklaşmakta olan, olası (adjective)
Cümle çevirisi:
Kara bulutlar yaklaşmakta olan fırtınanın habercisiydi.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The dark clouds signaled an impending storm.
-- eli kulağında, yaklaşmakta olan, olası (adjective)
Cümle çevirisi:
Kara bulutlar yaklaşmakta olan fırtınanın habercisiydi.
'Impede' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
24%
kolaylaştırmak
29%
desteklemek
18%
hızlandırmak
29%
engellemek
Attitude ætɪtu:d
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Berk has a bad attitude against his brother
-- tavır, davranış (noun)
Cümle çevirisi:
Berk'in erkek kardeşine karşı kötü bir huyu var.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Berk has a bad attitude against his brother
-- tavır, davranış (noun)
Cümle çevirisi:
Berk'in erkek kardeşine karşı kötü bir huyu var.
'Tutumlu - Mantıklı' anlamını hangi ingilizce kelime verir?
Anonymous Quiz
9%
idea
23%
thought
18%
good job
50%
coherent
Utter ədər
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The utter silence in the room was deafening.
-- mutlak, tam, kesin (adjective)
-- söylemek, dile getirmek (verb)
Cümle çevirisi:
Odadaki mutlak sessizlik sağır ediciydi.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The utter silence in the room was deafening.
-- mutlak, tam, kesin (adjective)
-- söylemek, dile getirmek (verb)
Cümle çevirisi:
Odadaki mutlak sessizlik sağır ediciydi.