'Alleviate' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
44%
hafifletmek
22%
çoğaltmak
22%
ağırlaştırmak
11%
tetiklemek
Tease tēz
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The naughty child loved to tease his siblings.
-- baş belası, takılan kimse (noun)
-- sataşmak, kızdırmak (verb)
Cümle çevirisi:
Yaramaz çocuk, kardeşleriyle dalga geçmeyi seviyordu.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The naughty child loved to tease his siblings.
-- baş belası, takılan kimse (noun)
-- sataşmak, kızdırmak (verb)
Cümle çevirisi:
Yaramaz çocuk, kardeşleriyle dalga geçmeyi seviyordu.
'Telaş & Koşuşma' anlamlarını hangi ingilizce kelime verir?
Anonymous Quiz
48%
ado
8%
linen
16%
reptile
28%
devote
ornery ˈɔrnəri
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The ornery cat hissed at anyone who tried to pet it.
-- huysuz, inatçı, hırçın (adjective)
Cümle çevirisi:
Huysuz kedi, ona dokunmaya çalışan herkese tısladı.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The ornery cat hissed at anyone who tried to pet it.
-- huysuz, inatçı, hırçın (adjective)
Cümle çevirisi:
Huysuz kedi, ona dokunmaya çalışan herkese tısladı.
'Redundant' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
4%
kıymetli
18%
gerekli
43%
zorunlu
36%
ihtiyaç fazlası
Money mənē
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Money ££, Money ₺₺, Money $$
-- para, sikke (noun)
Cümle çevirisi:
PARA PARA PARA
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Money ££, Money ₺₺, Money $$
-- para, sikke (noun)
Cümle çevirisi:
PARA PARA PARA
'Resolve' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
0%
sebep olmak
38%
yeniden çözmek
59%
çözümlemek
3%
sebep
Tedious tēdēəs
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
I don't want to have a tedious job
-- sıkıcı, bunaltıcı, bıktırıcı (adjective)
Cümle çevirisi:
Sıkıcı bir işim olsun istemiyorum.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
I don't want to have a tedious job
-- sıkıcı, bunaltıcı, bıktırıcı (adjective)
Cümle çevirisi:
Sıkıcı bir işim olsun istemiyorum.
'lane' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
52%
şerit
29%
olasılık
19%
sıra
0%
birlik
Conceptual kən'sep.tʃu.əl
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Philosophy deals with conceptual difficulties.
-- kavramsal, anlayan (adjective)
Cümle çevirisi:
Felsefe kavramsal zorluklarla ilgilenir.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Philosophy deals with conceptual difficulties.
-- kavramsal, anlayan (adjective)
Cümle çevirisi:
Felsefe kavramsal zorluklarla ilgilenir.
👍1
❤1
Exhaust iɡ'zôst
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Car journeys exhaust me
-- tüketmek, bitirmek, yormak (verb)
Cümle çevirisi:
Araba yolculukları beni yorar.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Car journeys exhaust me
-- tüketmek, bitirmek, yormak (verb)
Cümle çevirisi:
Araba yolculukları beni yorar.
Strenuous ˈstrenjuəs
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Avoid strenuous exercise until your back recovers.
-- ağır, yorucu, yoğun çaba gerektiren (adjective)
Cümle çevirisi:
Sırtınız iyileşene kadar ağır egzersizlerden kaçının.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Avoid strenuous exercise until your back recovers.
-- ağır, yorucu, yoğun çaba gerektiren (adjective)
Cümle çevirisi:
Sırtınız iyileşene kadar ağır egzersizlerden kaçının.
'Lucid' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
32%
berrak / anlaşılır
13%
karışık
13%
karanlık
42%
bulanık
Volatile välədl
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The stock market is known for its volatile nature.
-- uçucu, buharlaşan, kısa süreli, dengesiz, istikrarsız (adjective)
Cümle çevirisi:
Borsa, değişken(istikrarsız) doğasıyla bilinir.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The stock market is known for its volatile nature.
-- uçucu, buharlaşan, kısa süreli, dengesiz, istikrarsız (adjective)
Cümle çevirisi:
Borsa, değişken(istikrarsız) doğasıyla bilinir.
'conceive' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
24%
beslemek
21%
doğurmak
28%
büyütmek
28%
gebe kalmak
Congestion kənˈjesCHən
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The traffic congestion made it difficult to get to work on time.
-- tıkanıklık, sıkışıklık, yoğunluk (noun)
Cümle çevirisi:
Trafik yoğunluğu işe zamanında varmayı zorlaştırdı.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The traffic congestion made it difficult to get to work on time.
-- tıkanıklık, sıkışıklık, yoğunluk (noun)
Cümle çevirisi:
Trafik yoğunluğu işe zamanında varmayı zorlaştırdı.
'Almak' Bu kelimenin ingilizcedeki karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
7%
push off
10%
sustain
48%
give
34%
obtain
Finish fɪnɪʃ
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Lets finish this job as soon as possible
-- bitirmek (verb)
Cümle çevirisi:
Haydi bu işi en kısa sürede halledelim.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Lets finish this job as soon as possible
-- bitirmek (verb)
Cümle çevirisi:
Haydi bu işi en kısa sürede halledelim.
'Anticipate' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
47%
aşağılamak
34%
ummak
3%
uğultu
16%
ırkçı