discrepancy dɪˈskrepənsi
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The discrepancy between the two reports raised concerns about the accuracy of the data.
-- fark, çelişki, uyuşmazlık (noun)
Cümle çevirisi:
İki rapor arasındaki fark, verilerin doğruluğu hakkında endişeleri artırdı.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The discrepancy between the two reports raised concerns about the accuracy of the data.
-- fark, çelişki, uyuşmazlık (noun)
Cümle çevirisi:
İki rapor arasındaki fark, verilerin doğruluğu hakkında endişeleri artırdı.
'conceive' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
27%
beslemek
19%
doğurmak
31%
büyütmek
23%
gebe kalmak
'Adversary' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
17%
rakip
38%
reklam vermek
17%
sessiz bir şekilde
28%
ters bir şekilde
Swap swäp
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
I swapped my apple with a banana.
-- takas, değiş tokuş (noun)
-- değiştirmek (verb)
Cümle çevirisi:
Elmamı bir muzla değiştirdim.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
I swapped my apple with a banana.
-- takas, değiş tokuş (noun)
-- değiştirmek (verb)
Cümle çevirisi:
Elmamı bir muzla değiştirdim.
'Hırlamak' anlamını hangi ingilizce kelime verir?
Anonymous Quiz
0%
intention
18%
elapse
14%
remunerate
68%
snarl
Debate dɪbeɪt
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
You like it when there is a debate, don't you?
-- tartışma, çekişme (noun)
-- tartışmak, çekişmek, düşünüp taşınmak(verb)
Cümle çevirisi:
Tartışma olduğunda hoşuna gidiyor, değil mi?
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
You like it when there is a debate, don't you?
-- tartışma, çekişme (noun)
-- tartışmak, çekişmek, düşünüp taşınmak(verb)
Cümle çevirisi:
Tartışma olduğunda hoşuna gidiyor, değil mi?
'dive' kelimesinin eş anlamlısı aşağıdakilerden hangisidir?
Anonymous Quiz
32%
jump
23%
fall
19%
rise
26%
plunge
If ɪf
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
If you try hard you succeed
-- eğer, -sa/-se, şayet (conjunction)
Cümle çevirisi:
Eğer cidden denersen başarabilirsin.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
If you try hard you succeed
-- eğer, -sa/-se, şayet (conjunction)
Cümle çevirisi:
Eğer cidden denersen başarabilirsin.
'Abode' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
13%
kader
32%
tapınak
45%
ikametgah
10%
bilgisayar
Distortion dəstôrSHən
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
We're tired of the media's continuing distortion of our issues.
-- distorsiyon, çarpıtma, bozukluk (noun)
Cümle çevirisi:
Medyanın sorunlarımızı çarpıtmayı sürdürmesinden bıktık.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
We're tired of the media's continuing distortion of our issues.
-- distorsiyon, çarpıtma, bozukluk (noun)
Cümle çevirisi:
Medyanın sorunlarımızı çarpıtmayı sürdürmesinden bıktık.
'Bewilder' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
14%
rahatlatmak
41%
açıklığa kavuşturmak
45%
aklını karıştırmak
0%
öğretmek
Ado əˈdo͞o
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
I am finding happiness while rolling over with life's ados.
-- telaş, gürültü, koşuşma(lar) (noun)
Cümle çevirisi:
Hayatın koşuşturmacalarıyla yuvarlanıp giderken mutluluğu buluyorum.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
I am finding happiness while rolling over with life's ados.
-- telaş, gürültü, koşuşma(lar) (noun)
Cümle çevirisi:
Hayatın koşuşturmacalarıyla yuvarlanıp giderken mutluluğu buluyorum.
'Rash' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
31%
acele etmek
31%
isilik
14%
bakış
24%
baskı
❤🔥1
Lucrative ˈlu:krətɪv
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Software development can be a very lucrative career choice.
-- kazançlı, karlı (adjective)
Cümle çevirisi:
Yazılım geliştirme son derece kazançlı bir kariyer tercihi olabilir.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Software development can be a very lucrative career choice.
-- kazançlı, karlı (adjective)
Cümle çevirisi:
Yazılım geliştirme son derece kazançlı bir kariyer tercihi olabilir.
'Alleviate' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
43%
hafifletmek
22%
çoğaltmak
22%
ağırlaştırmak
13%
tetiklemek
Tease tēz
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The naughty child loved to tease his siblings.
-- baş belası, takılan kimse (noun)
-- sataşmak, kızdırmak (verb)
Cümle çevirisi:
Yaramaz çocuk, kardeşleriyle dalga geçmeyi seviyordu.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The naughty child loved to tease his siblings.
-- baş belası, takılan kimse (noun)
-- sataşmak, kızdırmak (verb)
Cümle çevirisi:
Yaramaz çocuk, kardeşleriyle dalga geçmeyi seviyordu.
'Telaş & Koşuşma' anlamlarını hangi ingilizce kelime verir?
Anonymous Quiz
50%
ado
10%
linen
10%
reptile
30%
devote
ornery ˈɔrnəri
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The ornery cat hissed at anyone who tried to pet it.
-- huysuz, inatçı, hırçın (adjective)
Cümle çevirisi:
Huysuz kedi, ona dokunmaya çalışan herkese tısladı.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The ornery cat hissed at anyone who tried to pet it.
-- huysuz, inatçı, hırçın (adjective)
Cümle çevirisi:
Huysuz kedi, ona dokunmaya çalışan herkese tısladı.
'Redundant' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
4%
kıymetli
21%
gerekli
38%
zorunlu
38%
ihtiyaç fazlası