Intermediary in(t)ərˈmēdēˌerē
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The intermediary was responsible for negotiating the deal between the two parties.
-- aracı, arabulucu (noun)
Cümle çevirisi:
Aracı, iki taraf arasındaki anlaşmanın müzakere edilmesinden sorumluydu.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The intermediary was responsible for negotiating the deal between the two parties.
-- aracı, arabulucu (noun)
Cümle çevirisi:
Aracı, iki taraf arasındaki anlaşmanın müzakere edilmesinden sorumluydu.
'Creep' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
24%
vahşi
21%
mezhep
36%
sürünmek
18%
krep
Resolve rızolv
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
She had an attempt to resolve the conflict.
-- kesin karar vermek, çözümlemek (verb)
-- niyet, karar, azim (noun)
Cümle çevirisi:
Çatışmayı çözmek için bir girişimde bulundu.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
She had an attempt to resolve the conflict.
-- kesin karar vermek, çözümlemek (verb)
-- niyet, karar, azim (noun)
Cümle çevirisi:
Çatışmayı çözmek için bir girişimde bulundu.
'Zaman aşımı' Bu kelimenin ingilizcedeki karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
3%
cycle
50%
time over
11%
time files
36%
overtime
Complex kɒmpleks
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
This instruction has complex explanations
-- karmaşık, anlaşılması güç (adjective)
Cümle çevirisi:
Bu talimatın karmaşık açıklamaları var.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
This instruction has complex explanations
-- karmaşık, anlaşılması güç (adjective)
Cümle çevirisi:
Bu talimatın karmaşık açıklamaları var.
'Pot kırma' anlamını hangi ingilizce kelime verir?
Anonymous Quiz
6%
potion
23%
amputate
16%
break
55%
gaffe
Whether weðər
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
I need to say something, but I don't know whether you're going to like it or not
-- olasılıklar arasındaki şeylerden bahsederken kullanılır, -meyeceğini/-mayacağını (conjunction)
Cümle çevirisi:
Bir şey söylemem gerek ama söylediğimi beğenip beğenmeyeceğini bilmiyorum.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
I need to say something, but I don't know whether you're going to like it or not
-- olasılıklar arasındaki şeylerden bahsederken kullanılır, -meyeceğini/-mayacağını (conjunction)
Cümle çevirisi:
Bir şey söylemem gerek ama söylediğimi beğenip beğenmeyeceğini bilmiyorum.
'ruse' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
7%
sevda
47%
yükselmek
40%
katakulli
7%
derece
Religion rɪlɪdʒən
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Some people believe in religion some don't.
-- din, inanç (noun)
Cümle çevirisi:
Kimisi dine inanır kimisi inanmaz.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Some people believe in religion some don't.
-- din, inanç (noun)
Cümle çevirisi:
Kimisi dine inanır kimisi inanmaz.
'Tendency' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
10%
noksanlık
17%
eğmek
66%
eğilim
7%
yatmak
Delay dɪleɪ
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Can I delay my payment until next week?
-- ertelemek, geciktirmek (verb)
-- gecikme (noun)
Cümle çevirisi:
Ödememi gelecek haftaya kadar erteleyebilir miyim?
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Can I delay my payment until next week?
-- ertelemek, geciktirmek (verb)
-- gecikme (noun)
Cümle çevirisi:
Ödememi gelecek haftaya kadar erteleyebilir miyim?
'Journey' kelimesinin eş anlamlısı aşağıdakilerden hangisidir?
Anonymous Quiz
10%
movement
3%
inaction
68%
travel
19%
downcast
Delicate delɪkət
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
I have something to discuss but it may be a delicate matter for you
-- narin, hassas, yumuşak (adjective)
Cümle çevirisi:
Konuşacak bir şeyim var ama senin için hassas bir konu olabilir.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
I have something to discuss but it may be a delicate matter for you
-- narin, hassas, yumuşak (adjective)
Cümle çevirisi:
Konuşacak bir şeyim var ama senin için hassas bir konu olabilir.
'verdict' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
44%
dikey
20%
tablo
24%
karar
12%
intikam
Decline dɪklaɪn
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Experts claimed that the birth rate is going to decline in the upcoming years
-- gerileme, düşüş (noun)
-- reddetmek, geri çevirmek, azalmak (verb)
Cümle çevirisi:
Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda doğum oranlarının düşeceğini iddia etti.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Experts claimed that the birth rate is going to decline in the upcoming years
-- gerileme, düşüş (noun)
-- reddetmek, geri çevirmek, azalmak (verb)
Cümle çevirisi:
Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda doğum oranlarının düşeceğini iddia etti.
'Droll' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
40%
saçmalamak
20%
şakacı
7%
okumak
33%
salya
discrepancy dɪˈskrepənsi
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The discrepancy between the two reports raised concerns about the accuracy of the data.
-- fark, çelişki, uyuşmazlık (noun)
Cümle çevirisi:
İki rapor arasındaki fark, verilerin doğruluğu hakkında endişeleri artırdı.
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The discrepancy between the two reports raised concerns about the accuracy of the data.
-- fark, çelişki, uyuşmazlık (noun)
Cümle çevirisi:
İki rapor arasındaki fark, verilerin doğruluğu hakkında endişeleri artırdı.
'conceive' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
27%
beslemek
19%
doğurmak
31%
büyütmek
23%
gebe kalmak
'Adversary' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Anonymous Quiz
17%
rakip
38%
reklam vermek
17%
sessiz bir şekilde
28%
ters bir şekilde