مثال:
İnsanlar son derece sıkıldılar.
مردم بسیار خسته شدند.
Sıkılmış baba eve gitmeye hazır.
پدرِ خسته آماده رفتن به خانه است.
Seyirciler sıkılmış görünüyordu
مخاطبان خسته به نظر میرسیدند.
Mary oyundan sıkılmış gibi görünüyor.
ماری، خسته از بازی به نظر میرسد.
Sıkılmış görünüyorsun.
بیحوصله به نظر میرسی.
@Turkey_Learning
İnsanlar son derece sıkıldılar.
مردم بسیار خسته شدند.
Sıkılmış baba eve gitmeye hazır.
پدرِ خسته آماده رفتن به خانه است.
Seyirciler sıkılmış görünüyordu
مخاطبان خسته به نظر میرسیدند.
Mary oyundan sıkılmış gibi görünüyor.
ماری، خسته از بازی به نظر میرسد.
Sıkılmış görünüyorsun.
بیحوصله به نظر میرسی.
@Turkey_Learning
#فلش_کارت:
(فعلهای پر کاربرد - بخش سوم)
بخش اول: https://t.me/Turkey_Learning/1801
بخش دوم: https://t.me/Turkey_Learning/1854
hissetmek
احساس کردن
çizmek
رسم کردن
varmak
رسیدن
cevap vermek
پاسخ دادن
okumak
خواندن
@Turkey_Learning
@Turkey_Learning
(فعلهای پر کاربرد - بخش سوم)
بخش اول: https://t.me/Turkey_Learning/1801
بخش دوم: https://t.me/Turkey_Learning/1854
hissetmek
احساس کردن
çizmek
رسم کردن
varmak
رسیدن
cevap vermek
پاسخ دادن
okumak
خواندن
@Turkey_Learning
@Turkey_Learning
Telegram
آموزش زبان ترکی
#فلش_کارت:
(فعلهای پر کاربرد - بخش اول)
yapmak
انجام دادن
gitmek
رفتن
yemek
خوردن
gelmek
آمدن
ölmek
مردن
@Turkey_Learning
(فعلهای پر کاربرد - بخش اول)
yapmak
انجام دادن
gitmek
رفتن
yemek
خوردن
gelmek
آمدن
ölmek
مردن
@Turkey_Learning
👍1
مثال:
Oğlan üzgün hissetti.
پسر احساس تأسف کرد.
Sanatçı bir resim çizer.
هنرمند نقاشی میکشد.
Baba parka varır.
پدر به پارک میرسد.
Öğrenciler sorulara cevap verdi.
دانشآموزان به سؤالات پاسخ دادند.
Anne kızına bir kitap okuyor.
مادر در حال خواندن کتاب برای دخترش است.
@Turkey_Learning
Oğlan üzgün hissetti.
پسر احساس تأسف کرد.
Sanatçı bir resim çizer.
هنرمند نقاشی میکشد.
Baba parka varır.
پدر به پارک میرسد.
Öğrenciler sorulara cevap verdi.
دانشآموزان به سؤالات پاسخ دادند.
Anne kızına bir kitap okuyor.
مادر در حال خواندن کتاب برای دخترش است.
@Turkey_Learning
مثال:
Ben gökyüzünde tek bir bulut görmüyorum.
من در آسمان یک ابر هم نمیبینم.
Ay bulutların üzerinde kaldı.
ماه روی ابرها ماند.
Gökyüzü yavaş yavaş bulutlandı.
آسمان آرام آرام ابری شد.
beyaz bulutlu mavi gökyüzü
آسمانِ آبیِ ابریِ سفید
@Turkey_Learning
Ben gökyüzünde tek bir bulut görmüyorum.
من در آسمان یک ابر هم نمیبینم.
Ay bulutların üzerinde kaldı.
ماه روی ابرها ماند.
Gökyüzü yavaş yavaş bulutlandı.
آسمان آرام آرام ابری شد.
beyaz bulutlu mavi gökyüzü
آسمانِ آبیِ ابریِ سفید
@Turkey_Learning
👍2
مثال:
Yağmur yağdığında kalçamın ağrıdığının farkındayım.
می دانم که وقتی باران می بارد لگن من درد می کند.
Daha önce ağrıyordu, ama asla şu andaki kadar kötü bir şekilde değil.
قبلاً درد می کرد ، اما هرگز به اندازه الان بد نیست.
Emre artık ağrıya tahammül edemediği zaman, hastaneye gitti.
وقتی امره دیگر نتوانست درد را تحمل کند ، به بیمارستان رفت.
Sırtımda kötü bir ağrım var.
درد بدی روی پشتم دارم.
@Turkey_Learning
Yağmur yağdığında kalçamın ağrıdığının farkındayım.
می دانم که وقتی باران می بارد لگن من درد می کند.
Daha önce ağrıyordu, ama asla şu andaki kadar kötü bir şekilde değil.
قبلاً درد می کرد ، اما هرگز به اندازه الان بد نیست.
Emre artık ağrıya tahammül edemediği zaman, hastaneye gitti.
وقتی امره دیگر نتوانست درد را تحمل کند ، به بیمارستان رفت.
Sırtımda kötü bir ağrım var.
درد بدی روی پشتم دارم.
@Turkey_Learning
#متن:
(طوطی و شغال - بخش آخر)
بخش اول: https://t.me/Turkey_Learning/1836
بخش دوم: https://t.me/Turkey_Learning/1858
بخش سوم: https://t.me/Turkey_Learning/1899
بخش چهارم: https://t.me/Turkey_Learning/1934
بخش پنجم: https://t.me/Turkey_Learning/1974
بخش ششم: https://t.me/Turkey_Learning/1994
Yemek yemeyen papağanın üzüntüsünü padişah fark etmişti. Bir gün pencere kenarında ağladığını gördü. Hem ötüyor, hem ağlıyordu. Yavrularını düşünüyordu yine. Kim bilir neredeydiler, ne yapıyorlardı zavallıcıklar?
سلطان متوجه غم طوطیای که غذا نمیخورد شد. روزی او را دید که در کنار پنجره گریه میکند. هم میخواند و هم گریه میکند. باز هم به فکر جوجههایش بود. چه کسی میداند کجا هستند، چه کار میکنند بیچارهها؟
Padişahın yufka yüreği, papağanın bu ağlayışına dayanamadı. Yanına çağırıp üzüntüsünün sebebini sordu. Papağan, çakalın yaptıklarını ve yavrularının durumunu merak ettiğini anlattı. Padişah, bu duruma çok üzüldü ve papağanı salıverdi. Papağan da teşekkür ederek yavrularına doğru uçup gitti.
دل نازک پادشاه نتوانست این گریه طوطی را تحمل کند. کنارش فراخواند و علت ناراحتیاش را پرسید. طوطی کارهای شغال و نگرانی از وضع جوجههایش را توضیح داد. پادشاه از این وضع خیلی غمگین شد و طوطی را رها کرد. طوطی هم تشکر کرد و به سوی جوجههایش پرواز کرد.
@Turkey_Learning
(طوطی و شغال - بخش آخر)
بخش اول: https://t.me/Turkey_Learning/1836
بخش دوم: https://t.me/Turkey_Learning/1858
بخش سوم: https://t.me/Turkey_Learning/1899
بخش چهارم: https://t.me/Turkey_Learning/1934
بخش پنجم: https://t.me/Turkey_Learning/1974
بخش ششم: https://t.me/Turkey_Learning/1994
Yemek yemeyen papağanın üzüntüsünü padişah fark etmişti. Bir gün pencere kenarında ağladığını gördü. Hem ötüyor, hem ağlıyordu. Yavrularını düşünüyordu yine. Kim bilir neredeydiler, ne yapıyorlardı zavallıcıklar?
سلطان متوجه غم طوطیای که غذا نمیخورد شد. روزی او را دید که در کنار پنجره گریه میکند. هم میخواند و هم گریه میکند. باز هم به فکر جوجههایش بود. چه کسی میداند کجا هستند، چه کار میکنند بیچارهها؟
Padişahın yufka yüreği, papağanın bu ağlayışına dayanamadı. Yanına çağırıp üzüntüsünün sebebini sordu. Papağan, çakalın yaptıklarını ve yavrularının durumunu merak ettiğini anlattı. Padişah, bu duruma çok üzüldü ve papağanı salıverdi. Papağan da teşekkür ederek yavrularına doğru uçup gitti.
دل نازک پادشاه نتوانست این گریه طوطی را تحمل کند. کنارش فراخواند و علت ناراحتیاش را پرسید. طوطی کارهای شغال و نگرانی از وضع جوجههایش را توضیح داد. پادشاه از این وضع خیلی غمگین شد و طوطی را رها کرد. طوطی هم تشکر کرد و به سوی جوجههایش پرواز کرد.
@Turkey_Learning
Telegram
آموزش زبان ترکی
#متن:
(طوطی و شغال - بخش اول)
Ülkenin birinde, çok akıllı bir papağan yaşardı. Büyük bir ağacın üstünde yuva kurmuştu. Ağacın kovuğunda da bir çakal, yavrularını büyütüyordu.
Çakal ara sıra ava gidince, papağanın yavruları aşağı iniyordu. Ağacın kovuğuna…
(طوطی و شغال - بخش اول)
Ülkenin birinde, çok akıllı bir papağan yaşardı. Büyük bir ağacın üstünde yuva kurmuştu. Ağacın kovuğunda da bir çakal, yavrularını büyütüyordu.
Çakal ara sıra ava gidince, papağanın yavruları aşağı iniyordu. Ağacın kovuğuna…
👍1
مثال:
Biz bu maçı kazanacağız.
ما این مسابقه را خواهیم برد.
Emre daha çok para kazanmak için iş değiştirdi.
امره برای اینکه پول بیشتری بدست آورد کارش را عوض کرد.
O işle, o ayda 500 doların üzerinde kazanmaktadır.
او با آن کار، ماهانه بیش از 500 دلار درآمد کسب میکند.
Saygın bir insan bulmak bir piyango kazanmaktan daha zor.
پیدا کردن یک شخص معتبر دشوارتر از برنده شدن در قرعه کشی است.
Kazanmak için ne gerekiyorsa yapacağım.
من برای پیروز شدن هر کاری انجام خواهم داد.
@Turkey_Learning
Biz bu maçı kazanacağız.
ما این مسابقه را خواهیم برد.
Emre daha çok para kazanmak için iş değiştirdi.
امره برای اینکه پول بیشتری بدست آورد کارش را عوض کرد.
O işle, o ayda 500 doların üzerinde kazanmaktadır.
او با آن کار، ماهانه بیش از 500 دلار درآمد کسب میکند.
Saygın bir insan bulmak bir piyango kazanmaktan daha zor.
پیدا کردن یک شخص معتبر دشوارتر از برنده شدن در قرعه کشی است.
Kazanmak için ne gerekiyorsa yapacağım.
من برای پیروز شدن هر کاری انجام خواهم داد.
@Turkey_Learning