#متن:
(چوپان باهوش - بخش اول)
Eski çağlarda Şahimerdan isimli bir hân yaşarmış. Hân, bir gün bütün halkı toplamış ve onlara şöyle bir vazife vermiş:
Şu soruların cevabını en kısa zamanda bulun: Doğu ile batının arası kaç günlük yol? Allah, şu anda ne yapıyor? Bu iki sorunun cevabını üç gün içinde bulamazsanız hepinizin boynunu vururum!..
در زمانهای قدیم یک خان به نام شاهیمردان زندگی میکرد. روزی خان تمام مردم را جمع کرد و به آنها چنین وظیفهای داد:
پاسخ این سؤالات رو در کوتاهترین زمان پیدا کنید: بین شرق و غرب چند روز راه است؟ اکنون الله چه کار میکند؟ اگر جواب این دو سؤال را در سه روز پیدا نکنید گردن همتون را میزنم!...
@Turkey_Learning
(چوپان باهوش - بخش اول)
Eski çağlarda Şahimerdan isimli bir hân yaşarmış. Hân, bir gün bütün halkı toplamış ve onlara şöyle bir vazife vermiş:
Şu soruların cevabını en kısa zamanda bulun: Doğu ile batının arası kaç günlük yol? Allah, şu anda ne yapıyor? Bu iki sorunun cevabını üç gün içinde bulamazsanız hepinizin boynunu vururum!..
در زمانهای قدیم یک خان به نام شاهیمردان زندگی میکرد. روزی خان تمام مردم را جمع کرد و به آنها چنین وظیفهای داد:
پاسخ این سؤالات رو در کوتاهترین زمان پیدا کنید: بین شرق و غرب چند روز راه است؟ اکنون الله چه کار میکند؟ اگر جواب این دو سؤال را در سه روز پیدا نکنید گردن همتون را میزنم!...
@Turkey_Learning
👍1
🌸🌿🌸🌿🌸🌿🌸🌿🌸
🌿🌸
🌸
#گرامر_ترکی:
💡زمان گذشته استمراری (Belirsiz geçmiş zaman):
📌خبری مثبت:
برای ساخت ابتدا ریشه فعل را آورده و سپس پسوندهای زیر را بترتیب برای اول شخص مفرد، دوم شخص مفرد، سوم شخص مفرد، اول شخص جمع، دوم شخص جمع و سوم شخص جمع به ریشه فعل میافزاییم:
mişim / mışım / muşum / müşüm
mişin / mışın / muşun / müşün
miş / mış / muş / müş
mişiz / mışız / muşuz / müşüz
mişsiniz / mışsınız / muşsunuz / müşsünüz
mişler / mışlar / muşlar / müşler
مثال:
gitmek
رفتن
gitmişim
رفتهام
gitmişin
رفتهای
gitmiş
رفته است
gitmişiz
رفتهایم
gitmişsiniz
رفتهاید
gitmişler
رفتهاند
🇹🇷@Turkey_Learning
🌿
🌸🌿
🌿🌸🌿🌸🌿🌸🌿🌸🌿
🌿🌸
🌸
#گرامر_ترکی:
💡زمان گذشته استمراری (Belirsiz geçmiş zaman):
📌خبری مثبت:
برای ساخت ابتدا ریشه فعل را آورده و سپس پسوندهای زیر را بترتیب برای اول شخص مفرد، دوم شخص مفرد، سوم شخص مفرد، اول شخص جمع، دوم شخص جمع و سوم شخص جمع به ریشه فعل میافزاییم:
mişim / mışım / muşum / müşüm
mişin / mışın / muşun / müşün
miş / mış / muş / müş
mişiz / mışız / muşuz / müşüz
mişsiniz / mışsınız / muşsunuz / müşsünüz
mişler / mışlar / muşlar / müşler
مثال:
gitmek
رفتن
gitmişim
رفتهام
gitmişin
رفتهای
gitmiş
رفته است
gitmişiz
رفتهایم
gitmişsiniz
رفتهاید
gitmişler
رفتهاند
🇹🇷@Turkey_Learning
🌿
🌸🌿
🌿🌸🌿🌸🌿🌸🌿🌸🌿
#فلش_کارت:
(عادتهای روزانه من - بخش چهارم)
بخش اول: https://t.me/Turkey_Learning/1385
بخش دوم: https://t.me/Turkey_Learning/1392
بخش سوم: https://t.me/Turkey_Learning/1408
Telefonumu şarj ederim.
(باطری) تلفنم را شارژ میکنم.
Yarın için plan yaparım.
برای فردا برنامهریزی میکنم.
Gece yarısı civarı yatmaya giderim.
حوالی نیمه شب میروم برای خوابیدن.
Sabah 7'de uyanırım.
7 صبح بیدار میشم.
Alarmımı kapatırım.
ساعت زنگدارم رو خاموش میکنم.
Yataktan kalkarım.
از رخت خواب بلند میشم.
Kahvaltı ederim.
صبحانه میخورم.
@Turkey_Learning
(عادتهای روزانه من - بخش چهارم)
بخش اول: https://t.me/Turkey_Learning/1385
بخش دوم: https://t.me/Turkey_Learning/1392
بخش سوم: https://t.me/Turkey_Learning/1408
Telefonumu şarj ederim.
(باطری) تلفنم را شارژ میکنم.
Yarın için plan yaparım.
برای فردا برنامهریزی میکنم.
Gece yarısı civarı yatmaya giderim.
حوالی نیمه شب میروم برای خوابیدن.
Sabah 7'de uyanırım.
7 صبح بیدار میشم.
Alarmımı kapatırım.
ساعت زنگدارم رو خاموش میکنم.
Yataktan kalkarım.
از رخت خواب بلند میشم.
Kahvaltı ederim.
صبحانه میخورم.
@Turkey_Learning
Telegram
آموزش زبان ترکی
#فلش_کارت:
(عادتهای روزانه من - بخش اول)
Dişlerimi fırçalarım.
دندونام رو مسواک میزنم.
Kapıyı kilitlerim.
در رو قفل میکنم.
İşe giderim.
سر کار میرم.
Akıllı telefonumdan müzik dinlerim.
تو تلفن هوشمندم موسیقی گوش میدم.
@Turkey_Learning
(عادتهای روزانه من - بخش اول)
Dişlerimi fırçalarım.
دندونام رو مسواک میزنم.
Kapıyı kilitlerim.
در رو قفل میکنم.
İşe giderim.
سر کار میرم.
Akıllı telefonumdan müzik dinlerim.
تو تلفن هوشمندم موسیقی گوش میدم.
@Turkey_Learning
مثال:
İtfaiyeci bir yangın söndürücü taşıyor.
آتش نشان یک کپسول آتش خاموشکن حمل میکند.
Bir itfaiyecinin hayatını pahasına yangın söndürüldü.
آتش به قیمت جان یک آتش نشان خاموش شد.
Bence o dünyanın en cesur itfaiyecisi.
از نظر من او شجاع ترین آتش نشان جهان است.
Bir itfaiyeci olmak için kararını verdi.
او تصمیم خود را برای آتش نشان شدن گرفت.
@Turkey_Learning
İtfaiyeci bir yangın söndürücü taşıyor.
آتش نشان یک کپسول آتش خاموشکن حمل میکند.
Bir itfaiyecinin hayatını pahasına yangın söndürüldü.
آتش به قیمت جان یک آتش نشان خاموش شد.
Bence o dünyanın en cesur itfaiyecisi.
از نظر من او شجاع ترین آتش نشان جهان است.
Bir itfaiyeci olmak için kararını verdi.
او تصمیم خود را برای آتش نشان شدن گرفت.
@Turkey_Learning
مثال:
Dün asansörde sıkıştım.
دیروز در آسانسور گیر کردم.
Bir gökdelendeki asansörler hayati sistemlerdir.
آسانسورهای یک آسمان خراش سیستمهای حیاتیای هستند.
Bir asansör yukarı ve bir asansör aşağı gidiyor.
یک آسانسور به بالا و یک آسانسور به پایین میرود.
Yangın durumunda, asansör kullanmayın.
در صورت آتش سوزی، از آسانسور استفاده نکنید.
kalabalık asansör
آسانسور شلوغ
@Turkey_Learning
Dün asansörde sıkıştım.
دیروز در آسانسور گیر کردم.
Bir gökdelendeki asansörler hayati sistemlerdir.
آسانسورهای یک آسمان خراش سیستمهای حیاتیای هستند.
Bir asansör yukarı ve bir asansör aşağı gidiyor.
یک آسانسور به بالا و یک آسانسور به پایین میرود.
Yangın durumunda, asansör kullanmayın.
در صورت آتش سوزی، از آسانسور استفاده نکنید.
kalabalık asansör
آسانسور شلوغ
@Turkey_Learning
#متن:
(چوبان باهوش - بخش دوم)
بخش اول: https://t.me/Turkey_Learning/1414
Hânın fermanına uymak lâzım, yoksa sonunda ölüm var. Ahali, üç gün düşünmüş taşınmış; fakat soruların cevabını bulamamış. Verilen üç gün bittikten sonra cellatlar, halkı sorgu alanına toplamışlar. Fakat, hânın sorularının cevabını hiç kimse bilmiyormuş. Yüce dağın eteklerinde bir çoban, ahalinin müşkül hâlini görmüş. Yoldan geçen bir atlıya ne olup bittiğini sormuş. Yolcu şöyle demiş:
اطاعت از دستور خان ضرروی است، درغیراینصورت عاقبتش مرگ است. مردم سه روز به فکر فرو رفتند اما جواب سؤالات را پیدا نکردند. بعد از اتمام سه روز داده شده، جلادها مردم را به میدان بازجویی جمع کردند. اما جواب سؤالات خان را هیچکس نمیدانست. در دامنههای کوه عظیم، چوپانی وضعیت وخیم مردم را دید. از سوارهای که از راه میگذشت اتفاق افتاده را پرسید. سرنشین (مسافر) چنین گفت:
@Turkey_Learning
(چوبان باهوش - بخش دوم)
بخش اول: https://t.me/Turkey_Learning/1414
Hânın fermanına uymak lâzım, yoksa sonunda ölüm var. Ahali, üç gün düşünmüş taşınmış; fakat soruların cevabını bulamamış. Verilen üç gün bittikten sonra cellatlar, halkı sorgu alanına toplamışlar. Fakat, hânın sorularının cevabını hiç kimse bilmiyormuş. Yüce dağın eteklerinde bir çoban, ahalinin müşkül hâlini görmüş. Yoldan geçen bir atlıya ne olup bittiğini sormuş. Yolcu şöyle demiş:
اطاعت از دستور خان ضرروی است، درغیراینصورت عاقبتش مرگ است. مردم سه روز به فکر فرو رفتند اما جواب سؤالات را پیدا نکردند. بعد از اتمام سه روز داده شده، جلادها مردم را به میدان بازجویی جمع کردند. اما جواب سؤالات خان را هیچکس نمیدانست. در دامنههای کوه عظیم، چوپانی وضعیت وخیم مردم را دید. از سوارهای که از راه میگذشت اتفاق افتاده را پرسید. سرنشین (مسافر) چنین گفت:
@Turkey_Learning
Telegram
آموزش زبان ترکی
#متن:
(چوپان باهوش - بخش اول)
Eski çağlarda Şahimerdan isimli bir hân yaşarmış. Hân, bir gün bütün halkı toplamış ve onlara şöyle bir vazife vermiş:
Şu soruların cevabını en kısa zamanda bulun: Doğu ile batının arası kaç günlük yol? Allah, şu anda ne yapıyor?…
(چوپان باهوش - بخش اول)
Eski çağlarda Şahimerdan isimli bir hân yaşarmış. Hân, bir gün bütün halkı toplamış ve onlara şöyle bir vazife vermiş:
Şu soruların cevabını en kısa zamanda bulun: Doğu ile batının arası kaç günlük yol? Allah, şu anda ne yapıyor?…
مثال:
Sanatçı bir resim çiziyor.
هنرمند، یک تصویر میکشد.
Sanatçı bir resim çizdi.
هنرمند، یک تصویر کشید.
Ben resimlendiriciye, bana bir resim çizmesini söyledim.
من به نقاش گفتم، برایم یک تصویر نقاشی کند.
Çocuklar anaokulu sınıfında çizim ve boyama yapıyorlar.
کودکان در کلاس مهد کودک، نقاشی و رنگ آمیزی میکنند.
Sanatçı bir yazı fırçası ile Çince karakterler çiziyor.
هنرمند(نقاش) با یک قلم مو ، شخصیتهای چینی را نقاشی میکند.
@Turkey_Learning
Sanatçı bir resim çiziyor.
هنرمند، یک تصویر میکشد.
Sanatçı bir resim çizdi.
هنرمند، یک تصویر کشید.
Ben resimlendiriciye, bana bir resim çizmesini söyledim.
من به نقاش گفتم، برایم یک تصویر نقاشی کند.
Çocuklar anaokulu sınıfında çizim ve boyama yapıyorlar.
کودکان در کلاس مهد کودک، نقاشی و رنگ آمیزی میکنند.
Sanatçı bir yazı fırçası ile Çince karakterler çiziyor.
هنرمند(نقاش) با یک قلم مو ، شخصیتهای چینی را نقاشی میکند.
@Turkey_Learning