قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ وَ صَحْبِهِ وَسَلَّمَ
[ مَنْ فَطَّرَ صَائِمًا
كَانَ لَهُ مِثْلُ أَجْرِهِ
غَيْرَ أَنَّهُ لَا يَنْقُصُ مِنْ أَجْرِ الصَّائِمِ شَيْئًا. ]
رواه الترمذي
Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Kim, bir oruçluyu iftar ettirirse, ona oruçlunun sevabının aynısı verilir (onun kadar sevap kazanır). Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmez."
Tirmizi rivayet etmiştir
t.me/Turkce_Arabca
[ مَنْ فَطَّرَ صَائِمًا
كَانَ لَهُ مِثْلُ أَجْرِهِ
غَيْرَ أَنَّهُ لَا يَنْقُصُ مِنْ أَجْرِ الصَّائِمِ شَيْئًا. ]
رواه الترمذي
Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Kim, bir oruçluyu iftar ettirirse, ona oruçlunun sevabının aynısı verilir (onun kadar sevap kazanır). Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmez."
Tirmizi rivayet etmiştir
t.me/Turkce_Arabca
Forwarded from سيدي وحبيبي محمد ﷺ أناشيد اسلامية
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَصَحبِهِ وَسَلَّمَ:
"السَّحورُ أُكْلَةُ بَرَكةٍ، فلا تَدَعوه، ولو أنْ يَجرَعَ أَحَدُكم جُرْعةً من ماءٍ؛ فإنَّ اللهَ وملائكتَه يُصلُّونَ على المُتَسَحِّرينَ."
حَدِيثٌ حَسَنٌ رَوَاهُ أحمد.
Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Sahurda bereket vardır. Bir yudum su içmek dahi olsa onu terketmeyin. Zira Allah ve melekleri sahura kalkanlar için dua ederler."
Ahmet bin Hanbel rivayet etmiştir
"السَّحورُ أُكْلَةُ بَرَكةٍ، فلا تَدَعوه، ولو أنْ يَجرَعَ أَحَدُكم جُرْعةً من ماءٍ؛ فإنَّ اللهَ وملائكتَه يُصلُّونَ على المُتَسَحِّرينَ."
حَدِيثٌ حَسَنٌ رَوَاهُ أحمد.
Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Sahurda bereket vardır. Bir yudum su içmek dahi olsa onu terketmeyin. Zira Allah ve melekleri sahura kalkanlar için dua ederler."
Ahmet bin Hanbel rivayet etmiştir
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَليهِ وَآلِهِ وَصَحبِهِ وَسَلَّمَ:
( ثَلاَثٌ لاَ يُغَلُّ عَلَيْهِنَّ قَلْبُ مُسْلِمٍ:
إِخْلاَصُ الْعَمَلِ لِلَّهِ ، وَمُنَاصَحَةُ أَئِمَّةِ الْمُسْلِمِينَ ، وَلُزُومِ جَمَاعَتِهِمْ ).
حَدِيثٌ صَحِيحٌ رَوَاهُ التِّرمِذي.
لَا يُغِلُّ عَلَيْهِنَّ = لا يبقى في قلبه غل ولا غش ولا حقد.
Resulullah s.a.v. şöyle buyurmuştur:
( Üç şey vardır ki bunlar bir Müslümanda bulunursa kalbinde kötülük beslemez:
Yaptığı işi Allah için samimice yapmak,
Müslümanların başındaki insanların birbirine nasihat etmeleri ve Müslümanlarla bir arada bulunma ).
Sahih hadistir. Tirmizî rivayet etmiştir.
( ثَلاَثٌ لاَ يُغَلُّ عَلَيْهِنَّ قَلْبُ مُسْلِمٍ:
إِخْلاَصُ الْعَمَلِ لِلَّهِ ، وَمُنَاصَحَةُ أَئِمَّةِ الْمُسْلِمِينَ ، وَلُزُومِ جَمَاعَتِهِمْ ).
حَدِيثٌ صَحِيحٌ رَوَاهُ التِّرمِذي.
لَا يُغِلُّ عَلَيْهِنَّ = لا يبقى في قلبه غل ولا غش ولا حقد.
Resulullah s.a.v. şöyle buyurmuştur:
( Üç şey vardır ki bunlar bir Müslümanda bulunursa kalbinde kötülük beslemez:
Yaptığı işi Allah için samimice yapmak,
Müslümanların başındaki insanların birbirine nasihat etmeleri ve Müslümanlarla bir arada bulunma ).
Sahih hadistir. Tirmizî rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَصَحبِهِ وَسَلَّمَ:
( الصِّيَامُ وَالْقُرْآنُ يَشْفَعَانِ لِلْعَبْدِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ،
يَقُولُ الصِّيَامُ : أَيْ رَبِّ مَنَعْتُهُ الطَّعَامَ وَالشَّهَوَاتِ بِالنَّهَارِ فَشَفِّعْنِي فِيهِ
وَيَقُولُ : الْقُرْآنُ مَنَعْتُهُ النَّوْمَ بِاللَّيْلِ فَشَفِّعْنِي فِيهِ قَالَ : فَيُشَفَّعَانِ ).
حديث صحيح رواه أحمد.
Rasulallah (sav) şöyle buyurmuştur:
( Oruç ve Kur’ân Kıyamet Günü kula şefaat edeceklerdir.
Oruç diyecek ki:
“Ya Rabbi, ben onu gündüzleri yeyip içmekten ve zevklerinden alıkoydum. Bunun için onun hakkındaki şefaatimi kabul buyur.”
Kur’ân da şöyle diyecek:
“Ya Rabbi, ben onu geceleri uykusundan alıkoydum. Bunun için onun hakkındaki şefaatimi kabul buyur.”
“Bunların her ikisinin de şefaati kabul edilir.” )
Ahmet bin Hanbel rivayet etmiştir
( الصِّيَامُ وَالْقُرْآنُ يَشْفَعَانِ لِلْعَبْدِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ،
يَقُولُ الصِّيَامُ : أَيْ رَبِّ مَنَعْتُهُ الطَّعَامَ وَالشَّهَوَاتِ بِالنَّهَارِ فَشَفِّعْنِي فِيهِ
وَيَقُولُ : الْقُرْآنُ مَنَعْتُهُ النَّوْمَ بِاللَّيْلِ فَشَفِّعْنِي فِيهِ قَالَ : فَيُشَفَّعَانِ ).
حديث صحيح رواه أحمد.
Rasulallah (sav) şöyle buyurmuştur:
( Oruç ve Kur’ân Kıyamet Günü kula şefaat edeceklerdir.
Oruç diyecek ki:
“Ya Rabbi, ben onu gündüzleri yeyip içmekten ve zevklerinden alıkoydum. Bunun için onun hakkındaki şefaatimi kabul buyur.”
Kur’ân da şöyle diyecek:
“Ya Rabbi, ben onu geceleri uykusundan alıkoydum. Bunun için onun hakkındaki şefaatimi kabul buyur.”
“Bunların her ikisinin de şefaati kabul edilir.” )
Ahmet bin Hanbel rivayet etmiştir
عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ قَالَ:
"فَرَضَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ زَكَاةَ الْفِطْرِ طُهْرَةً لِلصَّائِمِ مِنْ اللَّغْوِ وَالرَّفَثِ وَطُعْمَةً لِلْمَسَاكِينِ، مَنْ أَدَّاهَا قَبْلَ الصَّلاةِ فَهِيَ زَكَاةٌ مَقْبُولَةٌ، وَمَنْ أَدَّاهَا بَعْدَ الصَّلاةِ فَهِيَ صَدَقَةٌ مِنْ الصَّدَقَاتِ."
رواه أبو داود.
اللَّغْوِ أي الكلام عديم الفائدة
الرَّفَثِ هو الكلام الفاحش والبذيء.
Abdullah b. Abbas (r.a.) şöyle buyurmuştur:
"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- fıtır sadakasını (fitreyi), oruçluyu ağzından çıkan her türlü gereksiz ve çirkin sözünden (günahından) arındırmak ve yoksullara gıda olması için farz kıldı. Kim fıtır sadakasını bayram namazından önce verirse, o kabul olunan bir sadakadır. Kim de onu bayram namazından sonra verirse, o sadakalardan bir sadaka olur."
Ebû Davud (r.a.) rivayet etmiştir.
_______
"فَرَضَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ زَكَاةَ الْفِطْرِ طُهْرَةً لِلصَّائِمِ مِنْ اللَّغْوِ وَالرَّفَثِ وَطُعْمَةً لِلْمَسَاكِينِ، مَنْ أَدَّاهَا قَبْلَ الصَّلاةِ فَهِيَ زَكَاةٌ مَقْبُولَةٌ، وَمَنْ أَدَّاهَا بَعْدَ الصَّلاةِ فَهِيَ صَدَقَةٌ مِنْ الصَّدَقَاتِ."
رواه أبو داود.
اللَّغْوِ أي الكلام عديم الفائدة
الرَّفَثِ هو الكلام الفاحش والبذيء.
Abdullah b. Abbas (r.a.) şöyle buyurmuştur:
"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- fıtır sadakasını (fitreyi), oruçluyu ağzından çıkan her türlü gereksiz ve çirkin sözünden (günahından) arındırmak ve yoksullara gıda olması için farz kıldı. Kim fıtır sadakasını bayram namazından önce verirse, o kabul olunan bir sadakadır. Kim de onu bayram namazından sonra verirse, o sadakalardan bir sadaka olur."
Ebû Davud (r.a.) rivayet etmiştir.
_______
عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ رضي الله عنه ، قَالَ:
( كَانَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم َلا يَغْدُو يَوْمَ الْفِطْرِ حَتَّى يَأْكُلَ تَمَرَاتٍ.
ويأكلهن وِتراً. )
رواه البخاري
Enes b. Malik (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre
"Rasûlullah (s.a.v.) bir kaç hurma yemeden bayram namazına gitmezdi. Yediği hurmaların adedi de tekli sayılardı."
Buhari (ra) rivayet etmiştir.
( كَانَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم َلا يَغْدُو يَوْمَ الْفِطْرِ حَتَّى يَأْكُلَ تَمَرَاتٍ.
ويأكلهن وِتراً. )
رواه البخاري
Enes b. Malik (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre
"Rasûlullah (s.a.v.) bir kaç hurma yemeden bayram namazına gitmezdi. Yediği hurmaların adedi de tekli sayılardı."
Buhari (ra) rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَصَحبِهِ وَسَلَّمَ:
"صِيَامُ شَهْرِ رَمَضَانَ بِعَشَرَةِ أَشْهُرٍ، وَصِيَامُ سِتَّةِ أَيَّامٍ بِشَهْرَيْنِ، فَذَلِكَ صِيَامِ السَّنَةِ."
حَدِيثٌ صَحِيحٌ رَوَاه أحمد.
Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Ramazan ayı orucu on aya, (Ramazan'dan sonra tutulan) altı günlük oruç ise, iki aya denktir ki bu bir senelik oruç demektir."
Ahmet bin Hanbel rivayet etmiştir.
"صِيَامُ شَهْرِ رَمَضَانَ بِعَشَرَةِ أَشْهُرٍ، وَصِيَامُ سِتَّةِ أَيَّامٍ بِشَهْرَيْنِ، فَذَلِكَ صِيَامِ السَّنَةِ."
حَدِيثٌ صَحِيحٌ رَوَاه أحمد.
Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Ramazan ayı orucu on aya, (Ramazan'dan sonra tutulan) altı günlük oruç ise, iki aya denktir ki bu bir senelik oruç demektir."
Ahmet bin Hanbel rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَصَحبِهِ وَسَلَّمَ:
"مَنْ صَامَ رَمَضَانَ ثُمَّ أَتْبَعَهُ سِتًّا مِنْ شَوَّالٍ كَانَ كَصِيَامِ الدَّهْرِ."
رواه مسلم.
Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Kim Ramazan orucunu tutar ve ona şevval ayından altı gün ilave ederse, bütün yılı oruçlu geçirmiş gibi olur."
Müslim rivayet etmiştir.
"مَنْ صَامَ رَمَضَانَ ثُمَّ أَتْبَعَهُ سِتًّا مِنْ شَوَّالٍ كَانَ كَصِيَامِ الدَّهْرِ."
رواه مسلم.
Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Kim Ramazan orucunu tutar ve ona şevval ayından altı gün ilave ederse, bütün yılı oruçlu geçirmiş gibi olur."
Müslim rivayet etmiştir.
عَنْ أَبِي ذَرٍّ رضي الله عنه قَالَ:
قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللهِ ، أَيُّ مَسْجِدٍ وُضِعَ فِي الْأَرْضِ أَوَّل؟
قَالَ: «الْمَسْجِدُ الْحَرَامُ» قُلْتُ: ثُمَّ أَيٌّ؟
قَالَ: «الْمَسْجِدُ الْأَقْصَى» قُلْتُ: كَمْ بَيْنَهُمَا؟
قَالَ: «أَرْبَعُونَ سَنَةً، وَأَيْنَمَا أَدْرَكَتْكَ الصَّلَاةُ، فَصَلِّ، فَهُوَ مَسْجِدٌ»
رواه مسلم.
Ebû Zerr (Radıyallâhu Anh) anlatıyor:
Ben : "Ya Rasûlullâh Yeryüzünde ilk önce hangi mescidin bina edildi ? " dedim.
"Mescid-i Harâm" buyurdu.
"Sonra hangisi ?" dedim.
"Mescid-i Aksâ" buyurdu.
"Bu iki mescidin kuruluşu arasında ne kadar zaman vardır ?" dedim.
‘Kırk sene. Sen neredeyken namaz vakti girerse orada kıl. Yeryüzü mescit hükmündedir’ buyurdu.
Müslim rivayet etmiştir.
قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللهِ ، أَيُّ مَسْجِدٍ وُضِعَ فِي الْأَرْضِ أَوَّل؟
قَالَ: «الْمَسْجِدُ الْحَرَامُ» قُلْتُ: ثُمَّ أَيٌّ؟
قَالَ: «الْمَسْجِدُ الْأَقْصَى» قُلْتُ: كَمْ بَيْنَهُمَا؟
قَالَ: «أَرْبَعُونَ سَنَةً، وَأَيْنَمَا أَدْرَكَتْكَ الصَّلَاةُ، فَصَلِّ، فَهُوَ مَسْجِدٌ»
رواه مسلم.
Ebû Zerr (Radıyallâhu Anh) anlatıyor:
Ben : "Ya Rasûlullâh Yeryüzünde ilk önce hangi mescidin bina edildi ? " dedim.
"Mescid-i Harâm" buyurdu.
"Sonra hangisi ?" dedim.
"Mescid-i Aksâ" buyurdu.
"Bu iki mescidin kuruluşu arasında ne kadar zaman vardır ?" dedim.
‘Kırk sene. Sen neredeyken namaz vakti girerse orada kıl. Yeryüzü mescit hükmündedir’ buyurdu.
Müslim rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلَّمَ: "انْصُرْ أَخَاكَ ظَالِمًا أَوْ مَظْلُومًا." قَالُوا: "يَا رَسُولَ اللهِ، هَذَا نَنْصُرُهُ مَظْلُومًا، فَكَيْفَ نَنْصُرُهُ ظَالِمًا؟" قَالَ: "تَأْخُذُ فَوْقَ يَدَيْهِ."
رواه البخاري .
تَأْخُذُ فَوْقَ يَدَيْهِ أي تمنعه من الظلم .
Rasulallah (sav) şöyle buyurmuştur:
“Din kardeşin zalim de olsa mazlum da olsa ona yardım et.”
Bunun üzerine sahabeler "Eğer zâlimse nasıl yardım edelim?" dediler.
Rasulallah da (sav) şöyle buyurdu:
“Onun zulmetmesini engellersin.”
Buhari rivayet etmiştir.
رواه البخاري .
تَأْخُذُ فَوْقَ يَدَيْهِ أي تمنعه من الظلم .
Rasulallah (sav) şöyle buyurmuştur:
“Din kardeşin zalim de olsa mazlum da olsa ona yardım et.”
Bunun üzerine sahabeler "Eğer zâlimse nasıl yardım edelim?" dediler.
Rasulallah da (sav) şöyle buyurdu:
“Onun zulmetmesini engellersin.”
Buhari rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَصَحبِهِ وَسَلَّمَ:
"من نَصَر أخاه بظَهْر الغيب، نَصَره الله في الدُّنْيا والآخرة."
حَدِيثٌ حَسَنٌ رَوَاهُ البيهقي.
Rasulallah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Kim yokluğunda kardeşine yardım eder ve onu desteklerse Allah da ona dünyada ve ahirette yardım eder."
Hasen hadistir. Beyhaki rivayet etmiştir.
"من نَصَر أخاه بظَهْر الغيب، نَصَره الله في الدُّنْيا والآخرة."
حَدِيثٌ حَسَنٌ رَوَاهُ البيهقي.
Rasulallah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Kim yokluğunda kardeşine yardım eder ve onu desteklerse Allah da ona dünyada ve ahirette yardım eder."
Hasen hadistir. Beyhaki rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَصَحبِهِ وَسَلَّمَ:
"مَا مِنْ امْرِئٍ يَخْذُلُ امْرَأً مُسْلِمًا عِنْدَ مَوْطِنٍ تُنْتَهَكُ فِيهِ حُرْمَتُهُ وَيُنْتَقَصُ فِيهِ مِنْ عِرْضِهِ، إِلَّا خَذَلَهُ اللهُ عَزَّ وَجَلَّ فِي مَوْطِنٍ يُحِبُّ فِيهِ نُصْرَتَهُ."
حَدِيثٌ حَسَنٌ رَوَاهُ أحمد.
Rasulallah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Her kim bir müslümanı saygınlığının kaybolması, şerefinin elden gitmesi söz konusu olan bir yerde yardımsız bırakırsa, Allah da onu kendisine yardım edilmesini çok arzu ettiği bir yerde yalnız bırakır."
Ahmed b. Hanbel rivayet etmiştir.
"مَا مِنْ امْرِئٍ يَخْذُلُ امْرَأً مُسْلِمًا عِنْدَ مَوْطِنٍ تُنْتَهَكُ فِيهِ حُرْمَتُهُ وَيُنْتَقَصُ فِيهِ مِنْ عِرْضِهِ، إِلَّا خَذَلَهُ اللهُ عَزَّ وَجَلَّ فِي مَوْطِنٍ يُحِبُّ فِيهِ نُصْرَتَهُ."
حَدِيثٌ حَسَنٌ رَوَاهُ أحمد.
Rasulallah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Her kim bir müslümanı saygınlığının kaybolması, şerefinin elden gitmesi söz konusu olan bir yerde yardımsız bırakırsa, Allah da onu kendisine yardım edilmesini çok arzu ettiği bir yerde yalnız bırakır."
Ahmed b. Hanbel rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَصَحبِهِ وَسَلَّمَ:
"مَثَلُ الْمُؤْمِنِينَ فِي تَوَادِّهِمْ وَتَرَاحُمِهِمْ وَتَعَاطُفِهِمْ مَثَلُ الْجَسَدِ إِذَا اشْتَكَى مِنْهُ عُضْوٌ تَدَاعَى لَهُ سَائِرُ الْجَسَدِ بِالسَّهَرِ وَالْحُمَّى."
رواه البخاري ومسلم
Rasulallah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
[Mü’minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman diğer uzuvlar da bu sebeble uykusuz ve ateş içerisinde kalırlar]
Buhari ve Muslim rivayet etmişlerdir.
"مَثَلُ الْمُؤْمِنِينَ فِي تَوَادِّهِمْ وَتَرَاحُمِهِمْ وَتَعَاطُفِهِمْ مَثَلُ الْجَسَدِ إِذَا اشْتَكَى مِنْهُ عُضْوٌ تَدَاعَى لَهُ سَائِرُ الْجَسَدِ بِالسَّهَرِ وَالْحُمَّى."
رواه البخاري ومسلم
Rasulallah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
[Mü’minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman diğer uzuvlar da bu sebeble uykusuz ve ateş içerisinde kalırlar]
Buhari ve Muslim rivayet etmişlerdir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَصَحبِهِ وَسَلَّمَ:
"ما من أيامٍ أعظمُ عندَ اللهِ ولا أحبَّ إليه العملُ فيهنَّ من هذهِ الأيامِ العشرِ فأكثروا فِيهنَّ من التهليلِ والتكبيرِ والتحميدِ."
حديث صحيح رواه احمد.
Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur;
Kim Allah katında en büyük ve en güzel olan mübarek on günlere (zilhicce) yetişirse tehlil, tekbir ve tahmidi (hamd-ü senâ) bu günlerde çoğaltsın.
Ahmed rivayet etmiştir.
"ما من أيامٍ أعظمُ عندَ اللهِ ولا أحبَّ إليه العملُ فيهنَّ من هذهِ الأيامِ العشرِ فأكثروا فِيهنَّ من التهليلِ والتكبيرِ والتحميدِ."
حديث صحيح رواه احمد.
Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur;
Kim Allah katında en büyük ve en güzel olan mübarek on günlere (zilhicce) yetişirse tehlil, tekbir ve tahmidi (hamd-ü senâ) bu günlerde çoğaltsın.
Ahmed rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَليهِ وَآلِهِ وَصَحبِهِ وَسَلَّمَ:
"لاَ يُضَحِّيَنَّ أَحَدٌ حَتَّى يُصَلِّيَ."
رواه مسلم.
وقال أيضاً:
"مَنْ باع جلْدَ أُضْحِيَتِهِ، فلَا أضْحِيَةَ لَهُ."
حَدِيثٌ حَسَنٌ رَوَاهُ الحاكم.
Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Hiç bir kimse namazı kılmadıkça kat'iyyen kurban kesmesin."
Sahih hadistir. Muslim rivayet etmiştir.
Ve yine buyurdu ki:
"Kurban'ı derisini satan kimse kurbanından tam sevap alamaz."
Hasen hadistir. Hakim rivayet etmiştir.
"لاَ يُضَحِّيَنَّ أَحَدٌ حَتَّى يُصَلِّيَ."
رواه مسلم.
وقال أيضاً:
"مَنْ باع جلْدَ أُضْحِيَتِهِ، فلَا أضْحِيَةَ لَهُ."
حَدِيثٌ حَسَنٌ رَوَاهُ الحاكم.
Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Hiç bir kimse namazı kılmadıkça kat'iyyen kurban kesmesin."
Sahih hadistir. Muslim rivayet etmiştir.
Ve yine buyurdu ki:
"Kurban'ı derisini satan kimse kurbanından tam sevap alamaz."
Hasen hadistir. Hakim rivayet etmiştir.
عن الحسن بن علي رضي الله عنهما قال :
[ اَمَرَنَا رَسُوْلُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِى الْعِيْدَيْنِ
اَنْ نَلْبَسَ اَجْوَدَ مَا نَجِدُ ،
وَاَنْ نَتَطَيَّبَ بِاَجْوَدِ مَانَجِدُ ،
وَاَنْ نُضَحِّيَ بِاَثْمَنِ مَا نَجِدُ ]
رواه الحاكم.
➖➖➖➖➖
Hasan bin Ali (r.anhuma) şöyle buyurdu:
[ Rasulullah (sav) iki bayram için bize:
Bulduğumuz en güzel elbiseyi giymeyi,
Bulduğumuz en güzel kokuyu sürmeyi,
Bulduğumuz en değerli kurbanı kurban etmeyi,
emretti. ]
Hakım Rivayet etmiştir.
@Turkce_arabca
[ اَمَرَنَا رَسُوْلُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِى الْعِيْدَيْنِ
اَنْ نَلْبَسَ اَجْوَدَ مَا نَجِدُ ،
وَاَنْ نَتَطَيَّبَ بِاَجْوَدِ مَانَجِدُ ،
وَاَنْ نُضَحِّيَ بِاَثْمَنِ مَا نَجِدُ ]
رواه الحاكم.
➖➖➖➖➖
Hasan bin Ali (r.anhuma) şöyle buyurdu:
[ Rasulullah (sav) iki bayram için bize:
Bulduğumuz en güzel elbiseyi giymeyi,
Bulduğumuz en güzel kokuyu sürmeyi,
Bulduğumuz en değerli kurbanı kurban etmeyi,
emretti. ]
Hakım Rivayet etmiştir.
@Turkce_arabca
بِسْـــــــمِ اﷲ ِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم .
قُلْ إِنَّ صَلاَتِي وَنُسُكِي وَمَحْيَايَ وَمَمَاتِي لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
De ki: Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir.
إِنَّا أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ * فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ * إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْأَبْتَرُ
Muhakkak biz sana Kevser'i verdik.
Öyleyse Rabb'in için namaz kıl ve kurban kes.
Muhakkak ki sonu kesik olan, sana buğzedendir.
_____
عن عائشة رضي الله عنها ـ قالت: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: ما عمل ابن آدم يوم النحر أحب إلى الله من إهراق الدم, وإنه ليؤتى يوم القيامة بقرونها وأشعارها وأظلافها, وإن الدم ليقع من الله بمكان قبل أن يقع بالأرض, فطيبوا بها نفسا .
رواه الترمذي
Hz. Aişe’den rivayet edildiğine göre Peygamberimiz [aleyhissalatü vesselam] şöyle buyurur:
“Kurban bayramı günü Âdemoğlunun yapacağı en faziletli iş, kurban kesmektir. Şüphesiz o kurban kıyamet gününde, boynuzları, kılları, çatal tırnaklarıyla (sevap olarak) gelecektir. O kurban, daha kanı yere düşmeden önce, Allah c.c tarafından kabul edilir bu sebeple kurban kesme konusunda gönlünüz hoş olsun”
(Tirmizi rivayet etmiş
@Turkce_arabca
قُلْ إِنَّ صَلاَتِي وَنُسُكِي وَمَحْيَايَ وَمَمَاتِي لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
De ki: Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir.
إِنَّا أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ * فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ * إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْأَبْتَرُ
Muhakkak biz sana Kevser'i verdik.
Öyleyse Rabb'in için namaz kıl ve kurban kes.
Muhakkak ki sonu kesik olan, sana buğzedendir.
_____
عن عائشة رضي الله عنها ـ قالت: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: ما عمل ابن آدم يوم النحر أحب إلى الله من إهراق الدم, وإنه ليؤتى يوم القيامة بقرونها وأشعارها وأظلافها, وإن الدم ليقع من الله بمكان قبل أن يقع بالأرض, فطيبوا بها نفسا .
رواه الترمذي
Hz. Aişe’den rivayet edildiğine göre Peygamberimiz [aleyhissalatü vesselam] şöyle buyurur:
“Kurban bayramı günü Âdemoğlunun yapacağı en faziletli iş, kurban kesmektir. Şüphesiz o kurban kıyamet gününde, boynuzları, kılları, çatal tırnaklarıyla (sevap olarak) gelecektir. O kurban, daha kanı yere düşmeden önce, Allah c.c tarafından kabul edilir bu sebeple kurban kesme konusunda gönlünüz hoş olsun”
(Tirmizi rivayet etmiş
@Turkce_arabca
28- لِيَشْهَدُوا مَنَافِعَ لَهُمْ وَيَذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ فِي أَيَّامٍ مَّعْلُومَاتٍ عَلَى مَا رَزَقَهُم مِّن بَهِيمَةِ الأَنْعَامِ فَكُلُوا مِنْهَا وَأَطْعِمُوا الْبَائِسَ الْفَقِيرَ
28- Ta ki kendilerine ait birtakım menfaatlere şahid olsunlar; Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanları belli günlerde kurban ederken O'nun adını ansınlar. Siz de onlardan yiyin, yoksulu, fakiri de doyurun.
@Turkce_arabca
28- Ta ki kendilerine ait birtakım menfaatlere şahid olsunlar; Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanları belli günlerde kurban ederken O'nun adını ansınlar. Siz de onlardan yiyin, yoksulu, fakiri de doyurun.
@Turkce_arabca