عن أَنَسٍ بن مالك رضي الله عنه قَالَ :
{ لَقَدْ خَدَمْتُ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَشْرَ سِنِينَ ،
فَوَاللهِ مَا قَالَ لِي أُفٍّ قَطُّ ،
وَلَمْ يَقُلْ لِشَيْءٍ فَعَلْتُهُ لِمَ فَعَلْتَ كَذَا ،
وَلا لِشَيْءٍ لِمَ أَفْعَلْهُ أَلا فَعَلْتَ كَذَا }
رواه البخاري ومسلم
Enes bin Malik şöyle der ki :
{ Ben Hazret-i Peygambere on sene hizmet ettim.
Bana bir defa bile ‘öf' demedi,
Yaptığım hiç bir şey için 'neden yaptın',
yapmadığım bir şey için de 'neden yapmadın' diye sormadı. }
Buhari ve Müslim rivayet etmiştir.
@Turkce_Arabca
{ لَقَدْ خَدَمْتُ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَشْرَ سِنِينَ ،
فَوَاللهِ مَا قَالَ لِي أُفٍّ قَطُّ ،
وَلَمْ يَقُلْ لِشَيْءٍ فَعَلْتُهُ لِمَ فَعَلْتَ كَذَا ،
وَلا لِشَيْءٍ لِمَ أَفْعَلْهُ أَلا فَعَلْتَ كَذَا }
رواه البخاري ومسلم
Enes bin Malik şöyle der ki :
{ Ben Hazret-i Peygambere on sene hizmet ettim.
Bana bir defa bile ‘öf' demedi,
Yaptığım hiç bir şey için 'neden yaptın',
yapmadığım bir şey için de 'neden yapmadın' diye sormadı. }
Buhari ve Müslim rivayet etmiştir.
@Turkce_Arabca
عَنْ أَنَسٍ بن مالك رضي الله عنه قَالَ :
كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وآله وصحبه وَسَلَّمَ يَزُورُ الأَنْصَارَ ،
فَيُسَلِّمُ عَلَى صِبْيَانِهُمْ ،
وَيَمْسَحُ بِرِؤوسِهِمْ وَيَدْعُو لَهُمْ .
حديث صحيح رواه النسائي.
Enes b. Malik'ten (r.a.) rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir:
"Resulullah (s.a.v.) Ensarı ziyaret eder, küçüklere selam verir, onların başlarını okşar ve onlara dua ederdi"
Sahih hadistir. Nesai rivayet etmiştir.
Telegram üzerinden bizi takip edin
@Turkce_Arabca
كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وآله وصحبه وَسَلَّمَ يَزُورُ الأَنْصَارَ ،
فَيُسَلِّمُ عَلَى صِبْيَانِهُمْ ،
وَيَمْسَحُ بِرِؤوسِهِمْ وَيَدْعُو لَهُمْ .
حديث صحيح رواه النسائي.
Enes b. Malik'ten (r.a.) rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir:
"Resulullah (s.a.v.) Ensarı ziyaret eder, küçüklere selam verir, onların başlarını okşar ve onlara dua ederdi"
Sahih hadistir. Nesai rivayet etmiştir.
Telegram üzerinden bizi takip edin
@Turkce_Arabca
عن أُمِ الْمُؤمِنِينَ عَائِشَةَ رضي الله عنها أَنَّ رَسُولَ الله صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ إِذَارَأَى المَطَرَ قَالَ:
( اللَّهُمَّ صَيِّباً نَافِعاً )
رَوَاهُ الْبُخَارِيُّ.
صَيِّباً = مُنّهَمِراً مُتَدَفِقَاً .
Müminlerin annesi Aişe r.a'dan nakledilene göre;
Resulullah s.a.v yağmur yağdığında şöyle dua ederdi ;
( Allahım bize faydalı bir yağmur ver )
Buhari rivayet etmiştir.
صَيِّباً = yağmur bulutu, hızla akan, şiddetle akan
@Turkce_arabca
( اللَّهُمَّ صَيِّباً نَافِعاً )
رَوَاهُ الْبُخَارِيُّ.
صَيِّباً = مُنّهَمِراً مُتَدَفِقَاً .
Müminlerin annesi Aişe r.a'dan nakledilene göre;
Resulullah s.a.v yağmur yağdığında şöyle dua ederdi ;
( Allahım bize faydalı bir yağmur ver )
Buhari rivayet etmiştir.
صَيِّباً = yağmur bulutu, hızla akan, şiddetle akan
@Turkce_arabca
سُئل رسول الله صلى الله عليه وآله وصحبه وسلم عن كثرة صيامه في شهر شعبان
فقال :
( ذَلِكَ شَهْرٌ يَغْفُلُ النَّاسُ عَنهُ بَيْنَ رَجَبٍ وَرَمَضَانَ ،
وَهُوَ شَهْرٌ تُرْفَعُ فِيهِ الأعْمَالُ إِلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ
فَأُحِبُّ أَنْ يُرفَعَ عَمَلِي وَأَنَا صَائِمٌ )
رواه أَحْمَدُ وَالنَّسَائِيُّ
➖➖➖➖➖➖
Rasulullah'a (sav) şaban ayında (neden) çok oruç tuttuğu soruldu;
Resulullah(sav)
"Bu ay Recep ile Ramazan arasında insanların kendisinden gafil oldukları bir aydır. Bu ayda ameller âlemlerin Rabbine yükseltilir. Ben amelimin oruçlu iken Rabbime arz edilmesini isterim." buyurdu.
Ahmed bin Hanbel ve Nesai rivayet etmiştir.
@Turkce_Arabca
فقال :
( ذَلِكَ شَهْرٌ يَغْفُلُ النَّاسُ عَنهُ بَيْنَ رَجَبٍ وَرَمَضَانَ ،
وَهُوَ شَهْرٌ تُرْفَعُ فِيهِ الأعْمَالُ إِلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ
فَأُحِبُّ أَنْ يُرفَعَ عَمَلِي وَأَنَا صَائِمٌ )
رواه أَحْمَدُ وَالنَّسَائِيُّ
➖➖➖➖➖➖
Rasulullah'a (sav) şaban ayında (neden) çok oruç tuttuğu soruldu;
Resulullah(sav)
"Bu ay Recep ile Ramazan arasında insanların kendisinden gafil oldukları bir aydır. Bu ayda ameller âlemlerin Rabbine yükseltilir. Ben amelimin oruçlu iken Rabbime arz edilmesini isterim." buyurdu.
Ahmed bin Hanbel ve Nesai rivayet etmiştir.
@Turkce_Arabca
عَنْ البَراءِ بنِ عَازِب - رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ - قال :
أُهْدِيَتْ لِرَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ حُلَّةُ حَرِيرٍ ، فَجَعَلَ أَصْحَابُهُ يَلْمُسُونَهَا وَيَعْجَبُونَ مِنْ لِينِهَا فَقَالَ:
[ أَتَعْجَبُونَ مِنْ لِينِ هَذِهِ ؟
لَمَنَادِيلُ سَعْدِ بْنِ مُعَاذٍ فِي الْجَنَّةِ خَيْرٌ مِنْهَا وَأَلْيَنُ ].
رَوَاهُ مُسلِم.
Bera b. Azib'den (r.a.) rivayet edildiğine göre o şöyle söylemiştir:
"Hz. Peygamber'e (s.a.v.) ipek bir hulle (elbise) hediye edildi. Ashabı ona dokunmaya ve yumuşaklığından hayret etmeye koyuldu. Şöyle buyurdu:
[Bunun yumuşaklığına hayret mi ediyorsunuz? Andolsun Cennette Sa'd b. Muaz'ın mendilleri bundan daha hayırlı ve daha yumuşaktır.]
Muslim rivayet etmiştir.
@Turkce_Arabca
أُهْدِيَتْ لِرَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ حُلَّةُ حَرِيرٍ ، فَجَعَلَ أَصْحَابُهُ يَلْمُسُونَهَا وَيَعْجَبُونَ مِنْ لِينِهَا فَقَالَ:
[ أَتَعْجَبُونَ مِنْ لِينِ هَذِهِ ؟
لَمَنَادِيلُ سَعْدِ بْنِ مُعَاذٍ فِي الْجَنَّةِ خَيْرٌ مِنْهَا وَأَلْيَنُ ].
رَوَاهُ مُسلِم.
Bera b. Azib'den (r.a.) rivayet edildiğine göre o şöyle söylemiştir:
"Hz. Peygamber'e (s.a.v.) ipek bir hulle (elbise) hediye edildi. Ashabı ona dokunmaya ve yumuşaklığından hayret etmeye koyuldu. Şöyle buyurdu:
[Bunun yumuşaklığına hayret mi ediyorsunuz? Andolsun Cennette Sa'd b. Muaz'ın mendilleri bundan daha hayırlı ve daha yumuşaktır.]
Muslim rivayet etmiştir.
@Turkce_Arabca
عَنْ طَلْحَةَ بنِ عُبْيدِ اللَّهِ رضِيَ اللَّه عَنْهُ قال :
كان النبي صلى الله عليه و سلم إذا رأى الهلال قال :
{ اللَّهُمَّ أَهِلَّهُ علَيْنَا بِالأَمْنِ والإِيمَانِ ،
وَالسَّلامَةِ والإِسْلامِ ،
رَبِّي ورَبُّكَ اللَّه ،
هِلالُ رُشْدٍ وخَيْرٍ }.
حَدِيثٌ حَسَنٌ رَوَاهُ أحمَد.
Talha b. Ubeydullah r.a'dan nakledildiğine göre ;
Resulullah s.a.v hilal gördüğü zaman şöyle derdi :
{ Allahım bu yeni ayda bize emniyet ve selamet ver, islâm üzere geçmesini nasip eyle. (Ey) Hilal benim de Rabbim senin de Rabbin Allah'tır. Bu ay üzerimize hayırlı ve uğurlu olsun. }
Ahmad rivayet etmiştir.
كان النبي صلى الله عليه و سلم إذا رأى الهلال قال :
{ اللَّهُمَّ أَهِلَّهُ علَيْنَا بِالأَمْنِ والإِيمَانِ ،
وَالسَّلامَةِ والإِسْلامِ ،
رَبِّي ورَبُّكَ اللَّه ،
هِلالُ رُشْدٍ وخَيْرٍ }.
حَدِيثٌ حَسَنٌ رَوَاهُ أحمَد.
Talha b. Ubeydullah r.a'dan nakledildiğine göre ;
Resulullah s.a.v hilal gördüğü zaman şöyle derdi :
{ Allahım bu yeni ayda bize emniyet ve selamet ver, islâm üzere geçmesini nasip eyle. (Ey) Hilal benim de Rabbim senin de Rabbin Allah'tır. Bu ay üzerimize hayırlı ve uğurlu olsun. }
Ahmad rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَصَحبِهِ وَسَلَّمَ:
{ والَّذِي نَفْسُ محمدٍ بِيَدهِ لخَلُوفُ فمِ الصَّائم
أطيبُ عند الله مِن ريح المسك،
لِلصائمِ فَرْحَتَانِ يَفْرَحُهما؛
إِذَا أفْطَرَ فرحَ بِفطْرهِ،
وإِذَا لَقِي ربَّه فرح بصومِهِ }
رواه مسلم.
خلوف الفم = رائحة فم الصائم.
Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
[Muhammed´in canı kudret elinde olan Allah´a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir.
Oruçlunun rahatlayacağı iki sevinç anı vardır: Birisi, iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbine kavuştuğu andır.]
Muslim (r.a.) rivayet etmiştir.
{ والَّذِي نَفْسُ محمدٍ بِيَدهِ لخَلُوفُ فمِ الصَّائم
أطيبُ عند الله مِن ريح المسك،
لِلصائمِ فَرْحَتَانِ يَفْرَحُهما؛
إِذَا أفْطَرَ فرحَ بِفطْرهِ،
وإِذَا لَقِي ربَّه فرح بصومِهِ }
رواه مسلم.
خلوف الفم = رائحة فم الصائم.
Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
[Muhammed´in canı kudret elinde olan Allah´a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir.
Oruçlunun rahatlayacağı iki sevinç anı vardır: Birisi, iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbine kavuştuğu andır.]
Muslim (r.a.) rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ وَ صَحْبِهِ وَسَلَّمَ
[ مَنْ فَطَّرَ صَائِمًا
كَانَ لَهُ مِثْلُ أَجْرِهِ
غَيْرَ أَنَّهُ لَا يَنْقُصُ مِنْ أَجْرِ الصَّائِمِ شَيْئًا. ]
رواه الترمذي
Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Kim, bir oruçluyu iftar ettirirse, ona oruçlunun sevabının aynısı verilir (onun kadar sevap kazanır). Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmez."
Tirmizi rivayet etmiştir
t.me/Turkce_Arabca
[ مَنْ فَطَّرَ صَائِمًا
كَانَ لَهُ مِثْلُ أَجْرِهِ
غَيْرَ أَنَّهُ لَا يَنْقُصُ مِنْ أَجْرِ الصَّائِمِ شَيْئًا. ]
رواه الترمذي
Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Kim, bir oruçluyu iftar ettirirse, ona oruçlunun sevabının aynısı verilir (onun kadar sevap kazanır). Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmez."
Tirmizi rivayet etmiştir
t.me/Turkce_Arabca
Forwarded from سيدي وحبيبي محمد ﷺ أناشيد اسلامية
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَصَحبِهِ وَسَلَّمَ:
"السَّحورُ أُكْلَةُ بَرَكةٍ، فلا تَدَعوه، ولو أنْ يَجرَعَ أَحَدُكم جُرْعةً من ماءٍ؛ فإنَّ اللهَ وملائكتَه يُصلُّونَ على المُتَسَحِّرينَ."
حَدِيثٌ حَسَنٌ رَوَاهُ أحمد.
Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Sahurda bereket vardır. Bir yudum su içmek dahi olsa onu terketmeyin. Zira Allah ve melekleri sahura kalkanlar için dua ederler."
Ahmet bin Hanbel rivayet etmiştir
"السَّحورُ أُكْلَةُ بَرَكةٍ، فلا تَدَعوه، ولو أنْ يَجرَعَ أَحَدُكم جُرْعةً من ماءٍ؛ فإنَّ اللهَ وملائكتَه يُصلُّونَ على المُتَسَحِّرينَ."
حَدِيثٌ حَسَنٌ رَوَاهُ أحمد.
Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Sahurda bereket vardır. Bir yudum su içmek dahi olsa onu terketmeyin. Zira Allah ve melekleri sahura kalkanlar için dua ederler."
Ahmet bin Hanbel rivayet etmiştir
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَليهِ وَآلِهِ وَصَحبِهِ وَسَلَّمَ:
( ثَلاَثٌ لاَ يُغَلُّ عَلَيْهِنَّ قَلْبُ مُسْلِمٍ:
إِخْلاَصُ الْعَمَلِ لِلَّهِ ، وَمُنَاصَحَةُ أَئِمَّةِ الْمُسْلِمِينَ ، وَلُزُومِ جَمَاعَتِهِمْ ).
حَدِيثٌ صَحِيحٌ رَوَاهُ التِّرمِذي.
لَا يُغِلُّ عَلَيْهِنَّ = لا يبقى في قلبه غل ولا غش ولا حقد.
Resulullah s.a.v. şöyle buyurmuştur:
( Üç şey vardır ki bunlar bir Müslümanda bulunursa kalbinde kötülük beslemez:
Yaptığı işi Allah için samimice yapmak,
Müslümanların başındaki insanların birbirine nasihat etmeleri ve Müslümanlarla bir arada bulunma ).
Sahih hadistir. Tirmizî rivayet etmiştir.
( ثَلاَثٌ لاَ يُغَلُّ عَلَيْهِنَّ قَلْبُ مُسْلِمٍ:
إِخْلاَصُ الْعَمَلِ لِلَّهِ ، وَمُنَاصَحَةُ أَئِمَّةِ الْمُسْلِمِينَ ، وَلُزُومِ جَمَاعَتِهِمْ ).
حَدِيثٌ صَحِيحٌ رَوَاهُ التِّرمِذي.
لَا يُغِلُّ عَلَيْهِنَّ = لا يبقى في قلبه غل ولا غش ولا حقد.
Resulullah s.a.v. şöyle buyurmuştur:
( Üç şey vardır ki bunlar bir Müslümanda bulunursa kalbinde kötülük beslemez:
Yaptığı işi Allah için samimice yapmak,
Müslümanların başındaki insanların birbirine nasihat etmeleri ve Müslümanlarla bir arada bulunma ).
Sahih hadistir. Tirmizî rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَصَحبِهِ وَسَلَّمَ:
( الصِّيَامُ وَالْقُرْآنُ يَشْفَعَانِ لِلْعَبْدِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ،
يَقُولُ الصِّيَامُ : أَيْ رَبِّ مَنَعْتُهُ الطَّعَامَ وَالشَّهَوَاتِ بِالنَّهَارِ فَشَفِّعْنِي فِيهِ
وَيَقُولُ : الْقُرْآنُ مَنَعْتُهُ النَّوْمَ بِاللَّيْلِ فَشَفِّعْنِي فِيهِ قَالَ : فَيُشَفَّعَانِ ).
حديث صحيح رواه أحمد.
Rasulallah (sav) şöyle buyurmuştur:
( Oruç ve Kur’ân Kıyamet Günü kula şefaat edeceklerdir.
Oruç diyecek ki:
“Ya Rabbi, ben onu gündüzleri yeyip içmekten ve zevklerinden alıkoydum. Bunun için onun hakkındaki şefaatimi kabul buyur.”
Kur’ân da şöyle diyecek:
“Ya Rabbi, ben onu geceleri uykusundan alıkoydum. Bunun için onun hakkındaki şefaatimi kabul buyur.”
“Bunların her ikisinin de şefaati kabul edilir.” )
Ahmet bin Hanbel rivayet etmiştir
( الصِّيَامُ وَالْقُرْآنُ يَشْفَعَانِ لِلْعَبْدِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ،
يَقُولُ الصِّيَامُ : أَيْ رَبِّ مَنَعْتُهُ الطَّعَامَ وَالشَّهَوَاتِ بِالنَّهَارِ فَشَفِّعْنِي فِيهِ
وَيَقُولُ : الْقُرْآنُ مَنَعْتُهُ النَّوْمَ بِاللَّيْلِ فَشَفِّعْنِي فِيهِ قَالَ : فَيُشَفَّعَانِ ).
حديث صحيح رواه أحمد.
Rasulallah (sav) şöyle buyurmuştur:
( Oruç ve Kur’ân Kıyamet Günü kula şefaat edeceklerdir.
Oruç diyecek ki:
“Ya Rabbi, ben onu gündüzleri yeyip içmekten ve zevklerinden alıkoydum. Bunun için onun hakkındaki şefaatimi kabul buyur.”
Kur’ân da şöyle diyecek:
“Ya Rabbi, ben onu geceleri uykusundan alıkoydum. Bunun için onun hakkındaki şefaatimi kabul buyur.”
“Bunların her ikisinin de şefaati kabul edilir.” )
Ahmet bin Hanbel rivayet etmiştir
عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ قَالَ:
"فَرَضَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ زَكَاةَ الْفِطْرِ طُهْرَةً لِلصَّائِمِ مِنْ اللَّغْوِ وَالرَّفَثِ وَطُعْمَةً لِلْمَسَاكِينِ، مَنْ أَدَّاهَا قَبْلَ الصَّلاةِ فَهِيَ زَكَاةٌ مَقْبُولَةٌ، وَمَنْ أَدَّاهَا بَعْدَ الصَّلاةِ فَهِيَ صَدَقَةٌ مِنْ الصَّدَقَاتِ."
رواه أبو داود.
اللَّغْوِ أي الكلام عديم الفائدة
الرَّفَثِ هو الكلام الفاحش والبذيء.
Abdullah b. Abbas (r.a.) şöyle buyurmuştur:
"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- fıtır sadakasını (fitreyi), oruçluyu ağzından çıkan her türlü gereksiz ve çirkin sözünden (günahından) arındırmak ve yoksullara gıda olması için farz kıldı. Kim fıtır sadakasını bayram namazından önce verirse, o kabul olunan bir sadakadır. Kim de onu bayram namazından sonra verirse, o sadakalardan bir sadaka olur."
Ebû Davud (r.a.) rivayet etmiştir.
_______
"فَرَضَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ زَكَاةَ الْفِطْرِ طُهْرَةً لِلصَّائِمِ مِنْ اللَّغْوِ وَالرَّفَثِ وَطُعْمَةً لِلْمَسَاكِينِ، مَنْ أَدَّاهَا قَبْلَ الصَّلاةِ فَهِيَ زَكَاةٌ مَقْبُولَةٌ، وَمَنْ أَدَّاهَا بَعْدَ الصَّلاةِ فَهِيَ صَدَقَةٌ مِنْ الصَّدَقَاتِ."
رواه أبو داود.
اللَّغْوِ أي الكلام عديم الفائدة
الرَّفَثِ هو الكلام الفاحش والبذيء.
Abdullah b. Abbas (r.a.) şöyle buyurmuştur:
"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- fıtır sadakasını (fitreyi), oruçluyu ağzından çıkan her türlü gereksiz ve çirkin sözünden (günahından) arındırmak ve yoksullara gıda olması için farz kıldı. Kim fıtır sadakasını bayram namazından önce verirse, o kabul olunan bir sadakadır. Kim de onu bayram namazından sonra verirse, o sadakalardan bir sadaka olur."
Ebû Davud (r.a.) rivayet etmiştir.
_______
عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ رضي الله عنه ، قَالَ:
( كَانَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم َلا يَغْدُو يَوْمَ الْفِطْرِ حَتَّى يَأْكُلَ تَمَرَاتٍ.
ويأكلهن وِتراً. )
رواه البخاري
Enes b. Malik (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre
"Rasûlullah (s.a.v.) bir kaç hurma yemeden bayram namazına gitmezdi. Yediği hurmaların adedi de tekli sayılardı."
Buhari (ra) rivayet etmiştir.
( كَانَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم َلا يَغْدُو يَوْمَ الْفِطْرِ حَتَّى يَأْكُلَ تَمَرَاتٍ.
ويأكلهن وِتراً. )
رواه البخاري
Enes b. Malik (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre
"Rasûlullah (s.a.v.) bir kaç hurma yemeden bayram namazına gitmezdi. Yediği hurmaların adedi de tekli sayılardı."
Buhari (ra) rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَصَحبِهِ وَسَلَّمَ:
"صِيَامُ شَهْرِ رَمَضَانَ بِعَشَرَةِ أَشْهُرٍ، وَصِيَامُ سِتَّةِ أَيَّامٍ بِشَهْرَيْنِ، فَذَلِكَ صِيَامِ السَّنَةِ."
حَدِيثٌ صَحِيحٌ رَوَاه أحمد.
Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Ramazan ayı orucu on aya, (Ramazan'dan sonra tutulan) altı günlük oruç ise, iki aya denktir ki bu bir senelik oruç demektir."
Ahmet bin Hanbel rivayet etmiştir.
"صِيَامُ شَهْرِ رَمَضَانَ بِعَشَرَةِ أَشْهُرٍ، وَصِيَامُ سِتَّةِ أَيَّامٍ بِشَهْرَيْنِ، فَذَلِكَ صِيَامِ السَّنَةِ."
حَدِيثٌ صَحِيحٌ رَوَاه أحمد.
Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Ramazan ayı orucu on aya, (Ramazan'dan sonra tutulan) altı günlük oruç ise, iki aya denktir ki bu bir senelik oruç demektir."
Ahmet bin Hanbel rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَصَحبِهِ وَسَلَّمَ:
"مَنْ صَامَ رَمَضَانَ ثُمَّ أَتْبَعَهُ سِتًّا مِنْ شَوَّالٍ كَانَ كَصِيَامِ الدَّهْرِ."
رواه مسلم.
Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Kim Ramazan orucunu tutar ve ona şevval ayından altı gün ilave ederse, bütün yılı oruçlu geçirmiş gibi olur."
Müslim rivayet etmiştir.
"مَنْ صَامَ رَمَضَانَ ثُمَّ أَتْبَعَهُ سِتًّا مِنْ شَوَّالٍ كَانَ كَصِيَامِ الدَّهْرِ."
رواه مسلم.
Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Kim Ramazan orucunu tutar ve ona şevval ayından altı gün ilave ederse, bütün yılı oruçlu geçirmiş gibi olur."
Müslim rivayet etmiştir.
عَنْ أَبِي ذَرٍّ رضي الله عنه قَالَ:
قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللهِ ، أَيُّ مَسْجِدٍ وُضِعَ فِي الْأَرْضِ أَوَّل؟
قَالَ: «الْمَسْجِدُ الْحَرَامُ» قُلْتُ: ثُمَّ أَيٌّ؟
قَالَ: «الْمَسْجِدُ الْأَقْصَى» قُلْتُ: كَمْ بَيْنَهُمَا؟
قَالَ: «أَرْبَعُونَ سَنَةً، وَأَيْنَمَا أَدْرَكَتْكَ الصَّلَاةُ، فَصَلِّ، فَهُوَ مَسْجِدٌ»
رواه مسلم.
Ebû Zerr (Radıyallâhu Anh) anlatıyor:
Ben : "Ya Rasûlullâh Yeryüzünde ilk önce hangi mescidin bina edildi ? " dedim.
"Mescid-i Harâm" buyurdu.
"Sonra hangisi ?" dedim.
"Mescid-i Aksâ" buyurdu.
"Bu iki mescidin kuruluşu arasında ne kadar zaman vardır ?" dedim.
‘Kırk sene. Sen neredeyken namaz vakti girerse orada kıl. Yeryüzü mescit hükmündedir’ buyurdu.
Müslim rivayet etmiştir.
قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللهِ ، أَيُّ مَسْجِدٍ وُضِعَ فِي الْأَرْضِ أَوَّل؟
قَالَ: «الْمَسْجِدُ الْحَرَامُ» قُلْتُ: ثُمَّ أَيٌّ؟
قَالَ: «الْمَسْجِدُ الْأَقْصَى» قُلْتُ: كَمْ بَيْنَهُمَا؟
قَالَ: «أَرْبَعُونَ سَنَةً، وَأَيْنَمَا أَدْرَكَتْكَ الصَّلَاةُ، فَصَلِّ، فَهُوَ مَسْجِدٌ»
رواه مسلم.
Ebû Zerr (Radıyallâhu Anh) anlatıyor:
Ben : "Ya Rasûlullâh Yeryüzünde ilk önce hangi mescidin bina edildi ? " dedim.
"Mescid-i Harâm" buyurdu.
"Sonra hangisi ?" dedim.
"Mescid-i Aksâ" buyurdu.
"Bu iki mescidin kuruluşu arasında ne kadar zaman vardır ?" dedim.
‘Kırk sene. Sen neredeyken namaz vakti girerse orada kıl. Yeryüzü mescit hükmündedir’ buyurdu.
Müslim rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلَّمَ: "انْصُرْ أَخَاكَ ظَالِمًا أَوْ مَظْلُومًا." قَالُوا: "يَا رَسُولَ اللهِ، هَذَا نَنْصُرُهُ مَظْلُومًا، فَكَيْفَ نَنْصُرُهُ ظَالِمًا؟" قَالَ: "تَأْخُذُ فَوْقَ يَدَيْهِ."
رواه البخاري .
تَأْخُذُ فَوْقَ يَدَيْهِ أي تمنعه من الظلم .
Rasulallah (sav) şöyle buyurmuştur:
“Din kardeşin zalim de olsa mazlum da olsa ona yardım et.”
Bunun üzerine sahabeler "Eğer zâlimse nasıl yardım edelim?" dediler.
Rasulallah da (sav) şöyle buyurdu:
“Onun zulmetmesini engellersin.”
Buhari rivayet etmiştir.
رواه البخاري .
تَأْخُذُ فَوْقَ يَدَيْهِ أي تمنعه من الظلم .
Rasulallah (sav) şöyle buyurmuştur:
“Din kardeşin zalim de olsa mazlum da olsa ona yardım et.”
Bunun üzerine sahabeler "Eğer zâlimse nasıl yardım edelim?" dediler.
Rasulallah da (sav) şöyle buyurdu:
“Onun zulmetmesini engellersin.”
Buhari rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَصَحبِهِ وَسَلَّمَ:
"من نَصَر أخاه بظَهْر الغيب، نَصَره الله في الدُّنْيا والآخرة."
حَدِيثٌ حَسَنٌ رَوَاهُ البيهقي.
Rasulallah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Kim yokluğunda kardeşine yardım eder ve onu desteklerse Allah da ona dünyada ve ahirette yardım eder."
Hasen hadistir. Beyhaki rivayet etmiştir.
"من نَصَر أخاه بظَهْر الغيب، نَصَره الله في الدُّنْيا والآخرة."
حَدِيثٌ حَسَنٌ رَوَاهُ البيهقي.
Rasulallah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Kim yokluğunda kardeşine yardım eder ve onu desteklerse Allah da ona dünyada ve ahirette yardım eder."
Hasen hadistir. Beyhaki rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَصَحبِهِ وَسَلَّمَ:
"مَا مِنْ امْرِئٍ يَخْذُلُ امْرَأً مُسْلِمًا عِنْدَ مَوْطِنٍ تُنْتَهَكُ فِيهِ حُرْمَتُهُ وَيُنْتَقَصُ فِيهِ مِنْ عِرْضِهِ، إِلَّا خَذَلَهُ اللهُ عَزَّ وَجَلَّ فِي مَوْطِنٍ يُحِبُّ فِيهِ نُصْرَتَهُ."
حَدِيثٌ حَسَنٌ رَوَاهُ أحمد.
Rasulallah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Her kim bir müslümanı saygınlığının kaybolması, şerefinin elden gitmesi söz konusu olan bir yerde yardımsız bırakırsa, Allah da onu kendisine yardım edilmesini çok arzu ettiği bir yerde yalnız bırakır."
Ahmed b. Hanbel rivayet etmiştir.
"مَا مِنْ امْرِئٍ يَخْذُلُ امْرَأً مُسْلِمًا عِنْدَ مَوْطِنٍ تُنْتَهَكُ فِيهِ حُرْمَتُهُ وَيُنْتَقَصُ فِيهِ مِنْ عِرْضِهِ، إِلَّا خَذَلَهُ اللهُ عَزَّ وَجَلَّ فِي مَوْطِنٍ يُحِبُّ فِيهِ نُصْرَتَهُ."
حَدِيثٌ حَسَنٌ رَوَاهُ أحمد.
Rasulallah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Her kim bir müslümanı saygınlığının kaybolması, şerefinin elden gitmesi söz konusu olan bir yerde yardımsız bırakırsa, Allah da onu kendisine yardım edilmesini çok arzu ettiği bir yerde yalnız bırakır."
Ahmed b. Hanbel rivayet etmiştir.