عَنْ أم المؤمنين عَائِشَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْها قَالَتْ:
[ كَانَ رَسُولُ الله صَلَّى الله عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِذَا مَرِضَ أَحَدٌ مِنْ أَهْلِهِ ،
نَفَثَ عَلَيْهِ بِالمُعَوذَاتِ ].
رَواهُ مسلم.
نفث عليه = يرقيه بالمعوذات.
Müslümanların annesi Aişe(r.a.)'den şöyle rivayet edilmiştir :
[Hz. Peygamber ( asm), ailesinden birisi hastalandığı zaman,
ona Muavvizeteyn (Nas ve Felak) Sûrelerini okur, üflerdi.]
Müslim rivayet etmiştir.
[ كَانَ رَسُولُ الله صَلَّى الله عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِذَا مَرِضَ أَحَدٌ مِنْ أَهْلِهِ ،
نَفَثَ عَلَيْهِ بِالمُعَوذَاتِ ].
رَواهُ مسلم.
نفث عليه = يرقيه بالمعوذات.
Müslümanların annesi Aişe(r.a.)'den şöyle rivayet edilmiştir :
[Hz. Peygamber ( asm), ailesinden birisi hastalandığı zaman,
ona Muavvizeteyn (Nas ve Felak) Sûrelerini okur, üflerdi.]
Müslim rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَصَحبِهِ وَسَلَّمَ:
{ لا يَصُومَنَّ أَحَدُكُمْ يَوْمَ الْجُمُعَةِ إِلا يَوْمًا قَبْلَهُ أَوْ بَعْدَهُ }
حديث صحيح رواه البخاري.
Rasulallah (sav) şöyle buyurmuştur:
{ Sizden biriniz bir gün önce veya bir gün sonrasında tutmadan (sadece) Cuma günü oruç tutmasın. }
Sahih hadistir. Buhari rivayet etmiştir.
{ لا يَصُومَنَّ أَحَدُكُمْ يَوْمَ الْجُمُعَةِ إِلا يَوْمًا قَبْلَهُ أَوْ بَعْدَهُ }
حديث صحيح رواه البخاري.
Rasulallah (sav) şöyle buyurmuştur:
{ Sizden biriniz bir gün önce veya bir gün sonrasında tutmadan (sadece) Cuma günü oruç tutmasın. }
Sahih hadistir. Buhari rivayet etmiştir.
🔹Bindiği dalı kesmek
حرفياً : قطع الغصن الذي صعد عليه
مجازياً : تسبب بخسارة شي نافع
_Her sıkıntıya girdiğinde sana yardımcı olan adamı kovarak bindiğin dalı kesmiş oldun.
تكون انت الخسران بطرد الرجل الذي يساعدك في كل مشكلة تدخل بها
_Sen aslında böyle yapmakla bindiğin dalı da kesiyorsun.
بالواقع انت خسران بفعلك هذا.
_Geçimini sağladığı dükkanı satarak, bindiğin dalı kesmiş oldun.
تكون خسران ببيع الدكان الذي يؤمن عيشتك.
_Ortağıyla yolunu ayırarak, bindiği dalı kesti.
خسر بالانفصال عن شريكه.
_Tek geçim kaynağı olan tarlasını satarak bindiği dalı kesti
خسر ببيع الحقل الذي كان المصدر الوحيد لرزقه.
حرفياً : قطع الغصن الذي صعد عليه
مجازياً : تسبب بخسارة شي نافع
_Her sıkıntıya girdiğinde sana yardımcı olan adamı kovarak bindiğin dalı kesmiş oldun.
تكون انت الخسران بطرد الرجل الذي يساعدك في كل مشكلة تدخل بها
_Sen aslında böyle yapmakla bindiğin dalı da kesiyorsun.
بالواقع انت خسران بفعلك هذا.
_Geçimini sağladığı dükkanı satarak, bindiğin dalı kesmiş oldun.
تكون خسران ببيع الدكان الذي يؤمن عيشتك.
_Ortağıyla yolunu ayırarak, bindiği dalı kesti.
خسر بالانفصال عن شريكه.
_Tek geçim kaynağı olan tarlasını satarak bindiği dalı kesti
خسر ببيع الحقل الذي كان المصدر الوحيد لرزقه.
( نبيُ الشجاعة )
عن أمير المؤمنين علي بن أبي طالب رضي الله عنه قال:
[ كنا إذا حَمِيَ البأسُ ولَقِيَ القومُ القومَ
اتَّقَيْنَا برسولِ اللهِ صلَّى اللهُ عليهِ وسلَّم
فما يكونُ أحدٌ أقربَ إلى العدوِّ منه ]
حديث صحيح رواه أحمد.
(Cesur Peygamber)
Müminlerin Emiri Hz. Ali b. Ebî Talib'den (r.a.) rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir:
"Bizler savaşın en çok kızıştığı ve iki ordu birbiriyle karşılaştığı anda Hz. Peygamberin (s.a.v.) yanına sığınıyor, onu kendimize siper ediyorduk. O gün düşman ordusunun saflarına ondan daha yakın kimse yoktu."
Sahih hadistir. Ahmed b. Hanbel rivayet etmiştir.
@Turkce_Arabca
عن أمير المؤمنين علي بن أبي طالب رضي الله عنه قال:
[ كنا إذا حَمِيَ البأسُ ولَقِيَ القومُ القومَ
اتَّقَيْنَا برسولِ اللهِ صلَّى اللهُ عليهِ وسلَّم
فما يكونُ أحدٌ أقربَ إلى العدوِّ منه ]
حديث صحيح رواه أحمد.
(Cesur Peygamber)
Müminlerin Emiri Hz. Ali b. Ebî Talib'den (r.a.) rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir:
"Bizler savaşın en çok kızıştığı ve iki ordu birbiriyle karşılaştığı anda Hz. Peygamberin (s.a.v.) yanına sığınıyor, onu kendimize siper ediyorduk. O gün düşman ordusunun saflarına ondan daha yakın kimse yoktu."
Sahih hadistir. Ahmed b. Hanbel rivayet etmiştir.
@Turkce_Arabca
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ وَ صَحْبِهِ وَسَلَّمَ :
{ إِذَا لَقِيَ أحَدُكُمْ أخاهُ فَلْيُسَلِّمْ عَلَيْهِ ،
فإنْ حالَتْ بَيْنَهُما شَجَرَة أوْ جِدَارٌ أوْ حَجَرٌ ثُمَّ لَقِيَهُ فَلْيُسَلِّمْ عَلَيْهِ }.
حَدِيثٌ صَحِيحٌ رَوَاهُ أبو داود.
Allah Resul’ü (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
[ Sizden biriniz din kardeşine rastladığında ona selâm versin. Eğer ikisinin arasına ağaç, duvar ve taş girer de tekrar karşılaşırlarsa, tekrar selâm versin ]
Sahih hadistir. Ebu Davud rivayet etmiştir.
{ إِذَا لَقِيَ أحَدُكُمْ أخاهُ فَلْيُسَلِّمْ عَلَيْهِ ،
فإنْ حالَتْ بَيْنَهُما شَجَرَة أوْ جِدَارٌ أوْ حَجَرٌ ثُمَّ لَقِيَهُ فَلْيُسَلِّمْ عَلَيْهِ }.
حَدِيثٌ صَحِيحٌ رَوَاهُ أبو داود.
Allah Resul’ü (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
[ Sizden biriniz din kardeşine rastladığında ona selâm versin. Eğer ikisinin arasına ağaç, duvar ve taş girer de tekrar karşılaşırlarsa, tekrar selâm versin ]
Sahih hadistir. Ebu Davud rivayet etmiştir.
عَنْ أمِ المُؤمِنين عَائِشَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْها قَالَتْ :
قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللهِ، إِنَّ لِي جَارَيْنِ، فَإِلَى أَيِّهِمَا أُهْدِي؟
قَالَ: { إِلَى أَقْرَبِهِمَا مِنْكِ بَابًا }.
رَوَاهُ البخاري.
Hz. Aişe radıyallahu anha’dan rivayet edildiğine göre şöyle dedi:
-Ya Rasulallah! İki komşum var. Hangisine hediye vereyim? diye sordum.
[ "Kapısı sana daha yakın olana ver" buyurdu. ]
Buhari rivayet etmiştir.
قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللهِ، إِنَّ لِي جَارَيْنِ، فَإِلَى أَيِّهِمَا أُهْدِي؟
قَالَ: { إِلَى أَقْرَبِهِمَا مِنْكِ بَابًا }.
رَوَاهُ البخاري.
Hz. Aişe radıyallahu anha’dan rivayet edildiğine göre şöyle dedi:
-Ya Rasulallah! İki komşum var. Hangisine hediye vereyim? diye sordum.
[ "Kapısı sana daha yakın olana ver" buyurdu. ]
Buhari rivayet etmiştir.
عن أَنَسٍ بن مالك رضي الله عنه قَالَ :
{ لَقَدْ خَدَمْتُ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَشْرَ سِنِينَ ،
فَوَاللهِ مَا قَالَ لِي أُفٍّ قَطُّ ،
وَلَمْ يَقُلْ لِشَيْءٍ فَعَلْتُهُ لِمَ فَعَلْتَ كَذَا ،
وَلا لِشَيْءٍ لِمَ أَفْعَلْهُ أَلا فَعَلْتَ كَذَا }
رواه البخاري ومسلم
Enes bin Malik şöyle der ki :
{ Ben Hazret-i Peygambere on sene hizmet ettim.
Bana bir defa bile ‘öf' demedi,
Yaptığım hiç bir şey için 'neden yaptın',
yapmadığım bir şey için de 'neden yapmadın' diye sormadı. }
Buhari ve Müslim rivayet etmiştir.
@Turkce_Arabca
{ لَقَدْ خَدَمْتُ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَشْرَ سِنِينَ ،
فَوَاللهِ مَا قَالَ لِي أُفٍّ قَطُّ ،
وَلَمْ يَقُلْ لِشَيْءٍ فَعَلْتُهُ لِمَ فَعَلْتَ كَذَا ،
وَلا لِشَيْءٍ لِمَ أَفْعَلْهُ أَلا فَعَلْتَ كَذَا }
رواه البخاري ومسلم
Enes bin Malik şöyle der ki :
{ Ben Hazret-i Peygambere on sene hizmet ettim.
Bana bir defa bile ‘öf' demedi,
Yaptığım hiç bir şey için 'neden yaptın',
yapmadığım bir şey için de 'neden yapmadın' diye sormadı. }
Buhari ve Müslim rivayet etmiştir.
@Turkce_Arabca
عَنْ أَنَسٍ بن مالك رضي الله عنه قَالَ :
كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وآله وصحبه وَسَلَّمَ يَزُورُ الأَنْصَارَ ،
فَيُسَلِّمُ عَلَى صِبْيَانِهُمْ ،
وَيَمْسَحُ بِرِؤوسِهِمْ وَيَدْعُو لَهُمْ .
حديث صحيح رواه النسائي.
Enes b. Malik'ten (r.a.) rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir:
"Resulullah (s.a.v.) Ensarı ziyaret eder, küçüklere selam verir, onların başlarını okşar ve onlara dua ederdi"
Sahih hadistir. Nesai rivayet etmiştir.
Telegram üzerinden bizi takip edin
@Turkce_Arabca
كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وآله وصحبه وَسَلَّمَ يَزُورُ الأَنْصَارَ ،
فَيُسَلِّمُ عَلَى صِبْيَانِهُمْ ،
وَيَمْسَحُ بِرِؤوسِهِمْ وَيَدْعُو لَهُمْ .
حديث صحيح رواه النسائي.
Enes b. Malik'ten (r.a.) rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir:
"Resulullah (s.a.v.) Ensarı ziyaret eder, küçüklere selam verir, onların başlarını okşar ve onlara dua ederdi"
Sahih hadistir. Nesai rivayet etmiştir.
Telegram üzerinden bizi takip edin
@Turkce_Arabca
عن أُمِ الْمُؤمِنِينَ عَائِشَةَ رضي الله عنها أَنَّ رَسُولَ الله صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ إِذَارَأَى المَطَرَ قَالَ:
( اللَّهُمَّ صَيِّباً نَافِعاً )
رَوَاهُ الْبُخَارِيُّ.
صَيِّباً = مُنّهَمِراً مُتَدَفِقَاً .
Müminlerin annesi Aişe r.a'dan nakledilene göre;
Resulullah s.a.v yağmur yağdığında şöyle dua ederdi ;
( Allahım bize faydalı bir yağmur ver )
Buhari rivayet etmiştir.
صَيِّباً = yağmur bulutu, hızla akan, şiddetle akan
@Turkce_arabca
( اللَّهُمَّ صَيِّباً نَافِعاً )
رَوَاهُ الْبُخَارِيُّ.
صَيِّباً = مُنّهَمِراً مُتَدَفِقَاً .
Müminlerin annesi Aişe r.a'dan nakledilene göre;
Resulullah s.a.v yağmur yağdığında şöyle dua ederdi ;
( Allahım bize faydalı bir yağmur ver )
Buhari rivayet etmiştir.
صَيِّباً = yağmur bulutu, hızla akan, şiddetle akan
@Turkce_arabca
سُئل رسول الله صلى الله عليه وآله وصحبه وسلم عن كثرة صيامه في شهر شعبان
فقال :
( ذَلِكَ شَهْرٌ يَغْفُلُ النَّاسُ عَنهُ بَيْنَ رَجَبٍ وَرَمَضَانَ ،
وَهُوَ شَهْرٌ تُرْفَعُ فِيهِ الأعْمَالُ إِلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ
فَأُحِبُّ أَنْ يُرفَعَ عَمَلِي وَأَنَا صَائِمٌ )
رواه أَحْمَدُ وَالنَّسَائِيُّ
➖➖➖➖➖➖
Rasulullah'a (sav) şaban ayında (neden) çok oruç tuttuğu soruldu;
Resulullah(sav)
"Bu ay Recep ile Ramazan arasında insanların kendisinden gafil oldukları bir aydır. Bu ayda ameller âlemlerin Rabbine yükseltilir. Ben amelimin oruçlu iken Rabbime arz edilmesini isterim." buyurdu.
Ahmed bin Hanbel ve Nesai rivayet etmiştir.
@Turkce_Arabca
فقال :
( ذَلِكَ شَهْرٌ يَغْفُلُ النَّاسُ عَنهُ بَيْنَ رَجَبٍ وَرَمَضَانَ ،
وَهُوَ شَهْرٌ تُرْفَعُ فِيهِ الأعْمَالُ إِلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ
فَأُحِبُّ أَنْ يُرفَعَ عَمَلِي وَأَنَا صَائِمٌ )
رواه أَحْمَدُ وَالنَّسَائِيُّ
➖➖➖➖➖➖
Rasulullah'a (sav) şaban ayında (neden) çok oruç tuttuğu soruldu;
Resulullah(sav)
"Bu ay Recep ile Ramazan arasında insanların kendisinden gafil oldukları bir aydır. Bu ayda ameller âlemlerin Rabbine yükseltilir. Ben amelimin oruçlu iken Rabbime arz edilmesini isterim." buyurdu.
Ahmed bin Hanbel ve Nesai rivayet etmiştir.
@Turkce_Arabca
عَنْ البَراءِ بنِ عَازِب - رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ - قال :
أُهْدِيَتْ لِرَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ حُلَّةُ حَرِيرٍ ، فَجَعَلَ أَصْحَابُهُ يَلْمُسُونَهَا وَيَعْجَبُونَ مِنْ لِينِهَا فَقَالَ:
[ أَتَعْجَبُونَ مِنْ لِينِ هَذِهِ ؟
لَمَنَادِيلُ سَعْدِ بْنِ مُعَاذٍ فِي الْجَنَّةِ خَيْرٌ مِنْهَا وَأَلْيَنُ ].
رَوَاهُ مُسلِم.
Bera b. Azib'den (r.a.) rivayet edildiğine göre o şöyle söylemiştir:
"Hz. Peygamber'e (s.a.v.) ipek bir hulle (elbise) hediye edildi. Ashabı ona dokunmaya ve yumuşaklığından hayret etmeye koyuldu. Şöyle buyurdu:
[Bunun yumuşaklığına hayret mi ediyorsunuz? Andolsun Cennette Sa'd b. Muaz'ın mendilleri bundan daha hayırlı ve daha yumuşaktır.]
Muslim rivayet etmiştir.
@Turkce_Arabca
أُهْدِيَتْ لِرَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ حُلَّةُ حَرِيرٍ ، فَجَعَلَ أَصْحَابُهُ يَلْمُسُونَهَا وَيَعْجَبُونَ مِنْ لِينِهَا فَقَالَ:
[ أَتَعْجَبُونَ مِنْ لِينِ هَذِهِ ؟
لَمَنَادِيلُ سَعْدِ بْنِ مُعَاذٍ فِي الْجَنَّةِ خَيْرٌ مِنْهَا وَأَلْيَنُ ].
رَوَاهُ مُسلِم.
Bera b. Azib'den (r.a.) rivayet edildiğine göre o şöyle söylemiştir:
"Hz. Peygamber'e (s.a.v.) ipek bir hulle (elbise) hediye edildi. Ashabı ona dokunmaya ve yumuşaklığından hayret etmeye koyuldu. Şöyle buyurdu:
[Bunun yumuşaklığına hayret mi ediyorsunuz? Andolsun Cennette Sa'd b. Muaz'ın mendilleri bundan daha hayırlı ve daha yumuşaktır.]
Muslim rivayet etmiştir.
@Turkce_Arabca
عَنْ طَلْحَةَ بنِ عُبْيدِ اللَّهِ رضِيَ اللَّه عَنْهُ قال :
كان النبي صلى الله عليه و سلم إذا رأى الهلال قال :
{ اللَّهُمَّ أَهِلَّهُ علَيْنَا بِالأَمْنِ والإِيمَانِ ،
وَالسَّلامَةِ والإِسْلامِ ،
رَبِّي ورَبُّكَ اللَّه ،
هِلالُ رُشْدٍ وخَيْرٍ }.
حَدِيثٌ حَسَنٌ رَوَاهُ أحمَد.
Talha b. Ubeydullah r.a'dan nakledildiğine göre ;
Resulullah s.a.v hilal gördüğü zaman şöyle derdi :
{ Allahım bu yeni ayda bize emniyet ve selamet ver, islâm üzere geçmesini nasip eyle. (Ey) Hilal benim de Rabbim senin de Rabbin Allah'tır. Bu ay üzerimize hayırlı ve uğurlu olsun. }
Ahmad rivayet etmiştir.
كان النبي صلى الله عليه و سلم إذا رأى الهلال قال :
{ اللَّهُمَّ أَهِلَّهُ علَيْنَا بِالأَمْنِ والإِيمَانِ ،
وَالسَّلامَةِ والإِسْلامِ ،
رَبِّي ورَبُّكَ اللَّه ،
هِلالُ رُشْدٍ وخَيْرٍ }.
حَدِيثٌ حَسَنٌ رَوَاهُ أحمَد.
Talha b. Ubeydullah r.a'dan nakledildiğine göre ;
Resulullah s.a.v hilal gördüğü zaman şöyle derdi :
{ Allahım bu yeni ayda bize emniyet ve selamet ver, islâm üzere geçmesini nasip eyle. (Ey) Hilal benim de Rabbim senin de Rabbin Allah'tır. Bu ay üzerimize hayırlı ve uğurlu olsun. }
Ahmad rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَصَحبِهِ وَسَلَّمَ:
{ والَّذِي نَفْسُ محمدٍ بِيَدهِ لخَلُوفُ فمِ الصَّائم
أطيبُ عند الله مِن ريح المسك،
لِلصائمِ فَرْحَتَانِ يَفْرَحُهما؛
إِذَا أفْطَرَ فرحَ بِفطْرهِ،
وإِذَا لَقِي ربَّه فرح بصومِهِ }
رواه مسلم.
خلوف الفم = رائحة فم الصائم.
Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
[Muhammed´in canı kudret elinde olan Allah´a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir.
Oruçlunun rahatlayacağı iki sevinç anı vardır: Birisi, iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbine kavuştuğu andır.]
Muslim (r.a.) rivayet etmiştir.
{ والَّذِي نَفْسُ محمدٍ بِيَدهِ لخَلُوفُ فمِ الصَّائم
أطيبُ عند الله مِن ريح المسك،
لِلصائمِ فَرْحَتَانِ يَفْرَحُهما؛
إِذَا أفْطَرَ فرحَ بِفطْرهِ،
وإِذَا لَقِي ربَّه فرح بصومِهِ }
رواه مسلم.
خلوف الفم = رائحة فم الصائم.
Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
[Muhammed´in canı kudret elinde olan Allah´a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir.
Oruçlunun rahatlayacağı iki sevinç anı vardır: Birisi, iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbine kavuştuğu andır.]
Muslim (r.a.) rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ وَ صَحْبِهِ وَسَلَّمَ
[ مَنْ فَطَّرَ صَائِمًا
كَانَ لَهُ مِثْلُ أَجْرِهِ
غَيْرَ أَنَّهُ لَا يَنْقُصُ مِنْ أَجْرِ الصَّائِمِ شَيْئًا. ]
رواه الترمذي
Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Kim, bir oruçluyu iftar ettirirse, ona oruçlunun sevabının aynısı verilir (onun kadar sevap kazanır). Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmez."
Tirmizi rivayet etmiştir
t.me/Turkce_Arabca
[ مَنْ فَطَّرَ صَائِمًا
كَانَ لَهُ مِثْلُ أَجْرِهِ
غَيْرَ أَنَّهُ لَا يَنْقُصُ مِنْ أَجْرِ الصَّائِمِ شَيْئًا. ]
رواه الترمذي
Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
"Kim, bir oruçluyu iftar ettirirse, ona oruçlunun sevabının aynısı verilir (onun kadar sevap kazanır). Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmez."
Tirmizi rivayet etmiştir
t.me/Turkce_Arabca
Forwarded from سيدي وحبيبي محمد ﷺ أناشيد اسلامية
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَصَحبِهِ وَسَلَّمَ:
"السَّحورُ أُكْلَةُ بَرَكةٍ، فلا تَدَعوه، ولو أنْ يَجرَعَ أَحَدُكم جُرْعةً من ماءٍ؛ فإنَّ اللهَ وملائكتَه يُصلُّونَ على المُتَسَحِّرينَ."
حَدِيثٌ حَسَنٌ رَوَاهُ أحمد.
Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Sahurda bereket vardır. Bir yudum su içmek dahi olsa onu terketmeyin. Zira Allah ve melekleri sahura kalkanlar için dua ederler."
Ahmet bin Hanbel rivayet etmiştir
"السَّحورُ أُكْلَةُ بَرَكةٍ، فلا تَدَعوه، ولو أنْ يَجرَعَ أَحَدُكم جُرْعةً من ماءٍ؛ فإنَّ اللهَ وملائكتَه يُصلُّونَ على المُتَسَحِّرينَ."
حَدِيثٌ حَسَنٌ رَوَاهُ أحمد.
Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Sahurda bereket vardır. Bir yudum su içmek dahi olsa onu terketmeyin. Zira Allah ve melekleri sahura kalkanlar için dua ederler."
Ahmet bin Hanbel rivayet etmiştir
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَليهِ وَآلِهِ وَصَحبِهِ وَسَلَّمَ:
( ثَلاَثٌ لاَ يُغَلُّ عَلَيْهِنَّ قَلْبُ مُسْلِمٍ:
إِخْلاَصُ الْعَمَلِ لِلَّهِ ، وَمُنَاصَحَةُ أَئِمَّةِ الْمُسْلِمِينَ ، وَلُزُومِ جَمَاعَتِهِمْ ).
حَدِيثٌ صَحِيحٌ رَوَاهُ التِّرمِذي.
لَا يُغِلُّ عَلَيْهِنَّ = لا يبقى في قلبه غل ولا غش ولا حقد.
Resulullah s.a.v. şöyle buyurmuştur:
( Üç şey vardır ki bunlar bir Müslümanda bulunursa kalbinde kötülük beslemez:
Yaptığı işi Allah için samimice yapmak,
Müslümanların başındaki insanların birbirine nasihat etmeleri ve Müslümanlarla bir arada bulunma ).
Sahih hadistir. Tirmizî rivayet etmiştir.
( ثَلاَثٌ لاَ يُغَلُّ عَلَيْهِنَّ قَلْبُ مُسْلِمٍ:
إِخْلاَصُ الْعَمَلِ لِلَّهِ ، وَمُنَاصَحَةُ أَئِمَّةِ الْمُسْلِمِينَ ، وَلُزُومِ جَمَاعَتِهِمْ ).
حَدِيثٌ صَحِيحٌ رَوَاهُ التِّرمِذي.
لَا يُغِلُّ عَلَيْهِنَّ = لا يبقى في قلبه غل ولا غش ولا حقد.
Resulullah s.a.v. şöyle buyurmuştur:
( Üç şey vardır ki bunlar bir Müslümanda bulunursa kalbinde kötülük beslemez:
Yaptığı işi Allah için samimice yapmak,
Müslümanların başındaki insanların birbirine nasihat etmeleri ve Müslümanlarla bir arada bulunma ).
Sahih hadistir. Tirmizî rivayet etmiştir.
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ وَصَحبِهِ وَسَلَّمَ:
( الصِّيَامُ وَالْقُرْآنُ يَشْفَعَانِ لِلْعَبْدِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ،
يَقُولُ الصِّيَامُ : أَيْ رَبِّ مَنَعْتُهُ الطَّعَامَ وَالشَّهَوَاتِ بِالنَّهَارِ فَشَفِّعْنِي فِيهِ
وَيَقُولُ : الْقُرْآنُ مَنَعْتُهُ النَّوْمَ بِاللَّيْلِ فَشَفِّعْنِي فِيهِ قَالَ : فَيُشَفَّعَانِ ).
حديث صحيح رواه أحمد.
Rasulallah (sav) şöyle buyurmuştur:
( Oruç ve Kur’ân Kıyamet Günü kula şefaat edeceklerdir.
Oruç diyecek ki:
“Ya Rabbi, ben onu gündüzleri yeyip içmekten ve zevklerinden alıkoydum. Bunun için onun hakkındaki şefaatimi kabul buyur.”
Kur’ân da şöyle diyecek:
“Ya Rabbi, ben onu geceleri uykusundan alıkoydum. Bunun için onun hakkındaki şefaatimi kabul buyur.”
“Bunların her ikisinin de şefaati kabul edilir.” )
Ahmet bin Hanbel rivayet etmiştir
( الصِّيَامُ وَالْقُرْآنُ يَشْفَعَانِ لِلْعَبْدِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ،
يَقُولُ الصِّيَامُ : أَيْ رَبِّ مَنَعْتُهُ الطَّعَامَ وَالشَّهَوَاتِ بِالنَّهَارِ فَشَفِّعْنِي فِيهِ
وَيَقُولُ : الْقُرْآنُ مَنَعْتُهُ النَّوْمَ بِاللَّيْلِ فَشَفِّعْنِي فِيهِ قَالَ : فَيُشَفَّعَانِ ).
حديث صحيح رواه أحمد.
Rasulallah (sav) şöyle buyurmuştur:
( Oruç ve Kur’ân Kıyamet Günü kula şefaat edeceklerdir.
Oruç diyecek ki:
“Ya Rabbi, ben onu gündüzleri yeyip içmekten ve zevklerinden alıkoydum. Bunun için onun hakkındaki şefaatimi kabul buyur.”
Kur’ân da şöyle diyecek:
“Ya Rabbi, ben onu geceleri uykusundan alıkoydum. Bunun için onun hakkındaki şefaatimi kabul buyur.”
“Bunların her ikisinin de şefaati kabul edilir.” )
Ahmet bin Hanbel rivayet etmiştir
عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ قَالَ:
"فَرَضَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ زَكَاةَ الْفِطْرِ طُهْرَةً لِلصَّائِمِ مِنْ اللَّغْوِ وَالرَّفَثِ وَطُعْمَةً لِلْمَسَاكِينِ، مَنْ أَدَّاهَا قَبْلَ الصَّلاةِ فَهِيَ زَكَاةٌ مَقْبُولَةٌ، وَمَنْ أَدَّاهَا بَعْدَ الصَّلاةِ فَهِيَ صَدَقَةٌ مِنْ الصَّدَقَاتِ."
رواه أبو داود.
اللَّغْوِ أي الكلام عديم الفائدة
الرَّفَثِ هو الكلام الفاحش والبذيء.
Abdullah b. Abbas (r.a.) şöyle buyurmuştur:
"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- fıtır sadakasını (fitreyi), oruçluyu ağzından çıkan her türlü gereksiz ve çirkin sözünden (günahından) arındırmak ve yoksullara gıda olması için farz kıldı. Kim fıtır sadakasını bayram namazından önce verirse, o kabul olunan bir sadakadır. Kim de onu bayram namazından sonra verirse, o sadakalardan bir sadaka olur."
Ebû Davud (r.a.) rivayet etmiştir.
_______
"فَرَضَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ زَكَاةَ الْفِطْرِ طُهْرَةً لِلصَّائِمِ مِنْ اللَّغْوِ وَالرَّفَثِ وَطُعْمَةً لِلْمَسَاكِينِ، مَنْ أَدَّاهَا قَبْلَ الصَّلاةِ فَهِيَ زَكَاةٌ مَقْبُولَةٌ، وَمَنْ أَدَّاهَا بَعْدَ الصَّلاةِ فَهِيَ صَدَقَةٌ مِنْ الصَّدَقَاتِ."
رواه أبو داود.
اللَّغْوِ أي الكلام عديم الفائدة
الرَّفَثِ هو الكلام الفاحش والبذيء.
Abdullah b. Abbas (r.a.) şöyle buyurmuştur:
"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- fıtır sadakasını (fitreyi), oruçluyu ağzından çıkan her türlü gereksiz ve çirkin sözünden (günahından) arındırmak ve yoksullara gıda olması için farz kıldı. Kim fıtır sadakasını bayram namazından önce verirse, o kabul olunan bir sadakadır. Kim de onu bayram namazından sonra verirse, o sadakalardan bir sadaka olur."
Ebû Davud (r.a.) rivayet etmiştir.
_______
عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ رضي الله عنه ، قَالَ:
( كَانَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم َلا يَغْدُو يَوْمَ الْفِطْرِ حَتَّى يَأْكُلَ تَمَرَاتٍ.
ويأكلهن وِتراً. )
رواه البخاري
Enes b. Malik (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre
"Rasûlullah (s.a.v.) bir kaç hurma yemeden bayram namazına gitmezdi. Yediği hurmaların adedi de tekli sayılardı."
Buhari (ra) rivayet etmiştir.
( كَانَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم َلا يَغْدُو يَوْمَ الْفِطْرِ حَتَّى يَأْكُلَ تَمَرَاتٍ.
ويأكلهن وِتراً. )
رواه البخاري
Enes b. Malik (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre
"Rasûlullah (s.a.v.) bir kaç hurma yemeden bayram namazına gitmezdi. Yediği hurmaların adedi de tekli sayılardı."
Buhari (ra) rivayet etmiştir.