This media is not supported in your browser
VIEW IN TELEGRAM
The Perks of Being A Wallflower
Saksı Olmanın Faydaları
Saksı Olmanın Faydaları
❤1
"İnsan gaflet içindedir ve gafletini de bilmez."
Gazali insanın kendini aldatırken çoğu zaman kötü niyetli olmadiğını düşünür.
Ama niyetin temiz olması, aldanışı ortadan kaldırmaz.
Asıl mesele, insanın kendine karşı ne kadar dürüst olduğudur. Gazali bu yüzden sürekli uyanıklığı vurgular.
Bunun sebebi de insan, başkalarını aldatmaktan çok önce, kendini ikna etme konusunda ustadır.
Gazali insanın kendini aldatırken çoğu zaman kötü niyetli olmadiğını düşünür.
Ama niyetin temiz olması, aldanışı ortadan kaldırmaz.
Asıl mesele, insanın kendine karşı ne kadar dürüst olduğudur. Gazali bu yüzden sürekli uyanıklığı vurgular.
Bunun sebebi de insan, başkalarını aldatmaktan çok önce, kendini ikna etme konusunda ustadır.
Media is too big
VIEW IN TELEGRAM
Spinoza'ya Göre Özgür Değilsin (Ve Bu Kötü Bir Şey Değil)
Neden bu kadar streslisin?
Neden her hatanda kendini suçluyorsun?
Spinoza'ya göre en büyük yanılgının "özgür olduğunu" sanman.
Biz kararlarımızın farkındayız ama o kararları verdiren nedenlerin (genetik, çevre, geçmiş, hormonlar) farkında değiliz.
Spinoza buna "özgürlükillüzyonu"
der. Taşı havaya attiğında, eğer taşın bilinci olsaydı, "kendi isteğimle uçuyorum" sanırdı. işte insan da
böyledir.
Gerçek özgürlük; rüzgarda savrulmak değil, rüzgarın nereden estiğini anlamaktır. Duygularını bastırma,
onları anla. Çünkü anlaşılan bir duygu, artık sana hükmedemez.
Neden bu kadar streslisin?
Neden her hatanda kendini suçluyorsun?
Spinoza'ya göre en büyük yanılgının "özgür olduğunu" sanman.
Biz kararlarımızın farkındayız ama o kararları verdiren nedenlerin (genetik, çevre, geçmiş, hormonlar) farkında değiliz.
Spinoza buna "özgürlükillüzyonu"
der. Taşı havaya attiğında, eğer taşın bilinci olsaydı, "kendi isteğimle uçuyorum" sanırdı. işte insan da
böyledir.
Gerçek özgürlük; rüzgarda savrulmak değil, rüzgarın nereden estiğini anlamaktır. Duygularını bastırma,
onları anla. Çünkü anlaşılan bir duygu, artık sana hükmedemez.
👍2
Hiçbir şey bilmeyen hiçbir şey sevmez. Hiçbir şey yapmayan hiçbir şeyden anlamaz.
Hiçbir şeyden anlamayan kişi değersizdir. Ama anlayan kişi hem sever, hem fark eder, hem de görür...
Bir şeyin özünde ne kadar bilgi varsa o kadar büyük sevgi vardır...
Bütün meyvelerin çileklerle aynı anda olgunlaştığını düşleyen, üzümler hakkında hiçbir şey bilmiyor demektir.
Paracelsus...
Hiçbir şeyden anlamayan kişi değersizdir. Ama anlayan kişi hem sever, hem fark eder, hem de görür...
Bir şeyin özünde ne kadar bilgi varsa o kadar büyük sevgi vardır...
Bütün meyvelerin çileklerle aynı anda olgunlaştığını düşleyen, üzümler hakkında hiçbir şey bilmiyor demektir.
Paracelsus...
❤1
İnsanlık durumu herkesin herkese karşı savaş durumudur. Bu durumda herkes kendi aklıyla yönetilir ve kendi yaşamını düşmana karşı korumakta her şeyi kullanır.
Bundan böyle bir durumda, herkesin her şey, hatta bir başkasının bedeni üstünde hakkı olduğu sonucu çıkar.
Bu yüzden, herkesin her şey üzerindeki bu doğal hakkı devam ettiği sürece, ne kadar güçlü, akıllı ya da başka ne olursa olsun hiçbir kimse için, doğanın olağan olarak insanların canlı kalmalarına izin verdiği zaman boyunca yaşamak konusunda güvenlik olamaz.
Bundan da, aklın genel bir kuralı olan, ‘herkes, barış elde etme umudu oldukça, onu sağlamaya çalışmalıdır; elde edemezse, o zaman savaşın yardım ve yararlarını arayıp kullanabilir,’ sonucuna varılır.
Thomas Hobbes
“bellum omnium contra omnes”
Bundan böyle bir durumda, herkesin her şey, hatta bir başkasının bedeni üstünde hakkı olduğu sonucu çıkar.
Bu yüzden, herkesin her şey üzerindeki bu doğal hakkı devam ettiği sürece, ne kadar güçlü, akıllı ya da başka ne olursa olsun hiçbir kimse için, doğanın olağan olarak insanların canlı kalmalarına izin verdiği zaman boyunca yaşamak konusunda güvenlik olamaz.
Bundan da, aklın genel bir kuralı olan, ‘herkes, barış elde etme umudu oldukça, onu sağlamaya çalışmalıdır; elde edemezse, o zaman savaşın yardım ve yararlarını arayıp kullanabilir,’ sonucuna varılır.
Thomas Hobbes
“bellum omnium contra omnes”
⚡1
This media is not supported in your browser
VIEW IN TELEGRAM
Epiktetos, El Kitabl'nda insanın başkalarının sözlerini kontrol edemeyeceğini; fakat bu sözler karşısındaki tavrını seçebileceğini anlatır.
Bu cümlede de dedikoduya öfkeyle karşılık vermek yerine, kişinin kendi kusurların mizahla kabul etmesini önerir.
"Biri sana bir kişinin arkandan kötü konuştuğunu söylerse kendini savunma; 'Diğer kusurlarımı bilmiyormuş, yoksa yalnız bunları söylemezdi' de.
- Epiktetos, El Kitabı
Bu cümlede de dedikoduya öfkeyle karşılık vermek yerine, kişinin kendi kusurların mizahla kabul etmesini önerir.
"Biri sana bir kişinin arkandan kötü konuştuğunu söylerse kendini savunma; 'Diğer kusurlarımı bilmiyormuş, yoksa yalnız bunları söylemezdi' de.
- Epiktetos, El Kitabı
This media is not supported in your browser
VIEW IN TELEGRAM
Peter Wessel Zapffe (1899-1990), Norveçli bir filozof, yazar ve dağcıydı.
Varoluşçu düşünceye yakın olsa
da kendine özgü bir felsefe geliştirdi.
Insan bilincinin, yaşamın anlamsızlığını fark edecek kadar gelişmiş olmasını trajik bir durum olarak görüyordu.
En çok Son Mesih (The Last Messiah) adlı denemesiyle tanınır. Bu eserinde, insanlarin yaşamın acı gerçekleriyle baş edebilmek için bilinçlerini çeşitli
yollarla bastırdığını savunur.
Zapffe, 20. yüzyılın en önemli kötümser filozoflarından biri olarak kabul
edilir.
Varoluşçu düşünceye yakın olsa
da kendine özgü bir felsefe geliştirdi.
Insan bilincinin, yaşamın anlamsızlığını fark edecek kadar gelişmiş olmasını trajik bir durum olarak görüyordu.
En çok Son Mesih (The Last Messiah) adlı denemesiyle tanınır. Bu eserinde, insanlarin yaşamın acı gerçekleriyle baş edebilmek için bilinçlerini çeşitli
yollarla bastırdığını savunur.
Zapffe, 20. yüzyılın en önemli kötümser filozoflarından biri olarak kabul
edilir.
This media is not supported in your browser
VIEW IN TELEGRAM
Felsefeci Ahmet Arslan'ın dikkat çektiği
noktalardan biri, dinlerin kökeninde korkunun önemli bir rol oynadığıdır.
ilkel insanlar doğayı açıklayacak bilimsel bilgiye sahip değildi.
Gök gürültüsü, şimşek, deprem, kuraklık veya salgın hastalıklar gibi olaylar karşısında bunları doğa olayları olarak değil, doğaüstủ varlıkların öfkesi olarak yorumladılar.
Böyle bir dünyada en doğal tepki, görünmez gücü yatıştırmaya çalışmaktı.
Bunun yolu ise ona değerli bir şey
sunmaktı. İşte kurban ritüellerinin kökenine ilişkin önemli açıklamalardan biri budur. Insanlar tanriları veya ruhları
memnun etmek, öfkelerini dindirmek ve kendilerini felaketlerden korumak için hayvanlarını, ürünlerini, hatta bazı toplumlarda çocuklarını ble kurban ediyorlardı.
noktalardan biri, dinlerin kökeninde korkunun önemli bir rol oynadığıdır.
ilkel insanlar doğayı açıklayacak bilimsel bilgiye sahip değildi.
Gök gürültüsü, şimşek, deprem, kuraklık veya salgın hastalıklar gibi olaylar karşısında bunları doğa olayları olarak değil, doğaüstủ varlıkların öfkesi olarak yorumladılar.
Böyle bir dünyada en doğal tepki, görünmez gücü yatıştırmaya çalışmaktı.
Bunun yolu ise ona değerli bir şey
sunmaktı. İşte kurban ritüellerinin kökenine ilişkin önemli açıklamalardan biri budur. Insanlar tanriları veya ruhları
memnun etmek, öfkelerini dindirmek ve kendilerini felaketlerden korumak için hayvanlarını, ürünlerini, hatta bazı toplumlarda çocuklarını ble kurban ediyorlardı.
👍1
This media is not supported in your browser
VIEW IN TELEGRAM
Değiştiremeyeceğimiz tek şey tutkunlarımızdır.
Siz ce ???
Siz ce ???