Forwarded from .
Zamanındaki Sufilerin İmamı Olan Ebu Abdullah Amr b. Osman el Mekki kendi kitabın’nın
“Şeytanların Tevbe Edenlere Ne Gibi Vesveselerle Geldikleri Babı” bölümünde şöyle demiştir:
“Kendisinden uzaklaşıp Allah’a yapıştıkları zaman, şeytanın insanlara yaklaşma yollarından üçüncüsü şudur: Şeytan, onların Tevhidinin asıllarını bozmak için onlara Yaratıcı’nın Zatı konusunda vesveseler veriri.
İşte bu onun, Tevhid konusunda şüphe uyandırmak, Rab Azze ve Celle’nin sıfatları konusunda teşbihe, temsile, inkara ya da ta’tile saptırmak yoluyla verdiği en büyük vesveslerdendir. Şeyan onlara, Rab Teala’nın azametini akılları ölçüsünde bazı şeylerle kıyaslamalarını vesvese verir. Böylece onlar helak olurlar. Ya da insanlar bu vesveseler karşısında, ilme ve Allah Azzce ve Celle’yi kendisinden haber verdiği, kendisi vasıflandırdığı, aynı şekilde Rasulü’nün O’nu vasıflandırdığı şekilde tanıma sığınağına sığımazlarsa; şeytan onların kalelerini yerle bir eder. “Ben Allah’ım” diye O’dur, ağaç değil. Gelen O’dur, emri değil. Başka mekanlara değil, Arş’a Celalinin Azametiyle İstiva eden O’dur. Musa ile gerçekten konuşan ve ona ayetlerinden büyük bir tanesini gösteren O’dur. Musa aleyhisselam, yarattıklarına varis olacak Allah’ın kelamını işitmiştir. O yarattıklarının seslerini duyandır. Gözüyle onların bedenlerine bakandır. İki eli de açıktır. Bu iki el, nimet ve kudret değildir. O Adem’i de kendi eliyle yaratmıştır.”
📚Ebu Abdullah Amr b. Osman el Mekki – Adabu’l Muridin ve’t Tearrufu li Ahvali’l İbad”
❗️Ebu Abdillah Amr b. Osman b. Kureb el Mekki, ilk devrin sufilerindendir. “Ustadu’s Sufiyye” ünvanıyla tanınmaktadır. Cuneyd-i Bağdadi’nin benzerlerindendir. Sufilerin seçkin simalarındandır. 291 yılında vefat etmiştir.
@MuwahhidHanif
“Şeytanların Tevbe Edenlere Ne Gibi Vesveselerle Geldikleri Babı” bölümünde şöyle demiştir:
“Kendisinden uzaklaşıp Allah’a yapıştıkları zaman, şeytanın insanlara yaklaşma yollarından üçüncüsü şudur: Şeytan, onların Tevhidinin asıllarını bozmak için onlara Yaratıcı’nın Zatı konusunda vesveseler veriri.
İşte bu onun, Tevhid konusunda şüphe uyandırmak, Rab Azze ve Celle’nin sıfatları konusunda teşbihe, temsile, inkara ya da ta’tile saptırmak yoluyla verdiği en büyük vesveslerdendir. Şeyan onlara, Rab Teala’nın azametini akılları ölçüsünde bazı şeylerle kıyaslamalarını vesvese verir. Böylece onlar helak olurlar. Ya da insanlar bu vesveseler karşısında, ilme ve Allah Azzce ve Celle’yi kendisinden haber verdiği, kendisi vasıflandırdığı, aynı şekilde Rasulü’nün O’nu vasıflandırdığı şekilde tanıma sığınağına sığımazlarsa; şeytan onların kalelerini yerle bir eder. “Ben Allah’ım” diye O’dur, ağaç değil. Gelen O’dur, emri değil. Başka mekanlara değil, Arş’a Celalinin Azametiyle İstiva eden O’dur. Musa ile gerçekten konuşan ve ona ayetlerinden büyük bir tanesini gösteren O’dur. Musa aleyhisselam, yarattıklarına varis olacak Allah’ın kelamını işitmiştir. O yarattıklarının seslerini duyandır. Gözüyle onların bedenlerine bakandır. İki eli de açıktır. Bu iki el, nimet ve kudret değildir. O Adem’i de kendi eliyle yaratmıştır.”
📚Ebu Abdullah Amr b. Osman el Mekki – Adabu’l Muridin ve’t Tearrufu li Ahvali’l İbad”
❗️Ebu Abdillah Amr b. Osman b. Kureb el Mekki, ilk devrin sufilerindendir. “Ustadu’s Sufiyye” ünvanıyla tanınmaktadır. Cuneyd-i Bağdadi’nin benzerlerindendir. Sufilerin seçkin simalarındandır. 291 yılında vefat etmiştir.
@MuwahhidHanif
👍11❤4
Forwarded from .
Şeyhler Gaybı Bilir veya Şeyhler İnsanların İçlerinden Geçenlerini Bilir Diyenler Şu Ayet Üzerine İyice Düşünsünler
وَلَٓا اَقُولُ لَكُمْ عِنْد۪ي خَزَٓائِنُ اللّٰهِ وَلَٓا اَعْلَمُ الْغَيْبَ وَلَٓا اَقُولُ اِنّ۪ي مَلَكٌ وَلَٓا اَقُولُ لِلَّذ۪ينَ تَزْدَر۪ٓي اَعْيُنُكُمْ لَنْ يُؤْتِيَهُمُ اللّٰهُ خَيْرًاۜ اَللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْۚ اِنّ۪ٓي اِذًا لَمِنَ الظَّالِم۪ينَ
Size ben, “Allah’ın hazineleri yanımdadır”, demiyorum; gaybı da bilmem. “Ben bir meleğim” de demiyorum. Sizin hor gördüğünüz kimseler için, “Allah, onlara asla hiçbir hayır vermez” de diyemem. Allah, onların içlerindekini daha iyi bilir. Böyle bir şey söylersem, o zaman ben gerçekten zâlimlerden olurum. (Hud 31)
"Allah, onların içlerindekini daha iyi bilir." ayeti hakkında Şeyh Abdulkadir Geylani rahimehullah şöyle demişti:
"Onların içlerinde" yani ihlas ve rızaya dair ne niyet varsa "Onu en iyi Allah bilir." yani benim onların halini bilmem ancak Allah'ın bunu vahiyle bildirmesiyle mümkündür. Halbuki onların haline dair bana bir şey vahyedilmedi. Bana gelen bir vahiy olmadan onların hali hakkında ağzımı açıp da bir kelime edersem. "Asıl o zaman" Allah'ın gaybına muttali olduğum yalan ve iddiasıyla Allah'a karşı suç işleyen "zalimlerden olurum."
📚Abdulkadir Geylani - Tefsiri
Nuh aleyhisselam bile "Ben gaybı bilmem" dediyse Peygamberlerden daha aşağı seviyede olanların durumunu varın siz düşünün.
(Ey inkâr edenler!) Allah müminleri, pisi temizden ayırmadan bulunduğunuz hal üzere bırakacak değildir. Allah size gaybı da bildirecek değildir; fakat Allah (gaybı bildirmek için) peygamberlerinden dilediğini seçer. Artık Allah’a ve peygamberlerine iman edin; inanır ve sakınırsanız sizin için büyük bir ecir vardır. (Ali İmran 179)
@MuwahhidHanif
وَلَٓا اَقُولُ لَكُمْ عِنْد۪ي خَزَٓائِنُ اللّٰهِ وَلَٓا اَعْلَمُ الْغَيْبَ وَلَٓا اَقُولُ اِنّ۪ي مَلَكٌ وَلَٓا اَقُولُ لِلَّذ۪ينَ تَزْدَر۪ٓي اَعْيُنُكُمْ لَنْ يُؤْتِيَهُمُ اللّٰهُ خَيْرًاۜ اَللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْۚ اِنّ۪ٓي اِذًا لَمِنَ الظَّالِم۪ينَ
Size ben, “Allah’ın hazineleri yanımdadır”, demiyorum; gaybı da bilmem. “Ben bir meleğim” de demiyorum. Sizin hor gördüğünüz kimseler için, “Allah, onlara asla hiçbir hayır vermez” de diyemem. Allah, onların içlerindekini daha iyi bilir. Böyle bir şey söylersem, o zaman ben gerçekten zâlimlerden olurum. (Hud 31)
"Allah, onların içlerindekini daha iyi bilir." ayeti hakkında Şeyh Abdulkadir Geylani rahimehullah şöyle demişti:
"Onların içlerinde" yani ihlas ve rızaya dair ne niyet varsa "Onu en iyi Allah bilir." yani benim onların halini bilmem ancak Allah'ın bunu vahiyle bildirmesiyle mümkündür. Halbuki onların haline dair bana bir şey vahyedilmedi. Bana gelen bir vahiy olmadan onların hali hakkında ağzımı açıp da bir kelime edersem. "Asıl o zaman" Allah'ın gaybına muttali olduğum yalan ve iddiasıyla Allah'a karşı suç işleyen "zalimlerden olurum."
📚Abdulkadir Geylani - Tefsiri
Nuh aleyhisselam bile "Ben gaybı bilmem" dediyse Peygamberlerden daha aşağı seviyede olanların durumunu varın siz düşünün.
(Ey inkâr edenler!) Allah müminleri, pisi temizden ayırmadan bulunduğunuz hal üzere bırakacak değildir. Allah size gaybı da bildirecek değildir; fakat Allah (gaybı bildirmek için) peygamberlerinden dilediğini seçer. Artık Allah’a ve peygamberlerine iman edin; inanır ve sakınırsanız sizin için büyük bir ecir vardır. (Ali İmran 179)
@MuwahhidHanif
👍7❤2
Forwarded from KİTAPDF
Hanefi alimlerinden olan Muhammed b. Muhammed b. Şihab el Kerderi el Harizmi el Bezzazi (ö. 827) “el Fetava’l Bezzaziyye” adlı kitabında şöyle demiştir:
“Alimlerimiz şeyhlerin ruhları hazır olduğunu ve olan biteni bildiğini söyleyen kimsenin kafir olacağını söylemişlerdir.”
@Kitapdf
“Alimlerimiz şeyhlerin ruhları hazır olduğunu ve olan biteni bildiğini söyleyen kimsenin kafir olacağını söylemişlerdir.”
@Kitapdf
❤10👍8
Forwarded from KİTAPDF
Namazlarda ve gündelik yaşantıda defalarca söylediğimiz "Allah en büyüktür" zikrinin anlamı, hayatın her alanında Yüce Allah'ın dinini ve onun hükümlerini üstün tutmak demektir. Yok, bunu değil de modernitenin doğrularını veya menfi geleneğin törelerin doğrularını üstün tutuyorsak, başka bir ifade hevamızı ilah edinircesine kendi görüşlerimizi üstün tutuyor ve hak hukuk mevzularında İslam'ın prensiplerine arkamızı dönüyorsak bu "Allahu ekber"in anlamından gafil olduğumuzu gösterir.
"Allahu ekber" demek hayatın her alanında Tevhid bilincini üstün tutmak, Yüce Allah'ın ayetlerini, hükümlerini yani O'nun dinini büyük tutmak ve O'nu yüceltmek demektir.
Yüce Allah'ın hükmüne razı olmak demek dinin bütün ilkelerini benimsemek demektir. Seküler bir mantıkla ayetleri değerlendirip kafaya yatmayınca da onun anlamını çürük ideolojilere göre tevil etmek demek değildir. Veya hiç bu kadar uzağa gitmeyip "Müslüman'ım(!) ama İslam'ın şeri hükümlerini benimsemiyorum" veya "bunlar iyi güzel ama bu çağa hitap etmez(!)" demek değildir. Çünkü O'ndan razı olmak O'nun hükümleri ile barışık olmak ve kendi aklımızdan çok Kur'an hükümlerine güvenmek demektir.
@Kitapdf
"Allahu ekber" demek hayatın her alanında Tevhid bilincini üstün tutmak, Yüce Allah'ın ayetlerini, hükümlerini yani O'nun dinini büyük tutmak ve O'nu yüceltmek demektir.
Yüce Allah'ın hükmüne razı olmak demek dinin bütün ilkelerini benimsemek demektir. Seküler bir mantıkla ayetleri değerlendirip kafaya yatmayınca da onun anlamını çürük ideolojilere göre tevil etmek demek değildir. Veya hiç bu kadar uzağa gitmeyip "Müslüman'ım(!) ama İslam'ın şeri hükümlerini benimsemiyorum" veya "bunlar iyi güzel ama bu çağa hitap etmez(!)" demek değildir. Çünkü O'ndan razı olmak O'nun hükümleri ile barışık olmak ve kendi aklımızdan çok Kur'an hükümlerine güvenmek demektir.
@Kitapdf
❤9👍5
Forwarded from KİTAPDF
Allah’ım, Senden isteyenlerin hakkı için İstiyorum.pdf
111.8 KB
126. "Allah’ım, Senden isteyenlerin hakkı için ve Sana doğru olan şu yürüyüşümün hakkı için Senden istiyorum" Hadisi Üzerine
@Kitapdf
@Kitapdf
👍8
Forwarded from .
Ah Gazze
Çok kötü bir zamanda seni vurdular!
Seçimler yakın olsaydı eğer
Yalandan da olsa
Belki ses çıkarırdı
Sahte kabadayılar
Gel gör ki
Terkedildin, unutuldun
umursanmadın, görmezden gelindin
Sen buna layık değildin
Ancak üzerinde yaşayanlar
Allah’ı unutup tağutlardan
Medet umdular
Vallahi çok kötü aldandılar
ve bataklığa saplandılar
Kimse sizin için bir şey yapmaz oldu
Zalimler azdıkça azdı
Vah Gazze
Kopardılar, yaktılar taptaze çiçekleri
Film seyreder gibi seyrettiler
Üzerinize yağmur gibi düşen füzeleri
Aklınızla alay ettiler
Hani nerde o sözde dünya lideri(!)
En cesur(!) en kahraman(!) olurdu ya kendileri??
@MuwahhidHanif
Çok kötü bir zamanda seni vurdular!
Seçimler yakın olsaydı eğer
Yalandan da olsa
Belki ses çıkarırdı
Sahte kabadayılar
Gel gör ki
Terkedildin, unutuldun
umursanmadın, görmezden gelindin
Sen buna layık değildin
Ancak üzerinde yaşayanlar
Allah’ı unutup tağutlardan
Medet umdular
Vallahi çok kötü aldandılar
ve bataklığa saplandılar
Kimse sizin için bir şey yapmaz oldu
Zalimler azdıkça azdı
Vah Gazze
Kopardılar, yaktılar taptaze çiçekleri
Film seyreder gibi seyrettiler
Üzerinize yağmur gibi düşen füzeleri
Aklınızla alay ettiler
Hani nerde o sözde dünya lideri(!)
En cesur(!) en kahraman(!) olurdu ya kendileri??
@MuwahhidHanif
👍16❤2😢1
Forwarded from KİTAPDF
ORUCUN TANIMI
'Sad, vav ve mim (savm) kelimesi, tutma/zabtetme ve bir mekanda hareketsiz durmak demektir.'
Lisanu'l Arab'da şöyle geçmektedir:
Savm: Bir şeyden geri durmak, onu terk etmek demektir. Bu yüzden oruçluya, yeme, içmse ve cinsel ilişkiden geri durduğu için sa'im denilir. Suskun kimseye, konuşmaktan geri durduğu için samit denilir. Şu ayette de bu anlamda geçmiştir:
'Ben, Rahman'a bir oruç adadım. Bu itibarla, bugün giçbir insanla konuşmayacağım.' (Meryem 26)
Ebu Ubeyde şöyle demiştir:
"Yemekten, konuşmaktan ve hareketten geri duranın her birine 'sa'im' denilir."
Yine şöyle denmiştir:
"Savm (oruç) sözlükte; nefsin kendisine meylettiği şeyden geri durmaktır."
Malikiler şöyle demiştir:
"Fecir vaktinden önce, eğer mümkün olursa fecir vaktiyle beraber niyet ederek, gündüzün tamamında ağız ve cinsiyet şehvetlerinden ve o ikisinin yerini alanlardan geri durarak Muvla'ya itaat yolunda nefsi arzulara muhalefet etmektir." (Mevahibu'l Celil)
Şafiiler şöyle demiştir:
"Özel bir zamanda ve belirli şahıslardan özel bir geri duruştur." (Kifayetu'l Ahyar)
Hanbeliler şöyle demiştir:
"İkinci Fecrin doğmasından güneşin batmasına kadar olan zamanda orucu bozucu şeylerden geri durmaktır." (el Mugni)
@Kitapdf
'Sad, vav ve mim (savm) kelimesi, tutma/zabtetme ve bir mekanda hareketsiz durmak demektir.'
Lisanu'l Arab'da şöyle geçmektedir:
Savm: Bir şeyden geri durmak, onu terk etmek demektir. Bu yüzden oruçluya, yeme, içmse ve cinsel ilişkiden geri durduğu için sa'im denilir. Suskun kimseye, konuşmaktan geri durduğu için samit denilir. Şu ayette de bu anlamda geçmiştir:
'Ben, Rahman'a bir oruç adadım. Bu itibarla, bugün giçbir insanla konuşmayacağım.' (Meryem 26)
Ebu Ubeyde şöyle demiştir:
"Yemekten, konuşmaktan ve hareketten geri duranın her birine 'sa'im' denilir."
Yine şöyle denmiştir:
"Savm (oruç) sözlükte; nefsin kendisine meylettiği şeyden geri durmaktır."
Malikiler şöyle demiştir:
"Fecir vaktinden önce, eğer mümkün olursa fecir vaktiyle beraber niyet ederek, gündüzün tamamında ağız ve cinsiyet şehvetlerinden ve o ikisinin yerini alanlardan geri durarak Muvla'ya itaat yolunda nefsi arzulara muhalefet etmektir." (Mevahibu'l Celil)
Şafiiler şöyle demiştir:
"Özel bir zamanda ve belirli şahıslardan özel bir geri duruştur." (Kifayetu'l Ahyar)
Hanbeliler şöyle demiştir:
"İkinci Fecrin doğmasından güneşin batmasına kadar olan zamanda orucu bozucu şeylerden geri durmaktır." (el Mugni)
@Kitapdf
👍11❤4
Forwarded from .
Ne bir ateiste, ne bir İslam düşmanına, ne bir kafire, Oruç tutmanın hikmetlerini anlatma gibi bir mecburiyetimiz yoktur.
Bu konu hakkında daha öncede konuşmuştuk. Hatırlatmakta yarar var!
Biz, Allah emrettiği için Oruç tutuyoruz. Hikmetlerini bilsekte bilmesekte, hiçbir hikmeti olmasa dahi Allah emrettiği için Oruç tutarız. Ne var ki Allah hikmet sahibidir ve her emrettğini bir hikmete göre, her yasakladığını da bir hikmete göre yasaklar.
Allah’a ibadet etmek bizim kulluk görevimizdir.
Ve biz, Allah’a ibadet edenleriz.
Bu durumda İslam düşmanlarına bundan başka verecek bir cevabımız yoktur.
Oruç tutmanın hikmetlerine gelirsek bu konuları ancak Müslümanlarla konuşuruz. İnkarcı kafirlerle değil!
Elhamdulillah
@MuwahhidHanif
Bu konu hakkında daha öncede konuşmuştuk. Hatırlatmakta yarar var!
Biz, Allah emrettiği için Oruç tutuyoruz. Hikmetlerini bilsekte bilmesekte, hiçbir hikmeti olmasa dahi Allah emrettiği için Oruç tutarız. Ne var ki Allah hikmet sahibidir ve her emrettğini bir hikmete göre, her yasakladığını da bir hikmete göre yasaklar.
Allah’a ibadet etmek bizim kulluk görevimizdir.
Ve biz, Allah’a ibadet edenleriz.
Bu durumda İslam düşmanlarına bundan başka verecek bir cevabımız yoktur.
Oruç tutmanın hikmetlerine gelirsek bu konuları ancak Müslümanlarla konuşuruz. İnkarcı kafirlerle değil!
Elhamdulillah
@MuwahhidHanif
👍35❤3🔥2
Siyasilerin halini biraz düşünün!
Bu siyasiler - siyasi partiler neden baş olmak için varlarını yoklarını servetlerini harcıyorlar? Gerçekten insanlara fayda sağlamak için mi?? Gerçekten insanların iyiliğini düşündükleri için mi??
Bizce hayır servetlerine servet katmak için!
@Kitapdf
Bu siyasiler - siyasi partiler neden baş olmak için varlarını yoklarını servetlerini harcıyorlar? Gerçekten insanlara fayda sağlamak için mi?? Gerçekten insanların iyiliğini düşündükleri için mi??
Bizce hayır servetlerine servet katmak için!
@Kitapdf
👍16🔥1
Devletin bir kurumu Yahudilerle olan ticaret hacmini devletin resmi sitesinde yaynlarken. Aynı devletin baska bir kurumu ise bunlar yalandır iftiradır diyebilmektedir. Derler her şeyi derler.
Halk koyun sürüsü, sürüyü güden kurt olusra koyunlarin akibeti meçhul değildir.
@Kitapdf
Halk koyun sürüsü, sürüyü güden kurt olusra koyunlarin akibeti meçhul değildir.
@Kitapdf
👍18
Oy kullanmak şirktir dediğimizde. Biz kötünün iyisi gelsin diye oy kullanıyoruz diyenler oluyor. Haşa oy kullanmak vaciptir diyenler de var. Oy kullananlar bilmiş olsun ki Filistinde yapılan bu katliamlara kendileri de ortaktırlar başa geçirdikleri kişilerin her kararı oy kullananları da bağlar. Kıyamet günü çocuklar bunların yakasına yapışıp haklarını aradıklarında şaşırmasınlar. Amel defterlerinde binlerce masumu öldürdüklerine dair yazılanları gördüklerinde şaşırmasınlar.
@Kitapdf
@Kitapdf
👍29😢2🤔1
Forwarded from KİTAPDF
Tevhid, insanın nefsini, hayatını düzene koyan bir ölçüdür.
İnsan yapısı ve yaradılışı itibarıyla abid yani kuldur.
İnsan nefsi, bu fıtri özelliği sebebiyle her zaman kendisine bir ilah arar... O kendisi için aralıksız olarak bir mabud bulmaya çalışır.
O halde insan için, ibadet etmek kaçınılmaz bir şeydir. İnsan ya Allah'a ya da O'ndan başka herhangi bir şeye ibadet eder.
İnsanlar çeşitli cahiliye dönemlerinde babaya, toteme, şimşek ve yıldırım, rüzgar, yağmur gibi çeşitli tabiat güçlerine; güneş, ay ve yıldızlar gibi gök cisimlerine; put ve heykellere, peygamber, aziz, haham ve rahip gibi birtakım insanlara yahut tabiata tapıyorlardı. Bundan sonra insan "çağdaş cahiliye"de bizzat kendisine tapmaya başladı. Peşinden, kendilerine ibadet edilenler yine çoğaldı. Ve kiminin adı vatan, kimin adı devlet, kavmiyet, ideoloji, parti veya lider vb. oldu. Ya da ırka, maddi üretime, dolara ibadet edilmeye başlandı.
Evet, bütün bunlar insanların Allah'ı bırakıp rab edindiği çeşitli mabudlardır. Bu mabudlar, insanların hayatına hakim olmakta, insanlar da gerçek olsun veya olmasın bu mabudların kendilerine verdikleri emirler doğrultusunda yollarına devam etmektedirler.
Bütün bu durumlarda insanlar edindikleri rablere ibadet ediyor ve bu rablerin kendilerine verdikleri emirlere boyun eğiyorlar.
Hidayet bulmaları halinde ise insanlar, hiçbir ortak koşmaksızın sadece Allah'a ibadet ederler. O'nun emir ve yasaklarına uyarlar, yani Allah'ın indirdikleri ile hükmederler.
Beşeriyetin hayatının terazisi Tevhiddir.
Bu kainatı yaratan kimdir? Bu kainatı yöneten, olayları meydana getiren kimdir? İnsanlığa hayatın yolunu çizecek kimdir? Onlara kim "Şu helaldir, bu haramdır" diyecek? "Bu mubahtır, bu değildir, bu güzeldir, bu çirkindir, bu helaldir, hoştur, şunlarda pistir." diye kim söyleyecektir?
Bir kere bu, uydurma tanrıların değil, gerçek ilahın kulları üzerindeki hakkıdır. Çünkü yaratan O olduğuna göre hükmün-emrin-yönetimin sahibi de O'dur.
"Haberiniz olsun, yaratmak da, emretmek de O'nundur." (Araf 54)
Diğer taraftan bu her şeyi bilen ve her şeyden haberdar olan Alim ve Habir olan Allah'ın hakkıdır. Bilgisiz ve ufukları sınırlı kimselerin hakkı değildir.
TEVHİD AKİDESİNDE HAKİMİYET HİÇBİR ORTAĞI SÖZ KONUSU OLMAKSIZIN YALNIZ ALLAH'INDIR.
@Kitapdf
İnsan yapısı ve yaradılışı itibarıyla abid yani kuldur.
İnsan nefsi, bu fıtri özelliği sebebiyle her zaman kendisine bir ilah arar... O kendisi için aralıksız olarak bir mabud bulmaya çalışır.
O halde insan için, ibadet etmek kaçınılmaz bir şeydir. İnsan ya Allah'a ya da O'ndan başka herhangi bir şeye ibadet eder.
İnsanlar çeşitli cahiliye dönemlerinde babaya, toteme, şimşek ve yıldırım, rüzgar, yağmur gibi çeşitli tabiat güçlerine; güneş, ay ve yıldızlar gibi gök cisimlerine; put ve heykellere, peygamber, aziz, haham ve rahip gibi birtakım insanlara yahut tabiata tapıyorlardı. Bundan sonra insan "çağdaş cahiliye"de bizzat kendisine tapmaya başladı. Peşinden, kendilerine ibadet edilenler yine çoğaldı. Ve kiminin adı vatan, kimin adı devlet, kavmiyet, ideoloji, parti veya lider vb. oldu. Ya da ırka, maddi üretime, dolara ibadet edilmeye başlandı.
Evet, bütün bunlar insanların Allah'ı bırakıp rab edindiği çeşitli mabudlardır. Bu mabudlar, insanların hayatına hakim olmakta, insanlar da gerçek olsun veya olmasın bu mabudların kendilerine verdikleri emirler doğrultusunda yollarına devam etmektedirler.
Bütün bu durumlarda insanlar edindikleri rablere ibadet ediyor ve bu rablerin kendilerine verdikleri emirlere boyun eğiyorlar.
Hidayet bulmaları halinde ise insanlar, hiçbir ortak koşmaksızın sadece Allah'a ibadet ederler. O'nun emir ve yasaklarına uyarlar, yani Allah'ın indirdikleri ile hükmederler.
Beşeriyetin hayatının terazisi Tevhiddir.
Bu kainatı yaratan kimdir? Bu kainatı yöneten, olayları meydana getiren kimdir? İnsanlığa hayatın yolunu çizecek kimdir? Onlara kim "Şu helaldir, bu haramdır" diyecek? "Bu mubahtır, bu değildir, bu güzeldir, bu çirkindir, bu helaldir, hoştur, şunlarda pistir." diye kim söyleyecektir?
Bir kere bu, uydurma tanrıların değil, gerçek ilahın kulları üzerindeki hakkıdır. Çünkü yaratan O olduğuna göre hükmün-emrin-yönetimin sahibi de O'dur.
"Haberiniz olsun, yaratmak da, emretmek de O'nundur." (Araf 54)
Diğer taraftan bu her şeyi bilen ve her şeyden haberdar olan Alim ve Habir olan Allah'ın hakkıdır. Bilgisiz ve ufukları sınırlı kimselerin hakkı değildir.
TEVHİD AKİDESİNDE HAKİMİYET HİÇBİR ORTAĞI SÖZ KONUSU OLMAKSIZIN YALNIZ ALLAH'INDIR.
@Kitapdf
👍15
İnsanlar ne zaman uyanacak? Başa hangi parti gelirse gelsin aynı sistem ile yönetilecekler. Hiçbir parti belirlenen sistemin dışına çıkamaz. Şu zamana kadar yönetimde olanların zalimliklerini görmediler ancak Gazze bir çok insanın uyanmasını sağladı. Sistem şeytani olduktan sonra başa geçenler zulme kaldıkları yerden devam edecekler.
Bu şeytani sistem şöyle çalışıyor; Önce baskı uyguluyorlar, özgürlüğü kısıtlıyorlar. Sonra farklı bir maskeyle aynı kişiler, kurtarıcı rolünde geliyorlar. Daha önce zulümle elinizden aldıklarını size geri iade ediyorlar. Güya iyilik yapmışlar gibi. İnsanlar bunlara minnet duyuyor. Biz kanmayız elhamdulillah.
Biz Müslümanız. Yani sadece Allah'ın hükmüne, yasalarına teslim olanlarız.
Fransızın, İngilizin, Almanın, İtalyanın ne haddine bizim üzerimize egemen olması.
Bunu söylediğimizde sözde koca koca hocalar(!) bize iftira atıyorlar. Biz ingiliz ajanı değiliz. Asıl ingiliz ajanı bu kanunları hakim kılmak için çalışıp çabalayanlardır. Hesap görücü olarak Allah yeter.
@Kitapdf
Bu şeytani sistem şöyle çalışıyor; Önce baskı uyguluyorlar, özgürlüğü kısıtlıyorlar. Sonra farklı bir maskeyle aynı kişiler, kurtarıcı rolünde geliyorlar. Daha önce zulümle elinizden aldıklarını size geri iade ediyorlar. Güya iyilik yapmışlar gibi. İnsanlar bunlara minnet duyuyor. Biz kanmayız elhamdulillah.
Biz Müslümanız. Yani sadece Allah'ın hükmüne, yasalarına teslim olanlarız.
Fransızın, İngilizin, Almanın, İtalyanın ne haddine bizim üzerimize egemen olması.
Bunu söylediğimizde sözde koca koca hocalar(!) bize iftira atıyorlar. Biz ingiliz ajanı değiliz. Asıl ingiliz ajanı bu kanunları hakim kılmak için çalışıp çabalayanlardır. Hesap görücü olarak Allah yeter.
@Kitapdf
👍18